İhtiyati Haciz Talebi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15230 E. 2013/20112 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müracaat borçlusu↗ tbk 586↗ cari hesap sözleşmesi↗ müteselsil kefalet↗ kat ihtarı↗ tebliğ tarihi↗ hesap kat↗ cari hesap↗ müteselsil kefil↗ kefalet↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, talep ve tüm dosya kapsamı uyarınca müteselsil kefile müracaat için borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalmış olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, 6098 sayılı TBK'nın 586 maddesi gereğince ihtara rağmen ifada geciken borçlunun borcu ödemediğini veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğunu, alacaklının ispat etmesi gerektiği, TBK 586. Maddesi gereğince usulüne uygun olarak aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefile başvurma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden banka vekili temyiz etmiştir.
Alacaklı banka tarafından hesap kat edilerek borçlu ve kefillere ihtarname gönderilmiştir. İİK'nın 68/b. maddesinde "borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır." düzenlemesi getirilmiştir. Somut
uyuşmazlıkta kat ihtarı asıl borçlunun adresine gönderilmiş ve verilen sürede asıl borçlu borcu ödememiştir. 6098 sayılı TBK'nın "müteselsilen kefalet" karar başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür. Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya başvurunun sonuçsuz kalması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlık bakımından müteselsil kefile başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefile tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 24.06.2013 tarihinde asıl borçlu ve kefile tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 08.07.2013 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen kefile müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9225 E. 2013/14683 K.
Ortak:müteselsil kefalet · müteselsil kefil · kefalet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · İhtiyati Haciz Talebi
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlık bakımından «müteselsil kefile» başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefile tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 24.06.2013 tarihinde asıl borçlu ve kefile tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 08.07.2013 tarihinde «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Maddesi gereğince usulüne uygun olarak aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «müteselsil kefile» başvurma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın "«müteselsilen kefalet»" karar başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden «kefili» takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür.
Benzer bu karardaBorçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile «ihtara» gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefiller» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
6098 sayılı TBK'nın "«müteselsilen kefalet»" karar başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden «kefili» takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamı uyarınca TBK 586/1. maddesi ikinci cümlesi uyarınca «müteselsil kefile» müracaat için, borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması şartlarının birlikte arandığı, borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil bulunmadığı, asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması üzerine müteselsil kefile müracaat edilebileceği, kefiller yönünden alacağın henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle müteselsil kefiller yönünden istemin reddine, asıl borçlu yönünden istemin %15 oranında «teminat» karşılığında kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamı uyarınca TBK 586/1. maddesi ikinci cümlesi uyarınca «müteselsil kefile» müracaat için, borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması şartlarının birlikte arandığı, borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil bulunmadığı, asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması üzerine müteselsil kefile müracaat edilebileceği, kefiller yönünden alacağın henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle müteselsil kefiller yönünden istemin reddine, asıl borçlu yönünden istemin %15 oranında «teminat» karşılığında kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18477 E. 2013/16879 K.
Ortak:cari hesap sözleşmesi · kat ihtarı · tebliğ tarihi · cari hesap · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlık bakımından «müteselsil kefile» başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefile tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 24.06.2013 tarihinde asıl borçlu ve kefile tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 08.07.2013 tarihinde «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, talep ve tüm dosya kapsamı uyarınca «müteselsil kefile» müracaat için borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, 6098 sayılı TBK'nın 586 maddesi gereğince ihtara rağmen ifada geciken borçlunun borcu ödemediğini veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğunu, alacaklının ispat etmesi gerektiği, TBK 586.
Maddesi gereğince usulüne uygun olarak aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «müteselsil kefile» başvurma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, asıl borçluya, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak, sözleşmedeki adresine «kat ihtarı» çıkarıldığı ve bilâ tebliğ döndüğü, İİK'nın 68/b maddesi uyarınca borcun «muaccel» hale geldiği, ihtarın sonuçsuz kaldığı ve TBK'nın 586. maddesine göre, «müteselsil kefilin» takip edilebileceği ve «ihtiyati haciz» istenebileceği anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın ihtiyati haciz is …
Ayrıca Kanunda, «müteselsil kefile» «ihtar» çekilmesi şartı aranmamaktadır.
Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur, yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih «tebliğ tarihi» sayılır" düzenlemesi bulunmakta olup, «kat ihtarının» ilgili maddede belirtilen adrese tebliğe çıkarılması yeterli kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · genel kredi sözleşmesi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, borçlu ... adına ödememezlik «ihtarnamesi» tebliğ edilerek, «temerrüde» düşürülmediği gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Müteselsil «kefile» «ihtar» çekilmesi, sadece onun takipten önce «temerrüde» düşürülmesi ile ilgili bir sorundur.
Somut olayda, asıl borçluya, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak, sözleşmedeki adresine «kat ihtarı» çıkarıldığı ve bilâ tebliğ döndüğü, İİK'nın 68/b maddesi uyarınca borcun «muaccel» hale geldiği, ihtarın sonuçsuz kaldığı ve TBK'nın 586. maddesine göre, «müteselsil kefilin» takip edilebileceği ve «ihtiyati haciz» istenebileceği anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın ihtiyati haciz is …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3714 E. 2016/4278 K.
Ortak:müteselsil kefalet · müteselsil kefil · kefalet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlık bakımından «müteselsil kefile» başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefile tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 24.06.2013 tarihinde asıl borçlu ve kefile tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 08.07.2013 tarihinde «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Maddesi gereğince usulüne uygun olarak aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «müteselsil kefile» başvurma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın "«müteselsilen kefalet»" karar başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden «kefili» takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür.
Benzer bu kararda6098 sayılı TBK'nın "«müteselsilen kefalet»" başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden «kefili» takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür.
Ancak, «ihtarnamenin» asıl borçluya tebliğine ilişkin bir belgeye dosya içerisinde rastlanmadığı halde, mahkemece, tebliğ şerhli ihtarnamelere göre borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle asıl borçlu yönünden talebin kabulüne karar verildiğine göre, «müteselsil kefiller» bakımından yazılı şekilde «ihtiyati haciz» talebinin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesine göre «ihtarın» sonuçsuz kalmasının «kefiller» yönünden takip edilebilirlik şartı olduğu, somut olayda «ihtarnamenin» kefillere tebliğ edilmediği, alacaklı bankanın TBK'nın 586/1. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden ve taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefilleri takip edemeyeceği, «genel kredi sözleşmesi» ile tebliğ şerhli ihtarnamelere göre asıl borçlu şirket yönünden borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle kefillere yönelik istemine reddine, borçlu A..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · genel kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesine göre «ihtarın» sonuçsuz kalmasının «kefiller» yönünden takip edilebilirlik şartı olduğu, somut olayda «ihtarnamenin» kefillere tebliğ edilmediği, alacaklı bankanın TBK'nın 586/1. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden ve taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefilleri takip edemeyeceği, «genel kredi sözleşmesi» ile tebliğ şerhli ihtarnamelere göre asıl borçlu şirket yönünden borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle kefillere yönelik istemine reddine, borçlu A..
Ancak, «ihtarnamenin» asıl borçluya tebliğine ilişkin bir belgeye dosya içerisinde rastlanmadığı halde, mahkemece, tebliğ şerhli ihtarnamelere göre borcun «muaccel» hale geldiği ve ödenmediği gerekçesiyle asıl borçlu yönünden talebin kabulüne karar verildiğine göre, «müteselsil kefiller» bakımından yazılı şekilde «ihtiyati haciz» talebinin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3 benzer karar daha
-
İhtiyati haciz kararı | İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17596 E. 2014/20029 K.
Ortak:kat ihtarı · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlık bakımından «müteselsil kefile» başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefile tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 24.06.2013 tarihinde asıl borçlu ve kefile tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 08.07.2013 tarihinde «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Maddesi gereğince usulüne uygun olarak aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «müteselsil kefile» başvurma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile «ihtara» gerek bulunmadığı nazara alınıp, «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin «müşterek borçlu müteselsil kefil» ... hakkında verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, alacağın «muaccel» olabilmesi için «hesabın kat edilmesi» yeterli olup asıl borçlu yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmesi için ayrıca «kat ihtarının tebliği» şartı aranmaz.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hesabın kat edilmesi · ihtar tebliği · müşterek borçlu müteselsil kefil · muacceliyet
Benzer bu karardaAncak, alacağın «muaccel» olabilmesi için «hesabın kat edilmesi» yeterli olup asıl borçlu yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmesi için ayrıca «kat ihtarının tebliği» şartı aranmaz.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin «müşterek borçlu müteselsil kefil» ... hakkında verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12116 E. 2013/16987 K.
Ortak:müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlık bakımından «müteselsil kefile» başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefile tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 24.06.2013 tarihinde asıl borçlu ve kefile tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 08.07.2013 tarihinde «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Maddesi gereğince usulüne uygun olarak aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «müteselsil kefile» başvurma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile «ihtara» gerek bulunmadığı nazara alınıp, «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaKararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Somut olayda «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin talebi bu yönden değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · teminat
Benzer bu karardaMahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın «ipotek» ile «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12116 E. 2013/16987 K.
Ortak:müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlık bakımından «müteselsil kefile» başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefile tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 24.06.2013 tarihinde asıl borçlu ve kefile tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 08.07.2013 tarihinde «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Maddesi gereğince usulüne uygun olarak aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «müteselsil kefile» başvurma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile «ihtara» gerek bulunmadığı nazara alınıp, «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaKararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Somut olayda «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin talebi bu yönden değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · teminat
Benzer bu karardaMahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın «ipotek» ile «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15230 E. , 2013/20112 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.07.2013 tarih ve 2013/320-2013/320 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, dava dışı şirket ile imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca karşı tarafın müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, borcun ödenmediğini ileri sürerek karşı taraf ...'in borca yetecek kadar menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, talep ve tüm dosya kapsamı uyarınca müteselsil kefile müracaat için borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalmış olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, 6098 sayılı TBK'nın 586 maddesi gereğince ihtara rağmen ifada geciken borçlunun borcu ödemediğini veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğunu, alacaklının ispat etmesi gerektiği, TBK 586. Maddesi gereğince usulüne uygun olarak aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefile başvurma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden banka vekili temyiz etmiştir.
Alacaklı banka tarafından hesap kat edilerek borçlu ve kefillere ihtarname gönderilmiştir. İİK'nın 68/b. maddesinde "borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır." düzenlemesi getirilmiştir.
Somut
uyuşmazlıkta kat ihtarı asıl borçlunun adresine gönderilmiş ve verilen sürede asıl borçlu borcu ödememiştir. 6098 sayılı TBK'nın "müteselsilen kefalet" karar başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür. Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya başvurunun sonuçsuz kalması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlık bakımından müteselsil kefile başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefile tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 24.06.2013 tarihinde asıl borçlu ve kefile tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 08.07.2013 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen kefile müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın alacaklı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/633894400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz