Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5641 E. 2013/21599 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil avansı↗ gider avansı↗ ihtarat↗ bilirkişi ücreti↗ ek mehil↗ tahkikat↗ dava şartı yokluğu↗ kesin süre↗ usulden reddi↗ dosya masrafı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı tarafa 25.10.2011 tarihli celsede gider ve delil avansın yatırmak üzere süre verildiği, kesin süre içerisinde gider ve delil avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, endüstriyel tasarım hakkına tecavüz edildiği iddiasıyla 6100 sayılı HMK'nın yürürlük tarihi olan 01.10.2011 tarihinden önce açılmıştır. Her ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 25.10.2011 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince tebliğ gider avansı ve sabit avansın yatırılması hususunda kesin süre verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve tahkikat aşamasında bulunan işbu davada, dava şartı yokluğundan söz edilemez. Somut uyuşmazlıkta gider avansı değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca delil avansı istenebileceğinin kabulü ile usulüne uygun kesin süre verilmeden ve delil avansının yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca, HUMK’nın 159 ve 163. maddeleri uyarınca hakim belirli bir hususun yerine getirilmesi için taraflara kesin süre verebilir. Ancak bu husus tayin edilirken kesin mehlin konusu yerine getirilmesi halinde hukuki sonuçları ve mehil verilen tarafın yükümlülükleri, kararda açıkça belirtilmelidir. Somut uyuşmazlıkta "1.200 TL bilirkişi ücreti, 25 TL dosyanın gidiş dönüş masrafının yatırılması için 2 hafta kesin süre verilmesi" şeklinde ihtarat, usulüne uygun olmadığı gibi, davanın delil avansının da kesin süre içerisinde yatırılmadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2268 E. 2017/4545 K.
Ortak:delil avansı · gider avansı · ihtarat · bilirkişi ücreti · ek mehil · kesin süre · dosya masrafı · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta "1.200 TL «bilirkişi ücreti», 25 TL dosyanın gidiş dönüş «masrafının» yatırılması için 2 hafta «kesin süre» verilmesi" şeklinde «ihtarat», usulüne uygun olmadığı gibi, davanın delil avansının da kesin süre içerisinde yatırılmadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
Somut uyuşmazlıkta «gider avansı» değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile usulüne uygun «kesin süre» verilmeden ve delil avansının yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Her ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 25.10.2011 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince tebliğ gider avansı ve sabit avansın yatırılması hususunda «kesin süre» verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, dava «şartı yokluğundan» söz edilemez.
Benzer bu kararda… alının eylemlerinin davacı tasarımına tecavüz niteliğinde olup olmadığının tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiği ancak davacı vekiline bilirkişi, «tebligat» ve dosyanın posta gidiş dönüşü «masrafı» için iki haftalık «kesin süre» verilmesine rağmen talimat giderinin karşılanmadığı, 28.05.2015 tarihli oturumda, dava dosyasında bulunan «gider avansı» miktarına göre bu miktarın mahsubu ile «bilirkişi incelemesi» yapılması için eksik kalan 1.300,00 TL talimat gideri bulunduğu anlaşılmakla, eksik talimat «bilirkişi ücretini» karşılaması için davacı vekiline verilen iki hafta kesin süre içinde yine «ara» karar gereğinin yerine getirilmediği, tasarım hakkına tecavüz eylemlerinin tespit ve değerlendirilmesinin özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği, ancak kesin sürenin …
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa gönderilen «ihtaratta» «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» «kesin süre» içinde yatırılmaması halinde 6100 sayılı HMK'nın 324/2. maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına dair sonuçları hatırlatılmadan yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, tasarım hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının eylemlerinin tecavüz niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından bilirkişi raporu alınması gerektiği ancak davacı tarafın iki haftalık «kesin süre» içinde «bilirkişi ücretini» ödemediği ve dosyadaki mevcut delillerle de iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · ara karar · ihtar · bilirkişi incelemesi · tebligat
Benzer bu kararda… alının eylemlerinin davacı tasarımına tecavüz niteliğinde olup olmadığının tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiği ancak davacı vekiline bilirkişi, «tebligat» ve dosyanın posta gidiş dönüşü «masrafı» için iki haftalık «kesin süre» verilmesine rağmen talimat giderinin karşılanmadığı, 28.05.2015 tarihli oturumda, dava dosyasında bulunan «gider avansı» miktarına göre bu miktarın mahsubu ile «bilirkişi incelemesi» yapılması için eksik kalan 1.300,00 TL talimat gideri bulunduğu anlaşılmakla, eksik talimat «bilirkişi ücretini» karşılaması için davacı vekiline verilen iki hafta kesin süre içinde yine «ara» karar gereğinin yerine getirilmediği, tasarım hakkına tecavüz eylemlerinin tespit ve değerlendirilmesinin özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği, ancak kesin sürenin …
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, niteliği itibariyle «delil avansı» olan gider için verilen «kesin mehilin» sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden bahsedilemez.
Davacı vekiline verilen «kesin mehil» 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesinde yazılı olan «bilirkişi ücretine» ilişkin delil avansının yatırılmasına ilişkindir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5640 E. 2013/20729 K.
Ortak:delil avansı · gider avansı · ihtarat · bilirkişi ücreti · ek mehil · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi · dava şartı · Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı tarafa 25.10.2011 tarihli celsede gider ve delil avansın yatırmak üzere süre verildiği, «kesin süre» içerisinde gider ve delil avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Her ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 25.10.2011 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince tebliğ gider avansı ve sabit avansın yatırılması hususunda «kesin süre» verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, dava «şartı yokluğundan» söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta «gider avansı» değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile usulüne uygun «kesin süre» verilmeden ve delil avansının yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekiline verilen «kesin mehil» yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g, 120 ve 324. maddelerinde yazılı olan «gider avansı» ve «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» yatırılmasına ilişkindir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağı gibi mahkemece hem «gider avansı» hem «delil avansı» için verilen «kesin» mehlin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun «kesin mehil» verildiğinden bahsedilemez.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı tarafın verilen «kesin süreye» rağmen gider avansını yatırmadığı, söz konusu eksikliğin dava şartı olduğu, gider avansının verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vazgeçmiş sayılma · kesin mehil · ihtar
Benzer bu karardaAksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağı gibi mahkemece hem «gider avansı» hem «delil avansı» için verilen «kesin» mehlin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun «kesin mehil» verildiğinden bahsedilemez.
Davacı vekiline verilen «kesin mehil» yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g, 120 ve 324. maddelerinde yazılı olan «gider avansı» ve «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» yatırılmasına ilişkindir.
-
İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12846 E. 2014/2483 K.
Ortak:delil avansı · bilirkişi ücreti · tahkikat · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaHer ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 25.10.2011 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince tebliğ gider avansı ve sabit avansın yatırılması hususunda «kesin süre» verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, dava «şartı yokluğundan» söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta «gider avansı» değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile usulüne uygun «kesin süre» verilmeden ve delil avansının yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Somut uyuşmazlıkta "1.200 TL «bilirkişi ücreti», 25 TL dosyanın gidiş dönüş «masrafının» yatırılması için 2 hafta «kesin süre» verilmesi" şeklinde «ihtarat», usulüne uygun olmadığı gibi, davanın delil avansının da kesin süre içerisinde yatırılmadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, her ne kadar mahkemece 27.09.2012 tarihli celsede davacı vekiline 400 TL «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere 2 hafta «kesin süre» verilmiş ve söz konusu ücretin kesin süre içerisinde «depo» edilmediğinden bahisle dava usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğünden sonra «tahkikat» aşamasında bulunan işbu dava yönünden HMK 324.maddesi uyarınca, «delil avansı» sayılan bilirkişi ücreti yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı, diğer delillerin de değer …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretinin» «depo» edilmediği, mahkemece verilen kesin sürenin hem mahkemeyi hem de tarafları bağladığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 94. maddesi gereğince kesin süreye riayetsizlikten reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi adamı · depo kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretinin» «depo» edilmediği, mahkemece verilen kesin sürenin hem mahkemeyi hem de tarafları bağladığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 94. maddesi gereğince kesin süreye riayetsizlikten reddine karar verilmiştir.
Dava, «gemi adamının» bakiye ücret alacağının tahsili istemiyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, her ne kadar mahkemece 27.09.2012 tarihli celsede davacı vekiline 400 TL «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere 2 hafta «kesin süre» verilmiş ve söz konusu ücretin kesin süre içerisinde «depo» edilmediğinden bahisle dava usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğünden sonra «tahkikat» aşamasında bulunan işbu dava yönünden HMK 324.maddesi uyarınca, «delil avansı» sayılan bilirkişi ücreti yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı, diğer delillerin de değer …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5625 E. 2013/21062 K.
Ortak:delil avansı · gider avansı · tahkikat · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaHer ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 25.10.2011 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince tebliğ gider avansı ve sabit avansın yatırılması hususunda «kesin süre» verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, dava «şartı yokluğundan» söz edilemez.
Mahkemece, davacı tarafa 25.10.2011 tarihli celsede gider ve delil avansın yatırmak üzere süre verildiği, «kesin süre» içerisinde gider ve delil avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta «gider avansı» değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile usulüne uygun «kesin süre» verilmeden ve delil avansının yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaHer ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 06.09.2012 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince bilirkişi ücretinden oluşan 1.500 TL gider avansınının yatırılması hususunda «kesin süre» verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, dava «şartı yokluğundan» söz edilemez.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, verilen «kesin süre» içeresinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta «gider avansı» değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile usulüne uygun «kesin süre» verilmeden ve delil avansının yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:abonman sigorta poliçesi · rücuan tazminat · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, ticari risk «abonman sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuan tazminatın» tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup 6100 sayılı HMK'nın yürürlük tarihi olan 01.10.2011 tarihinden önce açılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11444 E. 2014/2023 K.
Ortak:delil avansı · gider avansı · tahkikat · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaHer ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 25.10.2011 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince tebliğ gider avansı ve sabit avansın yatırılması hususunda «kesin süre» verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, dava «şartı yokluğundan» söz edilemez.
Mahkemece, davacı tarafa 25.10.2011 tarihli celsede gider ve delil avansın yatırmak üzere süre verildiği, «kesin süre» içerisinde gider ve delil avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta «gider avansı» değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile usulüne uygun «kesin süre» verilmeden ve delil avansının yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaHer ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 15.02.2012 tarihli ön «inceleme tutanağında» davacı vekiline 120.00 TL gider avansının yatırılması için «muhtıra» çıkarılmasına karar verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının muhtırada verilen «kesin süre» içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, dava «şartı yokluğundan» söz edilemez.
… , 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115.maddesinin 2.fıkrası gereğince, davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmamış olmasından kaynaklanan dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün olduğundan, davacı tarafa dava şartı noksanlığını gidermesi için verilen «kesin süreye» rağmen, kesin süre içinde dava şartı noksanlığının giderilmediği, davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmadığı,bu hali ile dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacı vekili tarafından açılan davanın, dava «şartı yokluğundan» («usulden) reddine» karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta «gider avansı» değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile usulüne uygun «kesin süre» verilmeden ve delil avansının yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · ön inceleme tutanağı · muhtıra
Benzer bu karardaHer ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 15.02.2012 tarihli ön «inceleme tutanağında» davacı vekiline 120.00 TL gider avansının yatırılması için «muhtıra» çıkarılmasına karar verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının muhtırada verilen «kesin süre» içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, dava «şartı yokluğundan» söz edilemez.
… , 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115.maddesinin 2.fıkrası gereğince, davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmamış olmasından kaynaklanan dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün olduğundan, davacı tarafa dava şartı noksanlığını gidermesi için verilen «kesin süreye» rağmen, kesin süre içinde dava şartı noksanlığının giderilmediği, davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmadığı,bu hali ile dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacı vekili tarafından açılan davanın, dava «şartı yokluğundan» («usulden) reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5641 E. , 2013/21599 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATI İLE)
Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Hukuk (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatı ile) Mahkemesi’nce verilen 27/12/2012 tarih ve 2009/426-2012/427 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin endüstriyel tasarım belgesine konu ürününün taklitlerinin davalı tarafından üretilip satıldığını, müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz edildiğini ileri sürerek, davalının fiillerinin durdurulmasını, önlenmesini, üretimde kullanılan araçlara el konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafa 25.10.2011 tarihli celsede gider ve delil avansın yatırmak üzere süre verildiği, kesin süre içerisinde gider ve delil avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, endüstriyel tasarım hakkına tecavüz edildiği iddiasıyla 6100 sayılı HMK'nın yürürlük tarihi olan 01.10.2011 tarihinden önce açılmıştır. Her ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 25.10.2011 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince tebliğ gider avansı ve sabit avansın yatırılması hususunda kesin süre verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve tahkikat aşamasında bulunan işbu davada, dava şartı yokluğundan söz edilemez. Somut uyuşmazlıkta gider avansı değil HMK'nın 324.
maddesi uyarınca delil avansı istenebileceğinin kabulü ile usulüne uygun kesin süre verilmeden ve delil avansının yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca, HUMK’nın 159 ve 163. maddeleri uyarınca hakim belirli bir hususun yerine getirilmesi için taraflara kesin süre verebilir. Ancak bu husus tayin edilirken kesin mehlin konusu yerine getirilmesi halinde hukuki sonuçları ve mehil verilen tarafın yükümlülükleri, kararda açıkça belirtilmelidir. Somut uyuşmazlıkta "1.200 TL bilirkişi ücreti, 25 TL dosyanın gidiş dönüş masrafının yatırılması için 2 hafta kesin süre verilmesi" şeklinde ihtarat, usulüne uygun olmadığı gibi, davanın delil avansının da kesin süre içerisinde yatırılmadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
19.12.2013-M/U
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029241600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz