İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17821 E. 2014/936 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 586↗ kat ihtarı↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ müteselsil kefil↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ ihtarname↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 05.02.2013 tarihli ihtarla, borçlu ve müteselsil kefile aynı ihtarname ile birlikte başvurulduğu, müteselsil kefil yönünden; asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefile müracaat edilebileceğine ilişkin TBK 586/1 ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1.,2. ve 3. maddeleri uyarınca, müteselsil kefil yönünden alacağın; talep tarihindeki şartlar itibarıyla henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle, müteselsil kefil Y.. Y..'a yönelik ihtiyati haciz isteminin reddine, diğer H. Plastik ve İnşaat San. İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. yönünden ihtiyati haciz isteminin teminatsız kabulune karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, kat ihtarına rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Müteselsil kefillere başvurulabilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefillere alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, alacaklı vekilinin 26/02/2013 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen ihtara rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen kefile müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, müteselsil kefil bakımından da ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10095 E. 2014/13366 K.
Ortak:kat ihtarı · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname
İncelediğiniz karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefil» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 05.02.2013 tarihli ihtarla, borçlu ve «müteselsil kefile» aynı «ihtarname» ile birlikte başvurulduğu, müteselsil kefil yönünden; asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefile müracaat edilebileceğine ilişkin TBK 586/1 ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1.,2. ve 3. maddeleri uyarınca …
Benzer bu karardaMahkemece, aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu, borçlulara «hesap kat ihtarnamesi» tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle İİK «257». maddesinde belirtilen «muacceliyet» şartının aleyhine ihtiyati haciz istenen şahıslar bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · hesap kat · i̇i̇k 257 · muacceliyet · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu, borçlulara «hesap kat ihtarnamesi» tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle İİK «257». maddesinde belirtilen «muacceliyet» şartının aleyhine ihtiyati haciz istenen şahıslar bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Alacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek borçlu ve kefillere «ihtarname» gönderilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9225 E. 2013/14683 K.
Ortak:müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · teminat
İncelediğiniz karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefil» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 05.02.2013 tarihli ihtarla, borçlu ve «müteselsil kefile» aynı «ihtarname» ile birlikte başvurulduğu, müteselsil kefil yönünden; asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefile müracaat edilebileceğine ilişkin TBK 586/1 ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1.,2. ve 3. maddeleri uyarınca …
Benzer bu karardaBorçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile «ihtara» gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefiller» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamı uyarınca TBK 586/1. maddesi ikinci cümlesi uyarınca «müteselsil kefile» müracaat için, borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması şartlarının birlikte arandığı, borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil bulunmadığı, asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması üzerine müteselsil kefile müracaat edilebileceği, kefiller yönünden alacağın henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle müteselsil kefiller yönünden istemin reddine, asıl borçlu yönünden istemin %15 oranında «teminat» karşılığında kabulüne karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlık bakımından müteselsil kefillere başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefillere tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 29.11.2012 tarihinde asıl borçlu ve kefillere tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 06.12.2012 tarihinde «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil kefalet · kefalet
Benzer bu kararda6098 sayılı TBK'nın "«müteselsilen kefalet»" karar başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden «kefili» takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7934 E. 2014/11348 K.
Ortak:kat ihtarı · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefil» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 05.02.2013 tarihli ihtarla, borçlu ve «müteselsil kefile» aynı «ihtarname» ile birlikte başvurulduğu, müteselsil kefil yönünden; asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefile müracaat edilebileceğine ilişkin TBK 586/1 ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1.,2. ve 3. maddeleri uyarınca …
Benzer bu karardaAlacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece, asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefil ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 31/01/2014 tarihli ihtarla borçlu ve mütselsil «kefile» aynı «ihtarname» ile birlikte başvurulduğu, TBK’nın 586/1.maddesi ikinci cümlesinde «müteselsil kefile» müracaat için borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması gerektiğinin öngörüldüğü, borçlunun açıkça ödeme güçlüğü içinde olduğuna dair delil de bulunmadığı, TBK’nın 390. maddesi hükmü uyarınca «hesabın kat edilmesiyle» birlikte borcun «muaccel» hale geleceğine dair hüküm bakımından artık anılan yasa hükümleri kapsamında kefil açısından muacceliyet şartının önce borçluya ihtarda bulunulması şartına bağlı k …
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, TBK'nın 586/1. maddesi hükmü uyarınca «müşterek borçlu müteselsil kefil» yönünden de talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kefil yönünden talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesabın kat edilmesi · hesap kat · muacceliyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 31/01/2014 tarihli ihtarla borçlu ve mütselsil «kefile» aynı «ihtarname» ile birlikte başvurulduğu, TBK’nın 586/1.maddesi ikinci cümlesinde «müteselsil kefile» müracaat için borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması gerektiğinin öngörüldüğü, borçlunun açıkça ödeme güçlüğü içinde olduğuna dair delil de bulunmadığı, TBK’nın 390. maddesi hükmü uyarınca «hesabın kat edilmesiyle» birlikte borcun «muaccel» hale geleceğine dair hüküm bakımından artık anılan yasa hükümleri kapsamında kefil açısından muacceliyet şartının önce borçluya ihtarda bulunulması şartına bağlı k …
Alacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve «müşterek borçlu müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı talep edilmiş, mahkemece, asıl borçluya ilişkin talep kabul edilirken, müşterek borçlu müteselsil kefil ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13422 E. 2013/18079 K.
Ortak:kat ihtarı · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen «ihtara» rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefil» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 05.02.2013 tarihli ihtarla, borçlu ve «müteselsil kefile» aynı «ihtarname» ile birlikte başvurulduğu, müteselsil kefil yönünden; asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefile müracaat edilebileceğine ilişkin TBK 586/1 ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1.,2. ve 3. maddeleri uyarınca …
Benzer bu karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile «ihtara» gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefiller» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Diğer taraftan müteselsil kefillere başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefillere tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 05.06.2013 tarihinde asıl borçlu ve kefillere tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 02.07.2013 tarihinde «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesabın kat edilmesi · hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · tebliğ tarihi · hesap kat · muacceliyet
Benzer bu karardaMahkemece, İİK 68/b maddesine göre; «hesap kat ihtarının tebliğ tarihi» olan 05/06/2013 tarihinden itibaren bir aylık süre geçmediği ve ...'a hesap kat ihtarı tebliğ edilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme gerekçesinde dayanılan İİK'nun 68/b maddesi uyarınca asıl borçlu şirket yönünden «hesabın kat edilmesiyle» banka kredi alacağı «muaccel» hale gelmiş olup, ayrıca «kat ihtarnamesinin» tebliği zorunlu değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17821 E. , 2014/936 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 36. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 04/03/2013
NUMARASI 2013/113 -2013/124 D.İŞ.
İstanbul 36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/03/2013 tarih ve 2013/113 -2013/124 D.İş. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili bankanın, aleyhine ihtiyati haciz istenen şirkete kredi sözleşmesine dayalı olarak kredi kullandırdığını, Y.. Y..'ın ise kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kullanılan kredinin hesap kat ihtarnamesi çekilmesine rağmen geri ödenmediğini, alacağın tehlikeye girdiğini ileri sürerek, aleyhine ihtiyati haciz istenenlerin taşınır, taşınmaz mallarıyla üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; TBK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra, alacaklı tarafça 05.02.2013 tarihli ihtarla, borçlu ve müteselsil kefile aynı ihtarname ile birlikte başvurulduğu, müteselsil kefil yönünden; asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefile müracaat edilebileceğine ilişkin TBK 586/1 ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1.,2. ve 3. maddeleri uyarınca, müteselsil kefil yönünden alacağın; talep tarihindeki şartlar itibarıyla henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle, müteselsil kefil Y.. Y..'a yönelik ihtiyati haciz isteminin reddine, diğer H. Plastik ve İnşaat San. İç ve Dış Ticaret Ltd.
Şti. yönünden ihtiyati haciz isteminin teminatsız kabulune karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların asıl borçlu ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, kat ihtarına rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Müteselsil kefillere başvurulabilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefillere alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, alacaklı vekilinin 26/02/2013 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen ihtara rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen kefile müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, müteselsil kefil bakımından da ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın alacaklı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101958100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz