İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8332 E. 2022/5103 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil avansı↗ vazgeçmiş sayılma↗ bilirkişi ücreti↗ ara karar↗ kesin süre↗ ihtar↗ hmk 353(1)b-2↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, davaya konu alacağın özel ve teknik bilgi gerektirmesi sebebiyle 13/09/2018 tarihli birinci celsede bilirkişi ücretinin yatırılması amacıyla davacıya kesin süre verildiği, davacı tarafın verilen süreye riayet etmediği ve delil avansını yatırmadığı, bu nedenle ara kararda belirtildiği üzere bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş kabul edildiği, dosyanın mevcut delil durumu ile davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, mahkemece, bilirkişi ücretine ilişkin delil avansı eksikliğinin tamamlanması için davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen süreye uyulmadığı takdirde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacaklarının ihtar edilmesine, davacı vekilinin kesin süre içerisinde delil avansı eksikliğini tamamlamaması nedeniyle bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına, mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlayamamış kabul edilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11016 E. 2014/1540 K.
Ortak:kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, davaya konu alacağın özel ve teknik bilgi gerektirmesi sebebiyle 13/09/2018 tarihli birinci celsede «bilirkişi ücretinin» yatırılması amacıyla davacıya «kesin süre» verildiği, davacı tarafın verilen süreye riayet etmediği ve delil avansını yatırmadığı, bu nedenle «ara» kararda belirtildiği üzere bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş kabul edildiği, dosyanın mevcut delil durumu ile davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın …
Bölge adliye mahkemesince, mahkemece, «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» eksikliğinin tamamlanması için davacı vekiline iki haftalık «kesin süre» verilmesine, verilen süreye uyulmadığı takdirde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacaklarının «ihtar» edilmesine, davacı vekilinin kesin süre içerisinde delil avansı eksikliğini tamamlamaması nedeniyle bilirkişi deliline dayanmaktan «vazgeçmiş sayılmasına», mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlayamamış kabul edilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan r …
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin 10/05/2011 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacı vekiline 12/06/2012 tarihinde yargılamanın devamı için «gider avansı» yatırmak üzere «kesin süre» verildiği, davacı vekilinin bu süreye uymadığı gerekçesiyle, HMK’nın 115/2 maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davacı vekili müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabındaki paralarının müvekkilinin izni ve bilgisi dışında «internet bankacılığı» yoluyla başka hesaplara aktarılarak çekildiğini, yapılan işlem sebebiyle davalı bankanın kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı tarafa verilen «kesin süre» içerisinde «gider avansı» yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gider avansına ilişkin düzenleme HMK’nın 120/2 maddesinde düzenlenmiş olup bu kapsamda dava dosyası içerisinde yeterli gider avansının bulunmadığının tespit edilmesi halinde taraflara iki haftalık süre içersinde gider avansının tamamlanması konusunda «kesin süre» verileceği de hususu belirlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gider avansı · internet bankacılığı · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin 10/05/2011 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacı vekiline 12/06/2012 tarihinde yargılamanın devamı için «gider avansı» yatırmak üzere «kesin süre» verildiği, davacı vekilinin bu süreye uymadığı gerekçesiyle, HMK’nın 115/2 maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davacı vekili müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabındaki paralarının müvekkilinin izni ve bilgisi dışında «internet bankacılığı» yoluyla başka hesaplara aktarılarak çekildiğini, yapılan işlem sebebiyle davalı bankanın kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı tarafa verilen «kesin süre» içerisinde «gider avansı» yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Buna karşın dosya içeriği incelendiğinde davacı vekiline 12.06.2012 tarihli celsede «gider avansı» yatırması için bir haftalık «kesin süre» verildiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17139 E. 2013/15408 K.
Ortak:kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, davaya konu alacağın özel ve teknik bilgi gerektirmesi sebebiyle 13/09/2018 tarihli birinci celsede «bilirkişi ücretinin» yatırılması amacıyla davacıya «kesin süre» verildiği, davacı tarafın verilen süreye riayet etmediği ve delil avansını yatırmadığı, bu nedenle «ara» kararda belirtildiği üzere bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş kabul edildiği, dosyanın mevcut delil durumu ile davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın …
Bölge adliye mahkemesince, mahkemece, «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» eksikliğinin tamamlanması için davacı vekiline iki haftalık «kesin süre» verilmesine, verilen süreye uyulmadığı takdirde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacaklarının «ihtar» edilmesine, davacı vekilinin kesin süre içerisinde delil avansı eksikliğini tamamlamaması nedeniyle bilirkişi deliline dayanmaktan «vazgeçmiş sayılmasına», mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlayamamış kabul edilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan r …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı vekiline 06/03/2012 tarihli celsede HMK'nın Gider Avansı Tarifesi Yönetmeliği'nin 6. maddesi uyarınca gider avansını yatırması için «kesin süre» verildiği halde süresi içinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, hesap sahibinin bilgisi dışında hesabındaki paranın «internet bankacılığı» yoluyla «üçüncü kişinin» hesabına aktarılıp tahsil edilmesinden doğan zararın tahsiline ilişkin olup; yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece «kesin süre» verildiği halde süresi içinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · vekalet ücreti takdiri · dava şartı yokluğu · üçüncü kişi · usulden reddi · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaDava, hesap sahibinin bilgisi dışında hesabındaki paranın «internet bankacılığı» yoluyla «üçüncü kişinin» hesabına aktarılıp tahsil edilmesinden doğan zararın tahsiline ilişkin olup; yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece «kesin süre» verildiği halde süresi içinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davalı banka yargılamada vekille «temsil» edilmiş, ön şartın yerine getirilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen, davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi uyarınca «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektir …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı vekiline 06/03/2012 tarihli celsede HMK'nın Gider Avansı Tarifesi Yönetmeliği'nin 6. maddesi uyarınca gider avansını yatırması için «kesin süre» verildiği halde süresi içinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10657 E. 2014/255 K.
Ortak:kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, davaya konu alacağın özel ve teknik bilgi gerektirmesi sebebiyle 13/09/2018 tarihli birinci celsede «bilirkişi ücretinin» yatırılması amacıyla davacıya «kesin süre» verildiği, davacı tarafın verilen süreye riayet etmediği ve delil avansını yatırmadığı, bu nedenle «ara» kararda belirtildiği üzere bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş kabul edildiği, dosyanın mevcut delil durumu ile davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın …
Bölge adliye mahkemesince, mahkemece, «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» eksikliğinin tamamlanması için davacı vekiline iki haftalık «kesin süre» verilmesine, verilen süreye uyulmadığı takdirde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacaklarının «ihtar» edilmesine, davacı vekilinin kesin süre içerisinde delil avansı eksikliğini tamamlamaması nedeniyle bilirkişi deliline dayanmaktan «vazgeçmiş sayılmasına», mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlayamamış kabul edilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan r …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının «adli yardım talebinin» HMK 334 vd.madde hükümlerine uygun düşmediğinden reddine karar verildiği, HMK 114/1-g, 115/2 ve 120. madde hükümleri gereğince davacı tarafa «başvurma harcı», «peşin harç» ve 120,00 TL gider avansını yatırmak üzere 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmadığı, bu nedenle dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın red …
2- Mahkemece, davacı taraf «başvuru harcı», «peşin harç» ve gider avansının yatırılması için verilen «kesin süre» verilmiş olup, bu süre içerisinde harç ve «gider avansı» yatırılmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gider avansı · peşin harç · dosyanın işlemden kaldırılması · adli yardım talebinin reddi · adli yardım talebi · başvurma harcı · işlemden kaldırma · adli yardım
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının «adli yardım talebinin» HMK 334 vd.madde hükümlerine uygun düşmediğinden reddine karar verildiği, HMK 114/1-g, 115/2 ve 120. madde hükümleri gereğince davacı tarafa «başvurma harcı», «peşin harç» ve 120,00 TL gider avansını yatırmak üzere 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmadığı, bu nedenle dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın red …
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin «adli yardım talebinin reddine» dair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, davacı taraf «başvuru harcı», «peşin harç» ve gider avansının yatırılması için verilen «kesin süre» verilmiş olup, bu süre içerisinde harç ve «gider avansı» yatırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, «harç» yatırılmadığından «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmesi gerekirken, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 3. maddesine göre «gider avansı» kapsamında olmayan harçların da gider avansı olarak kabul edilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/8332 E. , 2022/5103 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.11.2018 tarih ve 2018/376 E- 2018/1500 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.10.2020 tarih ve 2019/332 E- 2020/966 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 21.06.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı Emre Gayri Menkul İnş. San. Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini davalının müşterek ve müteselsil borçlu sıfatı ile imzaladığını, davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine davalı şirkete ve kefile ihtarme keşide edildiğini, hesabın kat edilmesini müteakip Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2017/92154 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların borca itirazı üzerine takibin durduğunu, alacaklarının likit olduğunu, bu nedenlerle davalıların icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk derece mahkemesince, davaya konu alacağın özel ve teknik bilgi gerektirmesi sebebiyle 13/09/2018 tarihli birinci celsede bilirkişi ücretinin yatırılması amacıyla davacıya kesin süre verildiği, davacı tarafın verilen süreye riayet etmediği ve delil avansını yatırmadığı, bu nedenle ara kararda belirtildiği üzere bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş kabul edildiği, dosyanın mevcut delil durumu ile davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, mahkemece, bilirkişi ücretine ilişkin delil avansı eksikliğinin tamamlanması için davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen süreye uyulmadığı takdirde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacaklarının ihtar edilmesine, davacı vekilinin kesin süre içerisinde delil avansı eksikliğini tamamlamaması nedeniyle bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına, mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlayamamış kabul edilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 21/06/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine kefilin vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili kat ihtarına cevaplarını içeren 05.05.2017 tarihli dilekçesinde, sözleşmelerin, kefilliğe ilişkin belgelerin ihtarname ekinde gönderilmediğini, sözleşmelerde imzasının bulunup bulunmadığının anlaşılamadığını bildirerek imzaya itiraz haklarının saklı tutulması kaydı ile kat ihtarına itiraz etmiştir.
Aleyhine yapılan icra takibi üzerine davalı kefil, 26.02.2018 tarihli dilekçesi ile takip konusu sözleşmedeki imzaya açıkça itiraz ederek alacaklıya borcunun bulunmadığını bildirmiştir.
Davalı vekili 13.09.2018 tarihli cevap dilekçesinde de müvekkilinin müşterek ve müteselsil borçlu sıfatı taşımadığını beyan etmiştir.
Şu halde davalının takip dayanağı kredi sözleşmesine ve imzaya itirazı bulunmakta olup, öncelikle sözleşmedeki imzanın davalıya aidiyetinin tesbiti gerekmektedir.
Sözleşmenin adi yazılı şekilde düzenlenmiş olması nedeniyle davalının HMK 169-175 maddeleri kapsamında isticvap edilmesi, davalının isticvabında sözleşmedeki imzayı inkarı halinde, imzanın davalıya aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak bu hususun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerekir.
Yapılacak inceleme ile sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığı anlaşıldığı takdirde başkaca delil toplanmasına gerek kalmaksızın davanın reddi cihetine gidilecektir.
Aksi halde imzanın davalıya ait olması durumunda bu aşamada kefilin sorumlu olduğu miktar için bilirkişi incelemesi yapılabilecektir.
Davalının sözleşmedeki imzaya açıkca itirazda bulunmasına rağmen yukarıda açıklanan şekilde ön sorun çözülmeden ilk derece mahkemesince borcun miktarı yönünden bankaca bilirkişiye inceleme yaptırılmak üzere HMK 324 maddesi gereğince delil avansını yatırmak üzere davacı vekiline kesin süre verilmesinin hukuki bir değeri bulunmamaktadır.
Kesin süreye konu bilirkişi incelemesinin henüz sırası gelmemiştir.
Kaldı ki imzanın davalıya ait olmadığının anlaşılması durumunda kesin süreye konu bilirkişi incelemesine gerek de kalmayacaktır.
İlk Derece Mahkemesinin açıklanan şekilde henüz inceleme sırası gelmemiş delil için avans yatırılmak üzere kesin süre vermesi, HMK 30 maddesinde ifade edilen usul ekonomisi ilkesi, HMK 27 maddesinde ifade edilen hukuki dinlenilme hakkı ve HMK 197 maddesinde ifade edilen delillerin incelenmesi ile ilgili hükümlere aykırıdır.
Davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım.
...
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/794612900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz