İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4314 E. 2012/1556 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap bakiyesi↗ ticari defter ibrazı↗ yemin teklifi↗ cari hesap↗ yemin↗ kesin süre↗ ticari defter↗ fatura↗ tacir↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının kendi ticari defterlerine göre 8.691,44 TL alacaklı olduğu ve alacağa ilişkin fatura tanzim ettiği görülmüş ise de, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının kesin delillerle ispatlanamadığı, davacının mal teslimi ve hizmet ifası yönünden yemin teklifinde de bulunmadığı gerekçesi ile, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava,cari hesap bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, TTK'nun 85. maddesi uyarınca; "Kanuna uygun bir surette tutulan ve birbirini teyit eden ticari defterlerin münderecatı sahibi lehine delil ittihaz olunur." Aynı yasanın 86. maddesinde ise, taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut ibraz etmek istemezse, defteri muntazam olan tacirin birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, davalı kesin süre içerisinde ticari defterlerini ibraz etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptandığı gibi mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir. Bu durumda mahkemece, anılan yasa hükümleri gözetilerek TTK'nun 83/1. maddesi uyarınca davacıya tamamlayıcı yemin verilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1734 E. 2013/1822 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · cari hesap · yemin · ticari defter · tacir · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaAncak, TTK'nun 85. maddesi uyarınca; "Kanuna uygun bir surette tutulan ve birbirini teyit eden «ticari defterlerin» münderecatı sahibi lehine delil ittihaz olunur." Aynı yasanın 86. maddesinde ise, taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse, defteri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, davalı «kesin süre» içerisinde «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptandığı gibi mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
Mahkemece, davacının kendi «ticari defterlerine» göre 8.691,44 TL alacaklı olduğu ve alacağa ilişkin «fatura» tanzim ettiği görülmüş ise de, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının «kesin» delillerle ispatlanamadığı, davacının mal «teslimi» ve hizmet ifası yönünden «yemin teklifinde» de bulunmadığı gerekçesi ile, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...-Kabule göre de, mülga ...'nun 85. maddesi uyarınca; "Kanuna uygun bir surette tutulan ve birbirini teyit eden «ticari defterlerin» münderecatı sahibi lehine delil ittihaz olunur." Aynı yasanın 86. maddesinde ise, taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse, defteri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, davalı taraf, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptanmış, mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
Mahkemece, davacının «ticari defterlerinin incelenmesi» sonucu düzenlenen, taraflar arasındaki «cari hesap ilişkisine» göre davacının alacaklı olduğu yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı vekili rapora karşı asıl cari hesabın tutulduğu 96 kodlu hesabın incelenmediği yönünde ciddi itirazlarda bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap mutabakatı · cari hesap ilişkisi · ticari defter incelemesi · acentelik sözleşmesi · mutabakat · acentelik · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «acentelik sözleşmesinin» .... maddesi uyarınca taraflar arasındaki ihtilaflarda şirket «defter» ve kayıtlarının esas olduğu ve başkaca delil kabul olunmayacağı, davacı şirketin defterlerine göre davalının 1.739,93 TL borcunun bulunduğu, davalının «hesap mutabakatı» yaptıkları ve borçlarını ödediğine ilişkin bir belge «ibraz» etmediği gerekçesiyle, davanın ve % 40 «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının «ticari defterlerinin incelenmesi» sonucu düzenlenen, taraflar arasındaki «cari hesap ilişkisine» göre davacının alacaklı olduğu yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı vekili rapora karşı asıl cari hesabın tutulduğu 96 kodlu hesabın incelenmediği yönünde ciddi itirazlarda bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5818 E. 2011/5016 K.
Ortak:ticari defter · tacir · ibraz · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaAncak, TTK'nun 85. maddesi uyarınca; "Kanuna uygun bir surette tutulan ve birbirini teyit eden «ticari defterlerin» münderecatı sahibi lehine delil ittihaz olunur." Aynı yasanın 86. maddesinde ise, taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse, defteri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, davalı «kesin süre» içerisinde «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptandığı gibi mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
Mahkemece, davacının kendi «ticari defterlerine» göre 8.691,44 TL alacaklı olduğu ve alacağa ilişkin «fatura» tanzim ettiği görülmüş ise de, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının «kesin» delillerle ispatlanamadığı, davacının mal «teslimi» ve hizmet ifası yönünden «yemin teklifinde» de bulunmadığı gerekçesi ile, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTicari «defterlerin» delil olma koşulları TTK.nun 82 vd.maddelerinde düzenlenmiş olup, ana kural her iki tarafın da «ticari defter» tutma zorunluluğunda olmaları ve yine incelemenin her iki tarafın defterleri üzerinde yapılması gereğidir.Tek taraflı «ticari defter incelemesi» ile yetinilmesi ve delil kâbiliyeti ancak, TTK.nun 86 ncı madde hükmünde düzenlenmiş olup, buna göre taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da, diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz, yahut «ibraz» etmek istemezse, defterleri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtlar diğeri «aleyhine delil» olur.
Bu durumda, mahkemece,yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, somut olayın özelliği gereği davalı Banka «defterlerinin» bizzat dava dosyasına «ibraz» edilmesinin zorunlu olmadığı kabul edilerek, davacı tarafın davasını salt TTK.nun 83/2 nci maddesine dayandırdığı da nazara alınarak, içinde kredi ve bankacılık hukuku alanlarında uzman bilirkişilerin de bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup,davalının «ticari defterlerindeki kayıtların» aksini ancak ticari defterle eşdeğer başka bir «kesin» kanıtla ispat edebileceği ilke olarak kabul edilmek, belirtilen hükümler doğrultusunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alın …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankadan herhangi bir alacağının bulunmadığı, yapılan işlemlerin «fiktif işlemler» olduğu, davalı banka «defterlerinin» ve davacı defterlerinin de «ibrazının» mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fiktif işlem · aleyhe delil · ticari defter incelemesi · tasdik kararı · ticari defter kayıtları · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaTicari «defterlerin» delil olma koşulları TTK.nun 82 vd.maddelerinde düzenlenmiş olup, ana kural her iki tarafın da «ticari defter» tutma zorunluluğunda olmaları ve yine incelemenin her iki tarafın defterleri üzerinde yapılması gereğidir.Tek taraflı «ticari defter incelemesi» ile yetinilmesi ve delil kâbiliyeti ancak, TTK.nun 86 ncı madde hükmünde düzenlenmiş olup, buna göre taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da, diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz, yahut «ibraz» etmek istemezse, defterleri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtlar diğeri «aleyhine delil» olur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankadan herhangi bir alacağının bulunmadığı, yapılan işlemlerin «fiktif işlemler» olduğu, davalı banka «defterlerinin» ve davacı defterlerinin de «ibrazının» mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bir diğer hal ise TTK.nun 83/2 nci maddesinde düzenlenmiş olup, bu hükme göre; taraflardan biri karşı tarafın «ticari defterleri» münderecatını kabul edeceğini ve yalnızca karşı tarafın ticari defterlerine dayandığını açıkça beyan ederek delillerini mahkeme huzurunda bu şekilde hasreylemiş olduğunu imzası ile «tasdik» etmiş olması gerekir.
Somut olaya gelince, davacı taraf davasını salt TTK.nun 83/2 ncı maddesine dayandırmış, mahkemece, davalı taraf «ticari defterleri» üzerinde «bilirkişi incelemesi» dahi yaptırılmış olmasına rağmen yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2002/1877 E. 2002/4749 K.
Ortak:fatura · tacir · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaAncak, TTK'nun 85. maddesi uyarınca; "Kanuna uygun bir surette tutulan ve birbirini teyit eden «ticari defterlerin» münderecatı sahibi lehine delil ittihaz olunur." Aynı yasanın 86. maddesinde ise, taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse, defteri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, davacının kendi «ticari defterlerine» göre 8.691,44 TL alacaklı olduğu ve alacağa ilişkin «fatura» tanzim ettiği görülmüş ise de, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının «kesin» delillerle ispatlanamadığı, davacının mal «teslimi» ve hizmet ifası yönünden «yemin teklifinde» de bulunmadığı gerekçesi ile, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı «kesin süre» içerisinde «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptandığı gibi mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaTTK.nun 86. maddesi hükmünde,."Taraflardan birinin «defterleri» kanuna uygun olup da, diğerinin ki olmaz, veya hiçbir defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse; defterleri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı" öngörülmüştür.
Oysa somut olayda hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda davacı «defterlerinin» birbirini teyit ettiği belirtilmiş ise de, usulüne uygun tutulmadıkları ve sahibi lehine delil oluşturmayacağı açıkça belirtilmiştir.
Öte yandan, davacı tarafından davalı adına düzenlenen «faturaya itiraz edilmediği» belirtilmiş ise de, söz konusu faturanın davalıya tebliğine ilişkin bir belge sunulmadığından TTK.nun 23/2. maddesi gereğince «fatura» içeriğinin davalı aleyhine kesinleştiğinden söz edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faturaya itiraz edilmemesi · faturaya itiraz · navlun sözleşmesi · navlun · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık «navlun sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
Öte yandan, davacı tarafından davalı adına düzenlenen «faturaya itiraz edilmediği» belirtilmiş ise de, söz konusu faturanın davalıya tebliğine ilişkin bir belge sunulmadığından TTK.nun 23/2. maddesi gereğince «fatura» içeriğinin davalı aleyhine kesinleştiğinden söz edilemez.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve «bilirkişi incelemesine» göre, davacının bakiye alacağının (275.000.000) lira olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulüyle, (275.000.000) lira için itirazın iptaline karar verilmiştir.
Şu halde mahkemece, davacıya davasını kanıtlayacak başka kanıtları olup olmadığının sorulması ve varsa bunları sunma hakkı tanınarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulmak gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/4314 E. , 2012/1556 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.04.2010 tarih ve 2009/105-2010/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile olan ticari ilişkisi nedeniyle, cari hesap bakiyesinden kaynaklanan alacağının tahsili için, müvekkili tarafından yapılan takibin, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının kendi ticari defterlerine göre 8.691,44 TL alacaklı olduğu ve alacağa ilişkin fatura tanzim ettiği görülmüş ise de, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının kesin delillerle ispatlanamadığı, davacının mal teslimi ve hizmet ifası yönünden yemin teklifinde de bulunmadığı gerekçesi ile, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava,cari hesap bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, TTK'nun 85. maddesi uyarınca; "Kanuna uygun bir surette tutulan ve birbirini teyit eden ticari defterlerin münderecatı sahibi lehine delil ittihaz olunur." Aynı yasanın 86. maddesinde ise, taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut ibraz etmek istemezse, defteri muntazam olan tacirin birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, davalı kesin süre içerisinde ticari defterlerini ibraz etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptandığı gibi mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir. Bu durumda mahkemece, anılan yasa hükümleri gözetilerek TTK'nun 83/1. maddesi uyarınca davacıya tamamlayıcı yemin verilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019076100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz