İhtiyati haciz | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/10095 E. 2014/13366 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 586↗ hesap kat ihtarnamesi↗ kat ihtarnamesi↗ kat ihtarı↗ hesap kat↗ i̇i̇k 257↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, aleyhine ihtiyati haciz istenenlerin genel kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil sıfatı ile imzalarının bulunduğu, borçlulara hesap kat ihtarnamesi tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle İİK 257. maddesinde belirtilen muacceliyet şartının aleyhine ihtiyati haciz istenen şahıslar bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda belirtilen nedenlerle istemin reddine karar verilmiştir. Alacaklı banka tarafından hesap kat edilerek borçlu ve kefillere ihtarname gönderilmiştir. Müteselsil kefillere başvurulabilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefillere alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, söz konusu kat ihtarının asıl borçluya 19.09.2012 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen ihtara rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen kefile müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17821 E. 2014/936 K.
Ortak:kat ihtarı · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname
İncelediğiniz karardaMahkemece, aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu, borçlulara «hesap kat ihtarnamesi» tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle İİK «257». maddesinde belirtilen «muacceliyet» şartının aleyhine ihtiyati haciz istenen şahıslar bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefil» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 05.02.2013 tarihli ihtarla, borçlu ve «müteselsil kefile» aynı «ihtarname» ile birlikte başvurulduğu, müteselsil kefil yönünden; asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefile müracaat edilebileceğine ilişkin TBK 586/1 ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1.,2. ve 3. maddeleri uyarınca …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat
Benzer bu karardaŞti. yönünden «ihtiyati haciz» isteminin «teminatsız» kabulune karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8465 E. 2014/10901 K.
Ortak:kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu, borçlulara «hesap kat ihtarnamesi» tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle İİK «257». maddesinde belirtilen «muacceliyet» şartının aleyhine ihtiyati haciz istenen şahıslar bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaŞti'ye tebliğ edilmediği, gerekçesi ile «müteselsil kefiller» hakkındaki «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» 84. maddesi hükmü nazara alındığında alacaklı bankanın asıl borçluya gönderdiği «ihtarın tebliğ» edilmiş sayılacağı ve «ihtarnamenin» iadesi tarihi ile «ihtiyati haciz» talep tarihi arasında borcun ödendiğine dair bir bilgi-belge bulunmadığı gözetildiğinde; İİK'nın «257». maddesindeki diğer koşulların varlığı halinde alacaklının talebinin kabulü gerekirken BK'nın 586. maddesine dayalı olarak yazılı şekilde istemin reddine karar ver …
Şti'nin de ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, borçluların ifada geciktiği konusunda «yaklaşık ispat» anlamında bir belge sunulmadığı, «hesap kat ihtarının» da asıl borçlu T.-A.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yaklaşık ispat · hesap kat ihtarı · ihtar tebliği
Benzer bu karardaŞti'nin de ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, borçluların ifada geciktiği konusunda «yaklaşık ispat» anlamında bir belge sunulmadığı, «hesap kat ihtarının» da asıl borçlu T.-A.
Taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» 84. maddesi hükmü nazara alındığında alacaklı bankanın asıl borçluya gönderdiği «ihtarın tebliğ» edilmiş sayılacağı ve «ihtarnamenin» iadesi tarihi ile «ihtiyati haciz» talep tarihi arasında borcun ödendiğine dair bir bilgi-belge bulunmadığı gözetildiğinde; İİK'nın «257». maddesindeki diğer koşulların varlığı halinde alacaklının talebinin kabulü gerekirken BK'nın 586. maddesine dayalı olarak yazılı şekilde istemin reddine karar ver …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13422 E. 2013/18079 K.
Ortak:kat ihtarnamesi · kat ihtarı · hesap kat · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar
İncelediğiniz karardaMahkemece, aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu, borçlulara «hesap kat ihtarnamesi» tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle İİK «257». maddesinde belirtilen «muacceliyet» şartının aleyhine ihtiyati haciz istenen şahıslar bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Müteselsil kefillere başvurulabilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefillere alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, söz konusu «kat ihtarının» asıl borçluya 19.09.2012 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile «ihtara» gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefiller» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, İİK 68/b maddesine göre; «hesap kat ihtarının tebliğ tarihi» olan 05/06/2013 tarihinden itibaren bir aylık süre geçmediği ve ...'a hesap kat ihtarı tebliğ edilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesabın kat edilmesi · hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · tebliğ tarihi
Benzer bu karardaMahkemece, İİK 68/b maddesine göre; «hesap kat ihtarının tebliğ tarihi» olan 05/06/2013 tarihinden itibaren bir aylık süre geçmediği ve ...'a hesap kat ihtarı tebliğ edilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme gerekçesinde dayanılan İİK'nun 68/b maddesi uyarınca asıl borçlu şirket yönünden «hesabın kat edilmesiyle» banka kredi alacağı «muaccel» hale gelmiş olup, ayrıca «kat ihtarnamesinin» tebliği zorunlu değildir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5762 E. 2014/7866 K.
Ortak:kat ihtarnamesi · kat ihtarı · hesap kat · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar
İncelediğiniz karardaMahkemece, aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu, borçlulara «hesap kat ihtarnamesi» tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle İİK «257». maddesinde belirtilen «muacceliyet» şartının aleyhine ihtiyati haciz istenen şahıslar bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Müteselsil kefillere başvurulabilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefillere alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, söz konusu «kat ihtarının» asıl borçluya 19.09.2012 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, «kat ihtarnamesi» düzenlenmesiyle alacak «muaccel» hale gelmiş olsa da, alacak taşınmaz rehniyle «teminat» altına alındığından müteselsil kefillere başvurulabilmesi için TBK'nın 586/1. maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olmasının gerektiği, asıl borçlu ve kefillere çıkartılan «tebligat» parçalarının dönmediği, asıl borçlu yönünden «ihtarın» sonuçsuz kalması şartının oluşmadığı, asıl borçlu için ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil sunulmadığı, bu durumda «müteselsil kefiller» yönünden «ipotekle» teminat altına alınan miktar için başvuru şartlarının oluşmadığı, taşınmaz rehni bulunmayan kısım yönünden «ihtiyati haciz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, 567.568,93 TL alacak için asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Alacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefillerle ilgili olarak «ipotekle» «teminat» altına alınan kısmı aşan miktar için ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine, ipoteğin borçlu lehine verilmesi nedeniyle «ipotek» miktarı ve aşan kısım için kefillere başvurulabileceğine göre, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek borçlu müteselsil kefil · ipotek · tebligat · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, «kat ihtarnamesi» düzenlenmesiyle alacak «muaccel» hale gelmiş olsa da, alacak taşınmaz rehniyle «teminat» altına alındığından müteselsil kefillere başvurulabilmesi için TBK'nın 586/1. maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olmasının gerektiği, asıl borçlu ve kefillere çıkartılan «tebligat» parçalarının dönmediği, asıl borçlu yönünden «ihtarın» sonuçsuz kalması şartının oluşmadığı, asıl borçlu için ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil sunulmadığı, bu durumda «müteselsil kefiller» yönünden «ipotekle» teminat altına alınan miktar için başvuru şartlarının oluşmadığı, taşınmaz rehni bulunmayan kısım yönünden «ihtiyati haciz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, 567.568,93 TL alacak için asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Alacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefillerle ilgili olarak «ipotekle» «teminat» altına alınan kısmı aşan miktar için ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine, ipoteğin borçlu lehine verilmesi nedeniyle «ipotek» miktarı ve aşan kısım için kefillere başvurulabileceğine göre, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16408 E. 2013/20759 K.
Ortak:müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu, borçlulara «hesap kat ihtarnamesi» tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle İİK «257». maddesinde belirtilen «muacceliyet» şartının aleyhine ihtiyati haciz istenen şahıslar bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesi» «kefili» olan borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, İİK.'nun 45. maddesi hükmüne göre, bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak ipotek borçlularına ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillerin «kefalet» borcu için ayrıca ipotek «teminatı» verilmediği sürece kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Bu durumda, mahkemece, dosya içinde mevcut «ipotek» resmi senedinde, «müşterek borçlu müteselsil kefil» gerçek kişinin borç ve «kefaletine» ilişkin olarak verilmiş bir ipotek «teminatı» bulunmadığı göz önüne alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi · müşterek borçlu müteselsil kefil · ipotek · kefalet · teminat
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesi» «kefili» olan borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, İİK.'nun 45. maddesi hükmüne göre, bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak ipotek borçlularına ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillerin «kefalet» borcu için ayrıca ipotek «teminatı» verilmediği sürece kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Bu durumda, mahkemece, dosya içinde mevcut «ipotek» resmi senedinde, «müşterek borçlu müteselsil kefil» gerçek kişinin borç ve «kefaletine» ilişkin olarak verilmiş bir ipotek «teminatı» bulunmadığı göz önüne alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; ...'ın borca karşılık «ipotek» verdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/10095 E. , 2014/13366 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY(KAPATILAN) 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/01/2014
NUMARASI 2013/62-2014/18
Bakırköy (Kapatılan) 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/01/2014 tarih ve 2013/62-2014/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik […] B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili bankanın müşterisi olan D.Devamlı İndirim Mağazacılık A.Ş. lehine krediler kullandırıldığını ve borçlular R.. K.., M.. K.. ve Y.. K..'nın müşterek borçlu–müteselsil kefil sıfatıyla bu kredi sözleşmelerini imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarnamenin borçlulara gönderildiğini, hesap kat tarihi itibariyle müvekkili bankanın borçlulardan 6.178.256,98 TL nakit, 71.600,00 TL gayrinakit olmak üzere toplam 6.249.856,90 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, aleyhine ihtiyati haciz istenenlerin genel kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil sıfatı ile imzalarının bulunduğu, borçlulara hesap kat ihtarnamesi tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle İİK 257. maddesinde belirtilen muacceliyet şartının aleyhine ihtiyati haciz istenen şahıslar bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda belirtilen nedenlerle istemin reddine karar verilmiştir. Alacaklı banka tarafından hesap kat edilerek borçlu ve kefillere ihtarname gönderilmiştir. Müteselsil kefillere başvurulabilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefillere alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, söz konusu kat ihtarının asıl borçluya 19.09.2012 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen ihtara rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, mahkemece TBK'nın 586/1.
maddesinde öngörülen kefile müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101891800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz