İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/13422 E. 2013/18079 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesabın kat edilmesi↗ tbk 586↗ hesap kat ihtarı↗ ihtar tebliği↗ kat ihtarnamesi↗ kat ihtarı↗ tebliğ tarihi↗ hesap kat↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ ihtarname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, İİK 68/b maddesine göre; hesap kat ihtarının tebliğ tarihi olan 05/06/2013 tarihinden itibaren bir aylık süre geçmediği ve ...'a hesap kat ihtarı tebliğ edilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, kat ihtarına rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme gerekçesinde dayanılan İİK'nun 68/b maddesi uyarınca asıl borçlu şirket yönünden hesabın kat edilmesiyle banka kredi alacağı muaccel hale gelmiş olup, ayrıca kat ihtarnamesinin tebliği zorunlu değildir. Bu nedenle asıl borçlu Dido Turizm Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi doğru olmayıp, kararın asıl kredi borçlusu yönünden bozulması gerekmiştir.
Diğer taraftan müteselsil kefillere başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefillere tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 05.06.2013 tarihinde asıl borçlu ve kefillere tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 02.07.2013 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen kefile müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, müteselsil kefiller bakımından da ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10095 E. 2014/13366 K.
Ortak:kat ihtarnamesi · kat ihtarı · hesap kat · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar
İncelediğiniz karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile «ihtara» gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefiller» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, İİK 68/b maddesine göre; «hesap kat ihtarının tebliğ tarihi» olan 05/06/2013 tarihinden itibaren bir aylık süre geçmediği ve ...'a hesap kat ihtarı tebliğ edilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu, borçlulara «hesap kat ihtarnamesi» tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle İİK «257». maddesinde belirtilen «muacceliyet» şartının aleyhine ihtiyati haciz istenen şahıslar bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Müteselsil kefillere başvurulabilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefillere alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, söz konusu «kat ihtarının» asıl borçluya 19.09.2012 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarnamesi · i̇i̇k 257 · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu, borçlulara «hesap kat ihtarnamesi» tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle İİK «257». maddesinde belirtilen «muacceliyet» şartının aleyhine ihtiyati haciz istenen şahıslar bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17821 E. 2014/936 K.
Ortak:kat ihtarı · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile «ihtara» gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefiller» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Diğer taraftan müteselsil kefillere başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefillere tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 05.06.2013 tarihinde asıl borçlu ve kefillere tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 02.07.2013 tarihinde «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefil» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 05.02.2013 tarihli ihtarla, borçlu ve «müteselsil kefile» aynı «ihtarname» ile birlikte başvurulduğu, müteselsil kefil yönünden; asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefile müracaat edilebileceğine ilişkin TBK 586/1 ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1.,2. ve 3. maddeleri uyarınca …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat
Benzer bu karardaŞti. yönünden «ihtiyati haciz» isteminin «teminatsız» kabulune karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9225 E. 2013/14683 K.
Ortak:müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile «ihtara» gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefiller» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Diğer taraftan müteselsil kefillere başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefillere tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 05.06.2013 tarihinde asıl borçlu ve kefillere tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 02.07.2013 tarihinde «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaBorçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile «ihtara» gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefiller» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamı uyarınca TBK 586/1. maddesi ikinci cümlesi uyarınca «müteselsil kefile» müracaat için, borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması şartlarının birlikte arandığı, borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil bulunmadığı, asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması üzerine müteselsil kefile müracaat edilebileceği, kefiller yönünden alacağın henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle müteselsil kefiller yönünden istemin reddine, asıl borçlu yönünden istemin %15 oranında «teminat» karşılığında kabulüne karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlık bakımından müteselsil kefillere başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefillere tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 29.11.2012 tarihinde asıl borçlu ve kefillere tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 06.12.2012 tarihinde «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil kefalet · kefalet · teminat
Benzer bu kararda6098 sayılı TBK'nın "«müteselsilen kefalet»" karar başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden «kefili» takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamı uyarınca TBK 586/1. maddesi ikinci cümlesi uyarınca «müteselsil kefile» müracaat için, borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması şartlarının birlikte arandığı, borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil bulunmadığı, asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması üzerine müteselsil kefile müracaat edilebileceği, kefiller yönünden alacağın henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle müteselsil kefiller yönünden istemin reddine, asıl borçlu yönünden istemin %15 oranında «teminat» karşılığında kabulüne karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15230 E. 2013/20112 K.
Ortak:kat ihtarı · tebliğ tarihi · hesap kat · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile «ihtara» gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefiller» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, İİK 68/b maddesine göre; «hesap kat ihtarının tebliğ tarihi» olan 05/06/2013 tarihinden itibaren bir aylık süre geçmediği ve ...'a hesap kat ihtarı tebliğ edilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlık bakımından «müteselsil kefile» başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefile tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 24.06.2013 tarihinde asıl borçlu ve kefile tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 08.07.2013 tarihinde «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Maddesi gereğince usulüne uygun olarak aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «müteselsil kefile» başvurma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile «ihtara» gerek bulunmadığı nazara alınıp, «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap sözleşmesi · müteselsil kefalet · cari hesap · kefalet · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaİİK'nın 68/b. maddesinde "borçlu «cari hesap» veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın «kredi sözleşmesinde» belirttiği adresine, borçlu «cari hesap sözleşmesinde» belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır.
6098 sayılı TBK'nın "«müteselsilen kefalet»" karar başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden «kefili» takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5762 E. 2014/7866 K.
Ortak:kat ihtarnamesi · kat ihtarı · hesap kat · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile «ihtara» gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefiller» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, İİK 68/b maddesine göre; «hesap kat ihtarının tebliğ tarihi» olan 05/06/2013 tarihinden itibaren bir aylık süre geçmediği ve ...'a hesap kat ihtarı tebliğ edilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «kat ihtarnamesi» düzenlenmesiyle alacak «muaccel» hale gelmiş olsa da, alacak taşınmaz rehniyle «teminat» altına alındığından müteselsil kefillere başvurulabilmesi için TBK'nın 586/1. maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olmasının gerektiği, asıl borçlu ve kefillere çıkartılan «tebligat» parçalarının dönmediği, asıl borçlu yönünden «ihtarın» sonuçsuz kalması şartının oluşmadığı, asıl borçlu için ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil sunulmadığı, bu durumda «müteselsil kefiller» yönünden «ipotekle» teminat altına alınan miktar için başvuru şartlarının oluşmadığı, taşınmaz rehni bulunmayan kısım yönünden «ihtiyati haciz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, 567.568,93 TL alacak için asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Alacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefillerle ilgili olarak «ipotekle» «teminat» altına alınan kısmı aşan miktar için ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine, ipoteğin borçlu lehine verilmesi nedeniyle «ipotek» miktarı ve aşan kısım için kefillere başvurulabileceğine göre, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · tebligat · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, «kat ihtarnamesi» düzenlenmesiyle alacak «muaccel» hale gelmiş olsa da, alacak taşınmaz rehniyle «teminat» altına alındığından müteselsil kefillere başvurulabilmesi için TBK'nın 586/1. maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olmasının gerektiği, asıl borçlu ve kefillere çıkartılan «tebligat» parçalarının dönmediği, asıl borçlu yönünden «ihtarın» sonuçsuz kalması şartının oluşmadığı, asıl borçlu için ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil sunulmadığı, bu durumda «müteselsil kefiller» yönünden «ipotekle» teminat altına alınan miktar için başvuru şartlarının oluşmadığı, taşınmaz rehni bulunmayan kısım yönünden «ihtiyati haciz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, 567.568,93 TL alacak için asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Alacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefillerle ilgili olarak «ipotekle» «teminat» altına alınan kısmı aşan miktar için ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine, ipoteğin borçlu lehine verilmesi nedeniyle «ipotek» miktarı ve aşan kısım için kefillere başvurulabileceğine göre, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/13422 E. , 2013/18079 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
İHTİYATİ HACİZ İSTEYEN
(ALACAKLI) : YAPI KREDİ BANKASI A.Ş.
KARŞI TARAF
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/07/2013 tarih ve 2013/313-2013/311 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, aleyhine ihtiyati haciz talep eden şirketin müvekkili bankadan kredi kullandığını, ancak borcun halen ödenmediğini, aleyhine ihtiyati haciz istenen gerçek kişilerin ise kredi sözleşmesinin müteselsil borçlu ve kefil olduklarını ileri sürerek alacaklarının temini açısından aleyhine ihtiyati haciz istenenlerin menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, İİK 68/b maddesine göre; hesap kat ihtarının tebliğ tarihi olan 05/06/2013 tarihinden itibaren bir aylık süre geçmediği ve ...'a hesap kat ihtarı tebliğ edilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, kat ihtarına rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme gerekçesinde dayanılan İİK'nun 68/b maddesi uyarınca asıl borçlu şirket yönünden hesabın kat edilmesiyle banka kredi alacağı muaccel hale gelmiş olup, ayrıca kat ihtarnamesinin tebliği zorunlu değildir. Bu nedenle asıl borçlu Dido Turizm Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi doğru olmayıp, kararın asıl kredi borçlusu yönünden bozulması gerekmiştir.
Diğer taraftan müteselsil kefillere başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefillere tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 05.06.2013 tarihinde asıl borçlu ve kefillere tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 02.07.2013 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen kefile müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, müteselsil kefiller bakımından da ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın alacaklı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032400300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz