İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5212 E. 2011/4754 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gecikme faizi↗ yoklukla malul karar↗ yokluk↗ davanın konusu↗ işlemiş faiz↗ komisyon↗ bilirkişi incelemesi↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dahili dava↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, (546)TL şerefiye bedeli ile (4.268,74)TL birikmiş faiz alacağının temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava davalı ortağın davacı kooperatife olan aidat, şerefiye bedeli ve gecikme faizi borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile alacağın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar davalının aidat ve işlemiş faiz borcu miktarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülmekte olan başka bir davada 02.04.2010 tarihli hüküm ile davalı kooperatifin bu alacak hesabında esas alınan 31.12.2000, 31.03.2001 ve 29.05.2005 tarihli genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiştir. Borcu söndüren nedenlerle yokluk nedenlerinin temyiz dahil yargılamanın her aşamasında nazara alınması gerektiğinden, davalı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemece öncelikle anılan davanın sonucunun ve kesinleşmesinin beklenmesi ve işbu davanın sonucunu nasıl etkileyeceğinin değerlendirilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; kabul şekli bakımından da, işbu davanın konusu kooperatif aidatı, şerefiye bedeli ve gecikme faizi alacağından kaynaklanmaktadır. Kooperatif aidatlarının ve gecikme faizinin miktarı ve oranı genel kurullarda, şerefiye bedelinin miktarı da şerefiye tespit komisyonlarının kararları ile belirlendiğine göre, taraflar anılan borçların miktarını bilmek durumunda olup, bu alacaklar belirlenebilir, diğer bir deyişle likid sayılmalıdır. Bu nedenle mahkemece, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi dahi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın kabul şekli bakımından da bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4182 E. 2010/10368 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2338 E. 2010/8438 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaBu nedenle mahkemece, davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmesi dahi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın kabul şekli bakımından da bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece her ne kadar davalının aidat ve «işlemiş faiz» borcu miktarının tespiti amacıyla «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ise de Antalya 1.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı kooperatife icra takip tarihi itibariyle faizi ile birlikte 7.520,81 YTL borcunun olduğu, takip konusu bedelin ise 5.947.529.411 TL bulunup, davalının bu bedeli ödediğini ispat edemediği, itirazının haksız ve yersiz olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, takibin devamına ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
… operatife ödemelerde bulunduğunu, aidat borcuna mahsuben verdiği senet bedelini ödediğini ve kooperatiften şerefiye farkından dolayı alacaklı olduğunu ileri sürerek «borca itiraz» etmiştir.Mahkemece alınan 15.03.2006 tarihli bilirkişi raporunda davacının borçlu olduğu miktar hesaplanmış ise de düzenlenen bu rapora karşı davalı itiraz etmiş, mahkemece davalı tarafın itirazlarının karşılanması için yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilerek bu amaçla dosya iki kez Ankara’ya gönderilmiş ise de bilirkişiler istedikleri bilgi ve belgelerin tamamlanmasından sonra sağlıklı bir sonuca ulaşılabileceğini, kooperatife ait «defter» ve belgelerin incelenmesi gerektiğini belirterek davalının borcu olup olmadığına ve miktarına ilişkin bir incelemede bulunmamışlardır.
Mahkemece, ilk rapora itiraz edilmesi üzerine davalı tarafın itirazlarının değerlendirilmesi için yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilmiş olmasına ve bu amaçla dosyanın bilirkişilere gönderilmesine rağmen bilirkişilerin dosyadaki bilgi ve belgelerin yetersiz olması nedeniyle inceleme yaparak rapor düzenlemeleri mümkün olmamıştır.Bu durumda mahkemece davalının takip tarihi itibariyle borçlu olduğu aidat ile kooperatif tarafından ödenmiş bulunan kredi taksitlerinden dolayı borçlu olduğu miktarın sağlıklı bir şekilde hesaplanması için kooperatife ait «defter» ve belgeler ile davalı tarafından dayanılan ödeme belgeleri üzerinde ve davalı şerefiye farkından dolayı kooperatiften alacaklı olduğunu iddia etmiş olmasına göre bu husustaki savunmayı da kapsayacak şekilde yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınacak gerekçeli, yeterli ve «denetime elverişli rapor» sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husustaki «ara» kararından dönülerek itiraza uğrayan, yetersiz incelemeye dayalı olarak düzenlenmiş bulunan ilk rapor uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · borca itiraz · ara karar · denetime elverişlilik · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, ilk rapora itiraz edilmesi üzerine davalı tarafın itirazlarının değerlendirilmesi için yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilmiş olmasına ve bu amaçla dosyanın bilirkişilere gönderilmesine rağmen bilirkişilerin dosyadaki bilgi ve belgelerin yetersiz olması nedeniyle inceleme yaparak rapor düzenlemeleri mümkün olmamıştır.Bu durumda mahkemece davalının takip tarihi itibariyle borçlu olduğu aidat ile kooperatif tarafından ödenmiş bulunan kredi taksitlerinden dolayı borçlu olduğu miktarın sağlıklı bir şekilde hesaplanması için kooperatife ait «defter» ve belgeler ile davalı tarafından dayanılan ödeme belgeleri üzerinde ve davalı şerefiye farkından dolayı kooperatiften alacaklı olduğunu iddia etmiş olmasına göre bu husustaki savunmayı da kapsayacak şekilde yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınacak gerekçeli, yeterli ve «denetime elverişli rapor» sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husustaki «ara» kararından dönülerek itiraza uğrayan, yetersiz incelemeye dayalı olarak düzenlenmiş bulunan ilk rapor uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, k …
… operatife ödemelerde bulunduğunu, aidat borcuna mahsuben verdiği senet bedelini ödediğini ve kooperatiften şerefiye farkından dolayı alacaklı olduğunu ileri sürerek «borca itiraz» etmiştir.Mahkemece alınan 15.03.2006 tarihli bilirkişi raporunda davacının borçlu olduğu miktar hesaplanmış ise de düzenlenen bu rapora karşı davalı itiraz etmiş, mahkemece davalı tarafın itirazlarının karşılanması için yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilerek bu amaçla dosya iki kez Ankara’ya gönderilmiş ise de bilirkişiler istedikleri bilgi ve belgelerin tamamlanmasından sonra sağlıklı bir sonuca ulaşılabileceğini, kooperatife ait «defter» ve belgelerin incelenmesi gerektiğini belirterek davalının borcu olup olmadığına ve miktarına ilişkin bir incelemede bulunmamışlardır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8154 E. 2011/2277 K.
Ortak:gecikme faizi · inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda2- Ancak, dava davalı ortağın davacı kooperatife olan aidat, şerefiye bedeli ve «gecikme faizi» borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile alacağın tahsili istemlerine ilişkindir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; kabul şekli bakımından da, işbu «davanın konusu» kooperatif aidatı, şerefiye bedeli ve «gecikme faizi» alacağından kaynaklanmaktadır.
Kooperatif aidatlarının ve «gecikme faizinin» miktarı ve oranı genel kurullarda, şerefiye bedelinin miktarı da şerefiye tespit «komisyonlarının» kararları ile belirlendiğine göre, taraflar anılan borçların miktarını bilmek durumunda olup, bu alacaklar belirlenebilir, diğer bir deyişle likid sayılmalıdır.
Benzer bu karardaMahkemece verilen 20.04.2005 günlü karar, Dairemizin 05.10.2006 günlü kararı ile davalının kat farkından kaynaklanan borcunun «gecikme faizi» uygulanmaksızın belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş olup, mahkemece de bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen, bozma gereği yerine getirilmemiştir.
… at ve şerefiye borcunun davalı tarafından hesaplanmasının mümkün olduğu, bu nedenle dava konusu borcun likit bulunduğu ayrıca mahkemece eski kararda davacı yararına «inkar tazminatına» hükmedildiği ve temyiz incelemesi sırasında da kararın bu yönden bozulmadığı, bu durumda davacı yararına «usuli kazanılmış hak» doğduğu gözden kaçırılarak davacı yararına inkar tazminatına hükmedilmemiş olması da hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · icra takibine itiraz · iş bölümü · kazanılmış hak · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… kurulunda Ağustos 2002- Mayıs 2003 dönemindeki 10 aylık toplam 2.500,00 TL’lik aidatın alınmamasına karar verildiği, bu surette hükmedilmesi gereken 1.611,50 TL’lik «bölümün» alınmamasına karar verilen 2.500,00 TL içerisinde kaldığı gerekçesiyle bu bölüm ve itiraz yönünden konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… at ve şerefiye borcunun davalı tarafından hesaplanmasının mümkün olduğu, bu nedenle dava konusu borcun likit bulunduğu ayrıca mahkemece eski kararda davacı yararına «inkar tazminatına» hükmedildiği ve temyiz incelemesi sırasında da kararın bu yönden bozulmadığı, bu durumda davacı yararına «usuli kazanılmış hak» doğduğu gözden kaçırılarak davacı yararına inkar tazminatına hükmedilmemiş olması da hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Davacı ödenmeyen aidat ve kat farkı alacağının faizi ile birlikte tahsili için yapılan «icra takibine itirazın» iptalini istediğine göre, mahkemece dava devam ederken davacı kooperatifin genel kurul kararı ile ödenmemesine karar verdiği aidat miktarı da gözetilerek takip tar …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2895 E. 2010/3160 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağış · mahsup · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar tarafından yapılan ödemenin «bağış» niteliğinde olduğu, şerefiye bedeli olmadığı, «kesin» hesap çizelgesi hazırlanırken davacılar tarafından ödenmesi gereken şerefiye bedeli olarak hesap edilen 3.000,00 YTL’den yapılan ödemenin «mahsup» edilemeyeceği, davacının kesin hesap çizelgesinde tespit edilen şerefiye bedelinin tamamını ödemek zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, dava konusu ödemenin davalı kooperatifin savunması doğrultusunda «bağış» olarak yapıldığı kabul edilmiş ise de davalı savunmasını kanıtlayacak deliller dosya kapsamında mevcut değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2397 E. 2010/2753 K.
Ortak:işlemiş faiz · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaBu nedenle mahkemece, davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmesi dahi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın kabul şekli bakımından da bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece her ne kadar davalının aidat ve «işlemiş faiz» borcu miktarının tespiti amacıyla «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ise de Antalya 1.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının takip tarihi itibariyle davacıya 7.155.00 TL asıl, 170,00 TL «işlemiş faiz» borçunun bulunduğu, davalının 5.000,00 TL'lık «bölümü» kabul ederek «kısmi itirazda» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 7.155,00 TL asıl, 170,00 TL işlemiş faiz alacağı yönünden devamına, «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 7.155,00 TL asıl, 170,00 TL «işlemiş faiz» üzerinden davamına karar verilmek suretiyle, talebin aşılması ve HUMK'nun 74. maddesine aykırı hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi itiraz · iş bölümü · mahsup · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının takip tarihi itibariyle davacıya 7.155.00 TL asıl, 170,00 TL «işlemiş faiz» borçunun bulunduğu, davalının 5.000,00 TL'lık «bölümü» kabul ederek «kısmi itirazda» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 7.155,00 TL asıl, 170,00 TL işlemiş faiz alacağı yönünden devamına, «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacının davalı kooperatiften olan şerefiye alacağının aidat borcu hesabı yapılırken «mahsup» edilip edilmediği duraksamaya yer verilmeyecek şekilde saptaması gerektiğinde bu kararda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki «kısmi itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Öte yandan, karara esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 8.500,00 TL şerefiye alacağının davalı kooperatif tarafından davacı borcuna «mahsup» edildiği belirtilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5212 E. , 2011/4754 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.10.2008 tarih ve 2006/525-2008/541 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatif ortağı bulunan davalının (1.312)TL şerefiye bedeli, (4.800)TL aidat ve (19.980)TL gecikme faizi borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucunda durduğunu ileri sürerek, şimdilik itirazın iptali ile % 40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini, icra takibinde eksik talep edilen (546)TL şerefiye bedelinin 01.01.2001 tarihinden itibaren aylık % 15 gecikme faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 13.07.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile de icra dosyasında eksik talep edilen (4.268,74)TL faiz alacağının da davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş ve % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, (546)TL şerefiye bedeli ile (4.268,74)TL birikmiş faiz alacağının temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava davalı ortağın davacı kooperatife olan aidat, şerefiye bedeli ve gecikme faizi borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile alacağın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar davalının aidat ve işlemiş faiz borcu miktarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülmekte olan başka bir davada 02.04.2010 tarihli hüküm ile davalı kooperatifin bu alacak hesabında esas alınan 31.12.2000, 31.03.2001 ve 29.05.2005 tarihli genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiştir. Borcu söndüren nedenlerle yokluk nedenlerinin temyiz dahil yargılamanın her aşamasında nazara alınması gerektiğinden, davalı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemece öncelikle anılan davanın sonucunun ve kesinleşmesinin beklenmesi ve işbu davanın sonucunu nasıl etkileyeceğinin değerlendirilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; kabul şekli bakımından da, işbu davanın konusu kooperatif aidatı, şerefiye bedeli ve gecikme faizi alacağından kaynaklanmaktadır. Kooperatif aidatlarının ve gecikme faizinin miktarı ve oranı genel kurullarda, şerefiye bedelinin miktarı da şerefiye tespit komisyonlarının kararları ile belirlendiğine göre, taraflar anılan borçların miktarını bilmek durumunda olup, bu alacaklar belirlenebilir, diğer bir deyişle likid sayılmalıdır. Bu nedenle mahkemece, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi dahi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın kabul şekli bakımından da bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle de davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz taraflar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 21.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021175600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz