Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4182 E. 2010/10368 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, şerefiye bedelinin yeniden tesbiti talebinin ise reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2895 E. 2010/3160 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bağış · mahsup · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar tarafından yapılan ödemenin «bağış» niteliğinde olduğu, şerefiye bedeli olmadığı, «kesin» hesap çizelgesi hazırlanırken davacılar tarafından ödenmesi gereken şerefiye bedeli olarak hesap edilen 3.000,00 YTL’den yapılan ödemenin «mahsup» edilemeyeceği, davacının kesin hesap çizelgesinde tespit edilen şerefiye bedelinin tamamını ödemek zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, dava konusu ödemenin davalı kooperatifin savunması doğrultusunda «bağış» olarak yapıldığı kabul edilmiş ise de davalı savunmasını kanıtlayacak deliller dosya kapsamında mevcut değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9444 E. 2015/6159 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ihlali · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, asıl dava yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», birleşen davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu, «sözleşmenin ihlalinin» de sabit olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise bir kez daha kabulüne karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10644 E. 2013/13287 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz
Benzer bu karardaMahkemece,davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, bozma ilamı doğrultusunda, davalının, davacıya ait tescilli markayı kullanmasının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12643 E. 2016/6412 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaMahkemece, davalı banka ve «borcu üstlenen» ... yönünden davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, bozma ilamı doğrultusunda anılanlar yönünden davanın bir kez daha kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile «borcu üstlenen» ... vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekili ile «borcu üstlenen» ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4182 E. , 2010/10368 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.11.2008 tarih ve 2007/440 - 2008/580 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 14.07.2002 tarihli kur’a sonucu dairelerini teslim aldıklarını, davalıya çekilen 22.07.2002 tarihli ihtar ile konutlardaki eksiklerin yapılması ve anasözleşme, yasa ve iyiniyet kurallarına aykırı şerefiye bedellerinin yeniden tesbit edilmesinin istenildiğini ancak davalı tarafından taleplerin karşılanmadığını ileri sürerek, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla projeye aykırı inşaat nedeniyle şimdilik 1.000.000.000.TL'sının faizi ile davalıdan tahsiline, şerefiye bedellerinin yeniden hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiş, 16.05.2006 ıslah dilekçesi ile, toplam 17.336,00YTL'sının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kur’alar çekilmesine rağmen halen kooperatifin eksik işleri yapmaya devam ettiğini, eksiklerin tüm üyelerin dairelerinde olduğundan davanın kooperatife karşı açılmasında diğer üyelerin mağdur durumda kalacağını, inşaatların projeye uygun yapıldığını, şerefiye bedeline anasözleşme 61.maddede düzenlenen 15 günlük itiraz süresinde itiraz edilmediğinden artık dava konusu yapılamayacağını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, şerefiye bedelinin yeniden tesbiti talebinin ise reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, bakiye 49.63 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 18.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030677900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz