İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12846 E. 2014/2483 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil avansı↗ gemi adamı↗ bilirkişi ücreti↗ tahkikat↗ depo kararı↗ kesin süre↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin depo edilmediği, mahkemece verilen kesin sürenin hem mahkemeyi hem de tarafları bağladığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 94. maddesi gereğince kesin süreye riayetsizlikten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, gemi adamının bakiye ücret alacağının tahsili istemiyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, her ne kadar mahkemece 27.09.2012 tarihli celsede davacı vekiline 400 TL bilirkişi ücretini yatırmak üzere 2 hafta kesin süre verilmiş ve söz konusu ücretin kesin süre içerisinde depo edilmediğinden bahisle dava usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğünden sonra tahkikat aşamasında bulunan işbu dava yönünden HMK 324.maddesi uyarınca, delil avansı sayılan bilirkişi ücreti yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı, diğer delillerin de değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5641 E. 2013/21599 K.
Ortak:delil avansı · bilirkişi ücreti · tahkikat · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaAncak, her ne kadar mahkemece 27.09.2012 tarihli celsede davacı vekiline 400 TL «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere 2 hafta «kesin süre» verilmiş ve söz konusu ücretin kesin süre içerisinde «depo» edilmediğinden bahisle dava usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğünden sonra «tahkikat» aşamasında bulunan işbu dava yönünden HMK 324.maddesi uyarınca, «delil avansı» sayılan bilirkişi ücreti yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı, diğer delillerin de değer …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretinin» «depo» edilmediği, mahkemece verilen kesin sürenin hem mahkemeyi hem de tarafları bağladığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 94. maddesi gereğince kesin süreye riayetsizlikten reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHer ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 25.10.2011 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince tebliğ gider avansı ve sabit avansın yatırılması hususunda «kesin süre» verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, dava «şartı yokluğundan» söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta «gider avansı» değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile usulüne uygun «kesin süre» verilmeden ve delil avansının yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Somut uyuşmazlıkta "1.200 TL «bilirkişi ücreti», 25 TL dosyanın gidiş dönüş «masrafının» yatırılması için 2 hafta «kesin süre» verilmesi" şeklinde «ihtarat», usulüne uygun olmadığı gibi, davanın delil avansının da kesin süre içerisinde yatırılmadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gider avansı · ihtarat · ek mehil · dava şartı yokluğu · usulden reddi · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafa 25.10.2011 tarihli celsede gider ve delil avansın yatırmak üzere süre verildiği, «kesin süre» içerisinde gider ve delil avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Her ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 25.10.2011 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince tebliğ gider avansı ve sabit avansın yatırılması hususunda «kesin süre» verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, dava «şartı yokluğundan» söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta "1.200 TL «bilirkişi ücreti», 25 TL dosyanın gidiş dönüş «masrafının» yatırılması için 2 hafta «kesin süre» verilmesi" şeklinde «ihtarat», usulüne uygun olmadığı gibi, davanın delil avansının da kesin süre içerisinde yatırılmadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
Somut uyuşmazlıkta «gider avansı» değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile usulüne uygun «kesin süre» verilmeden ve delil avansının yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5625 E. 2013/21062 K.
Ortak:delil avansı · tahkikat · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaAncak, her ne kadar mahkemece 27.09.2012 tarihli celsede davacı vekiline 400 TL «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere 2 hafta «kesin süre» verilmiş ve söz konusu ücretin kesin süre içerisinde «depo» edilmediğinden bahisle dava usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğünden sonra «tahkikat» aşamasında bulunan işbu dava yönünden HMK 324.maddesi uyarınca, «delil avansı» sayılan bilirkişi ücreti yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı, diğer delillerin de değer …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretinin» «depo» edilmediği, mahkemece verilen kesin sürenin hem mahkemeyi hem de tarafları bağladığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 94. maddesi gereğince kesin süreye riayetsizlikten reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHer ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 06.09.2012 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince bilirkişi ücretinden oluşan 1.500 TL gider avansınının yatırılması hususunda «kesin süre» verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, dava «şartı yokluğundan» söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta «gider avansı» değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile usulüne uygun «kesin süre» verilmeden ve delil avansının yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, verilen «kesin süre» içeresinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gider avansı · abonman sigorta poliçesi · rücuan tazminat · dava şartı yokluğu · usulden reddi · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, ticari risk «abonman sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuan tazminatın» tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup 6100 sayılı HMK'nın yürürlük tarihi olan 01.10.2011 tarihinden önce açılmıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, verilen «kesin süre» içeresinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Her ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 06.09.2012 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince bilirkişi ücretinden oluşan 1.500 TL gider avansınının yatırılması hususunda «kesin süre» verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, dava «şartı yokluğundan» söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta «gider avansı» değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile usulüne uygun «kesin süre» verilmeden ve delil avansının yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11444 E. 2014/2023 K.
Ortak:delil avansı · tahkikat · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaAncak, her ne kadar mahkemece 27.09.2012 tarihli celsede davacı vekiline 400 TL «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere 2 hafta «kesin süre» verilmiş ve söz konusu ücretin kesin süre içerisinde «depo» edilmediğinden bahisle dava usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğünden sonra «tahkikat» aşamasında bulunan işbu dava yönünden HMK 324.maddesi uyarınca, «delil avansı» sayılan bilirkişi ücreti yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı, diğer delillerin de değer …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretinin» «depo» edilmediği, mahkemece verilen kesin sürenin hem mahkemeyi hem de tarafları bağladığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 94. maddesi gereğince kesin süreye riayetsizlikten reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHer ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 15.02.2012 tarihli ön «inceleme tutanağında» davacı vekiline 120.00 TL gider avansının yatırılması için «muhtıra» çıkarılmasına karar verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının muhtırada verilen «kesin süre» içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, dava «şartı yokluğundan» söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta «gider avansı» değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile usulüne uygun «kesin süre» verilmeden ve delil avansının yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
… , 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115.maddesinin 2.fıkrası gereğince, davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmamış olmasından kaynaklanan dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün olduğundan, davacı tarafa dava şartı noksanlığını gidermesi için verilen «kesin süreye» rağmen, kesin süre içinde dava şartı noksanlığının giderilmediği, davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmadığı,bu hali ile dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacı vekili tarafından açılan davanın, dava «şartı yokluğundan» («usulden) reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · ön inceleme tutanağı · gider avansı · muhtıra · dava şartı yokluğu · usulden reddi
Benzer bu karardaHer ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 15.02.2012 tarihli ön «inceleme tutanağında» davacı vekiline 120.00 TL gider avansının yatırılması için «muhtıra» çıkarılmasına karar verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının muhtırada verilen «kesin süre» içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, dava «şartı yokluğundan» söz edilemez.
… , 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115.maddesinin 2.fıkrası gereğince, davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmamış olmasından kaynaklanan dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün olduğundan, davacı tarafa dava şartı noksanlığını gidermesi için verilen «kesin süreye» rağmen, kesin süre içinde dava şartı noksanlığının giderilmediği, davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmadığı,bu hali ile dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacı vekili tarafından açılan davanın, dava «şartı yokluğundan» («usulden) reddine» karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta «gider avansı» değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile usulüne uygun «kesin süre» verilmeden ve delil avansının yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8332 E. 2022/5103 K.
Ortak:delil avansı · bilirkişi ücreti · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaAncak, her ne kadar mahkemece 27.09.2012 tarihli celsede davacı vekiline 400 TL «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere 2 hafta «kesin süre» verilmiş ve söz konusu ücretin kesin süre içerisinde «depo» edilmediğinden bahisle dava usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğünden sonra «tahkikat» aşamasında bulunan işbu dava yönünden HMK 324.maddesi uyarınca, «delil avansı» sayılan bilirkişi ücreti yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı, diğer delillerin de değer …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretinin» «depo» edilmediği, mahkemece verilen kesin sürenin hem mahkemeyi hem de tarafları bağladığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 94. maddesi gereğince kesin süreye riayetsizlikten reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince, mahkemece, «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» eksikliğinin tamamlanması için davacı vekiline iki haftalık «kesin süre» verilmesine, verilen süreye uyulmadığı takdirde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacaklarının «ihtar» edilmesine, davacı vekilinin kesin süre içerisinde delil avansı eksikliğini tamamlamaması nedeniyle bilirkişi deliline dayanmaktan «vazgeçmiş sayılmasına», mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlayamamış kabul edilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan r …
İlk derece mahkemesince, davaya konu alacağın özel ve teknik bilgi gerektirmesi sebebiyle 13/09/2018 tarihli birinci celsede «bilirkişi ücretinin» yatırılması amacıyla davacıya «kesin süre» verildiği, davacı tarafın verilen süreye riayet etmediği ve delil avansını yatırmadığı, bu nedenle «ara» kararda belirtildiği üzere bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş kabul edildiği, dosyanın mevcut delil durumu ile davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vazgeçmiş sayılma · ara karar · ihtar
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince, mahkemece, «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» eksikliğinin tamamlanması için davacı vekiline iki haftalık «kesin süre» verilmesine, verilen süreye uyulmadığı takdirde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacaklarının «ihtar» edilmesine, davacı vekilinin kesin süre içerisinde delil avansı eksikliğini tamamlamaması nedeniyle bilirkişi deliline dayanmaktan «vazgeçmiş sayılmasına», mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlayamamış kabul edilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan r …
İlk derece mahkemesince, davaya konu alacağın özel ve teknik bilgi gerektirmesi sebebiyle 13/09/2018 tarihli birinci celsede «bilirkişi ücretinin» yatırılması amacıyla davacıya «kesin süre» verildiği, davacı tarafın verilen süreye riayet etmediği ve delil avansını yatırmadığı, bu nedenle «ara» kararda belirtildiği üzere bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş kabul edildiği, dosyanın mevcut delil durumu ile davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2807 E. 2012/8428 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretinin» «depo» edilmediği, mahkemece verilen kesin sürenin hem mahkemeyi hem de tarafları bağladığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 94. maddesi gereğince kesin süreye riayetsizlikten reddine karar verilmiştir.
Ancak, her ne kadar mahkemece 27.09.2012 tarihli celsede davacı vekiline 400 TL «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere 2 hafta «kesin süre» verilmiş ve söz konusu ücretin kesin süre içerisinde «depo» edilmediğinden bahisle dava usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğünden sonra «tahkikat» aşamasında bulunan işbu dava yönünden HMK 324.maddesi uyarınca, «delil avansı» sayılan bilirkişi ücreti yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı, diğer delillerin de değer …
Benzer bu karardaMahkemece, «imza incelemesi» yapılması hususunda davacıya «ara» kararla «bilirkişi ücreti» yatırması için «kesin süre» verilmesine rağmen bilirkişi ücretinin yatırılmadığı ve davacı vekilinin imza incelemesine gerek olmadığı yönünde beyanda bulunduğu, imza incelemesi yapılması gerekli görüldüğü ve ara kararın yerine getirilmediği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza incelemesi · davanın açılmamış sayılması · ara karar · açılmamış sayılma · bilirkişi incelemesi · yargılama gideri
Benzer bu karardaMahkemece, «imza incelemesi» yapılması hususunda davacıya «ara» kararla «bilirkişi ücreti» yatırması için «kesin süre» verilmesine rağmen bilirkişi ücretinin yatırılmadığı ve davacı vekilinin imza incelemesine gerek olmadığı yönünde beyanda bulunduğu, imza incelemesi yapılması gerekli görüldüğü ve ara kararın yerine getirilmediği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacı taraf «bilirkişi incelemesi» için gerekli gideri ödemediğine göre, mahkemece davacının bu delilden vazgeçmiş sayılacağı kabul edilerek davanın esası hakkında bir karar vermek gerekirken «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkin olup, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümleri uyarınca «yargılama giderlerinin» yatırılmaması, o delilin incelenmemesi sonucunu doğurur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6345 E. 2013/20380 K.
Ortak:kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretinin» «depo» edilmediği, mahkemece verilen kesin sürenin hem mahkemeyi hem de tarafları bağladığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 94. maddesi gereğince kesin süreye riayetsizlikten reddine karar verilmiştir.
Ancak, her ne kadar mahkemece 27.09.2012 tarihli celsede davacı vekiline 400 TL «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere 2 hafta «kesin süre» verilmiş ve söz konusu ücretin kesin süre içerisinde «depo» edilmediğinden bahisle dava usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğünden sonra «tahkikat» aşamasında bulunan işbu dava yönünden HMK 324.maddesi uyarınca, «delil avansı» sayılan bilirkişi ücreti yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı, diğer delillerin de değer …
Benzer bu karardaMahkemece, «kesin süre» verilerek davacı tarafından yatırılması istenen tutar, 6100 sayılı HMK'nın 120/2 maddesinde öngörülen «gider avansı» olmayıp «bilirkişi incelemesi» yaptırılması için gerekli delil avansıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gider avansı · usulden reddi · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece, «kesin süre» verilerek davacı tarafından yatırılması istenen tutar, 6100 sayılı HMK'nın 120/2 maddesinde öngörülen «gider avansı» olmayıp «bilirkişi incelemesi» yaptırılması için gerekli delil avansıdır.
Mahkemece, davacı vekiline bilirkişi gider avansını yatırması için sonuçları da hatırlatılmak suretiyle iki hafta süre verildiği, buna rağmen eksikliğin giderilmediği gerekçesine dayanılmak suretiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/g,115/2 ve 120/2 maddeleri gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10435 E. 2015/10579 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretinin» «depo» edilmediği, mahkemece verilen kesin sürenin hem mahkemeyi hem de tarafları bağladığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 94. maddesi gereğince kesin süreye riayetsizlikten reddine karar verilmiştir.
Ancak, her ne kadar mahkemece 27.09.2012 tarihli celsede davacı vekiline 400 TL «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere 2 hafta «kesin süre» verilmiş ve söz konusu ücretin kesin süre içerisinde «depo» edilmediğinden bahisle dava usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğünden sonra «tahkikat» aşamasında bulunan işbu dava yönünden HMK 324.maddesi uyarınca, «delil avansı» sayılan bilirkişi ücreti yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı, diğer delillerin de değer …
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, bilirkişiden yeniden rapor alınması için «bilirkişi ücreti» yatırılması hususunda davacıya «kesin süre» verilmesine rağmen davacı tarafça bilirkişi ücreti yatırılmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 324/1-2-3'üncü maddesi hükmü uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı olduğu, delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağı belirtildiği, bilirkişi masrafı yatırılmadığı gibi dosyada delil olarak dayanılan ortaklık kayıtları, belgeler ve taraf beyanlarının «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli bulunmadığı gerekçesiyle davanın davalı şirket yönünden ispat olunamadığından reddine, davalı D..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · ortaklık ilişkisi · dosya masrafı · husumet
Benzer bu karardaU.. yönünden de «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26/05/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, bilirkişiden yeniden rapor alınması için «bilirkişi ücreti» yatırılması hususunda davacıya «kesin süre» verilmesine rağmen davacı tarafça bilirkişi ücreti yatırılmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 324/1-2-3'üncü maddesi hükmü uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı olduğu, delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağı belirtildiği, bilirkişi masrafı yatırılmadığı gibi dosyada delil olarak dayanılan ortaklık kayıtları, belgeler ve taraf beyanlarının «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli bulunmadığı gerekçesiyle davanın davalı şirket yönünden ispat olunamadığından reddine, davalı D..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10405 E. 2015/10578 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretinin» «depo» edilmediği, mahkemece verilen kesin sürenin hem mahkemeyi hem de tarafları bağladığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 94. maddesi gereğince kesin süreye riayetsizlikten reddine karar verilmiştir.
Ancak, her ne kadar mahkemece 27.09.2012 tarihli celsede davacı vekiline 400 TL «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere 2 hafta «kesin süre» verilmiş ve söz konusu ücretin kesin süre içerisinde «depo» edilmediğinden bahisle dava usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğünden sonra «tahkikat» aşamasında bulunan işbu dava yönünden HMK 324.maddesi uyarınca, «delil avansı» sayılan bilirkişi ücreti yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı, diğer delillerin de değer …
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişiden yeniden rapor alınması için «bilirkişi ücreti» yatırılması hususunda davacıya «kesin süre» verilmesine rağmen davacı tarafça bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 324/1-2-3 üncü maddesinin hükmü uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı olduğu delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağının belirtildiği, 6100 sayılı yasanın 325 md. hükmünün üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabilir olduğu, somut olayda uygulanamayacağı, dosyada delil olarak dayanılan ortaklık kayıtları, belgeler ve taraf beyanlarının «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli bulunmadığı, bu durumda davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişiden yeniden rapor alınması için «bilirkişi ücreti» yatırılması hususunda davacıya «kesin süre» verilmesine rağmen davacı tarafça bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 324/1-2-3 üncü maddesinin hükmü uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı olduğu delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağının belirtildiği, 6100 sayılı yasanın 325 md. hükmünün üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabilir olduğu, somut olayda uygulanamayacağı, dosyada delil olarak dayanılan ortaklık kayıtları, belgeler ve taraf beyanlarının «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli bulunmadığı, bu durumda davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/12846 E. , 2014/2483 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/02/2013
NUMARASI 2010/620-2013/24
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/02/2013 tarih ve 2010/620-2013/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının işleteni olduğu gemide çalışıp 2009 yılı Eylül ve Ekim aylarına ilişkin maaşlarını alamadığını, davalının başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını, % 40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin depo edilmediği, mahkemece verilen kesin sürenin hem mahkemeyi hem de tarafları bağladığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 94. maddesi gereğince kesin süreye riayetsizlikten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, gemi adamının bakiye ücret alacağının tahsili istemiyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, her ne kadar mahkemece 27.09.2012 tarihli celsede davacı vekiline 400 TL bilirkişi ücretini yatırmak üzere 2 hafta kesin süre verilmiş ve söz konusu ücretin kesin süre içerisinde depo edilmediğinden bahisle dava usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğünden sonra tahkikat aşamasında bulunan işbu dava yönünden HMK 324.maddesi uyarınca, delil avansı sayılan bilirkişi ücreti yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı, diğer delillerin de değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101725500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz