6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sponsorluk sözleşmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11406 E. 2010/2285 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sponsorluk sözleşmesi i̇i̇k 167 mutabakat ticari defter ve kayıtlar alacağın temliki ticari defter kayıtları temlik ticari defter fatura tacir cy/cy kaydı ibraz e-defter

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 167 · TTK — TTK 86

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, fatura düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya ibraz ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın sponsorluk sözleşmesinin varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı defterleri kendisine temlik edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu, davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun alacağı temlik alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun 167. maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli mutabakat metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının da anlaşılamadığı, sponsorluk sözleşmesi ve bundan doğan borç bulunduğu kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, sponsorluk sözleşmesinden kaynaklanan alacağın temliki nedeniyle doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, taraf vekillerinin hazır olduğu 20.10.2006 tarihli duruşmada taraf delillerinin ve dava konusu ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve kayıtların ibrazı için taraf vekillerine usulüne uygun süre verilmiştir. Davacı şirket, dava dışı alacağı temlik eden şirketler ticari defter ve kayıtlarını süresinde ibraz etmişlerdir. Davalı taraf ise ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemiştir. Bilirkişi raporunda davacı taraf ve dava dışı alacağı temlik eden şirketlere ait defterlerin usulüne uygun tutulduğu, alacağın kaynağını oluşturan fatura ve temliknamelerin incelenen defterlerde kayıtlı olduğu belirtilmiştir. TTK’nun 86. maddesine göre, “Taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut ibraz etmek istemezse; defterleri muntazam olan tacirin birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtlar, diğeri aleyhinde delil olur. Hasım taraf, aleyhinde delil ittihaz olunan kaydın aksini muteber delillerle ispat edebilir”. Mahkemece, karar yerinde anılan madde hükmü hiç tartışılmadan, tarafların iddia, savunma ve delilleri bu hüküm çerçevesinde değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8483 E. 2010/9717 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13397 E. 2011/14901 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1734 E. 2013/1822 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7162 E. 2014/14806 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4314 E. 2012/1556 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/11406 E.  ,  2010/2285 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2007 tarih ve 2005/512-2007/823 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş ile davalı arasında sponsorluk sözleşmesinden kaynaklanan 236.926,40 YTL alacak için davalı aleyhine fatura düzenlendiğini, İstanbul Fuarcılık A.Ş’nin faturadan kaynaklanan alacağının dava dışı CNR Uluslararası Fuarcılık A.Ş.’ne temlik edildiğini, bu şirket ile davalı arasında borcun kabulüne dair 31.02.2002 tarihli mutabakatname imzalandığını, alacağın tahsili sağlanamayınca CNR Uluslararası Fuarcılık A.Ş. tarafından 31.12.2003 tarihli temlikname ile alacağın müvekkiline temlik edildiğini, ancak borcun halen ödenmediğini ileri sürerek, 237.036,50 YTL’nin 06.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, temlik eden İstanbul Fuarcılık A.Ş’nin müvekkili şirketten doğmuş bir alacağı bulunmadığını, sponsorluk hizmeti verilmediğini, faturanın tek başına alacağı ispata yeterli olmadığını, dava dışı CNR Uluslararası Fuarcılık A.Ş.ile aralarında hesap mutabakatı bulunmadığını, davacı tarafından ibraz edilen belgede şirket kaşesi bulunmadığı gibi imzanın da müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, temliknamelerin geçersiz olduğunu, imzaların temlik eden şirket temsilcisine ait olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, fatura düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya ibraz ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın sponsorluk sözleşmesinin varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı defterleri kendisine temlik edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu, davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun alacağı temlik alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun 167.

maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli mutabakat metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının da anlaşılamadığı, sponsorluk sözleşmesi ve bundan doğan borç bulunduğu kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, sponsorluk sözleşmesinden kaynaklanan alacağın temliki nedeniyle doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, taraf vekillerinin hazır olduğu 20.10.2006 tarihli duruşmada taraf delillerinin ve dava konusu ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve kayıtların ibrazı için taraf vekillerine usulüne uygun süre verilmiştir. Davacı şirket, dava dışı alacağı temlik eden şirketler ticari defter ve kayıtlarını süresinde ibraz etmişlerdir. Davalı taraf ise ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemiştir. Bilirkişi raporunda davacı taraf ve dava dışı alacağı temlik eden şirketlere ait defterlerin usulüne uygun tutulduğu, alacağın kaynağını oluşturan fatura ve temliknamelerin incelenen defterlerde kayıtlı olduğu belirtilmiştir.

TTK’nun 86. maddesine göre, “Taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut ibraz etmek istemezse; defterleri muntazam olan tacirin birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtlar, diğeri aleyhinde delil olur. Hasım taraf, aleyhinde delil ittihaz olunan kaydın aksini muteber delillerle ispat edebilir”. Mahkemece, karar yerinde anılan madde hükmü hiç tartışılmadan, tarafların iddia, savunma ve delilleri bu hüküm çerçevesinde değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009656600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.