Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17678 E. 2015/2407 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kabul edilebilir yanılgı↗ zorunlu dava arkadaşlığı↗ kesin mehil↗ ek mehil↗ pasif husumet ehliyeti↗ husumet ehliyeti↗ maddi hata↗ acentelik↗ eş rızası↗ dava şartı yokluğu↗ dürüstlük kuralı↗ pasif husumet↗ taraf ehliyeti↗ yargılama gideri↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf ile .... Şubesi acenteliğinde bitkisel ürün sigortası poliçesi imzalandığı, poliçenin 5363 sayılı yasa kapsamında olduğu, davalı yanın ... olması gerektiği, dava dilekçesinde, davanın (husumetin)....na yöneltilmek istendiği anlaşılmış ise de, davalı tarafın tam olarak anlaşılamadığı, ... ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi ıslah yoluyla taraf değişikliği yapmanın da mümkün olamayacağı,bu haliyle davalı yanın taraf ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bitkisel ürün sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalıların taraf ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Tarafın iradi değişikliği konusu 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, "(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.
(2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.
(3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
(4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” Anılan düzenleme ile iradi taraf değişikliğinin şartları hüküm altına alınmıştır. Buna göre, taraf değişikliği karşı tarafın açık rızası ile mümkün olup, karşı tarafın açık rızası olmaksızın görülmekte olan davanın tarafının değiştirilmesi mümkün değildir. Ancak, yasa yapıcı (3 )ve (4). fıkralardaki istisnai düzenleme ile aslında muhatabı belli olan uyuşmazlığın, maddi hata sebebiyle, mevcut olmayan ya da farklı kişiye karşı yürütülmesi halinde mutlaka karşı tarafın rızasının aranmasının yargılamanın kaderini gerçekte muhatap olmayan bir kişinin rızasına bağlamak anlamına gelebileceğini bu nedenle yargılamanın gereksiz yere uzayabileceğini hatta yeni dava açılması sonucunu doğurabileceğini göz önünde bulundurarak, maddî hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi hâlinde, diğer tarafın rızası aranmadan taraf değişikliğini mümkün hale getirmiştir. O halde usul hukuku kurallarına göre, karşı tarafın izni olmaksızın taraf değişikliğinin geçerli olabilmesi için, davacının tarafı yanlış göstermesinin maddi bir hatadan kaynaklandığını veya dürüslük kuralına aykırı olmadığını ortaya koyması gerekir.
Somut olayda, davaya cevap veren dava dışı .... vekili ile ... vekilinin yazılı beyanlarında, davacının davalı tarafı gösterirken hataya düşerek, taraf sıfatı olmayan kişilere husumet yönelttiğini ifade ettikleri, ancak mahkemece dilekçelerin davacıya tebliğ edilmediği bu haliyle dilekçelerin karşılıklı verilmesi sağlanmadan, erken ön inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, öncelikle davaya cevap veren dava dışı ... vekili ile .. vekilinin dilekçelerinin davacıya tebliği ile davacıya HMK'nun 124. maddesindeki hakka dayalı olarak, taraf değişikliği yapabilmesi için fırsat tanınması, davacının kendisine tanınan kesin mehilde taraf değişikliği talebinde bulunması halinde dava dilekçesinin bu kişilere tebliği ile yargılamaya değişen kişi/ kişilerle devam olunması, aksi halde taraf (pasif husumet) ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekirken, davacıya yasal hakkını kullanma imkanı tanınmaksızın karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5852 E. 2017/4959 K.
Ortak:eş rızası · dava şartı yokluğu · dürüstlük kuralı · taraf ehliyeti · yargılama gideri · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞubesi «acenteliğinde» bitkisel ürün «sigortası poliçesi» imzalandığı, poliçenin 5363 sayılı yasa kapsamında olduğu, davalı yanın ... olması gerektiği, dava dilekçesinde, davanın («husumetin»)....na yöneltilmek istendiği anlaşılmış ise de, davalı tarafın tam olarak anlaşılamadığı, ... ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi «ıslah» yoluyla taraf değişikliği yapmanın da mümkün olamayacağı,bu haliyle davalı yanın taraf «ehliyetine» sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Buna göre, "(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık «rızası» ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilm …
Dava, bitkisel ürün sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalıların taraf «ehliyetine» sahip olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, HMK’nın 114. maddesi uyarınca taraf ve dava «ehliyeti» dava şartı olup, re’sen nazara alınması gerektiği, davalının «tüzel kişiliğinin» bulunmadığı ve davanın doğru hasma yöneltilmediği gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
Mahkemece yazılı şekilde davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · usulden reddi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, HMK’nın 114. maddesi uyarınca taraf ve dava «ehliyeti» dava şartı olup, re’sen nazara alınması gerektiği, davalının «tüzel kişiliğinin» bulunmadığı ve davanın doğru hasma yöneltilmediği gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
A.Ş. vekili olduğunu beyanla cevap dilekçesi «ibraz» edildiği de nazara alınarak, dava dilekçesinde “...”nun davalı olarak gösterilmesinin kabul edilebilir bir hata olduğu değerlendirilmek sureti ile HMK’nın 124/4 maddesi uyarınca taraf değişikliği yoluyla işlem yapılması gerekirken davanın «usulden reddi» doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece yazılı şekilde davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15229 E. 2014/16618 K.
Ortak:maddi hata · eş rızası · dürüstlük kuralı · yargılama gideri · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaBuna göre, "(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık «rızası» ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilm …
Ancak, yasa yapıcı (3 )ve (4). fıkralardaki istisnai düzenleme ile aslında muhatabı belli olan uyuşmazlığın, «maddi hata» sebebiyle, mevcut olmayan ya da farklı kişiye karşı yürütülmesi halinde mutlaka karşı tarafın rızasının aranmasının yargılamanın kaderini gerçekte muhatap olmayan bir kişinin rızasına bağlamak anlamına gelebileceğini bu nedenle yargılamanın gereksiz yere uzayabileceğini hatta yeni dava açılması sonucunu doğurabileceğini göz önünde bulundurarak, maddî hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi hâlinde, diğer tarafın «rızası» aranmadan taraf değişikliğini mümkün hale getirmiştir.
Şubesi «acenteliğinde» bitkisel ürün «sigortası poliçesi» imzalandığı, poliçenin 5363 sayılı yasa kapsamında olduğu, davalı yanın ... olması gerektiği, dava dilekçesinde, davanın («husumetin»)....na yöneltilmek istendiği anlaşılmış ise de, davalı tarafın tam olarak anlaşılamadığı, ... ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi «ıslah» yoluyla taraf değişikliği yapmanın da mümkün olamayacağı,bu haliyle davalı yanın taraf «ehliyetine» sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş.'ne «husumet» yönelttiği, davacı vekili tarafından «tahkikat» aşamasında HMK'nun 124/3. maddesi uyarınca «maddi hata» nedeniyle davalı şirketin ... ...İht.
6100 Sayılı HMK'nun “Tarafta İradi Değişiklik” başlıklı 124. maddesindeki “(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık «rızası» ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilm …
Bununla birlikte, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi söz konusu ise, bu halde karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hakim tarafından bu düzeltme yapılacaktır (HMK. m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · tahkikat · muvafakat · tüzel kişilik · husumet yokluğu · tenfiz · havale
Benzer bu karardaA.Ş. olarak düzeltilmesi talebine davalı vekilinin «muvafakat» etmediği, davalı şirketi ile düzeltilmesi istenen şirketlerin ayrı «tüzel kişiliklerinin» olduğu, davalının yanlış gösterilmesinin maddi bir hatadan kaynaklanmadığı, kabul edilebilir bir yanılgıda olmadığı, davacının yabancı mahkeme kararında açıkça adı belirtilen davalıyı bildiği, bu nedenle yanlış kişiye dava açmasında haklı bir yanılgının bulunmadığı, HKM'nun 124. maddesindeki şartların bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfize» konu yabancı mahkeme kararında davalının dava dışı ......İht.
A.Ş.'ne «husumet» yönelttiği, davacı vekili tarafından «tahkikat» aşamasında HMK'nun 124/3. maddesi uyarınca «maddi hata» nedeniyle davalı şirketin ... ...İht.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup mahkemece «husumetin» yanlış şirkete yöneltildiğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/649 E. 2017/3592 K.
Ortak:maddi hata · eş rızası · dürüstlük kuralı · yargılama gideri · sigorta poliçesi · husumet · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaŞubesi «acenteliğinde» bitkisel ürün «sigortası poliçesi» imzalandığı, poliçenin 5363 sayılı yasa kapsamında olduğu, davalı yanın ... olması gerektiği, dava dilekçesinde, davanın («husumetin»)....na yöneltilmek istendiği anlaşılmış ise de, davalı tarafın tam olarak anlaşılamadığı, ... ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi «ıslah» yoluyla taraf değişikliği yapmanın da mümkün olamayacağı,bu haliyle davalı yanın taraf «ehliyetine» sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Buna göre, "(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık «rızası» ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilm …
Ancak, yasa yapıcı (3 )ve (4). fıkralardaki istisnai düzenleme ile aslında muhatabı belli olan uyuşmazlığın, «maddi hata» sebebiyle, mevcut olmayan ya da farklı kişiye karşı yürütülmesi halinde mutlaka karşı tarafın rızasının aranmasının yargılamanın kaderini gerçekte muhatap olmayan bir kişinin rızasına bağlamak anlamına gelebileceğini bu nedenle yargılamanın gereksiz yere uzayabileceğini hatta yeni dava açılması sonucunu doğurabileceğini göz önünde bulundurarak, maddî hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi hâlinde, diğer tarafın «rızası» aranmadan taraf değişikliğini mümkün hale getirmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, yukarıda belirtilen 6100 sayılı Yasa'nın 124/3. maddesi gereğince; davacılar vekilinin davalı olarak ...bank AŞ’yi yazmış olmasının «maddi hata» olarak nitelendirilmesi suretiyle yanılgıdan kaynaklanan ve «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan talep karşısında mahkemece taraf değişikliğinin kabul edilmesi gerekirken; davalının «rızası» gerekmemesine rağmen rıza bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar vermesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
A.Ş'ye karşı açılmasının gerektiği, somut olayda davalının taraf değişikliğine «rıza» göstermediği, 6100 sayılı HMUK 124. maddesinin koşullarının mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir (124/3).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hayat sigortası · tazminat davası
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan «tazminat davası» olup, davanın kredi veren bankaya değil, sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ...
Dava, «hayat sigortasından» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dava konusu «sigorta poliçesi» ...
Somut uyuşmazlıkta, davacılar vekili 11.08.2014 tarihli dava dilekçesinde davacıların murisinin davalı banka nezdinde kredi çektiği sırada «hayat sigortası» yapıldığını, ölüm olayı nedeniyle kalan kredi borcunun müvekkillerince ödendiğini, hayat «sigortası poliçesinden» kaynaklanan poliçe bedelinin tahsilini talep ettiklerini, poliçe örneklerine ulaşamadıklarını ifade etmiştir.
5 benzer karar daha
-
Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11511 E. 2018/3393 K.
Ortak:kabul edilebilir yanılgı · maddi hata · eş rızası · dürüstlük kuralı · yargılama gideri · sigorta poliçesi · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞubesi «acenteliğinde» bitkisel ürün «sigortası poliçesi» imzalandığı, poliçenin 5363 sayılı yasa kapsamında olduğu, davalı yanın ... olması gerektiği, dava dilekçesinde, davanın («husumetin»)....na yöneltilmek istendiği anlaşılmış ise de, davalı tarafın tam olarak anlaşılamadığı, ... ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi «ıslah» yoluyla taraf değişikliği yapmanın da mümkün olamayacağı,bu haliyle davalı yanın taraf «ehliyetine» sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Buna göre, "(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık «rızası» ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilm …
Ancak, yasa yapıcı (3 )ve (4). fıkralardaki istisnai düzenleme ile aslında muhatabı belli olan uyuşmazlığın, «maddi hata» sebebiyle, mevcut olmayan ya da farklı kişiye karşı yürütülmesi halinde mutlaka karşı tarafın rızasının aranmasının yargılamanın kaderini gerçekte muhatap olmayan bir kişinin rızasına bağlamak anlamına gelebileceğini bu nedenle yargılamanın gereksiz yere uzayabileceğini hatta yeni dava açılması sonucunu doğurabileceğini göz önünde bulundurarak, maddî hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi hâlinde, diğer tarafın «rızası» aranmadan taraf değişikliğini mümkün hale getirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın beyanı gerekse davalı ... şirketinin «husumet itirazı» üzerine davacı tarafın taraf değişikliği talebinde bulunduğu, «sigorta poliçesinin» davalı tarafça düzenlenmediğinin sabit bulunduğu, davacı tarafın sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi hakkında yeterli araştırma yapmadan dava açtığı, dava öncesi başvuruda bulunmadığı bu haliyle «maddi hataya» düştüğünden bahsedilemeyeceği, davalı tarafın yanlış gösterilmesinin «kabul edilebilir yanılgıya» dayanmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine, 1.800,00.
Mahkemece, davacının «sigorta poliçesini» düzenleyen sigorta şirketini yeterince araştırmadan dava açtığı, «maddi hataya» düştüğünden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın “Tarafta İradi Değişiklik” başlıklı 124. maddesinin 3.fıkrası “Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.” şeklinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 4.fıkrasında “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tıbbi kötü uygulama · zorunlu mali sorumluluk sigortası · mali sorumluluk sigortası · husumet itirazı · sorumluluk sigortası · vekalet ücreti
Benzer bu kararda1-Dava, «tıbbi kötü uygulamaya» ilişkin «zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın beyanı gerekse davalı ... şirketinin «husumet itirazı» üzerine davacı tarafın taraf değişikliği talebinde bulunduğu, «sigorta poliçesinin» davalı tarafça düzenlenmediğinin sabit bulunduğu, davacı tarafın sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi hakkında yeterli araştırma yapmadan dava açtığı, dava öncesi başvuruda bulunmadığı bu haliyle «maddi hataya» düştüğünden bahsedilemeyeceği, davalı tarafın yanlış gösterilmesinin «kabul edilebilir yanılgıya» dayanmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine, 1.800,00.
TL «vekalet ücretinin» davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı tarafa verilmesine, davacı tarafça yapılan «yargılama giderlerinin» davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10444 E. 2012/2258 K.
Ortak:eş rızası · dürüstlük kuralı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaBuna göre, "(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık «rızası» ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilm …
Şubesi «acenteliğinde» bitkisel ürün «sigortası poliçesi» imzalandığı, poliçenin 5363 sayılı yasa kapsamında olduğu, davalı yanın ... olması gerektiği, dava dilekçesinde, davanın («husumetin»)....na yöneltilmek istendiği anlaşılmış ise de, davalı tarafın tam olarak anlaşılamadığı, ... ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi «ıslah» yoluyla taraf değişikliği yapmanın da mümkün olamayacağı,bu haliyle davalı yanın taraf «ehliyetine» sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Buna göre, taraf değişikliği karşı tarafın açık «rızası» ile mümkün olup, karşı tarafın açık rızası olmaksızın görülmekte olan davanın tarafının değiştirilmesi mümkün değildir.
Benzer bu karardaOysa, temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren HMK’nun 124. maddesi “maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kat maliklerine karşı yöneltilmesi gerektiği, yöneticiliğin «tüzel kişiliği» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Dava, konut sigortasından kaynaklanan rücuan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece «husumetin» kat maliklerine karşı yöneltilmesi gerektiği, davalı bina yöneticiliğinin «tüzel kişiliği» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kat maliklerine karşı yöneltilmesi gerektiği, yöneticiliğin «tüzel kişiliği» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Dava, konut sigortasından kaynaklanan rücuan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece «husumetin» kat maliklerine karşı yöneltilmesi gerektiği, davalı bina yöneticiliğinin «tüzel kişiliği» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, her ne kadar dava apartman yöneticiliği aleyhine açılmış ise de sonrasında davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile «husumet» kat maliklerine karşı yöneltilmiş olmakla, yukarıda anılan kanun maddesi uyarınca kendisine husumet yöneltilen kat maliklerine dava «dilekçesi tebliğ» ettirilip, işin esasına girilerek bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle boz …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14353 E. 2016/2770 K.
Ortak:maddi hata · eş rızası · dürüstlük kuralı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaBuna göre, "(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık «rızası» ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilm …
Ancak, yasa yapıcı (3 )ve (4). fıkralardaki istisnai düzenleme ile aslında muhatabı belli olan uyuşmazlığın, «maddi hata» sebebiyle, mevcut olmayan ya da farklı kişiye karşı yürütülmesi halinde mutlaka karşı tarafın rızasının aranmasının yargılamanın kaderini gerçekte muhatap olmayan bir kişinin rızasına bağlamak anlamına gelebileceğini bu nedenle yargılamanın gereksiz yere uzayabileceğini hatta yeni dava açılması sonucunu doğurabileceğini göz önünde bulundurarak, maddî hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi hâlinde, diğer tarafın «rızası» aranmadan taraf değişikliğini mümkün hale getirmiştir.
Şubesi «acenteliğinde» bitkisel ürün «sigortası poliçesi» imzalandığı, poliçenin 5363 sayılı yasa kapsamında olduğu, davalı yanın ... olması gerektiği, dava dilekçesinde, davanın («husumetin»)....na yöneltilmek istendiği anlaşılmış ise de, davalı tarafın tam olarak anlaşılamadığı, ... ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi «ıslah» yoluyla taraf değişikliği yapmanın da mümkün olamayacağı,bu haliyle davalı yanın taraf «ehliyetine» sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaOysa ki, HMK’nın 124. maddesinde maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği ya da dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği düzenlenmiş olup, somut olayda davacı vekili, bir «maddi hata» nedeniyle ya da yanılgı ile davaya «dahil» edilen şirkete dava dilekçesinde «husumet» yöneltmediğini ileri sürmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, uyulan bozma ilamına göre, davası müracaata bırakılan davalılar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar yönünden ise davanın «husumetten» reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın «zamanaşımından» reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · kâr payı · tebligat · yönetim kurulu kararı · dahili dava · zamanaşımı
Benzer bu karardaBu itibarla, gerek 1086 sayılı HUMK’da gerekse 6100 sayılı HMK’da «dahili» davalı başlığı altında bir müessesenin düzenlenmediği, 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği şartlarının oluşmadığı, kaldı ki kabule göre de, davaya dahil edilmeye çalışılan....’nin usulüne uygun davaya dahil edilmediği yine «yönetim kurulu» üyelerine «tebligat» yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, uyulan bozma ilamına göre, davası müracaata bırakılan davalılar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar yönünden ise davanın «husumetten» reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın «zamanaşımından» reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
1- Dava, şirket ortaklığının tespiti, yönetim ve «genel kurul kararlarının iptali» ile kâr «payının» tahsili ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının şirketin denetleme kurulu üyesi olduğu, tüm işlemlerin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlandığı, yapılan işlemlerden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalı ... aleyhine açılan davanın müracaata bırakıldığı, davanın «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2776 E. 2013/3524 K.
Ortak:eş rızası · dürüstlük kuralı · pasif husumet · yargılama gideri · husumet · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaBuna göre, "(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık «rızası» ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilm …
… erinin davacıya tebliği ile davacıya HMK'nun 124. maddesindeki hakka dayalı olarak, taraf değişikliği yapabilmesi için fırsat tanınması, davacının kendisine tanınan «kesin mehilde» taraf değişikliği talebinde bulunması halinde dava dilekçesinin bu kişilere tebliği ile yargılamaya değişen kişi/ kişilerle devam olunması, aksi halde taraf («pasif husumet) ehliyeti» yokluğu nedeniyle davanın dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekirken, davacıya yasal hakkını kullanma imkanı tanınmaksızın karar verilmesi doğru …
Şubesi «acenteliğinde» bitkisel ürün «sigortası poliçesi» imzalandığı, poliçenin 5363 sayılı yasa kapsamında olduğu, davalı yanın ... olması gerektiği, dava dilekçesinde, davanın («husumetin»)....na yöneltilmek istendiği anlaşılmış ise de, davalı tarafın tam olarak anlaşılamadığı, ... ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi «ıslah» yoluyla taraf değişikliği yapmanın da mümkün olamayacağı,bu haliyle davalı yanın taraf «ehliyetine» sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine «yargılama giderlerine» hükmeder." hükmünü haiz olup, davacı tarafın, dava dilekçesinde davalıyı ...olarak belirttikten sonra parantez içinde "Güven Hayat Sigorta" ibaresini de yazmış olması karşısında, davalı olarak Güven Hayat Sigortayı satın alan "Groupama Emeklilik A.Ş" yerine "...yi göstermesinin kabul edilebilir bir hatadan kaynaklandığının değerlendirilmesi gerekirken, davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir. ./.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu olan poliçenin Güven Hayat Sigorta A.Ş. ile yapıldığı ve bu şirketin Groupama Emeklilik A.Ş. tarafından satın alındığı gerekçesiyle davanın «pasif husumet» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nun 124. maddesi " (1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık «rızası» ile mümkündür. (...) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (...) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hayat sigortası · sigorta sözleşmesi
Benzer bu karardaDavacı murisi ile Güven Hayat Sigorta arasında «hayat sigorta sözleşmesi» bulunduğu, Güven Hayat Sigorta'nın da dava tarihinden önce ...tarafından satın alındığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Dava, «hayat sigortasından» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
-
Rücu | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1207 E. 2013/2992 K.
Ortak:eş rızası · dürüstlük kuralı · pasif husumet · sigorta poliçesi · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞubesi «acenteliğinde» bitkisel ürün «sigortası poliçesi» imzalandığı, poliçenin 5363 sayılı yasa kapsamında olduğu, davalı yanın ... olması gerektiği, dava dilekçesinde, davanın («husumetin»)....na yöneltilmek istendiği anlaşılmış ise de, davalı tarafın tam olarak anlaşılamadığı, ... ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi «ıslah» yoluyla taraf değişikliği yapmanın da mümkün olamayacağı,bu haliyle davalı yanın taraf «ehliyetine» sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Buna göre, "(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık «rızası» ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilm …
… erinin davacıya tebliği ile davacıya HMK'nun 124. maddesindeki hakka dayalı olarak, taraf değişikliği yapabilmesi için fırsat tanınması, davacının kendisine tanınan «kesin mehilde» taraf değişikliği talebinde bulunması halinde dava dilekçesinin bu kişilere tebliği ile yargılamaya değişen kişi/ kişilerle devam olunması, aksi halde taraf («pasif husumet) ehliyeti» yokluğu nedeniyle davanın dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekirken, davacıya yasal hakkını kullanma imkanı tanınmaksızın karar verilmesi doğru …
Benzer bu karardaDava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
Oysa, temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren HMK’nın 124. maddesi “maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının binanın ortak yerinde meydana gelen arıza nedeniyle işbu davayı açtığı, «tüzel kişiliği» bulunmayan yönetime «husumet» yöneltilemeyeceği, tüm kat maliklerine karşı dava açılabileceği gerekçesiyle, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · işyeri sigorta poliçesi · rücuen tahsil · işyeri sigortası · tüzel kişilik · dahili dava
Benzer bu karardaDava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, her ne kadar dava apartman yönetimi adına ...’na karşı açılmış ise de, yukarıda anılan kanun maddesi uyarınca davacı vekiline kat maliklerini davaya «dahil» etmesi için süre verilmesi, kat malikleri davaya dahil edildiğinde kendilerine dava «dilekçesi tebliğ» ettirilerek yargılamaya devam edilmesi gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının binanın ortak yerinde meydana gelen arıza nedeniyle işbu davayı açtığı, «tüzel kişiliği» bulunmayan yönetime «husumet» yöneltilemeyeceği, tüm kat maliklerine karşı dava açılabileceği gerekçesiyle, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17678 E. , 2015/2407 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/06/2014 tarih ve 2014/68-2014/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin, taşınmazlarını davalı sigorta şirketine sigorta ettirdiklerini, 19/05/2013 günü yağan dolu nedeniyle ekili buğdaylarının büyük zarar gördüğünü, davalılar nezdinde görevli sigorta eksperleri tarafından zarar tespiti yapıldığını, ancak belirlenen zararın gerçek zarardan düşük olması nedeniyle yaptırdıkları delil tespitine dayanarak, müvekkillerinin zararlarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... (....) ve.... vekilleri, her iki şirketin ayrı tüzel kişiliğe sahip şirketler olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen ünvanla herhangi bir tüzel kişilik bulunmadığını savunarak, davanın husumet yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf ile .... Şubesi acenteliğinde bitkisel ürün sigortası poliçesi imzalandığı, poliçenin 5363 sayılı yasa kapsamında olduğu, davalı yanın ... olması gerektiği, dava dilekçesinde, davanın (husumetin)....na yöneltilmek istendiği anlaşılmış ise de, davalı tarafın tam olarak anlaşılamadığı, ... ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi ıslah yoluyla taraf değişikliği yapmanın da mümkün olamayacağı,bu haliyle davalı yanın taraf ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bitkisel ürün sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalıların taraf ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Tarafın iradi değişikliği konusu 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, "(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.
(2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.
(3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
(4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” Anılan düzenleme ile iradi taraf değişikliğinin şartları hüküm altına alınmıştır. Buna göre, taraf değişikliği karşı tarafın açık rızası ile mümkün olup, karşı tarafın açık rızası olmaksızın görülmekte olan davanın tarafının değiştirilmesi mümkün değildir. Ancak, yasa yapıcı (3 )ve (4). fıkralardaki istisnai düzenleme ile aslında muhatabı belli olan uyuşmazlığın, maddi hata sebebiyle, mevcut olmayan ya da farklı kişiye karşı yürütülmesi halinde mutlaka karşı tarafın rızasının aranmasının yargılamanın kaderini gerçekte muhatap olmayan bir kişinin rızasına bağlamak anlamına gelebileceğini bu nedenle yargılamanın gereksiz yere uzayabileceğini hatta yeni dava açılması sonucunu doğurabileceğini göz önünde bulundurarak, maddî hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi hâlinde, diğer tarafın rızası aranmadan taraf değişikliğini mümkün hale getirmiştir.
O halde usul hukuku kurallarına göre, karşı tarafın izni olmaksızın taraf değişikliğinin geçerli olabilmesi için, davacının tarafı yanlış göstermesinin maddi bir hatadan kaynaklandığını veya dürüslük kuralına aykırı olmadığını ortaya koyması gerekir.
Somut olayda, davaya cevap veren dava dışı .... vekili ile ... vekilinin yazılı beyanlarında, davacının davalı tarafı gösterirken hataya düşerek, taraf sıfatı olmayan kişilere husumet yönelttiğini ifade ettikleri, ancak mahkemece dilekçelerin davacıya tebliğ edilmediği bu haliyle dilekçelerin karşılıklı verilmesi sağlanmadan, erken ön inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, öncelikle davaya cevap veren dava dışı ... vekili ile .. vekilinin dilekçelerinin davacıya tebliği ile davacıya HMK'nun 124. maddesindeki hakka dayalı olarak, taraf değişikliği yapabilmesi için fırsat tanınması, davacının kendisine tanınan kesin mehilde taraf değişikliği talebinde bulunması halinde dava dilekçesinin bu kişilere tebliği ile yargılamaya değişen kişi/ kişilerle devam olunması, aksi halde taraf (pasif husumet) ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekirken, davacıya yasal hakkını kullanma imkanı tanınmaksızın karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171664400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz