İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8154 E. 2011/2277 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gecikme faizi↗ usuli kazanılmış hak↗ icra takibine itiraz↗ iş bölümü↗ kazanılmış hak↗ inkar tazminatı↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, benimsenen bilirkişi raporuna göre davalının ödemesi gereken asıl borcun 4.111, 50 TL iken davalı tarafından kabul edilen 2.985,00 TL’nin mahsubu ile 1.126,50 TL borcunun kaldığı, ancak 2006 yılı genel kurulunda Ağustos 2002- Mayıs 2003 dönemindeki 10 aylık toplam 2.500,00 TL’lik aidatın alınmamasına karar verildiği, bu surette hükmedilmesi gereken 1.611,50 TL’lik bölümün alınmamasına karar verilen 2.500,00 TL içerisinde kaldığı gerekçesiyle bu bölüm ve itiraz yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemeye gelince; dava, aidat ve şerefiye alacağından kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece verilen 20.04.2005 günlü karar, Dairemizin 05.10.2006 günlü kararı ile davalının kat farkından kaynaklanan borcunun gecikme faizi uygulanmaksızın belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş olup, mahkemece de bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen, bozma gereği yerine getirilmemiştir. Davacı ödenmeyen aidat ve kat farkı alacağının faizi ile birlikte tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptalini istediğine göre, mahkemece dava devam ederken davacı kooperatifin genel kurul kararı ile ödenmemesine karar verdiği aidat miktarı da gözetilerek takip tarihi itibariyle davalının aidat borcu aslı ve her bir aidatın ödenmesi gereken tarihe göre faizi ile kat farkı borcunun belirlenmesi, davalının icra takibi sırasında kabul ettiği miktarın bu bedelden düşülmesi ve sonucuna göre davalının borçlu olduğu kısmın hüküm altına alınması gerekirken, davalının yalnızca aidat ve kat farkı borcu aslını belirleyen bilirkişi hesaplamasına göre hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3-Öte yandan, genel kurulca belirlenen aidat ve şerefiye borcunun davalı tarafından hesaplanmasının mümkün olduğu, bu nedenle dava konusu borcun likit bulunduğu ayrıca mahkemece eski kararda davacı yararına inkar tazminatına hükmedildiği ve temyiz incelemesi sırasında da kararın bu yönden bozulmadığı, bu durumda davacı yararına usuli kazanılmış hak doğduğu gözden kaçırılarak davacı yararına inkar tazminatına hükmedilmemiş olması da hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8148 E. 2011/1037 K.
Ortak:gecikme faizi · usuli kazanılmış hak · icra takibine itiraz · kazanılmış hak · inkar tazminatı · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz kararda… at ve şerefiye borcunun davalı tarafından hesaplanmasının mümkün olduğu, bu nedenle dava konusu borcun likit bulunduğu ayrıca mahkemece eski kararda davacı yararına «inkar tazminatına» hükmedildiği ve temyiz incelemesi sırasında da kararın bu yönden bozulmadığı, bu durumda davacı yararına «usuli kazanılmış hak» doğduğu gözden kaçırılarak davacı yararına inkar tazminatına hükmedilmemiş olması da hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
… kurulunda Ağustos 2002- Mayıs 2003 dönemindeki 10 aylık toplam 2.500,00 TL’lik aidatın alınmamasına karar verildiği, bu surette hükmedilmesi gereken 1.611,50 TL’lik «bölümün» alınmamasına karar verilen 2.500,00 TL içerisinde kaldığı gerekçesiyle bu bölüm ve itiraz yönünden konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen 20.04.2005 günlü karar, Dairemizin 05.10.2006 günlü kararı ile davalının kat farkından kaynaklanan borcunun «gecikme faizi» uygulanmaksızın belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş olup, mahkemece de bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen, bozma gereği yerine getirilmemiştir.
Benzer bu kararda… refiye borcunun davalı tarafından hesaplanmasının mümkün olduğu, bu nedenle dava konusu borcun likit olduğu, ayrıca mahkemece önceki verilen kararda davacı yararına «inkar tazminatına» hükmedildiği ve temyiz incelemesi sırasında da kararın bu yönden bozulmadığı, bu durumda davacı yararına «usuli kazanılmış hak» doğduğu gözden kaçırılarak davacı yararına inkar tazminatına hükmedilmemiş olması da hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
… TL üzerinden iptali ile bu miktar üzerinden (icra müdürlüğünde kabul edilen 2.985 TL ile birlikte) takibin devamına, kabul edilen miktara takip tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmesine, 2.500 TL yönünden genel kurul kararı gereğince dava konusuz kalması nedeni ile karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya dair istemin reddine, tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda dava, 13.470,50 TL için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası · yasal faiz
Benzer bu kararda… TL üzerinden iptali ile bu miktar üzerinden (icra müdürlüğünde kabul edilen 2.985 TL ile birlikte) takibin devamına, kabul edilen miktara takip tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmesine, 2.500 TL yönünden genel kurul kararı gereğince dava konusuz kalması nedeni ile karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya dair istemin reddine, tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
1- HUMK.’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. madde hükmüne göre miktar veya değeri hüküm tarihi itibariyle 1.400,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar kesindir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2338 E. 2010/8438 K.
Ortak:icra takibine itiraz · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaDavacı ödenmeyen aidat ve kat farkı alacağının faizi ile birlikte tahsili için yapılan «icra takibine itirazın» iptalini istediğine göre, mahkemece dava devam ederken davacı kooperatifin genel kurul kararı ile ödenmemesine karar verdiği aidat miktarı da gözetilerek takip tar …
… at ve şerefiye borcunun davalı tarafından hesaplanmasının mümkün olduğu, bu nedenle dava konusu borcun likit bulunduğu ayrıca mahkemece eski kararda davacı yararına «inkar tazminatına» hükmedildiği ve temyiz incelemesi sırasında da kararın bu yönden bozulmadığı, bu durumda davacı yararına «usuli kazanılmış hak» doğduğu gözden kaçırılarak davacı yararına inkar tazminatına hükmedilmemiş olması da hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı kooperatife icra takip tarihi itibariyle faizi ile birlikte 7.520,81 YTL borcunun olduğu, takip konusu bedelin ise 5.947.529.411 TL bulunup, davalının bu bedeli ödediğini ispat edemediği, itirazının haksız ve yersiz olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, takibin devamına ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · borca itiraz · ara karar · denetime elverişlilik · bilirkişi incelemesi · icra inkar tazminatı · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, ilk rapora itiraz edilmesi üzerine davalı tarafın itirazlarının değerlendirilmesi için yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilmiş olmasına ve bu amaçla dosyanın bilirkişilere gönderilmesine rağmen bilirkişilerin dosyadaki bilgi ve belgelerin yetersiz olması nedeniyle inceleme yaparak rapor düzenlemeleri mümkün olmamıştır.Bu durumda mahkemece davalının takip tarihi itibariyle borçlu olduğu aidat ile kooperatif tarafından ödenmiş bulunan kredi taksitlerinden dolayı borçlu olduğu miktarın sağlıklı bir şekilde hesaplanması için kooperatife ait «defter» ve belgeler ile davalı tarafından dayanılan ödeme belgeleri üzerinde ve davalı şerefiye farkından dolayı kooperatiften alacaklı olduğunu iddia etmiş olmasına göre bu husustaki savunmayı da kapsayacak şekilde yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınacak gerekçeli, yeterli ve «denetime elverişli rapor» sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husustaki «ara» kararından dönülerek itiraza uğrayan, yetersiz incelemeye dayalı olarak düzenlenmiş bulunan ilk rapor uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, k …
… operatife ödemelerde bulunduğunu, aidat borcuna mahsuben verdiği senet bedelini ödediğini ve kooperatiften şerefiye farkından dolayı alacaklı olduğunu ileri sürerek «borca itiraz» etmiştir.Mahkemece alınan 15.03.2006 tarihli bilirkişi raporunda davacının borçlu olduğu miktar hesaplanmış ise de düzenlenen bu rapora karşı davalı itiraz etmiş, mahkemece davalı tarafın itirazlarının karşılanması için yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilerek bu amaçla dosya iki kez Ankara’ya gönderilmiş ise de bilirkişiler istedikleri bilgi ve belgelerin tamamlanmasından sonra sağlıklı bir sonuca ulaşılabileceğini, kooperatife ait «defter» ve belgelerin incelenmesi gerektiğini belirterek davalının borcu olup olmadığına ve miktarına ilişkin bir incelemede bulunmamışlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı kooperatife icra takip tarihi itibariyle faizi ile birlikte 7.520,81 YTL borcunun olduğu, takip konusu bedelin ise 5.947.529.411 TL bulunup, davalının bu bedeli ödediğini ispat edemediği, itirazının haksız ve yersiz olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, takibin devamına ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8154 E. , 2011/2277 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/03/2009 tarih ve 2007/13-2009/117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu aidat ve kat farkından kaynaklanan şerefiye borcunu zamanında ödemediği, genel kurul kararları ile ödenmeyen aidatlarına gecikme zammı uygulanacağının karalaştırıldığı,05/11/2003 tarihinde 8.364 TL asıl alacak ve 4.922,47 faiz alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının 2.895 TL borcunun bulunduğunu kabul ederek haksız olarak kısmen itiraz ettiğini ileri sürerek, 6.403 TL’ye yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı tarafından istenilen miktarın ne kadarının aidat ne kadarının kat farkı bedeli olduğunun belirtilmediğini, temerrüde düşürülmediğini, takipte istenilen faiz oranının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini, davacının kötü niyet tazminatına hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, benimsenen bilirkişi raporuna göre davalının ödemesi gereken asıl borcun 4.111, 50 TL iken davalı tarafından kabul edilen 2.985,00 TL’nin mahsubu ile 1.126,50 TL borcunun kaldığı, ancak 2006 yılı genel kurulunda Ağustos 2002- Mayıs 2003 dönemindeki 10 aylık toplam 2.500,00 TL’lik aidatın alınmamasına karar verildiği, bu surette hükmedilmesi gereken 1.611,50 TL’lik bölümün alınmamasına karar verilen 2.500,00 TL içerisinde kaldığı gerekçesiyle bu bölüm ve itiraz yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemeye gelince; dava, aidat ve şerefiye alacağından kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece verilen 20.04.2005 günlü karar, Dairemizin 05.10.2006 günlü kararı ile davalının kat farkından kaynaklanan borcunun gecikme faizi uygulanmaksızın belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş olup, mahkemece de bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen, bozma gereği yerine getirilmemiştir. Davacı ödenmeyen aidat ve kat farkı alacağının faizi ile birlikte tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptalini istediğine göre, mahkemece dava devam ederken davacı kooperatifin genel kurul kararı ile ödenmemesine karar verdiği aidat miktarı da gözetilerek takip tarihi itibariyle davalının aidat borcu aslı ve her bir aidatın ödenmesi gereken tarihe göre faizi ile kat farkı borcunun belirlenmesi, davalının icra takibi sırasında kabul ettiği miktarın bu bedelden düşülmesi ve sonucuna göre davalının borçlu olduğu kısmın hüküm altına alınması gerekirken, davalının yalnızca aidat ve kat farkı borcu aslını belirleyen bilirkişi hesaplamasına göre hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3-Öte yandan, genel kurulca belirlenen aidat ve şerefiye borcunun davalı tarafından hesaplanmasının mümkün olduğu, bu nedenle dava konusu borcun likit bulunduğu ayrıca mahkemece eski kararda davacı yararına inkar tazminatına hükmedildiği ve temyiz incelemesi sırasında da kararın bu yönden bozulmadığı, bu durumda davacı yararına usuli kazanılmış hak doğduğu gözden kaçırılarak davacı yararına inkar tazminatına hükmedilmemiş olması da hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 114,70 TL temyiz ilam harcının temyiz davalıdan edenden alınmasına, 04.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016437800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz