Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2895 E. 2010/3160 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bağış↗ mahsup↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar tarafından yapılan ödemenin bağış niteliğinde olduğu, şerefiye bedeli olmadığı, kesin hesap çizelgesi hazırlanırken davacılar tarafından ödenmesi gereken şerefiye bedeli olarak hesap edilen 3.000,00 YTL’den yapılan ödemenin mahsup edilemeyeceği, davacının kesin hesap çizelgesinde tespit edilen şerefiye bedelinin tamamını ödemek zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, şerefiye bedeli olarak ödendiği iddia edilen paranın tahsili ve kooperatife olan borçlara mahsubu istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu ödemenin davalı kooperatifin savunması doğrultusunda bağış olarak yapıldığı kabul edilmiş ise de davalı savunmasını kanıtlayacak deliller dosya kapsamında mevcut değildir. Davacılara kura çekimi sonucu 14 nolu daire isabet etmiş olup davacılar kooperatife müracat ederek kendilerine isabet eden 14 nolu daireyi 11 nolu daire ile değiştirmek istemişlerdir. Bunun içinde 18.02.2002 tarihinde kooperatife 2.500,00 YTL ödemişlerdir. Davacıların talebinin mahiyeti gereği yapılan bu ödemenin şerefiye bedeli niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla mahkemece, davacılara ilk olarak isabet eden 14 nolu dairenin şerefiye bedeli ile 11 nolu dairenin şerefiye bedeli tespit edilerek aradaki şerefiye bedeli farkının davacılardan tahsil edilebileceği nazara alınarak hüküm kurmak gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4182 E. 2010/10368 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5212 E. 2011/4754 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · yoklukla malul karar · yokluk · davanın konusu · işlemiş faiz · komisyon · bilirkişi incelemesi · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece her ne kadar davalının aidat ve «işlemiş faiz» borcu miktarının tespiti amacıyla «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ise de Antalya 1.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülmekte olan başka bir davada 02.04.2010 tarihli hüküm ile davalı kooperatifin bu alacak hesabında esas alınan 31.12.2000, 31.03.2001 ve 29.05.2005 tarihli genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespitine karar verilmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; kabul şekli bakımından da, işbu «davanın konusu» kooperatif aidatı, şerefiye bedeli ve «gecikme faizi» alacağından kaynaklanmaktadır.
Kooperatif aidatlarının ve «gecikme faizinin» miktarı ve oranı genel kurullarda, şerefiye bedelinin miktarı da şerefiye tespit «komisyonlarının» kararları ile belirlendiğine göre, taraflar anılan borçların miktarını bilmek durumunda olup, bu alacaklar belirlenebilir, diğer bir deyişle likid sayılmalıdır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2397 E. 2010/2753 K.
Ortak:mahsup
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar tarafından yapılan ödemenin «bağış» niteliğinde olduğu, şerefiye bedeli olmadığı, «kesin» hesap çizelgesi hazırlanırken davacılar tarafından ödenmesi gereken şerefiye bedeli olarak hesap edilen 3.000,00 YTL’den yapılan ödemenin «mahsup» edilemeyeceği, davacının kesin hesap çizelgesinde tespit edilen şerefiye bedelinin tamamını ödemek zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaÖte yandan, karara esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 8.500,00 TL şerefiye alacağının davalı kooperatif tarafından davacı borcuna «mahsup» edildiği belirtilmiştir.
Davacının davalı kooperatiften olan şerefiye alacağının aidat borcu hesabı yapılırken «mahsup» edilip edilmediği duraksamaya yer verilmeyecek şekilde saptaması gerektiğinde bu kararda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Diğer yandan, cevap dilekçesi ile davalının şerefiye bedeli alacağının olduğu ileri sürülerek «mahsup» talebinde bulunulduğuna göre, bu konuda inceleme ve değerlendirme yapılamaması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi itiraz · iş bölümü · işlemiş faiz · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının takip tarihi itibariyle davacıya 7.155.00 TL asıl, 170,00 TL «işlemiş faiz» borçunun bulunduğu, davalının 5.000,00 TL'lık «bölümü» kabul ederek «kısmi itirazda» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 7.155,00 TL asıl, 170,00 TL işlemiş faiz alacağı yönünden devamına, «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki «kısmi itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 7.155,00 TL asıl, 170,00 TL «işlemiş faiz» üzerinden davamına karar verilmek suretiyle, talebin aşılması ve HUMK'nun 74. maddesine aykırı hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.
Davacının davalı kooperatiften olan şerefiye alacağının aidat borcu hesabı yapılırken «mahsup» edilip edilmediği duraksamaya yer verilmeyecek şekilde saptaması gerektiğinde bu kararda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2895 E. , 2010/3160 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.12.2007 tarih ve 2006/524-2007/1576 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin ortağı olup kuru çekimi sonucu müvekkillerine 14 nolu daire isabet etmiş iken taleplerinin yönetim kurulunca kabul edilmesi üzerine 11 nolu daireyi aldıklarını, ileride doğabilecek şerefiye farkı olarak 18.02.2002 tarihinde 2.500,00 YTL ödediklerini, inşaatların bitiminden sonra kesin hesap çizelgesine göre müvekkillerinden yaptıkları ödeme dikkate alınmadan şerefiye bedeli olarak 3.000,00 YTL talep edildiğini, 21.01.2006 tarihinden itibaren 8 taksit halinde ödenmek üzere senet alındığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.500,00 YTL’nin ödeme tarihi olan 18.02.2002 tarihinden dava tarihine kadar hesaplanacak karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, işbu alacağın kooperatife olan borçlar ile mahsubuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların yaptığı ödemenin bağış niteliğinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar tarafından yapılan ödemenin bağış niteliğinde olduğu, şerefiye bedeli olmadığı, kesin hesap çizelgesi hazırlanırken davacılar tarafından ödenmesi gereken şerefiye bedeli olarak hesap edilen 3.000,00 YTL’den yapılan ödemenin mahsup edilemeyeceği, davacının kesin hesap çizelgesinde tespit edilen şerefiye bedelinin tamamını ödemek zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, şerefiye bedeli olarak ödendiği iddia edilen paranın tahsili ve kooperatife olan borçlara mahsubu istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu ödemenin davalı kooperatifin savunması doğrultusunda bağış olarak yapıldığı kabul edilmiş ise de davalı savunmasını kanıtlayacak deliller dosya kapsamında mevcut değildir. Davacılara kura çekimi sonucu 14 nolu daire isabet etmiş olup davacılar kooperatife müracat ederek kendilerine isabet eden 14 nolu daireyi 11 nolu daire ile değiştirmek istemişlerdir. Bunun içinde 18.02.2002 tarihinde kooperatife 2.500,00 YTL ödemişlerdir. Davacıların talebinin mahiyeti gereği yapılan bu ödemenin şerefiye bedeli niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla mahkemece, davacılara ilk olarak isabet eden 14 nolu dairenin şerefiye bedeli ile 11 nolu dairenin şerefiye bedeli tespit edilerek aradaki şerefiye bedeli farkının davacılardan tahsil edilebileceği nazara alınarak hüküm kurmak gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014918200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz