Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3080 E. 2012/4765 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin iptali↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne, sözleşmenin iptaline, davacının bu sözleşme kapsamında borçlu bulunmadığının tespitine, 3.170 TL'nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte iadesine, davalıya verilen çeklerin iptaline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Deniz Ticaret 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5008 E. 2013/4883 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… larının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak, karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre, davanın kabul edilen kısmı üzerinden davacı lehine 140,40 TL «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, 40,40 TL «vekalet ücreti takdiri» doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği …
-
Markanın hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16125 E. 2014/6345 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi anlamda kesin hüküm · kötü niyet · usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu kararda… 1 Esas, 2009/170 Karar sayılı dosyasının incelemesinde, davacıların bu dosyanın davacıları, davalıların bu dosyanın davalısı ile TPE olduğu, gerçek hak sahipliği ve «kötü niyet» iddialarına dayanılarak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği ve kararın 15.09.1999 tarihinde kesinleştiği, aynı davanın daha önce «kesin» hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2008/31 Esas 2009/170 Karar sayılı dosyasında gerçek hak sahipliği ve «kötü niyet» iddialarına dayalı olarak verilen red kararının kesinleştiği, bu nedenle de taraflar arasındaki dava konusu uyuşmazlıkla ilgili «kesin» hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 303. maddesi "Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir." hükmünü haiz olup, bu durumda somut davada Ankara 2.
Ltd. tarafından açılan davanın esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın «kesin» hüküm nedeniyle «usulden reddi» doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı P.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7960 E. 2013/12907 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · bayilik sözleşmesi · müteselsil sorumluluk
Benzer bu karardaMahkemece, davalı bankanın «internet bankacılığı» aracılığıyla yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almadığı, diğer davalının ise «bayilik sözleşmesine» aykırı olarak mevcut abonenin kimlik bilgileri yönünden gerekli araştırmayı yapmaksızın yeni hat vermek suretiyle kusurlu olduğu, davalıların tespit edilen 14.170 TL zarardan «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, 14.170 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen kararın davalılar vekilleri ta …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/3080 E. , 2012/4765 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.11.2009 gün ve 2005/622-2009/674 sayılı kararı bozan Daire’nin 28.11.2011 gün ve 2010/10066-2011/15998 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin pazarlama müdürünün, sektördeki tüm tanınmış rakiplerinin fuara katılacağı yönündeki beyan ve yönlendirmeleri üzerine iradesi hata ve hile ile sakatlanan müvekkilinin, davalı ile "Motosiklet 2006, 13. İstanbul Motosiklet Fuarı"na katılım sözleşmesi imzaladığını, sözkonusu markaların fuara katılmayacaklarının anlaşılması üzerine keşide edilen ihtarmane ile 30.11.2005 tarihine kadar katılımlarının sağlanması aksi halde ödenen peşinat ve verilen çeklerinin iadesinin talep edildiğini, katılmaktan vazgeçme halinde iadenin sözleşmede de düzenlendiğini ileri sürerek, Fuar Katılım Sözleşmesi ve eklerinin iptaline, müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti ile, peşin ödenen 3.170 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte istirdadı, her biri 9.509 TL bedelli 3 adet çek aslının da iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, fesih nedeninin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, sözleşmenin iptaline, davacının bu sözleşme kapsamında borçlu bulunmadığının tespitine, 3.170 TL'nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte iadesine, davalıya verilen çeklerin iptaline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048368100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz