Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13397 E. 2011/14901 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sponsorluk sözleşmesi↗ temerrüt faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taraflar arasında 2001 yılı için reklam ve sponsorluk sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin 2002 ve 2003 yılı içinde sözlü olarak devamına karar verildiği, davalının 2001 ve 2002 yıllarına ait ücreti ödediği halde 2003 yılına ait reklam ve sponsorluk ücretini ödemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 25.390,20 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2008 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak 2003 yılı için her hangi bir anlaşma yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7162 E. 2014/14806 K.
Ortak:sponsorluk sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, taraflar arasında 2001 yılı için reklam ve «sponsorluk sözleşmesi» yapıldığı, sözleşmenin 2002 ve 2003 yılı içinde sözlü olarak devamına karar verildiği, davalının 2001 ve 2002 yıllarına ait ücreti ödediği halde 2003 yılına ait reklam ve sponsorluk ücretini ödemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 25.390,20 YTL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2008 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «sponsorluk sözleşmesinin» davacının kaşesi üzerine koordinatör sıfatı ile K.
1-Dava; yapımcı firma ile sponsor firma arasında imzalanan reklam ve «sponsorluk sözleşmesinden» kaynaklı alacak istemine ilişkindir.Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenebilir olup göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir (HMK md.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı · çek · temsil
Benzer bu karardaM.tarafından imzalandığı, davalı tarafından ödemelerin bir kısmının kısmen şirket hesabına kısmen de şirketi «temsilen» yapım koordinatörü sıfatıyla K.
M.'e bu konuda bir uyarında bulunulmadığı, davalının gerek banka havalesi gerek «çek» gerekse K.
Somut olayda davanın konusunun 5846 Sayılı Yasa'nın 80. maddesinde sayılan eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar kapsamında bulunmadığı, aynı yasanın 76. maddesi uyarınca davaya genel mahkemelerde bakılması gerektiği gözetilerek mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek ve yazılı gerekçe ile karar verilmiş olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8483 E. 2010/9717 K.
Ortak:sponsorluk sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, taraflar arasında 2001 yılı için reklam ve «sponsorluk sözleşmesi» yapıldığı, sözleşmenin 2002 ve 2003 yılı içinde sözlü olarak devamına karar verildiği, davalının 2001 ve 2002 yıllarına ait ücreti ödediği halde 2003 yılına ait reklam ve sponsorluk ücretini ödemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 25.390,20 YTL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2008 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, «fatura» düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya «ibraz» ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın «sponsorluk sözleşmesinin» varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı «defterleri» kendisine «temlik» edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu, davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun «alacağı temlik» alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun «167». maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli «mutabakat» metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · mutabakat · alacağın temliki · temlik · fatura · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, «fatura» düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya «ibraz» ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın «sponsorluk sözleşmesinin» varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı «defterleri» kendisine «temlik» edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu, davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun «alacağı temlik» alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun «167». maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli «mutabakat» metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/13397 E. , 2011/14901 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.06.2009 tarih ve 2009/15 - 2009/443 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.11.2011 gününde davacı avukatı ..... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 2001 yılı için geçerli olmak üzere yazılı olarak reklam ve sponsorluk sözleşmesi yapıldığını, anılan sözleşmenin 2002 ve 2003 yılı için devamına ilişkin tarafların sözlü olarak anlaştıklarını, ancak müvekkilinin 2003 yılına ilişkin sözleşme gereği edimini yerine getirdiği halde davalının reklam bedeli olarak 25.390,20 YTL’yi müvekkiline ödemediğini ileri sürerek, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 2001 yılı için geçerli olduğunu, 2003 yılı için sözleşmenin devam etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında 2001 yılı için reklam ve sponsorluk sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin 2002 ve 2003 yılı içinde sözlü olarak devamına karar verildiği, davalının 2001 ve 2002 yıllarına ait ücreti ödediği halde 2003 yılına ait reklam ve sponsorluk ücretini ödemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 25.390,20 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2008 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak 2003 yılı için her hangi bir anlaşma yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekalet ücretinin takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034293500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz