İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/1734 E. 2013/1822 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesap mutabakatı↗ ticari defter ibrazı↗ cari hesap ilişkisi↗ ticari defter incelemesi↗ acentelik sözleşmesi↗ mutabakat↗ cari hesap↗ yemin↗ acentelik↗ ticari defter↗ icra inkar tazminatı↗ tacir↗ inkar tazminatı↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, acentelik sözleşmesinin .... maddesi uyarınca taraflar arasındaki ihtilaflarda şirket defter ve kayıtlarının esas olduğu ve başkaca delil kabul olunmayacağı, davacı şirketin defterlerine göre davalının 1.739,93 TL borcunun bulunduğu, davalının hesap mutabakatı yaptıkları ve borçlarını ödediğine ilişkin bir belge ibraz etmediği gerekçesiyle, davanın ve % 40 icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine göre davacının alacaklı olduğu yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı vekili rapora karşı asıl cari hesabın tutulduğu 96 kodlu hesabın incelenmediği yönünde ciddi itirazlarda bulunmuştur. Ancak, mahkemece bu itirazlar değerlendirilmeden hüküm tesis edilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, bilirkişi kurulundan ek rapor veya yeni bir bilirkişiden rapor alınarak, davalının vekilinin ciddi ve sonuca etkili itirazları değerlendirilip, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
...-Kabule göre de, mülga ...'nun 85. maddesi uyarınca; "Kanuna uygun bir surette tutulan ve birbirini teyit eden ticari defterlerin münderecatı sahibi lehine delil ittihaz olunur." Aynı yasanın 86. maddesinde ise, taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut ibraz etmek istemezse, defteri muntazam olan tacirin birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, davalı taraf, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen ticari defterlerini ibraz etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptanmış, mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir. Bu durumda mahkemece, anılan yasa hükümleri gözetilerek mülga ...'nun 83/1. maddesi uyarınca davacıya tamamlayıcı yemin verilmek suretiyle sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4314 E. 2012/1556 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · cari hesap · yemin · ticari defter · tacir · ibraz · e-defter
İncelediğiniz kararda… olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...-Kabule göre de, mülga ...'nun 85. maddesi uyarınca; "Kanuna uygun bir surette tutulan ve birbirini teyit eden «ticari defterlerin» münderecatı sahibi lehine delil ittihaz olunur." Aynı yasanın 86. maddesinde ise, taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse, defteri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, davalı taraf, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptanmış, mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
Mahkemece, davacının «ticari defterlerinin incelenmesi» sonucu düzenlenen, taraflar arasındaki «cari hesap ilişkisine» göre davacının alacaklı olduğu yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı vekili rapora karşı asıl cari hesabın tutulduğu 96 kodlu hesabın incelenmediği yönünde ciddi itirazlarda bulunmuştur.
Benzer bu karardaAncak, TTK'nun 85. maddesi uyarınca; "Kanuna uygun bir surette tutulan ve birbirini teyit eden «ticari defterlerin» münderecatı sahibi lehine delil ittihaz olunur." Aynı yasanın 86. maddesinde ise, taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse, defteri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, davalı «kesin süre» içerisinde «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptandığı gibi mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
Mahkemece, davacının kendi «ticari defterlerine» göre 8.691,44 TL alacaklı olduğu ve alacağa ilişkin «fatura» tanzim ettiği görülmüş ise de, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının «kesin» delillerle ispatlanamadığı, davacının mal «teslimi» ve hizmet ifası yönünden «yemin teklifinde» de bulunmadığı gerekçesi ile, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap bakiyesi · yemin teklifi · kesin süre · fatura · teslim · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davacının kendi «ticari defterlerine» göre 8.691,44 TL alacaklı olduğu ve alacağa ilişkin «fatura» tanzim ettiği görülmüş ise de, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının «kesin» delillerle ispatlanamadığı, davacının mal «teslimi» ve hizmet ifası yönünden «yemin teklifinde» de bulunmadığı gerekçesi ile, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı «kesin süre» içerisinde «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptandığı gibi mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
Dava,«cari hesap bakiyesinden» kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5818 E. 2011/5016 K.
Ortak:ticari defter incelemesi · ticari defter · tacir · ibraz · e-defter
İncelediğiniz kararda… olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...-Kabule göre de, mülga ...'nun 85. maddesi uyarınca; "Kanuna uygun bir surette tutulan ve birbirini teyit eden «ticari defterlerin» münderecatı sahibi lehine delil ittihaz olunur." Aynı yasanın 86. maddesinde ise, taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse, defteri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, davacının «ticari defterlerinin incelenmesi» sonucu düzenlenen, taraflar arasındaki «cari hesap ilişkisine» göre davacının alacaklı olduğu yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı vekili rapora karşı asıl cari hesabın tutulduğu 96 kodlu hesabın incelenmediği yönünde ciddi itirazlarda bulunmuştur.
Somut olayda, davalı taraf, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptanmış, mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaTicari «defterlerin» delil olma koşulları TTK.nun 82 vd.maddelerinde düzenlenmiş olup, ana kural her iki tarafın da «ticari defter» tutma zorunluluğunda olmaları ve yine incelemenin her iki tarafın defterleri üzerinde yapılması gereğidir.Tek taraflı «ticari defter incelemesi» ile yetinilmesi ve delil kâbiliyeti ancak, TTK.nun 86 ncı madde hükmünde düzenlenmiş olup, buna göre taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da, diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz, yahut «ibraz» etmek istemezse, defterleri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtlar diğeri «aleyhine delil» olur.
Bu durumda, mahkemece,yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, somut olayın özelliği gereği davalı Banka «defterlerinin» bizzat dava dosyasına «ibraz» edilmesinin zorunlu olmadığı kabul edilerek, davacı tarafın davasını salt TTK.nun 83/2 nci maddesine dayandırdığı da nazara alınarak, içinde kredi ve bankacılık hukuku alanlarında uzman bilirkişilerin de bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup,davalının «ticari defterlerindeki kayıtların» aksini ancak ticari defterle eşdeğer başka bir «kesin» kanıtla ispat edebileceği ilke olarak kabul edilmek, belirtilen hükümler doğrultusunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alın …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankadan herhangi bir alacağının bulunmadığı, yapılan işlemlerin «fiktif işlemler» olduğu, davalı banka «defterlerinin» ve davacı defterlerinin de «ibrazının» mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fiktif işlem · aleyhe delil · tasdik kararı · ticari defter kayıtları · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece,yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, somut olayın özelliği gereği davalı Banka «defterlerinin» bizzat dava dosyasına «ibraz» edilmesinin zorunlu olmadığı kabul edilerek, davacı tarafın davasını salt TTK.nun 83/2 nci maddesine dayandırdığı da nazara alınarak, içinde kredi ve bankacılık hukuku alanlarında uzman bilirkişilerin de bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup,davalının «ticari defterlerindeki kayıtların» aksini ancak ticari defterle eşdeğer başka bir «kesin» kanıtla ispat edebileceği ilke olarak kabul edilmek, belirtilen hükümler doğrultusunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alın …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankadan herhangi bir alacağının bulunmadığı, yapılan işlemlerin «fiktif işlemler» olduğu, davalı banka «defterlerinin» ve davacı defterlerinin de «ibrazının» mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ticari «defterlerin» delil olma koşulları TTK.nun 82 vd.maddelerinde düzenlenmiş olup, ana kural her iki tarafın da «ticari defter» tutma zorunluluğunda olmaları ve yine incelemenin her iki tarafın defterleri üzerinde yapılması gereğidir.Tek taraflı «ticari defter incelemesi» ile yetinilmesi ve delil kâbiliyeti ancak, TTK.nun 86 ncı madde hükmünde düzenlenmiş olup, buna göre taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da, diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz, yahut «ibraz» etmek istemezse, defterleri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtlar diğeri «aleyhine delil» olur.
Bir diğer hal ise TTK.nun 83/2 nci maddesinde düzenlenmiş olup, bu hükme göre; taraflardan biri karşı tarafın «ticari defterleri» münderecatını kabul edeceğini ve yalnızca karşı tarafın ticari defterlerine dayandığını açıkça beyan ederek delillerini mahkeme huzurunda bu şekilde hasreylemiş olduğunu imzası ile «tasdik» etmiş olması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11406 E. 2010/2285 K.
Ortak:mutabakat · ticari defter · tacir · ibraz · e-defter
İncelediğiniz kararda… olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...-Kabule göre de, mülga ...'nun 85. maddesi uyarınca; "Kanuna uygun bir surette tutulan ve birbirini teyit eden «ticari defterlerin» münderecatı sahibi lehine delil ittihaz olunur." Aynı yasanın 86. maddesinde ise, taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut «ibraz» etmek istemezse, defteri muntazam olan «tacirin» birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «acentelik sözleşmesinin» .... maddesi uyarınca taraflar arasındaki ihtilaflarda şirket «defter» ve kayıtlarının esas olduğu ve başkaca delil kabul olunmayacağı, davacı şirketin defterlerine göre davalının 1.739,93 TL borcunun bulunduğu, davalının «hesap mutabakatı» yaptıkları ve borçlarını ödediğine ilişkin bir belge «ibraz» etmediği gerekçesiyle, davanın ve % 40 «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı taraf, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen «ticari defterlerini ibraz» etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptanmış, mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «fatura» düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya «ibraz» ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın «sponsorluk sözleşmesinin» varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı «defterleri» kendisine «temlik» edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu, davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun «alacağı temlik» alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun «167». maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli «mutabakat» metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının …
Mahkemece, taraf vekillerinin hazır olduğu 20.10.2006 tarihli duruşmada taraf delillerinin ve dava konusu ilişki dönemini kapsayan «ticari defter» ve kayıtların «ibrazı» için taraf vekillerine usulüne uygun süre verilmiştir.
Davacı şirket, dava dışı «alacağı temlik» eden şirketler «ticari defter» ve kayıtlarını süresinde «ibraz» etmişlerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sponsorluk sözleşmesi · i̇i̇k 167 · alacağın temliki · temlik · fatura · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «fatura» düzenlemenin tek başına karşı tarafı borç altına sokan bir işlem olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması gerektiği, davacı tarafın akdi ilişkiyi ispata yönelik olarak dosyaya «ibraz» ettiği davetiye, tanıtım klavuzu ve önceki yıllara ait faturanın «sponsorluk sözleşmesinin» varlığını ispata yeterli olmadığı, davacı «defterleri» kendisine «temlik» edilmiş bir alacağın varlığını ispatlamakla birlikte bu alacağın geçerliliğini ispat gücünden yoksun olduğu, davalı ile dava dışı İstanbul Fuarcılık A.Ş. arasındaki sponsorluk ilişkisi olduğu ve bu şirket lehine alacak doğduğunun «alacağı temlik» alan davacı defterlerindeki kayıt ile ispatlanamayacağı, BK’nun «167». maddesi uyarınca davalının alacağın bulunmadığı itirazını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, 31.12.2002 tarihli «mutabakat» metnindeki imzaların kime ait olduğunun ve metinde yazılı meblağın borç mu alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığının …
Dava, «sponsorluk sözleşmesinden» kaynaklanan «alacağın temliki» nedeniyle doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Bilirkişi raporunda davacı taraf ve dava dışı «alacağı temlik» eden şirketlere ait «defterlerin» usulüne uygun tutulduğu, alacağın kaynağını oluşturan «fatura» ve temliknamelerin incelenen defterlerde kayıtlı olduğu belirtilmiştir.
Davacı şirket, dava dışı «alacağı temlik» eden şirketler «ticari defter» ve kayıtlarını süresinde «ibraz» etmişlerdir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/1734 E. , 2013/1822 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/11/2011 tarih ve 2010/1227-2011/1028 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten acentelik sözleşmesinden kaynaklanan 1.886,36 TL alacağı olduğunu, 1.739 TL'nin tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptalini, takibin devamını, davalının % 40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında hesap mutabakatı yapılarak sözleşmenin feshedildiğini, müvekkilinin borcunun kalmaması nedeniyle davacı şirket uhdesindeki teminat mektubunun iade edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, acentelik sözleşmesinin .... maddesi uyarınca taraflar arasındaki ihtilaflarda şirket defter ve kayıtlarının esas olduğu ve başkaca delil kabul olunmayacağı, davacı şirketin defterlerine göre davalının 1.739,93 TL borcunun bulunduğu, davalının hesap mutabakatı yaptıkları ve borçlarını ödediğine ilişkin bir belge ibraz etmediği gerekçesiyle, davanın ve % 40 icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine göre davacının alacaklı olduğu yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı vekili rapora karşı asıl cari hesabın tutulduğu 96 kodlu hesabın incelenmediği yönünde ciddi itirazlarda bulunmuştur. Ancak, mahkemece bu itirazlar değerlendirilmeden hüküm tesis edilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, bilirkişi kurulundan ek rapor veya yeni bir bilirkişiden rapor alınarak, davalının vekilinin ciddi ve sonuca etkili itirazları değerlendirilip, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
...-Kabule göre de, mülga ...'nun 85. maddesi uyarınca; "Kanuna uygun bir surette tutulan ve birbirini teyit eden ticari defterlerin münderecatı sahibi lehine delil ittihaz olunur." Aynı yasanın 86. maddesinde ise, taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut ibraz etmek istemezse, defteri muntazam olan tacirin birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhinde delil olacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, davalı taraf, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen ticari defterlerini ibraz etmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun surette tutulduğu bilirkişi raporuyla saptanmış, mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir. Bu durumda mahkemece, anılan yasa hükümleri gözetilerek mülga ...'nun 83/1. maddesi uyarınca davacıya tamamlayıcı yemin verilmek suretiyle sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/481872900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz