Kabul edilebilir yanılgı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6373 E. 2014/9254 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kabul edilebilir yanılgı↗ karine↗ maddi hata↗ eş rızası↗ mirasçılık↗ dürüstlük kuralı↗ komisyon↗ içtihadı birleştirme kararı↗ hukuki yarar↗ ıslah↗ dahili dava↗ temsil↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre; nüfus kayıtlarında davalının sağ göründüğü anlaşılsa da, kolluk tarafından düzenlenen tutanakla davalının beş yıl önce vefat ettiğinin, ailesi tarafından nüfusa düşümünün yapılmadığının, mezarının Çatak Köyünde olduğunun tespit edildiği, nüfus kayıtlarının kesin bir karine olmadığı, 4.5.1978 gün, 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ölü kişi aleyhine dava açılmasının hukuken mümkün bulunmadığı, kural olarak ıslah yoluyla da olsa hasmın değiştirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yargılama sırasında 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/3-4. maddesiyle “… maddî bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızası aranmaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” hükmü getirilmiştir. Maddenin Adalet Komisyonu raporu gerekçesinde “...Oysa, taraflar gösterilirken bazen maddî hata sebebiyle bir yanılgı ortaya çıkabilir; aslında muhatabı belli olan uyuşmazlık, bu hata sebebiyle mevcut olmayan ya da farklı kişiye karşı yürütülebilir. Böyle bir durumda, mutlaka karşı tarafın rızasını aramak, yargılamanın kaderini gerçekte muhatap olmaması gereken bir kişinin rızasına bağlamak anlamına gelebilir ve yargılama gereksiz yere uzayabilir, hatta yeni dava açılması sonucu ortaya çıkabilir. Bu sebeple, maddî hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi hâlinde, diğer tarafın rızası aranmadan taraf değişikliği kabul edilmiştir. Ayrıca, bazen davacı, tüm özeni göstermiş, tüm araştırmayı yapmış olmasına rağmen dava açacağı kişiyi doğru tespit edememiş olabilir. Nitekim, uygulamada temsilcide yanılma olarak nitelenen durumlarda, bu haklı bir yanılma kabul edilerek, diğer tarafın rızası aranmadan yargılama gerçek muhataba karşı yürütülmektedir. Aynı şekilde, yanılma, diğer tarafın davranış ya da işlemlerinden veya hukukî ilişkinin karmaşık niteliğinden de kaynaklanabilir. Örneğin, holding şeklindeki şirketlerde muhatabın doğru tespitinin tam olarak mümkün olmaması, hukukî ilişkide farklı temsilci ya da vekillerin asıl tarafmış gibi davranması durumlarında, gerçek taraf, verilen cevap ya da yargılama işlemleriyle anlaşılabilecektir. Keza, kısa süre önce işlem yapılmış ya da sadece vekiliyle muhatap olunmuş bir işlemden sonra muhatabın ölmesi hâlinde, mirasçıları değil, ölen kişiye dava açılmasında da benzer bir durum vardır. Böyle durumlarda, tarafın, yargılamayı uzatmak yönünde niyeti olamayacağı gibi bunda hukukî yararı da yoktur. Verilen örneklerdeki gibi, yanlış taraf gösterilmesi dürüstlük kuralına aykırı değilse, ortaya çıkan dava ilişkisi sebebiyle daha üstün bir yarar dikkate alınarak, yargılamaya gerçek tarafla devam etmekte yarar vardır. Böyle bir durumda, karşı tarafın rızası aranmadan hâkimin kabulüyle yeni tarafa karşı davaya devam edilebilecektir. Bu hâllerde hâkimin yapacağı inceleme, sadece hatanın maddî hata olup olmadığı ve taraf değişikliği isteğinin dürüstlük kuralına aykırı bulunup bulunmadığıdır...” ifadelerine yer verilmiştir.
Bu suretle; 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesinin getirdiği yeni düzenleme ile tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde, hâkimin karşı tarafın rızasını almaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği nazara alındığında somut olayda; nüfus kayıtlarında halen sağ gözüken ancak davadan önce vefat ettiği 23/03/2012 tarihli tutanakla tespit edilen davalı aleyhine dava açılması kabul edilebilir bir yanılgı olarak değerlendirilmeli, mahkemece davacı sigorta şirketine, davalı M.. S..'nın tüm mirasçılarını yöntemince davaya dahil etmesi için süre verilmesi, yargılamanın mirasçılar aleyhine görülerek sonuçlandırılması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1385 E. 2017/1794 K.
Ortak:eş rızası · dürüstlük kuralı · temsil
İncelediğiniz karardaYargılama sırasında 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/3-4. maddesiyle “… maddî bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
Nitekim, uygulamada «temsilcide» yanılma olarak nitelenen durumlarda, bu haklı bir yanılma kabul edilerek, diğer tarafın «rızası» aranmadan yargılama gerçek muhataba karşı yürütülmektedir.
Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın «rızası» aranmaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” hükmü getirilmiştir.
Benzer bu kararda6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/3-4. maddesiyle "...maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın «rızası» aranmaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir." hükmü getirilmiştir.
Bu durumda, dava dilekçesinde davalı olarak şubenin gösterilmesinin «temsilcide» yanılma teşkil etmesi nedeniyle işin esasının incelenip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · kusur · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, banka «tüzel kişiliğine» doğrudan dava açılması gerektiği, şubeye «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalının taraf «ehliyeti» bulunmadığından da...ın reddine karar verilmiştir.
Şubesi'ne yöneltildiği, banka şubelerinin «tüzel kişiliklerinin» bulunmadığından doğrudan banka tüzel kişiliğine dava açılması gerektiği, somut olayda banka tüzel kişiliği yerine şubeye dava açıldığı, şubenin tüzel kişiliğinin bulunmaması nedeniyle taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmadığı gerekçesiyle da...ın reddine karar verilmiştir.
Bankası A.Ş. vekili sunmuş, «husumet itirazında» bulunmadığı gibi da...ın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından ileri sürülen iddianın «kusuru» olduğu belirtilen ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14353 E. 2016/2770 K.
Ortak:maddi hata · eş rızası · dürüstlük kuralı · dahili dava
İncelediğiniz karardaYargılama sırasında 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/3-4. maddesiyle “… maddî bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın «rızası» aranmaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” hükmü getirilmiştir.
Bu sebeple, maddî hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi hâlinde, diğer tarafın «rızası» aranmadan taraf değişikliği kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaOysa ki, HMK’nın 124. maddesinde maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği ya da dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği düzenlenmiş olup, somut olayda davacı vekili, bir «maddi hata» nedeniyle ya da yanılgı ile davaya «dahil» edilen şirkete dava dilekçesinde «husumet» yöneltmediğini ileri sürmemiştir.
Bu itibarla, gerek 1086 sayılı HUMK’da gerekse 6100 sayılı HMK’da «dahili» davalı başlığı altında bir müessesenin düzenlenmediği, 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği şartlarının oluşmadığı, kaldı ki kabule göre de, davaya dahil edilmeye çalışılan....’nin usulüne uygun davaya dahil edilmediği yine «yönetim kurulu» üyelerine «tebligat» yapıldığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · kâr payı · tebligat · yönetim kurulu kararı · zamanaşımı · husumet
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, uyulan bozma ilamına göre, davası müracaata bırakılan davalılar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar yönünden ise davanın «husumetten» reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın «zamanaşımından» reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
1- Dava, şirket ortaklığının tespiti, yönetim ve «genel kurul kararlarının iptali» ile kâr «payının» tahsili ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bu itibarla, gerek 1086 sayılı HUMK’da gerekse 6100 sayılı HMK’da «dahili» davalı başlığı altında bir müessesenin düzenlenmediği, 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği şartlarının oluşmadığı, kaldı ki kabule göre de, davaya dahil edilmeye çalışılan....’nin usulüne uygun davaya dahil edilmediği yine «yönetim kurulu» üyelerine «tebligat» yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının şirketin denetleme kurulu üyesi olduğu, tüm işlemlerin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlandığı, yapılan işlemlerden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalı ... aleyhine açılan davanın müracaata bırakıldığı, davanın «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17678 E. 2015/2407 K.
Ortak:maddi hata · eş rızası · dürüstlük kuralı · ıslah · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… kla davalının beş yıl önce vefat ettiğinin, ailesi tarafından nüfusa düşümünün yapılmadığının, mezarının Çatak Köyünde olduğunun tespit edildiği, nüfus kayıtlarının «kesin» bir «karine» olmadığı, 4.5.1978 gün, 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ölü kişi aleyhine dava açılmasının hukuken mümkün bulunmadığı, kural olarak «ıslah» yoluyla da olsa hasmın değiştirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Yargılama sırasında 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/3-4. maddesiyle “… maddî bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın «rızası» aranmaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” hükmü getirilmiştir.
Benzer bu karardaBuna göre, "(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık «rızası» ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilm …
Ancak, yasa yapıcı (3 )ve (4). fıkralardaki istisnai düzenleme ile aslında muhatabı belli olan uyuşmazlığın, «maddi hata» sebebiyle, mevcut olmayan ya da farklı kişiye karşı yürütülmesi halinde mutlaka karşı tarafın rızasının aranmasının yargılamanın kaderini gerçekte muhatap olmayan bir kişinin rızasına bağlamak anlamına gelebileceğini bu nedenle yargılamanın gereksiz yere uzayabileceğini hatta yeni dava açılması sonucunu doğurabileceğini göz önünde bulundurarak, maddî hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi hâlinde, diğer tarafın «rızası» aranmadan taraf değişikliğini mümkün hale getirmiştir.
Şubesi «acenteliğinde» bitkisel ürün «sigortası poliçesi» imzalandığı, poliçenin 5363 sayılı yasa kapsamında olduğu, davalı yanın ... olması gerektiği, dava dilekçesinde, davanın («husumetin»)....na yöneltilmek istendiği anlaşılmış ise de, davalı tarafın tam olarak anlaşılamadığı, ... ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi «ıslah» yoluyla taraf değişikliği yapmanın da mümkün olamayacağı,bu haliyle davalı yanın taraf «ehliyetine» sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · ek mehil · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · acentelik · dava şartı yokluğu · pasif husumet · taraf ehliyeti
Benzer bu kararda… erinin davacıya tebliği ile davacıya HMK'nun 124. maddesindeki hakka dayalı olarak, taraf değişikliği yapabilmesi için fırsat tanınması, davacının kendisine tanınan «kesin mehilde» taraf değişikliği talebinde bulunması halinde dava dilekçesinin bu kişilere tebliği ile yargılamaya değişen kişi/ kişilerle devam olunması, aksi halde taraf («pasif husumet) ehliyeti» yokluğu nedeniyle davanın dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekirken, davacıya yasal hakkını kullanma imkanı tanınmaksızın karar verilmesi doğru …
Şubesi «acenteliğinde» bitkisel ürün «sigortası poliçesi» imzalandığı, poliçenin 5363 sayılı yasa kapsamında olduğu, davalı yanın ... olması gerektiği, dava dilekçesinde, davanın («husumetin»)....na yöneltilmek istendiği anlaşılmış ise de, davalı tarafın tam olarak anlaşılamadığı, ... ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi «ıslah» yoluyla taraf değişikliği yapmanın da mümkün olamayacağı,bu haliyle davalı yanın taraf «ehliyetine» sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, bitkisel ürün sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalıların taraf «ehliyetine» sahip olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10444 E. 2012/2258 K.
Ortak:eş rızası · dürüstlük kuralı
İncelediğiniz karardaYargılama sırasında 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/3-4. maddesiyle “… maddî bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın «rızası» aranmaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” hükmü getirilmiştir.
Bu sebeple, maddî hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi hâlinde, diğer tarafın «rızası» aranmadan taraf değişikliği kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaOysa, temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren HMK’nun 124. maddesi “maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · tüzel kişilik · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kat maliklerine karşı yöneltilmesi gerektiği, yöneticiliğin «tüzel kişiliği» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Dava, konut sigortasından kaynaklanan rücuan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece «husumetin» kat maliklerine karşı yöneltilmesi gerektiği, davalı bina yöneticiliğinin «tüzel kişiliği» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, her ne kadar dava apartman yöneticiliği aleyhine açılmış ise de sonrasında davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile «husumet» kat maliklerine karşı yöneltilmiş olmakla, yukarıda anılan kanun maddesi uyarınca kendisine husumet yöneltilen kat maliklerine dava «dilekçesi tebliğ» ettirilip, işin esasına girilerek bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle boz …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5852 E. 2017/4959 K.
Ortak:eş rızası · dürüstlük kuralı
İncelediğiniz karardaYargılama sırasında 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/3-4. maddesiyle “… maddî bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın «rızası» aranmaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” hükmü getirilmiştir.
Bu sebeple, maddî hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi hâlinde, diğer tarafın «rızası» aranmadan taraf değişikliği kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
Ancak, 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesine göre, bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık «rızası» ile mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · usulden reddi · yargılama gideri · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, HMK’nın 114. maddesi uyarınca taraf ve dava «ehliyeti» dava şartı olup, re’sen nazara alınması gerektiği, davalının «tüzel kişiliğinin» bulunmadığı ve davanın doğru hasma yöneltilmediği gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı şekilde davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
A.Ş. vekili olduğunu beyanla cevap dilekçesi «ibraz» edildiği de nazara alınarak, dava dilekçesinde “...”nun davalı olarak gösterilmesinin kabul edilebilir bir hata olduğu değerlendirilmek sureti ile HMK’nın 124/4 maddesi uyarınca taraf değişikliği yoluyla işlem yapılması gerekirken davanın «usulden reddi» doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine «yargılama giderlerine» hükmeder.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15229 E. 2014/16618 K.
Ortak:maddi hata · eş rızası · dürüstlük kuralı
İncelediğiniz karardaYargılama sırasında 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/3-4. maddesiyle “… maddî bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın «rızası» aranmaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” hükmü getirilmiştir.
Bu sebeple, maddî hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi hâlinde, diğer tarafın «rızası» aranmadan taraf değişikliği kabul edilmiştir.
Benzer bu kararda6100 Sayılı HMK'nun “Tarafta İradi Değişiklik” başlıklı 124. maddesindeki “(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık «rızası» ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilm …
Bununla birlikte, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi söz konusu ise, bu halde karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hakim tarafından bu düzeltme yapılacaktır (HMK. m.
O halde anılan yasa hükümleri uyarınca mahkemece taraf değişikliğinin maddi bir hatadan kaynaklandığı ve talebin «dürüstlük kuralına» da aykırılık teşkil etmediği ve kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı kabul edilerek davalının «rızası» aranmaksızın taraf değişikliği talebinin kabulü gerekirken davanın yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · tahkikat · muvafakat · tüzel kişilik · husumet yokluğu · tenfiz · yargılama gideri · havale
Benzer bu karardaA.Ş. olarak düzeltilmesi talebine davalı vekilinin «muvafakat» etmediği, davalı şirketi ile düzeltilmesi istenen şirketlerin ayrı «tüzel kişiliklerinin» olduğu, davalının yanlış gösterilmesinin maddi bir hatadan kaynaklanmadığı, kabul edilebilir bir yanılgıda olmadığı, davacının yabancı mahkeme kararında açıkça adı belirtilen davalıyı bildiği, bu nedenle yanlış kişiye dava açmasında haklı bir yanılgının bulunmadığı, HKM'nun 124. maddesindeki şartların bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfize» konu yabancı mahkeme kararında davalının dava dışı ......İht.
A.Ş.'ne «husumet» yönelttiği, davacı vekili tarafından «tahkikat» aşamasında HMK'nun 124/3. maddesi uyarınca «maddi hata» nedeniyle davalı şirketin ... ...İht.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup mahkemece «husumetin» yanlış şirkete yöneltildiğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8749 E. 2015/5667 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz karardaNitekim, uygulamada «temsilcide» yanılma olarak nitelenen durumlarda, bu haklı bir yanılma kabul edilerek, diğer tarafın «rızası» aranmadan yargılama gerçek muhataba karşı yürütülmektedir.
Örneğin, holding şeklindeki şirketlerde muhatabın doğru tespitinin tam olarak mümkün olmaması, hukukî ilişkide farklı «temsilci» ya da vekillerin asıl tarafmış gibi davranması durumlarında, gerçek taraf, verilen cevap ya da yargılama işlemleriyle anlaşılabilecektir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda anılan yasal düzenleme hükmü çerçevesinde dava dilekçesi ve içeriğide nazara alınarak «temsilcide» yanılma koşullarının oluşup oluşmadığı denetlenebilir bir şekilde değerlendirilip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi sözleşmesi · maddi tazminat · husumet
Benzer bu karardaDava, «kredi sözleşmesine» dayalı «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
A.Ş. tarafından devralındığının saptandığı, davalı ...'ne «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir.
-
Rücu | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1207 E. 2013/2992 K.
Ortak:eş rızası · dürüstlük kuralı · dahili dava
İncelediğiniz karardaYargılama sırasında 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/3-4. maddesiyle “… maddî bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın «rızası» aranmaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” hükmü getirilmiştir.
Bu sebeple, maddî hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi hâlinde, diğer tarafın «rızası» aranmadan taraf değişikliği kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaOysa, temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren HMK’nın 124. maddesi “maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
Somut olayda, her ne kadar dava apartman yönetimi adına ...’na karşı açılmış ise de, yukarıda anılan kanun maddesi uyarınca davacı vekiline kat maliklerini davaya «dahil» etmesi için süre verilmesi, kat malikleri davaya dahil edildiğinde kendilerine dava «dilekçesi tebliğ» ettirilerek yargılamaya devam edilmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · işyeri sigorta poliçesi · rücuen tahsil · işyeri sigortası · pasif husumet · tüzel kişilik · sigorta poliçesi · husumet
Benzer bu karardaDava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının binanın ortak yerinde meydana gelen arıza nedeniyle işbu davayı açtığı, «tüzel kişiliği» bulunmayan yönetime «husumet» yöneltilemeyeceği, tüm kat maliklerine karşı dava açılabileceği gerekçesiyle, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, her ne kadar dava apartman yönetimi adına ...’na karşı açılmış ise de, yukarıda anılan kanun maddesi uyarınca davacı vekiline kat maliklerini davaya «dahil» etmesi için süre verilmesi, kat malikleri davaya dahil edildiğinde kendilerine dava «dilekçesi tebliğ» ettirilerek yargılamaya devam edilmesi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6373 E. , 2014/9254 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KARAMAN SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 12/04/2012
NUMARASI 2010/1901-2012/588
Taraflar arasında görülen davada Karaman Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/04/2012 tarih ve 2010/1901-2012/588 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının maliki bulunduğu dairenin pis su borusundan su sızması neticesinde müvekkili şirkete iş yeri sigorta poliçesiyle sigortalı olan iş yerinin 30/03/2010 tarihinde su hasarına maruz kaldığını, hasar nedeni ile sigortalısına 2.236,00 TL tazminat ödeyen davacı şirketin TTK'nın 1301. maddesine göre sigortalının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, 2.200,00 TL tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre; nüfus kayıtlarında davalının sağ göründüğü anlaşılsa da, kolluk tarafından düzenlenen tutanakla davalının beş yıl önce vefat ettiğinin, ailesi tarafından nüfusa düşümünün yapılmadığının, mezarının Çatak Köyünde olduğunun tespit edildiği, nüfus kayıtlarının kesin bir karine olmadığı, 4.5.1978 gün, 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ölü kişi aleyhine dava açılmasının hukuken mümkün bulunmadığı, kural olarak ıslah yoluyla da olsa hasmın değiştirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yargılama sırasında 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/3-4. maddesiyle “… maddî bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızası aranmaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” hükmü getirilmiştir. Maddenin Adalet Komisyonu raporu gerekçesinde “...Oysa, taraflar gösterilirken bazen maddî hata sebebiyle bir yanılgı ortaya çıkabilir; aslında muhatabı belli olan uyuşmazlık, bu hata sebebiyle mevcut olmayan ya da farklı kişiye karşı yürütülebilir.
Böyle bir durumda, mutlaka karşı tarafın rızasını aramak, yargılamanın kaderini gerçekte muhatap olmaması gereken bir kişinin rızasına bağlamak anlamına gelebilir ve yargılama gereksiz yere uzayabilir, hatta yeni dava açılması sonucu ortaya çıkabilir. Bu sebeple, maddî hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi hâlinde, diğer tarafın rızası aranmadan taraf değişikliği kabul edilmiştir. Ayrıca, bazen davacı, tüm özeni göstermiş, tüm araştırmayı yapmış olmasına rağmen dava açacağı kişiyi doğru tespit edememiş olabilir. Nitekim, uygulamada temsilcide yanılma olarak nitelenen durumlarda, bu haklı bir yanılma kabul edilerek, diğer tarafın rızası aranmadan yargılama gerçek muhataba karşı yürütülmektedir.
Aynı şekilde, yanılma, diğer tarafın davranış ya da işlemlerinden veya hukukî ilişkinin karmaşık niteliğinden de kaynaklanabilir. Örneğin, holding şeklindeki şirketlerde muhatabın doğru tespitinin tam olarak mümkün olmaması, hukukî ilişkide farklı temsilci ya da vekillerin asıl tarafmış gibi davranması durumlarında, gerçek taraf, verilen cevap ya da yargılama işlemleriyle anlaşılabilecektir. Keza, kısa süre önce işlem yapılmış ya da sadece vekiliyle muhatap olunmuş bir işlemden sonra muhatabın ölmesi hâlinde, mirasçıları değil, ölen kişiye dava açılmasında da benzer bir durum vardır. Böyle durumlarda, tarafın, yargılamayı uzatmak yönünde niyeti olamayacağı gibi bunda hukukî yararı da yoktur.
Verilen örneklerdeki gibi, yanlış taraf gösterilmesi dürüstlük kuralına aykırı değilse, ortaya çıkan dava ilişkisi sebebiyle daha üstün bir yarar dikkate alınarak, yargılamaya gerçek tarafla devam etmekte yarar vardır. Böyle bir durumda, karşı tarafın rızası aranmadan hâkimin kabulüyle yeni tarafa karşı davaya devam edilebilecektir. Bu hâllerde hâkimin yapacağı inceleme, sadece hatanın maddî hata olup olmadığı ve taraf değişikliği isteğinin dürüstlük kuralına aykırı bulunup bulunmadığıdır...” ifadelerine yer verilmiştir.
Bu suretle; 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesinin getirdiği yeni düzenleme ile tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde, hâkimin karşı tarafın rızasını almaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği nazara alındığında somut olayda; nüfus kayıtlarında halen sağ gözüken ancak davadan önce vefat ettiği 23/03/2012 tarihli tutanakla tespit edilen davalı aleyhine dava açılması kabul edilebilir bir yanılgı olarak değerlendirilmeli, mahkemece davacı sigorta şirketine, davalı M.. S..'nın tüm mirasçılarını yöntemince davaya dahil etmesi için süre verilmesi, yargılamanın mirasçılar aleyhine görülerek sonuçlandırılması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 14/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101712200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz