Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8483 E. 2010/9717 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sponsorluk sözleşmesi↗ i̇i̇k 167↗ mutabakat↗ alacağın temliki↗ temlik↗ fatura↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, fatura düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya ibraz ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın sponsorluk sözleşmesinin varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı defterleri kendisine temlik edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu, davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun alacağı temlik alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun 167. maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli mutabakat metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının da anlaşılamadığı, sponsorluk sözleşmesi ve bundan doğan borç bulunduğu kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine bozma ilamında yazılı gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11406 E. 2010/2285 K.
Ortak:sponsorluk sözleşmesi · i̇i̇k 167 · mutabakat · alacağın temliki · temlik · fatura · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, «fatura» düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya «ibraz» ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın «sponsorluk sözleşmesinin» varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı «defterleri» kendisine «temlik» edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu, davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun «alacağı temlik» alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun «167». maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli «mutabakat» metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «fatura» düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya «ibraz» ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın «sponsorluk sözleşmesinin» varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı «defterleri» kendisine «temlik» edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu, davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun «alacağı temlik» alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun «167». maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli «mutabakat» metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının …
Davacı şirket, dava dışı «alacağı temlik» eden şirketler «ticari defter» ve kayıtlarını süresinde «ibraz» etmişlerdir.
Bilirkişi raporunda davacı taraf ve dava dışı «alacağı temlik» eden şirketlere ait «defterlerin» usulüne uygun tutulduğu, alacağın kaynağını oluşturan «fatura» ve temliknamelerin incelenen defterlerde kayıtlı olduğu belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter · tacir · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, taraf vekillerinin hazır olduğu 20.10.2006 tarihli duruşmada taraf delillerinin ve dava konusu ilişki dönemini kapsayan «ticari defter» ve kayıtların «ibrazı» için taraf vekillerine usulüne uygun süre verilmiştir.
Davacı şirket, dava dışı «alacağı temlik» eden şirketler «ticari defter» ve kayıtlarını süresinde «ibraz» etmişlerdir.
Davalı taraf ise «ticari defter» ve kayıtlarını «ibraz» etmemiştir.
TTK’nun 86. maddesine göre, “Taraflardan birinin «defterleri» kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse; defterleri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtlar, diğeri aleyhinde delil olur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13397 E. 2011/14901 K.
Ortak:sponsorluk sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, «fatura» düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya «ibraz» ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın «sponsorluk sözleşmesinin» varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı «defterleri» kendisine «temlik» edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu, davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun «alacağı temlik» alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun «167». maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli «mutabakat» metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının …
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında 2001 yılı için reklam ve «sponsorluk sözleşmesi» yapıldığı, sözleşmenin 2002 ve 2003 yılı içinde sözlü olarak devamına karar verildiği, davalının 2001 ve 2002 yıllarına ait ücreti ödediği halde 2003 yılına ait reklam ve sponsorluk ücretini ödemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 25.390,20 YTL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2008 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında 2001 yılı için reklam ve «sponsorluk sözleşmesi» yapıldığı, sözleşmenin 2002 ve 2003 yılı içinde sözlü olarak devamına karar verildiği, davalının 2001 ve 2002 yıllarına ait ücreti ödediği halde 2003 yılına ait reklam ve sponsorluk ücretini ödemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 25.390,20 YTL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2008 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7162 E. 2014/14806 K.
Ortak:sponsorluk sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, «fatura» düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya «ibraz» ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın «sponsorluk sözleşmesinin» varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı «defterleri» kendisine «temlik» edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu, davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun «alacağı temlik» alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun «167». maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli «mutabakat» metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «sponsorluk sözleşmesinin» davacının kaşesi üzerine koordinatör sıfatı ile K.
1-Dava; yapımcı firma ile sponsor firma arasında imzalanan reklam ve «sponsorluk sözleşmesinden» kaynaklı alacak istemine ilişkindir.Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenebilir olup göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir (HMK md.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı · çek · temsil
Benzer bu karardaM.tarafından imzalandığı, davalı tarafından ödemelerin bir kısmının kısmen şirket hesabına kısmen de şirketi «temsilen» yapım koordinatörü sıfatıyla K.
M.'e bu konuda bir uyarında bulunulmadığı, davalının gerek banka havalesi gerek «çek» gerekse K.
Somut olayda davanın konusunun 5846 Sayılı Yasa'nın 80. maddesinde sayılan eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar kapsamında bulunmadığı, aynı yasanın 76. maddesi uyarınca davaya genel mahkemelerde bakılması gerektiği gözetilerek mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek ve yazılı gerekçe ile karar verilmiş olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8483 E. , 2010/9717 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2007 gün ve 2005/512 - 2007/823 sayılı kararı bozan Daire’nin 01.03.2010 gün ve 2008/11406 - 2010/2285 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş ile davalı arasında sponsorluk sözleşmesinden kaynaklanan 236.926,40 YTL alacak için davalı aleyhine fatura düzenlendiğini, İstanbul Fuarcılık A.Ş’nin faturadan kaynaklanan alacağının dava dışı ...Uluslararası Fuarcılık A.Ş.’ne temlik edildiğini, bu şirket ile davalı arasında borcun kabulüne dair 31.02.2002 tarihli mutabakatname imzalandığını, alacağın tahsili sağlanamayınca ...Uluslararası Fuarcılık A.Ş. tarafından 31.12.2003 tarihli temlikname ile alacağın müvekkiline temlik edildiğini, ancak borcun halen ödenmediğini ileri sürerek, 237.036,50 YTL’nin 06.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, temlik eden İstanbul Fuarcılık A.Ş’nin müvekkili şirketten doğmuş bir alacağı bulunmadığını, sponsorluk hizmeti verilmediğini, faturanın tek başına alacağı ispata yeterli olmadığını, dava dışı ...Uluslararası Fuarcılık A.Ş.ile aralarında hesap mutabakatı bulunmadığını, davacı tarafından ibraz edilen belgede şirket kaşesi bulunmadığı gibi imzanın da müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, temliknamelerin geçersiz olduğunu, imzaların temlik eden şirket temsilcisine ait olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, fatura düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya ibraz ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın sponsorluk sözleşmesinin varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı defterleri kendisine temlik edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu, davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun alacağı temlik alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun 167. maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli mutabakat metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının da anlaşılamadığı, sponsorluk sözleşmesi ve bundan doğan borç bulunduğu kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine bozma ilamında yazılı gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 05.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030755300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz