6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17678 E. 2015/2407 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kabul edilebilir yanılgı zorunlu dava arkadaşlığı kesin mehil ek mehil pasif husumet ehliyeti husumet ehliyeti maddi hata acentelik eş rızası dava şartı yokluğu dürüstlük kuralı pasif husumet taraf ehliyeti yargılama gideri ıslah sigorta poliçesi kesin hüküm husumet

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 124

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf ile .... Şubesi acenteliğinde bitkisel ürün sigortası poliçesi imzalandığı, poliçenin 5363 sayılı yasa kapsamında olduğu, davalı yanın ... olması gerektiği, dava dilekçesinde, davanın (husumetin)....na yöneltilmek istendiği anlaşılmış ise de, davalı tarafın tam olarak anlaşılamadığı, ... ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi ıslah yoluyla taraf değişikliği yapmanın da mümkün olamayacağı,bu haliyle davalı yanın taraf ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, bitkisel ürün sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalıların taraf ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.

Tarafın iradi değişikliği konusu 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, "(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.

(2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.

(3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.

(4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” Anılan düzenleme ile iradi taraf değişikliğinin şartları hüküm altına alınmıştır. Buna göre, taraf değişikliği karşı tarafın açık rızası ile mümkün olup, karşı tarafın açık rızası olmaksızın görülmekte olan davanın tarafının değiştirilmesi mümkün değildir. Ancak, yasa yapıcı (3 )ve (4). fıkralardaki istisnai düzenleme ile aslında muhatabı belli olan uyuşmazlığın, maddi hata sebebiyle, mevcut olmayan ya da farklı kişiye karşı yürütülmesi halinde mutlaka karşı tarafın rızasının aranmasının yargılamanın kaderini gerçekte muhatap olmayan bir kişinin rızasına bağlamak anlamına gelebileceğini bu nedenle yargılamanın gereksiz yere uzayabileceğini hatta yeni dava açılması sonucunu doğurabileceğini göz önünde bulundurarak, maddî hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi hâlinde, diğer tarafın rızası aranmadan taraf değişikliğini mümkün hale getirmiştir. O halde usul hukuku kurallarına göre, karşı tarafın izni olmaksızın taraf değişikliğinin geçerli olabilmesi için, davacının tarafı yanlış göstermesinin maddi bir hatadan kaynaklandığını veya dürüslük kuralına aykırı olmadığını ortaya koyması gerekir.

Somut olayda, davaya cevap veren dava dışı .... vekili ile ... vekilinin yazılı beyanlarında, davacının davalı tarafı gösterirken hataya düşerek, taraf sıfatı olmayan kişilere husumet yönelttiğini ifade ettikleri, ancak mahkemece dilekçelerin davacıya tebliğ edilmediği bu haliyle dilekçelerin karşılıklı verilmesi sağlanmadan, erken ön inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece, öncelikle davaya cevap veren dava dışı ... vekili ile .. vekilinin dilekçelerinin davacıya tebliği ile davacıya HMK'nun 124. maddesindeki hakka dayalı olarak, taraf değişikliği yapabilmesi için fırsat tanınması, davacının kendisine tanınan kesin mehilde taraf değişikliği talebinde bulunması halinde dava dilekçesinin bu kişilere tebliği ile yargılamaya değişen kişi/ kişilerle devam olunması, aksi halde taraf (pasif husumet) ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekirken, davacıya yasal hakkını kullanma imkanı tanınmaksızın karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi-Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5852 E. 2017/4959 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme ilamının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15229 E. 2014/16618 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/649 E. 2017/3592 K.

    Ortak: · dava şartı · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11511 E. 2018/3393 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10444 E. 2012/2258 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirket Ortaklığının Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14353 E. 2016/2770 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2776 E. 2013/3524 K.

    Ortak: · dava şartı · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücu | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1207 E. 2013/2992 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/17678 E.  ,  2015/2407 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/06/2014 tarih ve 2014/68-2014/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkillerinin, taşınmazlarını davalı sigorta şirketine sigorta ettirdiklerini, 19/05/2013 günü yağan dolu nedeniyle ekili buğdaylarının büyük zarar gördüğünü, davalılar nezdinde görevli sigorta eksperleri tarafından zarar tespiti yapıldığını, ancak belirlenen zararın gerçek zarardan düşük olması nedeniyle yaptırdıkları delil tespitine dayanarak, müvekkillerinin zararlarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

... (....) ve.... vekilleri, her iki şirketin ayrı tüzel kişiliğe sahip şirketler olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen ünvanla herhangi bir tüzel kişilik bulunmadığını savunarak, davanın husumet yönünden reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf ile .... Şubesi acenteliğinde bitkisel ürün sigortası poliçesi imzalandığı, poliçenin 5363 sayılı yasa kapsamında olduğu, davalı yanın ... olması gerektiği, dava dilekçesinde, davanın (husumetin)....na yöneltilmek istendiği anlaşılmış ise de, davalı tarafın tam olarak anlaşılamadığı, ... ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi ıslah yoluyla taraf değişikliği yapmanın da mümkün olamayacağı,bu haliyle davalı yanın taraf ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, bitkisel ürün sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalıların taraf ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.

Tarafın iradi değişikliği konusu 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, "(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.

(2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.

(3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.

(4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” Anılan düzenleme ile iradi taraf değişikliğinin şartları hüküm altına alınmıştır. Buna göre, taraf değişikliği karşı tarafın açık rızası ile mümkün olup, karşı tarafın açık rızası olmaksızın görülmekte olan davanın tarafının değiştirilmesi mümkün değildir. Ancak, yasa yapıcı (3 )ve (4). fıkralardaki istisnai düzenleme ile aslında muhatabı belli olan uyuşmazlığın, maddi hata sebebiyle, mevcut olmayan ya da farklı kişiye karşı yürütülmesi halinde mutlaka karşı tarafın rızasının aranmasının yargılamanın kaderini gerçekte muhatap olmayan bir kişinin rızasına bağlamak anlamına gelebileceğini bu nedenle yargılamanın gereksiz yere uzayabileceğini hatta yeni dava açılması sonucunu doğurabileceğini göz önünde bulundurarak, maddî hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi hâlinde, diğer tarafın rızası aranmadan taraf değişikliğini mümkün hale getirmiştir.

O halde usul hukuku kurallarına göre, karşı tarafın izni olmaksızın taraf değişikliğinin geçerli olabilmesi için, davacının tarafı yanlış göstermesinin maddi bir hatadan kaynaklandığını veya dürüslük kuralına aykırı olmadığını ortaya koyması gerekir.

Somut olayda, davaya cevap veren dava dışı .... vekili ile ... vekilinin yazılı beyanlarında, davacının davalı tarafı gösterirken hataya düşerek, taraf sıfatı olmayan kişilere husumet yönelttiğini ifade ettikleri, ancak mahkemece dilekçelerin davacıya tebliğ edilmediği bu haliyle dilekçelerin karşılıklı verilmesi sağlanmadan, erken ön inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece, öncelikle davaya cevap veren dava dışı ... vekili ile .. vekilinin dilekçelerinin davacıya tebliği ile davacıya HMK'nun 124. maddesindeki hakka dayalı olarak, taraf değişikliği yapabilmesi için fırsat tanınması, davacının kendisine tanınan kesin mehilde taraf değişikliği talebinde bulunması halinde dava dilekçesinin bu kişilere tebliği ile yargılamaya değişen kişi/ kişilerle devam olunması, aksi halde taraf (pasif husumet) ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekirken, davacıya yasal hakkını kullanma imkanı tanınmaksızın karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171664400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.