İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2397 E. 2010/2753 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi itiraz↗ iş bölümü↗ mahsup↗ işlemiş faiz↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının takip tarihi itibariyle davacıya 7.155.00 TL asıl, 170,00 TL işlemiş faiz borçunun bulunduğu, davalının 5.000,00 TL'lık bölümü kabul ederek kısmi itirazda bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 7.155,00 TL asıl, 170,00 TL işlemiş faiz alacağı yönünden devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi ile davalının başlatılan takibin toplam 3.204,00 TL'lık kısmına haksız itiraz ettiği ileri sürülerek itirazın iptali istenmiştir. Bu durumda, itiraz edilmeyen kısım bakımından takip kesinleşmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 7.155,00 TL asıl, 170,00 TL işlemiş faiz üzerinden davamına karar verilmek suretiyle, talebin aşılması ve HUMK'nun 74. maddesine aykırı hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, karara esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 8.500,00 TL şerefiye alacağının davalı kooperatif tarafından davacı borcuna mahsup edildiği belirtilmiştir. Davacının davalı kooperatiften olan şerefiye alacağının aidat borcu hesabı yapılırken mahsup edilip edilmediği duraksamaya yer verilmeyecek şekilde saptaması gerektiğinde bu kararda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Diğer yandan, cevap dilekçesi ile davalının şerefiye bedeli alacağının olduğu ileri sürülerek mahsup talebinde bulunulduğuna göre, bu konuda inceleme ve değerlendirme yapılamaması da doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5212 E. 2011/4754 K.
Ortak:işlemiş faiz · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının takip tarihi itibariyle davacıya 7.155.00 TL asıl, 170,00 TL «işlemiş faiz» borçunun bulunduğu, davalının 5.000,00 TL'lık «bölümü» kabul ederek «kısmi itirazda» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 7.155,00 TL asıl, 170,00 TL işlemiş faiz alacağı yönünden devamına, «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 7.155,00 TL asıl, 170,00 TL «işlemiş faiz» üzerinden davamına karar verilmek suretiyle, talebin aşılması ve HUMK'nun 74. maddesine aykırı hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaBu nedenle mahkemece, davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmesi dahi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın kabul şekli bakımından da bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece her ne kadar davalının aidat ve «işlemiş faiz» borcu miktarının tespiti amacıyla «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ise de Antalya 1.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · yoklukla malul karar · yokluk · davanın konusu · komisyon · bilirkişi incelemesi · dahili dava · temerrüt
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi’nde görülmekte olan başka bir davada 02.04.2010 tarihli hüküm ile davalı kooperatifin bu alacak hesabında esas alınan 31.12.2000, 31.03.2001 ve 29.05.2005 tarihli genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Borcu söndüren nedenlerle «yokluk» nedenlerinin temyiz «dahil» yargılamanın her aşamasında nazara alınması gerektiğinden, davalı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemece öncelikle anılan davanın sonucunun ve kesinleşmesinin beklenmesi ve işbu davanın sonucunu nasıl etkileyeceğinin değerlendirilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; kabul şekli bakımından da, işbu «davanın konusu» kooperatif aidatı, şerefiye bedeli ve «gecikme faizi» alacağından kaynaklanmaktadır.
Kooperatif aidatlarının ve «gecikme faizinin» miktarı ve oranı genel kurullarda, şerefiye bedelinin miktarı da şerefiye tespit «komisyonlarının» kararları ile belirlendiğine göre, taraflar anılan borçların miktarını bilmek durumunda olup, bu alacaklar belirlenebilir, diğer bir deyişle likid sayılmalıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4182 E. 2010/10368 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2338 E. 2010/8438 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının takip tarihi itibariyle davacıya 7.155.00 TL asıl, 170,00 TL «işlemiş faiz» borçunun bulunduğu, davalının 5.000,00 TL'lık «bölümü» kabul ederek «kısmi itirazda» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 7.155,00 TL asıl, 170,00 TL işlemiş faiz alacağı yönünden devamına, «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı kooperatife icra takip tarihi itibariyle faizi ile birlikte 7.520,81 YTL borcunun olduğu, takip konusu bedelin ise 5.947.529.411 TL bulunup, davalının bu bedeli ödediğini ispat edemediği, itirazının haksız ve yersiz olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, takibin devamına ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · borca itiraz · ara karar · denetime elverişlilik · bilirkişi incelemesi · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, ilk rapora itiraz edilmesi üzerine davalı tarafın itirazlarının değerlendirilmesi için yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilmiş olmasına ve bu amaçla dosyanın bilirkişilere gönderilmesine rağmen bilirkişilerin dosyadaki bilgi ve belgelerin yetersiz olması nedeniyle inceleme yaparak rapor düzenlemeleri mümkün olmamıştır.Bu durumda mahkemece davalının takip tarihi itibariyle borçlu olduğu aidat ile kooperatif tarafından ödenmiş bulunan kredi taksitlerinden dolayı borçlu olduğu miktarın sağlıklı bir şekilde hesaplanması için kooperatife ait «defter» ve belgeler ile davalı tarafından dayanılan ödeme belgeleri üzerinde ve davalı şerefiye farkından dolayı kooperatiften alacaklı olduğunu iddia etmiş olmasına göre bu husustaki savunmayı da kapsayacak şekilde yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınacak gerekçeli, yeterli ve «denetime elverişli rapor» sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husustaki «ara» kararından dönülerek itiraza uğrayan, yetersiz incelemeye dayalı olarak düzenlenmiş bulunan ilk rapor uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, k …
… operatife ödemelerde bulunduğunu, aidat borcuna mahsuben verdiği senet bedelini ödediğini ve kooperatiften şerefiye farkından dolayı alacaklı olduğunu ileri sürerek «borca itiraz» etmiştir.Mahkemece alınan 15.03.2006 tarihli bilirkişi raporunda davacının borçlu olduğu miktar hesaplanmış ise de düzenlenen bu rapora karşı davalı itiraz etmiş, mahkemece davalı tarafın itirazlarının karşılanması için yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilerek bu amaçla dosya iki kez Ankara’ya gönderilmiş ise de bilirkişiler istedikleri bilgi ve belgelerin tamamlanmasından sonra sağlıklı bir sonuca ulaşılabileceğini, kooperatife ait «defter» ve belgelerin incelenmesi gerektiğini belirterek davalının borcu olup olmadığına ve miktarına ilişkin bir incelemede bulunmamışlardır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2895 E. 2010/3160 K.
Ortak:mahsup
İncelediğiniz karardaÖte yandan, karara esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 8.500,00 TL şerefiye alacağının davalı kooperatif tarafından davacı borcuna «mahsup» edildiği belirtilmiştir.
Davacının davalı kooperatiften olan şerefiye alacağının aidat borcu hesabı yapılırken «mahsup» edilip edilmediği duraksamaya yer verilmeyecek şekilde saptaması gerektiğinde bu kararda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Diğer yandan, cevap dilekçesi ile davalının şerefiye bedeli alacağının olduğu ileri sürülerek «mahsup» talebinde bulunulduğuna göre, bu konuda inceleme ve değerlendirme yapılamaması da doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar tarafından yapılan ödemenin «bağış» niteliğinde olduğu, şerefiye bedeli olmadığı, «kesin» hesap çizelgesi hazırlanırken davacılar tarafından ödenmesi gereken şerefiye bedeli olarak hesap edilen 3.000,00 YTL’den yapılan ödemenin «mahsup» edilemeyeceği, davacının kesin hesap çizelgesinde tespit edilen şerefiye bedelinin tamamını ödemek zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağış · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar tarafından yapılan ödemenin «bağış» niteliğinde olduğu, şerefiye bedeli olmadığı, «kesin» hesap çizelgesi hazırlanırken davacılar tarafından ödenmesi gereken şerefiye bedeli olarak hesap edilen 3.000,00 YTL’den yapılan ödemenin «mahsup» edilemeyeceği, davacının kesin hesap çizelgesinde tespit edilen şerefiye bedelinin tamamını ödemek zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, dava konusu ödemenin davalı kooperatifin savunması doğrultusunda «bağış» olarak yapıldığı kabul edilmiş ise de davalı savunmasını kanıtlayacak deliller dosya kapsamında mevcut değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8154 E. 2011/2277 K.
Ortak:iş bölümü · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının takip tarihi itibariyle davacıya 7.155.00 TL asıl, 170,00 TL «işlemiş faiz» borçunun bulunduğu, davalının 5.000,00 TL'lık «bölümü» kabul ederek «kısmi itirazda» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 7.155,00 TL asıl, 170,00 TL işlemiş faiz alacağı yönünden devamına, «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… kurulunda Ağustos 2002- Mayıs 2003 dönemindeki 10 aylık toplam 2.500,00 TL’lik aidatın alınmamasına karar verildiği, bu surette hükmedilmesi gereken 1.611,50 TL’lik «bölümün» alınmamasına karar verilen 2.500,00 TL içerisinde kaldığı gerekçesiyle bu bölüm ve itiraz yönünden konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… at ve şerefiye borcunun davalı tarafından hesaplanmasının mümkün olduğu, bu nedenle dava konusu borcun likit bulunduğu ayrıca mahkemece eski kararda davacı yararına «inkar tazminatına» hükmedildiği ve temyiz incelemesi sırasında da kararın bu yönden bozulmadığı, bu durumda davacı yararına «usuli kazanılmış hak» doğduğu gözden kaçırılarak davacı yararına inkar tazminatına hükmedilmemiş olması da hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · usuli kazanılmış hak · icra takibine itiraz · kazanılmış hak · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… at ve şerefiye borcunun davalı tarafından hesaplanmasının mümkün olduğu, bu nedenle dava konusu borcun likit bulunduğu ayrıca mahkemece eski kararda davacı yararına «inkar tazminatına» hükmedildiği ve temyiz incelemesi sırasında da kararın bu yönden bozulmadığı, bu durumda davacı yararına «usuli kazanılmış hak» doğduğu gözden kaçırılarak davacı yararına inkar tazminatına hükmedilmemiş olması da hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
… kurulunda Ağustos 2002- Mayıs 2003 dönemindeki 10 aylık toplam 2.500,00 TL’lik aidatın alınmamasına karar verildiği, bu surette hükmedilmesi gereken 1.611,50 TL’lik «bölümün» alınmamasına karar verilen 2.500,00 TL içerisinde kaldığı gerekçesiyle bu bölüm ve itiraz yönünden konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen 20.04.2005 günlü karar, Dairemizin 05.10.2006 günlü kararı ile davalının kat farkından kaynaklanan borcunun «gecikme faizi» uygulanmaksızın belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş olup, mahkemece de bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen, bozma gereği yerine getirilmemiştir.
Davacı ödenmeyen aidat ve kat farkı alacağının faizi ile birlikte tahsili için yapılan «icra takibine itirazın» iptalini istediğine göre, mahkemece dava devam ederken davacı kooperatifin genel kurul kararı ile ödenmemesine karar verdiği aidat miktarı da gözetilerek takip tar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3080 E. 2012/4765 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin iptali
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, «sözleşmenin iptaline», davacının bu sözleşme kapsamında borçlu bulunmadığının tespitine, 3.170 TL'nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte iadesine, davalıya verilen çeklerin iptaline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2397 E. , 2010/2753 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.04.2008 tarih ve 2007/1048-2008/410 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olan davalının aidat borçlarını ödememesi üzerine 7600,00 TL asıl, 604,00 TL işlemiş faiz olmak üzere 8.204,00 TL'nın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının 5.000,00 TL borcu olduğundan bahisle kısmi itirazda bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatın karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacıdan şerefiye bedeli alacağının bulunduğunu, bu para ödenmediği gibi mahsup da edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının takip tarihi itibariyle davacıya 7.155.00 TL asıl, 170,00 TL işlemiş faiz borçunun bulunduğu, davalının 5.000,00 TL'lık bölümü kabul ederek kısmi itirazda bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 7.155,00 TL asıl, 170,00 TL işlemiş faiz alacağı yönünden devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi ile davalının başlatılan takibin toplam 3.204,00 TL'lık kısmına haksız itiraz ettiği ileri sürülerek itirazın iptali istenmiştir. Bu durumda, itiraz edilmeyen kısım bakımından takip kesinleşmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 7.155,00 TL asıl, 170,00 TL işlemiş faiz üzerinden davamına karar verilmek suretiyle, talebin aşılması ve HUMK'nun 74. maddesine aykırı hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, karara esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 8.500,00 TL şerefiye alacağının davalı kooperatif tarafından davacı borcuna mahsup edildiği belirtilmiştir. Davacının davalı kooperatiften olan şerefiye alacağının aidat borcu hesabı yapılırken mahsup edilip edilmediği duraksamaya yer verilmeyecek şekilde saptaması gerektiğinde bu kararda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Diğer yandan, cevap dilekçesi ile davalının şerefiye bedeli alacağının olduğu ileri sürülerek mahsup talebinde bulunulduğuna göre, bu konuda inceleme ve değerlendirme yapılamaması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015037600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz