Sponsorluk sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11406 E. 2010/2285 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sponsorluk sözleşmesi↗ i̇i̇k 167↗ mutabakat↗ ticari defter ve kayıtlar↗ alacağın temliki↗ ticari defter kayıtları↗ temlik↗ ticari defter↗ fatura↗ tacir↗ cy/cy kaydı↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, fatura düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya ibraz ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın sponsorluk sözleşmesinin varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı defterleri kendisine temlik edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu, davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun alacağı temlik alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun 167. maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli mutabakat metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının da anlaşılamadığı, sponsorluk sözleşmesi ve bundan doğan borç bulunduğu kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sponsorluk sözleşmesinden kaynaklanan alacağın temliki nedeniyle doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, taraf vekillerinin hazır olduğu 20.10.2006 tarihli duruşmada taraf delillerinin ve dava konusu ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve kayıtların ibrazı için taraf vekillerine usulüne uygun süre verilmiştir. Davacı şirket, dava dışı alacağı temlik eden şirketler ticari defter ve kayıtlarını süresinde ibraz etmişlerdir. Davalı taraf ise ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemiştir. Bilirkişi raporunda davacı taraf ve dava dışı alacağı temlik eden şirketlere ait defterlerin usulüne uygun tutulduğu, alacağın kaynağını oluşturan fatura ve temliknamelerin incelenen defterlerde kayıtlı olduğu belirtilmiştir. TTK’nun 86. maddesine göre, “Taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut ibraz etmek istemezse; defterleri muntazam olan tacirin birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtlar, diğeri aleyhinde delil olur. Hasım taraf, aleyhinde delil ittihaz olunan kaydın aksini muteber delillerle ispat edebilir”. Mahkemece, karar yerinde anılan madde hükmü hiç tartışılmadan, tarafların iddia, savunma ve delilleri bu hüküm çerçevesinde değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8483 E. 2010/9717 K.
Ortak:sponsorluk sözleşmesi · i̇i̇k 167 · mutabakat · alacağın temliki · temlik · fatura · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «fatura» düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya «ibraz» ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın «sponsorluk sözleşmesinin» varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı «defterleri» kendisine «temlik» edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu, davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun «alacağı temlik» alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun «167». maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli «mutabakat» metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının …
Davacı şirket, dava dışı «alacağı temlik» eden şirketler «ticari defter» ve kayıtlarını süresinde «ibraz» etmişlerdir.
Bilirkişi raporunda davacı taraf ve dava dışı «alacağı temlik» eden şirketlere ait «defterlerin» usulüne uygun tutulduğu, alacağın kaynağını oluşturan «fatura» ve temliknamelerin incelenen defterlerde kayıtlı olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «fatura» düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya «ibraz» ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın «sponsorluk sözleşmesinin» varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı «defterleri» kendisine «temlik» edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu, davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun «alacağı temlik» alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun «167». maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli «mutabakat» metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13397 E. 2011/14901 K.
Ortak:sponsorluk sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «fatura» düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya «ibraz» ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın «sponsorluk sözleşmesinin» varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı «defterleri» kendisine «temlik» edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu, davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun «alacağı temlik» alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun «167». maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli «mutabakat» metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının …
Dava, «sponsorluk sözleşmesinden» kaynaklanan «alacağın temliki» nedeniyle doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında 2001 yılı için reklam ve «sponsorluk sözleşmesi» yapıldığı, sözleşmenin 2002 ve 2003 yılı içinde sözlü olarak devamına karar verildiği, davalının 2001 ve 2002 yıllarına ait ücreti ödediği halde 2003 yılına ait reklam ve sponsorluk ücretini ödemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 25.390,20 YTL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2008 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında 2001 yılı için reklam ve «sponsorluk sözleşmesi» yapıldığı, sözleşmenin 2002 ve 2003 yılı içinde sözlü olarak devamına karar verildiği, davalının 2001 ve 2002 yıllarına ait ücreti ödediği halde 2003 yılına ait reklam ve sponsorluk ücretini ödemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 25.390,20 YTL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2008 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1734 E. 2013/1822 K.
Ortak:mutabakat · ticari defter · tacir · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «fatura» düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya «ibraz» ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın «sponsorluk sözleşmesinin» varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı «defterleri» kendisine «temlik» edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu, davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun «alacağı temlik» alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun «167». maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli «mutabakat» metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının …
Mahkemece, taraf vekillerinin hazır olduğu 20.10.2006 tarihli duruşmada taraf delillerinin ve dava konusu ilişki dönemini kapsayan «ticari defter» ve kayıtların «ibrazı» için taraf vekillerine usulüne uygun süre verilmiştir.
Davacı şirket, dava dışı «alacağı temlik» eden şirketler «ticari defter» ve kayıtlarını süresinde «ibraz» etmişlerdir.
Benzer bu kararda… olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...-Kabule göre de, mülga ...'nun 85. maddesi uyarınca; "Kanuna uygun bir surette tutulan ve birbirini teyit eden «ticari defterlerin» münderecatı sahibi lehine delil ittihaz olunur." Aynı yasanın 86. maddesinde ise, taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse, defteri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «acentelik sözleşmesinin» .... maddesi uyarınca taraflar arasındaki ihtilaflarda şirket «defter» ve kayıtlarının esas olduğu ve başkaca delil kabul olunmayacağı, davacı şirketin defterlerine göre davalının 1.739,93 TL borcunun bulunduğu, davalının «hesap mutabakatı» yaptıkları ve borçlarını ödediğine ilişkin bir belge «ibraz» etmediği gerekçesiyle, davanın ve % 40 «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı taraf, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptanmış, mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap mutabakatı · ticari defter ibrazı · cari hesap ilişkisi · ticari defter incelemesi · acentelik sözleşmesi · cari hesap · yemin · acentelik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «acentelik sözleşmesinin» .... maddesi uyarınca taraflar arasındaki ihtilaflarda şirket «defter» ve kayıtlarının esas olduğu ve başkaca delil kabul olunmayacağı, davacı şirketin defterlerine göre davalının 1.739,93 TL borcunun bulunduğu, davalının «hesap mutabakatı» yaptıkları ve borçlarını ödediğine ilişkin bir belge «ibraz» etmediği gerekçesiyle, davanın ve % 40 «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının «ticari defterlerinin incelenmesi» sonucu düzenlenen, taraflar arasındaki «cari hesap ilişkisine» göre davacının alacaklı olduğu yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı vekili rapora karşı asıl cari hesabın tutulduğu 96 kodlu hesabın incelenmediği yönünde ciddi itirazlarda bulunmuştur.
1-Dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalı taraf, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptanmış, mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7162 E. 2014/14806 K.
Ortak:sponsorluk sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «fatura» düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya «ibraz» ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın «sponsorluk sözleşmesinin» varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı «defterleri» kendisine «temlik» edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu, davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun «alacağı temlik» alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun «167». maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli «mutabakat» metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının …
Dava, «sponsorluk sözleşmesinden» kaynaklanan «alacağın temliki» nedeniyle doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «sponsorluk sözleşmesinin» davacının kaşesi üzerine koordinatör sıfatı ile K.
1-Dava; yapımcı firma ile sponsor firma arasında imzalanan reklam ve «sponsorluk sözleşmesinden» kaynaklı alacak istemine ilişkindir.Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenebilir olup göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir (HMK md.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı · çek · temsil
Benzer bu karardaM.tarafından imzalandığı, davalı tarafından ödemelerin bir kısmının kısmen şirket hesabına kısmen de şirketi «temsilen» yapım koordinatörü sıfatıyla K.
M.'e bu konuda bir uyarında bulunulmadığı, davalının gerek banka havalesi gerek «çek» gerekse K.
Somut olayda davanın konusunun 5846 Sayılı Yasa'nın 80. maddesinde sayılan eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar kapsamında bulunmadığı, aynı yasanın 76. maddesi uyarınca davaya genel mahkemelerde bakılması gerektiği gözetilerek mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek ve yazılı gerekçe ile karar verilmiş olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4314 E. 2012/1556 K.
Ortak:ticari defter · fatura · tacir · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «fatura» düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya «ibraz» ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın «sponsorluk sözleşmesinin» varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı «defterleri» kendisine «temlik» edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu, davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun «alacağı temlik» alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun «167». maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli «mutabakat» metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının …
Mahkemece, taraf vekillerinin hazır olduğu 20.10.2006 tarihli duruşmada taraf delillerinin ve dava konusu ilişki dönemini kapsayan «ticari defter» ve kayıtların «ibrazı» için taraf vekillerine usulüne uygun süre verilmiştir.
Davacı şirket, dava dışı «alacağı temlik» eden şirketler «ticari defter» ve kayıtlarını süresinde «ibraz» etmişlerdir.
Benzer bu karardaAncak, TTK'nun 85. maddesi uyarınca; "Kanuna uygun bir surette tutulan ve birbirini teyit eden «ticari defterlerin» münderecatı sahibi lehine delil ittihaz olunur." Aynı yasanın 86. maddesinde ise, taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse, defteri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, davacının kendi «ticari defterlerine» göre 8.691,44 TL alacaklı olduğu ve alacağa ilişkin «fatura» tanzim ettiği görülmüş ise de, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının «kesin» delillerle ispatlanamadığı, davacının mal «teslimi» ve hizmet ifası yönünden «yemin teklifinde» de bulunmadığı gerekçesi ile, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı «kesin süre» içerisinde «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptandığı gibi mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap bakiyesi · ticari defter ibrazı · yemin teklifi · cari hesap · yemin · kesin süre · teslim · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davacının kendi «ticari defterlerine» göre 8.691,44 TL alacaklı olduğu ve alacağa ilişkin «fatura» tanzim ettiği görülmüş ise de, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının «kesin» delillerle ispatlanamadığı, davacının mal «teslimi» ve hizmet ifası yönünden «yemin teklifinde» de bulunmadığı gerekçesi ile, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı «kesin süre» içerisinde «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptandığı gibi mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
Dava,«cari hesap bakiyesinden» kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, anılan yasa hükümleri gözetilerek TTK'nun 83/1. maddesi uyarınca davacıya tamamlayıcı «yemin» verilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/11406 E. , 2010/2285 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2007 tarih ve 2005/512-2007/823 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş ile davalı arasında sponsorluk sözleşmesinden kaynaklanan 236.926,40 YTL alacak için davalı aleyhine fatura düzenlendiğini, İstanbul Fuarcılık A.Ş’nin faturadan kaynaklanan alacağının dava dışı CNR Uluslararası Fuarcılık A.Ş.’ne temlik edildiğini, bu şirket ile davalı arasında borcun kabulüne dair 31.02.2002 tarihli mutabakatname imzalandığını, alacağın tahsili sağlanamayınca CNR Uluslararası Fuarcılık A.Ş. tarafından 31.12.2003 tarihli temlikname ile alacağın müvekkiline temlik edildiğini, ancak borcun halen ödenmediğini ileri sürerek, 237.036,50 YTL’nin 06.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, temlik eden İstanbul Fuarcılık A.Ş’nin müvekkili şirketten doğmuş bir alacağı bulunmadığını, sponsorluk hizmeti verilmediğini, faturanın tek başına alacağı ispata yeterli olmadığını, dava dışı CNR Uluslararası Fuarcılık A.Ş.ile aralarında hesap mutabakatı bulunmadığını, davacı tarafından ibraz edilen belgede şirket kaşesi bulunmadığı gibi imzanın da müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, temliknamelerin geçersiz olduğunu, imzaların temlik eden şirket temsilcisine ait olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, fatura düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya ibraz ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın sponsorluk sözleşmesinin varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı defterleri kendisine temlik edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu, davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun alacağı temlik alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun 167.
maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli mutabakat metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının da anlaşılamadığı, sponsorluk sözleşmesi ve bundan doğan borç bulunduğu kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sponsorluk sözleşmesinden kaynaklanan alacağın temliki nedeniyle doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, taraf vekillerinin hazır olduğu 20.10.2006 tarihli duruşmada taraf delillerinin ve dava konusu ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve kayıtların ibrazı için taraf vekillerine usulüne uygun süre verilmiştir. Davacı şirket, dava dışı alacağı temlik eden şirketler ticari defter ve kayıtlarını süresinde ibraz etmişlerdir. Davalı taraf ise ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemiştir. Bilirkişi raporunda davacı taraf ve dava dışı alacağı temlik eden şirketlere ait defterlerin usulüne uygun tutulduğu, alacağın kaynağını oluşturan fatura ve temliknamelerin incelenen defterlerde kayıtlı olduğu belirtilmiştir.
TTK’nun 86. maddesine göre, “Taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut ibraz etmek istemezse; defterleri muntazam olan tacirin birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtlar, diğeri aleyhinde delil olur. Hasım taraf, aleyhinde delil ittihaz olunan kaydın aksini muteber delillerle ispat edebilir”. Mahkemece, karar yerinde anılan madde hükmü hiç tartışılmadan, tarafların iddia, savunma ve delilleri bu hüküm çerçevesinde değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009656600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz