Kârın yedek akçeye ayrılmasında TTK 469/2 haklı neden denetimi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2004/7121 E. 2005/4042 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
İlgili mesele: ◆ Kâr dağıtmama / kârın yedek akçeye ayrılmasının dürüstlük kuralına aykırılığı
Gerekçe özeti
Kârın dağıtılmayıp yedek akçeye ayrılmasına ilişkin genel kurul kararının TTK 469/2 anlamında haklı nedene dayanıp dayanmadığı, içinde ekonomi ve şirketler hukuku uzmanı bulunan, denetime elverişli bir bilirkişi raporuyla somut olarak araştırılmalıdır; soyut değerlendirmeye dayalı yetersiz raporla iptal isteminin reddi eksik incelemedir.
Ele alınan sorunlar
Kârın dağıtılmayıp yedek akçeye ayrılmasına ilişkin genel kurul kararında TTK 469/2 haklı neden denetimi ve bilirkişi yeterliliği → kabul
İddia: Davacı, iptali istenen gündem maddelerinin yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 469/2 uyarınca kârın dağıtılmaması haklı nedenlere bağlıdır; bu koşulların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin, içinde ekonomi alanında uzmanlığı bulunan bir bilirkişinin de yer aldığı, denetime elverişli bir raporla tespiti gerekir. Hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulunun üyelerinin uzmanlık alanları dosyadan tam anlaşılamamakta, rapor da soyut değerlendirmenin ötesine geçmemektedir. Mahkemece, şirketler hukuku ve ekonomi alanında uzman birer bilirkişiyi de içeren yeni bir kurulla, TTK 469/2'deki haklı nedenlerin somut olayda bulunup bulunmadığını tartışan ve davacının itirazlarını da değerlendiren denetime elverişli bir rapor alınmadan, yetersiz görüşe dayalı eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kârın yedek akçeye ayrılmasında haklı neden denetiminin uzman ve denetime elverişli bilirkişi raporu gerektirdiği yönünde emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr dağıtımı↗ yedek akçe↗ genel kurul kararının iptali↗ TTK 469/2 haklı neden↗ bilirkişi incelemesi↗ eksik inceleme↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabetin tespiti, men’i ve tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8783 E. 2017/5900 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı · dava şartı yokluğu · derdestlik · oy yasağı · usulden reddi · haksız rekabet
Benzer bu karardaİş Mahkemesinin 2015/469 Esas sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan dava, Borçlar Kanunu’nda düzenlenen işçinin «rekabet yasağına» aykırılıktan kaynaklanan tazminat, işbu temyize konu dava ise, TTK’nın «haksız rekabet» hükümlerine dayalı tespit, men ve tazminat istemine ilişkin olup, davaların konularının farklı olması nedeniyle «derdest» bir davanın varlığından söz edilemeyeceğinden yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
İş Mahkemesinin 2015/469 E. sayılı dosyası ile de açıldığı ve temyiz edilmesi nedeni ile henüz kesinleşmediği, halen «derdest» olduğu gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece davanın «derdestlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiş ise de, derdestlikten söz edilebilmesi için davaların taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekmektedir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından, davalı hakkında «haksız rekabet» iddiasına dayanılarak açılan tazminat davasının aynı taraflar ve aynı dava konusu ile ilgili olarak daha önce ...
-
Kârın ihtiyari kısmının yedek akçeye ayrılmasının afaki iyiniyet yönünden denetlenmesi zorunluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9365 E. 2014/16936 K.
Ortak:yedek akçe · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaDavalı «anonim şirketin» 30.4.2003 tarihli genel kurulunun iptali istenen gündemin 7. maddesinde, elde edilen kardan yasa hükümleri uyarınca yapılması gereken ödemelerin yapılmasına, zorunlu ihtiyatların ayrılmasına, 1. temettü «dağıtılmamasına» bakiye karın fevkalade ihtiyat olarak şirket bünyesinde bırakılmasına karar verilmiş, mahkemece, hükme dayanak yapılan ve bir üyenin haricinde diğer üyelerin uzmanlık alanları da dosya kapsamından tam anlaşılamayan bilirkişi kurulunca, iptali istenen bu gündem maddesi hükmü TTK.nun 469/2 ve «esas sözleşmenin» 30/c madde hükümleri çerçevesinde değerlendirip genel kurulun şirket menfaatine gerekli bulduğu hallerde karın dağıtılmamasına, «yedek akçeye» ayrılmasına karar verebileceği sonucuna varılarak, karın şirket bünyesinde bırakılarak yedek akçeye ayrılmasında yasa ve esas «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı sonucuna varılmıştır. .
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; mahkeme kararı ile gündeme «yönetim kurulu» üye seçimine dair madde eklendiği, bu nedenle toplantı gündemine bağlılık ilkesinin uygulanmayacağı, Genel Kurulun yeni yönetim kurulu üyelerini seçebileceği, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile de önceki yönetim kurulu üyelerinin görevinin sona ereceği, davacıların yönetim kurulu üyelerinin şirketteki A ve B grubu pay sahibi üyelerinden oluşması gerektiğine ilişkin iddialarının da «esas sözleşmedeki» 6. maddeye göre de imtiyazların kaldırılmış olması karşısında iddialarının yerinde olmadığı, ayrıca «kar payı dağıtımına» ilişkin 7. maddede 2010-2011-2012 yıllarına ait karların kanuni zorunluluklar dışındaki kalan kısmının «yedek akçede» tutulması hususunun oy çokluğuyla kabul edildiği, bu kararın da hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının davalı şirketin 25.6.2013 tarihli genel kurul toplantı gündeminin 7 ve 9. maddelerinde alınan kararların iptaline ilişkin davasının Reddine, söz konusu kararların iptaline karar verilmediğinden davaya konu genel kurul «kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına» ilişkin talebinin Reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «anonim şirket» «olağan genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, davalı şirketin 25.06.2013 tarihli genel kurulunun 7. maddesinde " 2010,2011,2012 yıllarına ait karların kanuni zorunluluklar dışında kalan kısmının «yedek akçede» tutulması hususu" oyçokluğuyla kabul edilmiştir.
Bu oylamada red oyu kullanan ve «muhalefet şerhi» düşülmesini isteyen davacılar ise, karın «yedek akçede» tutulmasını kabul etmediklerini, %50sinin «dağıtılmasını» istediklerini beyan etmişlerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı dağıtımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; mahkeme kararı ile gündeme «yönetim kurulu» üye seçimine dair madde eklendiği, bu nedenle toplantı gündemine bağlılık ilkesinin uygulanmayacağı, Genel Kurulun yeni yönetim kurulu üyelerini seçebileceği, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile de önceki yönetim kurulu üyelerinin görevinin sona ereceği, davacıların yönetim kurulu üyelerinin şirketteki A ve B grubu pay sahibi üyelerinden oluşması gerektiğine ilişkin iddialarının da «esas sözleşmedeki» 6. maddeye göre de imtiyazların kaldırılmış olması karşısında iddialarının yerinde olmadığı, ayrıca «kar payı dağıtımına» ilişkin 7. maddede 2010-2011-2012 yıllarına ait karların kanuni zorunluluklar dışındaki kalan kısmının «yedek akçede» tutulması hususunun oy çokluğuyla kabul edildiği, bu kararın da hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının davalı şirketin 25.6.2013 tarihli genel kurul toplantı gündeminin 7 ve 9. maddelerinde alınan kararların iptaline ilişkin davasının Reddine, söz konusu kararların iptaline karar verilmediğinden davaya konu genel kurul «kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına» ilişkin talebinin Reddine karar verilmiştir.
Mahkemece mecburi temettü dışında kalan kısım için «kar dağıtım» kararı alınmayarak «yedek akçeye» ayrılmasının yasaya, ana sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığı, kar dağıtımının şirket sermayesinin düşmesi sonucunu doğurup doğurmayacağı, kanunda öngörülen %5 «kar payı» dışında kalan kısmın ortaklığın devamlı gelişmesi ve düzenli «kar payı dağıtılmasının» temini bakımından uygun ve yararlı olup olmadığı ve kalan kısmın yedek akçeye ayrılmasının afaki iyiniyet kurallarına uygun olup olmadığının «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, genel kurul kararının yanlış yorumlanarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1713 E. 2021/1385 K.
Ortak:kâr dağıtımı
İncelediğiniz karardaDavalı «anonim şirketin» 30.4.2003 tarihli genel kurulunun iptali istenen gündemin 7. maddesinde, elde edilen kardan yasa hükümleri uyarınca yapılması gereken ödemelerin yapılmasına, zorunlu ihtiyatların ayrılmasına, 1. temettü «dağıtılmamasına» bakiye karın fevkalade ihtiyat olarak şirket bünyesinde bırakılmasına karar verilmiş, mahkemece, hükme dayanak yapılan ve bir üyenin haricinde diğer üyelerin uzmanlık alanları da dosya kapsamından tam anlaşılamayan bilirkişi kurulunca, iptali istenen bu gündem maddesi hükmü TTK.nun 469/2 ve «esas sözleşmenin» 30/c madde hükümleri çerçevesinde değerlendirip genel kurulun şirket menfaatine gerekli bulduğu hallerde karın dağıtılmamasına, «yedek akçeye» ayrılmasına karar verebileceği sonucuna varılarak, karın şirket bünyesinde bırakılarak yedek akçeye ayrılmasında yasa ve esas «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı sonucuna varılmıştır. .
Oysa, anılan bilirkişi kurulu raporunda, TTK.nun «kar payının dağıtılma»-masının haklı nedenler ile ilgili 469/2. madde hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmiş olup, mahkemece bu koşulların oluşup oluşmadığı üzerinde durulmamış ve tartışılmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 28.03.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı «olağan genel kurul» toplantısında alınan karın % 20'sinin «dağıtılmasına» ilişkin 15. gündem maddesinde alınan kararın iptaline, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 28.03.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı «olağan genel kurul» toplantısında alınan karın % 20'sinin «dağıtılmasına» ilişkin 15. gündem maddesinde alınan kararın iptaline, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
3 benzer karar daha
-
Yedek akçeye ayırma takdiri objektif iyi niyet kuralına tabidir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/6096 E. 2005/6565 K.
Ortak:kâr dağıtımı · yedek akçe · genel kurul kararının iptali · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaDavalı «anonim şirketin» 30.4.2003 tarihli genel kurulunun iptali istenen gündemin 7. maddesinde, elde edilen kardan yasa hükümleri uyarınca yapılması gereken ödemelerin yapılmasına, zorunlu ihtiyatların ayrılmasına, 1. temettü «dağıtılmamasına» bakiye karın fevkalade ihtiyat olarak şirket bünyesinde bırakılmasına karar verilmiş, mahkemece, hükme dayanak yapılan ve bir üyenin haricinde diğer üyelerin uzmanlık alanları da dosya kapsamından tam anlaşılamayan bilirkişi kurulunca, iptali istenen bu gündem maddesi hükmü TTK.nun 469/2 ve «esas sözleşmenin» 30/c madde hükümleri çerçevesinde değerlendirip genel kurulun şirket menfaatine gerekli bulduğu hallerde karın dağıtılmamasına, «yedek akçeye» ayrılmasına karar verebileceği sonucuna varılarak, karın şirket bünyesinde bırakılarak yedek akçeye ayrılmasında yasa ve esas «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı sonucuna varılmıştır. .
Oysa, anılan bilirkişi kurulu raporunda, TTK.nun «kar payının dağıtılma»-masının haklı nedenler ile ilgili 469/2. madde hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmiş olup, mahkemece bu koşulların oluşup oluşmadığı üzerinde durulmamış ve tartışılmamıştır.
Benzer bu karardaTTK'nun 469/2 hükmünce bakiye karın gerek bulunması halinde «dağıtılmayıp», «yedek akçeye» ayrılması mümkün bulunmaktadır.
Mahkemece, dava konusu «genel kurul kararlarının iptalini» gerektirir bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 25.10.2004 gün ve 2004/572 E, 10310 K. sayılı ilamıyla onanmıştır.
İptali talep edilen 30.04.2002 tarihli genel kurulda gündemin 5.maddesi olarak yönetim kurulunun «kar dağıtım» teklifi okunmuş ve yapılan oylama sonucunda "Dağıtılması zorunlu olan % 5 I.temettü kar payları ve 50 Milyar dağıtılacak kardan yasal kesintiler yapıldıktan sonra, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Kârın tamamının yedek akçeye ayrılmasında ihlal bulunmadığını ispat yükü davalıdadır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13234 E. 2014/3514 K.
Ortak:Genel kurul kararının iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı hakkı · müktesep hak
Benzer bu kararda6762 sayılı TTK’nın 385. maddesinde düzenlenen «müktesep hak» olan «kar payı hakkı» ile bu hakkın istisnasını oluşturan anılan Yasa’nın 469/2. fıkrası arasındaki hassas dengenin kurulması zorunludur.
Bu itibarla, mahkemece, kâr «payının» nispi «müktesep hak» olduğu ve Mülga TTK’nın 469/2. maddesinin TTK’nın 385. maddeyi bertaraf eden bir hüküm olmayıp, gerektiğinde uygulanması mümkün istisnai bir nitelik taşıdığı, pay sahibinin yeterli oranda kâr payı üzerinde müktesep hakkı bulunduğu, dolayısı ile istisnai hakların sakınılarak kullanılması gerektiği ilkesi çerçevesinde «kar payının dağıtılmamasına» ilişkin genel kurul kararının «iyiniyetli» olmadığının kabulü ile alınan kararın iptaline karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12240 E. 2013/10341 K.
Ortak:kâr dağıtımı
İncelediğiniz karardaDavalı «anonim şirketin» 30.4.2003 tarihli genel kurulunun iptali istenen gündemin 7. maddesinde, elde edilen kardan yasa hükümleri uyarınca yapılması gereken ödemelerin yapılmasına, zorunlu ihtiyatların ayrılmasına, 1. temettü «dağıtılmamasına» bakiye karın fevkalade ihtiyat olarak şirket bünyesinde bırakılmasına karar verilmiş, mahkemece, hükme dayanak yapılan ve bir üyenin haricinde diğer üyelerin uzmanlık alanları da dosya kapsamından tam anlaşılamayan bilirkişi kurulunca, iptali istenen bu gündem maddesi hükmü TTK.nun 469/2 ve «esas sözleşmenin» 30/c madde hükümleri çerçevesinde değerlendirip genel kurulun şirket menfaatine gerekli bulduğu hallerde karın dağıtılmamasına, «yedek akçeye» ayrılmasına karar verebileceği sonucuna varılarak, karın şirket bünyesinde bırakılarak yedek akçeye ayrılmasında yasa ve esas «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı sonucuna varılmıştır. .
Oysa, anılan bilirkişi kurulu raporunda, TTK.nun «kar payının dağıtılma»-masının haklı nedenler ile ilgili 469/2. madde hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmiş olup, mahkemece bu koşulların oluşup oluşmadığı üzerinde durulmamış ve tartışılmamıştır.
Benzer bu karardaBir sermaye ortaklığı olan «limited şirketlerde» de TTK hükümleri uyarınca çıkarılan ticari bilançoya göre karın «dağıtılması» gerekmektedir.
Ayrıca, TTK'nın 539/4. maddesi hükmüne göre, genel kurulca «kar payının» dağılması yönünde karar verilmedikçe, kâr «payının dağıtılması» mümkün bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı şirketin dava konusu edilen dönem bakımından karın «dağıtılması» hususunda alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · kâr payı dağıtımı · ortaklık sözleşmesi · kar payı · ortaklar kurulu kararı · limited şirket · kâr payı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ve davalı ...'ın diğer davalı şirket ortağı oldukları, bilirkişi raporuna göre davacıların 18.397,77.-'şer TL «kar payı» alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kâr payının ödenmesinden şirket sorumlu olduğundan davalı ...'a yönelik davanın taraf «sıfatı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, TTK'nın 539/4. maddesi hükmüne göre, genel kurulca «kar payının» dağılması yönünde karar verilmedikçe, kâr «payının dağıtılması» mümkün bulunmamaktadır.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin davalı ...'a ilişkin «husumetten» red kararına yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı şirket vekilinin temyizine gelince, Mülga TTK'nın 533. maddesi hükmü uyarınca, «ortaklık sözleşmesinde» aksine düzenleme olmadıkça, ortaklar, sermaye borçlarını yerine getirdikleri oranda, yıllık bilançoda gösterilen safi kardan pay alma hakkına sahiptirler.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2004/7121 E., 2005/4042 K.
11. Hukuk Dairesi 2004/7121 E., 2005/4042 K.
GENEL KURUL KARARININ İPTALİ
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 469 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (Beydğlu Asliye İkinci Ticaret Mah-kemesi)nce verilen 24.3.2004 tarih ve 2003/309-2004/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekiii tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin pay sahibi olduğu davalı şiketin 30.4.2003 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında gündemin 2. maddesindeki, yönetim kurulu faaliyet raporu, 3. maddesindeki bilanço, kar ve zarar hesapları, 4. maddesindeki, yönetim kurulu üyelerinin, müdürlerinin ve murakıbın karar, muamele ve tasarrufları, 5. maddesindeki yönetim kurulu üyelerinin seçimi, 7, maddesindeki eide edilen kardan yasa hükümleri uyarınca yapılması gereken ödemelerin yapılmasına, zorunlu ihtiyatların ayrılmasına, 1. temettü dağıtılmamasına bakiye karın fevkalade ihtiyat olarak şirket bünyesinde bırakılmasına, 8. maddesindeki şirket esas sözleşmesinin şirket sermayesine dair değişiklik metninde olduğu gibi değiştirilmesine ilişkin alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, anılan genel kurul toplantısının yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına uygun olarak gerçekleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının iptalini istediği gündem maddelerinin hangi yönlerden yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun belirtmediği, buna ilişkin bir isbat vasıtasının da mevcut olmadığı, davalı şirketin 30.4.2003 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında anılan kararların iptalinin gerekmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
2- Dava, davalı şirketin olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Davalı anonim şirketin 30.4.2003 tarihli genel kurulunun iptali istenen gündemin 7. maddesinde, elde edilen kardan yasa hükümleri uyarınca yapılması gereken ödemelerin yapılmasına, zorunlu ihtiyatların ayrılmasına, 1. temettü dağıtılmamasına bakiye karın fevkalade ihtiyat olarak şirket bünyesinde bırakılmasına karar verilmiş, mahkemece, hükme dayanak yapılan ve bir üyenin haricinde diğer üyelerin uzmanlık alanları da dosya kapsamından tam anlaşılamayan bilirkişi kurulunca, iptali istenen bu gündem maddesi hükmü TTK.nun 469/2 ve esas sözleşmenin 30/c madde hükümleri çerçevesinde değerlendirip genel kurulun şirket menfaatine gerekli bulduğu hallerde karın dağıtılmamasına, yedek akçeye ayrılmasına karar verebileceği sonucuna varılarak, karın şirket bünyesinde bırakılarak yedek akçeye ayrılmasında yasa ve esas sözleşmeye aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
.
Oysa, anılan bilirkişi kurulu raporunda, TTK.nun kar payının dağıtılma-masının haklı nedenler ile ilgili 469/2. madde hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmiş olup, mahkemece bu koşulların oluşup oluşmadığı üzerinde durulmamış ve tartışılmamıştır. Bu koşulların tespit ve takdiri için içinde ekonomi alanında uzmanlığı bulunan bir bilirkişiden de görüş almak gerekmektedir. Oysa, hükmün dayandığı bilirkişi kurulu raporunda soyut değerlendirmenin ötesinde bir inceleme yapılmadığı açıktır.
Bu durumda, mahkemece, şirketler hukuku ve ekonomi alanında uzmanlığı bulunan birer bilirkişinin de içinde bulunduğu üç kişilik başka bir bilirkişi kurulu oluşturularak, TTK.nun 469/2. madde hükmünde yazılı haklı nedenlerin somut olayda bulunup bulunmadığını tartışan, ayrıca davacı vekilinin rapora itirazları üzerinde de durup, değerlendirme yapan, denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınması sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi görüşüne dayalı olarak eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.4.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16420900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz