İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7934 E. 2014/11348 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müracaat borçlusu↗ hesabın kat edilmesi↗ tbk 586↗ kat ihtarı↗ hesap kat↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ ihtarname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 31/01/2014 tarihli ihtarla borçlu ve mütselsil kefile aynı ihtarname ile birlikte başvurulduğu, TBK’nın 586/1.maddesi ikinci cümlesinde müteselsil kefile müracaat için borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalmış olması gerektiğinin öngörüldüğü, borçlunun açıkça ödeme güçlüğü içinde olduğuna dair delil de bulunmadığı, TBK’nın 390. maddesi hükmü uyarınca hesabın kat edilmesiyle birlikte borcun muaccel hale geleceğine dair hüküm bakımından artık anılan yasa hükümleri kapsamında kefil açısından muacceliyet şartının önce borçluya ihtarda bulunulması şartına bağlı kılındığı, TBK’nın 586/1.maddesinde yer alan yasal düzenlemeye aykırı tanzim edilen borçlu ve kefile birlikte tebliğe çıkartılan ihtarın kefil bakımından sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle müteselsil kefil C.. A.. yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine, asıl borçlu B. Petrol Ürünleri Ltd. Şti. yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen banka vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Alacaklı banka tarafından hesap kat edilerek asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefil hakkında ihtiyati haciz kararı talep edilmiş, mahkemece, asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefil ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir. TBK'nın 586/1. maddesi hükmüne göre, müteselsil kefillere başvurulabilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve mütesselsil kefile alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, söz konusu kat ihtarının asıl borçluya ve kefile 04.02.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen ihtara rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, TBK'nın 586/1. maddesi hükmü uyarınca müşterek borçlu müteselsil kefil yönünden de talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kefil yönünden talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17821 E. 2014/936 K.
Ortak:kat ihtarı · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaAlacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece, asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefil ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 31/01/2014 tarihli ihtarla borçlu ve mütselsil «kefile» aynı «ihtarname» ile birlikte başvurulduğu, TBK’nın 586/1.maddesi ikinci cümlesinde «müteselsil kefile» müracaat için borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması gerektiğinin öngörüldüğü, borçlunun açıkça ödeme güçlüğü içinde olduğuna dair delil de bulunmadığı, TBK’nın 390. maddesi hükmü uyarınca «hesabın kat edilmesiyle» birlikte borcun «muaccel» hale geleceğine dair hüküm bakımından artık anılan yasa hükümleri kapsamında kefil açısından muacceliyet şartının önce borçluya ihtarda bulunulması şartına bağlı k …
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, TBK'nın 586/1. maddesi hükmü uyarınca «müşterek borçlu müteselsil kefil» yönünden de talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kefil yönünden talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefil» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 05.02.2013 tarihli ihtarla, borçlu ve «müteselsil kefile» aynı «ihtarname» ile birlikte başvurulduğu, müteselsil kefil yönünden; asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefile müracaat edilebileceğine ilişkin TBK 586/1 ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1.,2. ve 3. maddeleri uyarınca …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat
Benzer bu karardaŞti. yönünden «ihtiyati haciz» isteminin «teminatsız» kabulune karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1219 E. 2014/2165 K.
Ortak:ihtiyati haciz · kefil · haciz · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaAlacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece, asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefil ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir.
A.. yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine, asıl borçlu B.
Şti. yönünden «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, borçlular «kefil» borçlu sıfatında olup, alacağın asıl borçlu tarafından verilen «ipotekle» «teminat» altına alınmasına göre, TBK'nın 586. maddesi koşullarına uygun bulunmayan «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; borcun «teminatını» teşkil etmek için düzenlenen «ipotek», asıl borçlu lehine verilmiş olup,«kefil» olan aleyhine «ihtiyati haciz» istenenler lehine verilmiş bir ipotek mevcut değildir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · kredi sözleşmesi · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, borçlular «kefil» borçlu sıfatında olup, alacağın asıl borçlu tarafından verilen «ipotekle» «teminat» altına alınmasına göre, TBK'nın 586. maddesi koşullarına uygun bulunmayan «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; borcun «teminatını» teşkil etmek için düzenlenen «ipotek», asıl borçlu lehine verilmiş olup,«kefil» olan aleyhine «ihtiyati haciz» istenenler lehine verilmiş bir ipotek mevcut değildir.
Talep, banka «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağa yönelik «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8465 E. 2014/10901 K.
Ortak:kat ihtarı · hesap kat · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname
İncelediğiniz karardaAlacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece, asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefil ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 31/01/2014 tarihli ihtarla borçlu ve mütselsil «kefile» aynı «ihtarname» ile birlikte başvurulduğu, TBK’nın 586/1.maddesi ikinci cümlesinde «müteselsil kefile» müracaat için borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması gerektiğinin öngörüldüğü, borçlunun açıkça ödeme güçlüğü içinde olduğuna dair delil de bulunmadığı, TBK’nın 390. maddesi hükmü uyarınca «hesabın kat edilmesiyle» birlikte borcun «muaccel» hale geleceğine dair hüküm bakımından artık anılan yasa hükümleri kapsamında kefil açısından muacceliyet şartının önce borçluya ihtarda bulunulması şartına bağlı k …
TBK'nın 586/1. maddesi hükmüne göre, müteselsil kefillere başvurulabilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve mütesselsil «kefile» alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, söz konusu «kat ihtarının» asıl borçluya ve kefile 04.02.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaŞti'ye tebliğ edilmediği, gerekçesi ile «müteselsil kefiller» hakkındaki «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» 84. maddesi hükmü nazara alındığında alacaklı bankanın asıl borçluya gönderdiği «ihtarın tebliğ» edilmiş sayılacağı ve «ihtarnamenin» iadesi tarihi ile «ihtiyati haciz» talep tarihi arasında borcun ödendiğine dair bir bilgi-belge bulunmadığı gözetildiğinde; İİK'nın «257». maddesindeki diğer koşulların varlığı halinde alacaklının talebinin kabulü gerekirken BK'nın 586. maddesine dayalı olarak yazılı şekilde istemin reddine karar ver …
Şti'nin de ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, borçluların ifada geciktiği konusunda «yaklaşık ispat» anlamında bir belge sunulmadığı, «hesap kat ihtarının» da asıl borçlu T.-A.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yaklaşık ispat · hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · i̇i̇k 257 · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» 84. maddesi hükmü nazara alındığında alacaklı bankanın asıl borçluya gönderdiği «ihtarın tebliğ» edilmiş sayılacağı ve «ihtarnamenin» iadesi tarihi ile «ihtiyati haciz» talep tarihi arasında borcun ödendiğine dair bir bilgi-belge bulunmadığı gözetildiğinde; İİK'nın «257». maddesindeki diğer koşulların varlığı halinde alacaklının talebinin kabulü gerekirken BK'nın 586. maddesine dayalı olarak yazılı şekilde istemin reddine karar ver …
Şti'nin de ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, borçluların ifada geciktiği konusunda «yaklaşık ispat» anlamında bir belge sunulmadığı, «hesap kat ihtarının» da asıl borçlu T.-A.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10095 E. 2014/13366 K.
Ortak:kat ihtarı · hesap kat · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaAlacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece, asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefil ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 31/01/2014 tarihli ihtarla borçlu ve mütselsil «kefile» aynı «ihtarname» ile birlikte başvurulduğu, TBK’nın 586/1.maddesi ikinci cümlesinde «müteselsil kefile» müracaat için borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması gerektiğinin öngörüldüğü, borçlunun açıkça ödeme güçlüğü içinde olduğuna dair delil de bulunmadığı, TBK’nın 390. maddesi hükmü uyarınca «hesabın kat edilmesiyle» birlikte borcun «muaccel» hale geleceğine dair hüküm bakımından artık anılan yasa hükümleri kapsamında kefil açısından muacceliyet şartının önce borçluya ihtarda bulunulması şartına bağlı k …
TBK'nın 586/1. maddesi hükmüne göre, müteselsil kefillere başvurulabilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve mütesselsil «kefile» alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, söz konusu «kat ihtarının» asıl borçluya ve kefile 04.02.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu, borçlulara «hesap kat ihtarnamesi» tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle İİK «257». maddesinde belirtilen «muacceliyet» şartının aleyhine ihtiyati haciz istenen şahıslar bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · i̇i̇k 257 · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu, borçlulara «hesap kat ihtarnamesi» tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle İİK «257». maddesinde belirtilen «muacceliyet» şartının aleyhine ihtiyati haciz istenen şahıslar bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17558 E. 2014/18939 K.
Ortak:kat ihtarı · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaAlacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece, asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefil ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 31/01/2014 tarihli ihtarla borçlu ve mütselsil «kefile» aynı «ihtarname» ile birlikte başvurulduğu, TBK’nın 586/1.maddesi ikinci cümlesinde «müteselsil kefile» müracaat için borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması gerektiğinin öngörüldüğü, borçlunun açıkça ödeme güçlüğü içinde olduğuna dair delil de bulunmadığı, TBK’nın 390. maddesi hükmü uyarınca «hesabın kat edilmesiyle» birlikte borcun «muaccel» hale geleceğine dair hüküm bakımından artık anılan yasa hükümleri kapsamında kefil açısından muacceliyet şartının önce borçluya ihtarda bulunulması şartına bağlı k …
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, TBK'nın 586/1. maddesi hükmü uyarınca «müşterek borçlu müteselsil kefil» yönünden de talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kefil yönünden talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçlunun müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduğunu, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme gerekçesinde asıl borçlu yönünden alacağın ifasının talep edilmediği belirtilmiş ise de, müşterek borçlu ve «müteselsil kefile» başvurabilmenin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçluya tebliğden itibaren 7 günlük süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, «ihtarnamenin» İİK'nın 68/b maddesi uyarınca borçlu şirketin sözleşmede bildirdiği adrese tebliğ edildiği, borçlunun ifada geciktiği ve alacaklı tarafça tanınan sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen kefile müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, nazara alınarak, «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, asıl borçlu yönünden alacağın ifası talep edilmiş olmadığından «kefil» açısından TBK 586/1 2. cümle uyarınca «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7934 E. , 2014/11348 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 35. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/02/2014
NUMARASI 2014/79-2014/81
İstanbul 35. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/02/2014 tarih ve 2014/79-2014/81 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz istyene banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen banka vekili, müvekkilince B. Petrol Ürünleri Gıda Ltd.Şti’ne kullandırılan ticari kredi için borçlu C.. A..’ın müteselsil kefil olduğunu, borç kat edilip asıl borçlu ve kefile ihtar gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini, alacağın rehinle temin edilmiş de olmadığını ileri sürerek,305.666,94 TL için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 31/01/2014 tarihli ihtarla borçlu ve mütselsil kefile aynı ihtarname ile birlikte başvurulduğu, TBK’nın 586/1.maddesi ikinci cümlesinde müteselsil kefile müracaat için borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalmış olması gerektiğinin öngörüldüğü, borçlunun açıkça ödeme güçlüğü içinde olduğuna dair delil de bulunmadığı, TBK’nın 390. maddesi hükmü uyarınca hesabın kat edilmesiyle birlikte borcun muaccel hale geleceğine dair hüküm bakımından artık anılan yasa hükümleri kapsamında kefil açısından muacceliyet şartının önce borçluya ihtarda bulunulması şartına bağlı kılındığı, TBK’nın 586/1.maddesinde yer alan yasal düzenlemeye aykırı tanzim edilen borçlu ve kefile birlikte tebliğe çıkartılan ihtarın kefil bakımından sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle müteselsil kefil C..
A.. yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine, asıl borçlu B. Petrol Ürünleri Ltd. Şti. yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen banka vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Alacaklı banka tarafından hesap kat edilerek asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefil hakkında ihtiyati haciz kararı talep edilmiş, mahkemece, asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefil ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir. TBK'nın 586/1. maddesi hükmüne göre, müteselsil kefillere başvurulabilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve mütesselsil kefile alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, söz konusu kat ihtarının asıl borçluya ve kefile 04.02.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen ihtara rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, TBK'nın 586/1. maddesi hükmü uyarınca müşterek borçlu müteselsil kefil yönünden de talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kefil yönünden talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102137000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz