Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8966 E. 2010/424 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyıcının özen yükümlülüğü↗ nezaret görevi↗ çekince (ihtirazi kayıt)↗ müterafik kusur↗ özen yükümlülüğü↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ istifa↗ kusur oranı↗ cmr↗ ibra↗ cy/cy şerhi↗ iş bölümü↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ tacir↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, hasarın taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve istif hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, taşıyıcının özen yükümlülüğünü ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” şerhinin mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk kaydına göre meydana gelen hasardan davalı taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına hasar bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının ibra edileceği belirtilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlıkta, hasarın yükleme ve istif hatasından kaynaklandığı esasen davalı tarafından da savunulmuş, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddi cihetine gidilmiş olup, gönderenin, taşıması üstlenilen emtianın yükleme ve istifini yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, taşıyıcının tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması TMK’nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir. Dolayısıyla uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında B.K.nun 44 nün maddesi uyarınca paylaştırılması uygun olur. (Bkz.Doç.Dr.Sabih ARKAN, Karada Yapılan Eşya Taşımalarında Taşıyıcının sorumluluğu, 1982 Ankara, sayfa 124). Dairemiz’in yerleşik uygulaması da bu yöndedir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu olayda yükleme ve istif hatasının bulunduğu, yüklemenin gönderici tarafından yapıldığı belirlenmiş, mahkemenin bu yöndeki açık kabulüne yönelik gerekçe davalı taşıyan tarafından temyiz edilmemiş, gönderen tarafından yapılan istif ve yüklemeye nezaret görevinin yerine getirildiği, yanlış yükleme keyfiyetini gönderene bildirildiği tacir olan davalı tarafından savunulup kanıtlanmamıştır. Gerek hamule senedindeki kayıt, gerekse diğer belgelerden yüklemenin davalıya ait olmadığı sabit ise de, davalının yanlızca yüklemeye nezarete ilişkin bir sınır ve seviyede kalan bir kusur hali dışında sorumluluğu bulunmadığının kabulü gerekir. Nitekim, aynı Konvansiyon’un 8/1.b hükmünde, yükü teslim aldığı sırada, taşımacının, yükün ve bunların ambalajının görünürdeki durumunu kontrol yükümlülüğü altında olduğu, 2. fıkrada, buna ilişkin çekincelerini gerekçeleriyle birlikte belirtmesi gerektiği, 9/2. maddede ise, çekince koymamış ise, yükün ve ambalajların görünüş itibariyle iyi durumda olduğunun varsayılacağı öngörülmüştür.
Bu durumda mahkemece, yukarıdaki yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu hasarın oluş şekli de nazara alınarak yükleme ve istif hatasının herhangi bir araştırmaya gerek kalmadan kolaylıkla fark edilecek bir hata olduğunun kabulü ile hasarın kusurun ağırlıklı bölümü yükleyen/gönderen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı taşıyıcının özen yükümlüğünü ihlalinden dolayı müterafik kusur oranı belirlenerek, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, üstelik bu yöne ilişkin kök ve ek rapor arasındaki çelişki dahi giderilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5676 E. 2010/6118 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · taşıyan · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «hasarın» taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, «taşıyıcının özen yükümlülüğünü» ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” «şerhinin» mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk «kaydına» göre meydana gelen hasardan davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlıkta, «hasarın» yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı esasen davalı tarafından da savunulmuş, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddi cihetine gidilmiş olup, gönderenin, taşıması üstlenilen emtianın yükleme ve istifini yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıy …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtanın «taşıyana» tam ve sağlam olarak «teslim» edildiği, taşıyanın teslim aldığı yükle ilgili çekincesinin bulunmadığı, «hasarın» taşıma hatasından kaynaklandığı, davacının sigortalısına ödemede bulunarak haklarına halef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı sorumlu olmayacağı belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere, gönderenin taşıması üstlenilen emtianın «istifini» yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması M.K’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · teamül · uyuşmazlık konusu · bilirkişi incelemesi · sigorta poliçesi · ibraz
Benzer bu karardaDava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, gerek yaptırılan «bilirkişi incelemesi», gerekse dosyaya taraflarca «ibraz» edilen her iki ekspertiz raporundan, «hasarın» yükleme ve istifleme hatasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Esasen, bu husus taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» olmayıp, uyuşmazlık yüklemenin kimin tarafından yapıldığı noktasında toplanmaktadır.
Bilirkişi, emtianın gönderenin fabrikasında yüklenmesi, gerekli ekipmanın fabrikada bulunması ve ticaret «teamülleri» gereğince bu tür yüklemenin gönderen tarafından yapıldığını bildirmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8437 E. 2012/11812 K.
Ortak:müterafik kusur · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · ibra · iş bölümü · taşıyıcı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, yukarıdaki yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu «hasarın» oluş şekli de nazara alınarak yükleme ve «istif» hatasının herhangi bir araştırmaya gerek kalmadan kolaylıkla fark edilecek bir hata olduğunun kabulü ile hasarın «kusurun» ağırlıklı «bölümü» yükleyen/gönderen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı «taşıyıcının özen yükümlüğünü» ihlalinden dolayı «müterafik kusur oranı» belirlenerek, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, üstelik bu yöne ilişkin kök ve ek rapor arasındaki çelişki dahi giderilmeden yazılı …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «hasarın» taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, «taşıyıcının özen yükümlülüğünü» ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” «şerhinin» mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk «kaydına» göre meydana gelen hasardan davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece,davalı vekilinin anılan bu savunması üzerinde yeterince durularak, yüklemenin «taşıyıcıya» ait olmadığının belirlenmesi halinde, «kusurun» ağırlıklı «bölümü» yükleyen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı taşıyıcının gözetim yükümlülüğüne bağlı olarak «müterafik kusuru» değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiş ise de, anılan husus gözden kaçırılarak Dairemizce k …
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi Hakkında Konvansiyonun (CMR'nin)17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
… dava dışı gönderen tarafından yapıldığı savunulmuş olup, gönderenin taşıması üstlenilen emtianın yüklemesini yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve «istif» hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması M.K’nun 2.maddesi …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece,davalı vekilinin anılan bu savunması üzerinde yeterince durularak, yüklemenin «taşıyıcıya» ait olmadığının belirlenmesi halinde, «kusurun» ağırlıklı «bölümü» yükleyen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı taşıyıcının gözetim yükümlülüğüne bağlı olarak «müterafik kusuru» değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiş ise de, anılan husus gözden kaçırılarak Dairemizce k …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8919 E. 2010/96 K.
Ortak:nezaret görevi · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «hasarın» taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, «taşıyıcının özen yükümlülüğünü» ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” «şerhinin» mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk «kaydına» göre meydana gelen hasardan davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlıkta, «hasarın» yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı esasen davalı tarafından da savunulmuş, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddi cihetine gidilmiş olup, gönderenin, taşıması üstlenilen emtianın yükleme ve istifini yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıy …
Benzer bu karardaOysa uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de aynı Konvansiyonun 17/4-b. bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, c bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, öncellikle zararın yükleme ve «istif» hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulduktan sonra, eğer zararlı sonuç yükleme ve istif hatasından kaynaklanmışsa yukarıda açılanmaya çalışıldığı üzere, davalı «taşıyıcının» «nezaret görevini» tam olarak yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesi ve davalı «taşıyıcının sorumluluk» durumu bu şekilde değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, davalının anılan savunması üzerinde hiç durulmadan, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Somut uyuşmazlıkta davalılar vekilleri yükleme ve «istifin» gönderen tarafından yapıldığını, «hasarın» da yükleme ve istif hatasından meydana geldiğini savunmuş, mahkemece davalıların bu savunması konusunda hiçbir inceleme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücuen tahsil · dosya masrafı · sigorta poliçesi · eksik inceleme
Benzer bu kararda2-Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan ve taşıma sırasında zarar gören emtianın bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, öncellikle zararın yükleme ve «istif» hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulduktan sonra, eğer zararlı sonuç yükleme ve istif hatasından kaynaklanmışsa yukarıda açılanmaya çalışıldığı üzere, davalı «taşıyıcının» «nezaret görevini» tam olarak yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesi ve davalı «taşıyıcının sorumluluk» durumu bu şekilde değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, davalının anılan savunması üzerinde hiç durulmadan, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Anılan hükümler uyarınca, «hasarın» tespitinde, öncelikle eşyanın «teslim» alma yer ve zamanındaki hasarsız değeri bulunarak bu değere taşıma ücreti ve diğer «masraflar» eklenmek suretiyle zararın miktarı bulunacak olup, başkaca hiçbir zarar tazmin edilmeyecektir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7745 E. 2014/15768 K.
Ortak:nezaret görevi · müterafik kusur · istifa · taşıyıcı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, yukarıdaki yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu «hasarın» oluş şekli de nazara alınarak yükleme ve «istif» hatasının herhangi bir araştırmaya gerek kalmadan kolaylıkla fark edilecek bir hata olduğunun kabulü ile hasarın «kusurun» ağırlıklı «bölümü» yükleyen/gönderen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı «taşıyıcının özen yükümlüğünü» ihlalinden dolayı «müterafik kusur oranı» belirlenerek, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, üstelik bu yöne ilişkin kök ve ek rapor arasındaki çelişki dahi giderilmeden yazılı …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «hasarın» taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, «taşıyıcının özen yükümlülüğünü» ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” «şerhinin» mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk «kaydına» göre meydana gelen hasardan davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaDairemiz'in yerleşmiş içtihatları uyarınca, yüklemenin gönderene ait olduğu durumda dahi, «taşıyıcının» yüklemede «nezaret görevinin» bulunması nedeni ile yükleme ve «istif» hususunda göndereni uyarmayan davalı taşıyıcının olayda «müterafik kusuru» olduğu kabul edilip bu oranın bilirkişi marifeti ile tespiti ile neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış , davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece gerek hükme esas alınan 13/08/2012 ile 24/05/2013 tarihli bilirkişi raporlarında ve gerekse de 18/11/2012 tarihli bilirkişi raporunda, oluşan «hasarın» «istif» ve ambalaj hatasından kaynaklandığı belirlenmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve 13/08/2012 ile 24/05/2013 tarihli bilirkişi raporlarına göre, emtiadaki «hasarın» ambalajlamadan kaynaklandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücuen tazminat · sigorta poliçesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» talebine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemiz'in yerleşmiş içtihatları uyarınca, yüklemenin gönderene ait olduğu durumda dahi, «taşıyıcının» yüklemede «nezaret görevinin» bulunması nedeni ile yükleme ve «istif» hususunda göndereni uyarmayan davalı taşıyıcının olayda «müterafik kusuru» olduğu kabul edilip bu oranın bilirkişi marifeti ile tespiti ile neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış , davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12135 E. 2014/1064 K.
Ortak:müterafik kusur · istifa · kusur oranı · taşıyıcı · taşıyan · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, yukarıdaki yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu «hasarın» oluş şekli de nazara alınarak yükleme ve «istif» hatasının herhangi bir araştırmaya gerek kalmadan kolaylıkla fark edilecek bir hata olduğunun kabulü ile hasarın «kusurun» ağırlıklı «bölümü» yükleyen/gönderen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı «taşıyıcının özen yükümlüğünü» ihlalinden dolayı «müterafik kusur oranı» belirlenerek, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, üstelik bu yöne ilişkin kök ve ek rapor arasındaki çelişki dahi giderilmeden yazılı …
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «hasarın» taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, «taşıyıcının özen yükümlülüğünü» ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” «şerhinin» mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk «kaydına» göre meydana gelen hasardan davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, öncelikle yüklemenin kim tarafından yapıldığı, yükleme ve «istif» hatasının bulunup bulunmadığı, tazminat talebine konu «hasarın» yükleme ve istif hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı, eğer zararlı sonuç istif hatasından kaynaklanmışsa, davalı «taşıyanın» yükleme işlemine nezaret sorumluluğu yönünden kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa davalı «taşıyıcının» «müterafik kusur oranının» belirlenmesi hususlarına yönelik olarak aralarında taşıma uzmanı bilirkişinin de bulunduğu heyetten hüküm kurmaya ve «denetime elverişli rapor» alınarak oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu tereyağlarının «taşıyıcı» davalıya hasarsız «teslim» edildiği, buna rağmen ürünlerin gönderildiği yere hasarlı olarak teslim edildiği, davalı şirket çalışanları tarafından tek taraflı düzenlenen tutanaklara itibar etmeye imkan bulunmadığından «hasarın» davalının taşımasından kaynaklandığı, zarar gören tereyağının toplamda 2.350 kg olduğu, tereyağlarına ilişkin satış faturasında belirtilen 4.200 Amerikan Doları «birim fiyatı» üzerinden hesaplama yapıldığında zararın 14.816,84 TL olduğu ve sigortacının bu zararın % 30'undan sorumlu olduğu, bu zararı sigortalıya ödeyen davacının davalı taraf aleyhine başlattığı takibin kısmen haklı olduğu, davalı tarafın sadece taşınan malda meydana gelen hasardan sorumluluğu bulunduğuna göre, davacı şirket tarafından yapılan % 10'luk artırımın sigortalıya yapılan bir lütuf ödemesi olarak değerlendirildiği ve bu miktar yönünden davacının «rücu hakkının» bulunmaması nedeniyle alacağın bu miktarı için takibin haksız görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile 4.445,05 TL «asıl alacak» ve 277,91 TL «işlemiş faiz» olmak üzere 4.722,96 TL yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, borçlunun itirazında kısmen haklı görülmediğinden asıl alacağın % 40'ı oranında …
Davaya konu uyuşmazlıkta, davalı vekilince, «hasarın» yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı ve yüklemenin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığı savunulmuş, mahkemece hasarın davalının taşımasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat · denetime elverişli rapor · rücu hakkı · rücuen tazminat · denetime elverişlilik · rücu · işlemiş faiz · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu tereyağlarının «taşıyıcı» davalıya hasarsız «teslim» edildiği, buna rağmen ürünlerin gönderildiği yere hasarlı olarak teslim edildiği, davalı şirket çalışanları tarafından tek taraflı düzenlenen tutanaklara itibar etmeye imkan bulunmadığından «hasarın» davalının taşımasından kaynaklandığı, zarar gören tereyağının toplamda 2.350 kg olduğu, tereyağlarına ilişkin satış faturasında belirtilen 4.200 Amerikan Doları «birim fiyatı» üzerinden hesaplama yapıldığında zararın 14.816,84 TL olduğu ve sigortacının bu zararın % 30'undan sorumlu olduğu, bu zararı sigortalıya ödeyen davacının davalı taraf aleyhine başlattığı takibin kısmen haklı olduğu, davalı tarafın sadece taşınan malda meydana gelen hasardan sorumluluğu bulunduğuna göre, davacı şirket tarafından yapılan % 10'luk artırımın sigortalıya yapılan bir lütuf ödemesi olarak değerlendirildiği ve bu miktar yönünden davacının «rücu hakkının» bulunmaması nedeniyle alacağın bu miktarı için takibin haksız görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile 4.445,05 TL «asıl alacak» ve 277,91 TL «işlemiş faiz» olmak üzere 4.722,96 TL yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, borçlunun itirazında kısmen haklı görülmediğinden asıl alacağın % 40'ı oranında …
Bu durumda, öncelikle yüklemenin kim tarafından yapıldığı, yükleme ve «istif» hatasının bulunup bulunmadığı, tazminat talebine konu «hasarın» yükleme ve istif hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı, eğer zararlı sonuç istif hatasından kaynaklanmışsa, davalı «taşıyanın» yükleme işlemine nezaret sorumluluğu yönünden kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa davalı «taşıyıcının» «müterafik kusur oranının» belirlenmesi hususlarına yönelik olarak aralarında taşıma uzmanı bilirkişinin de bulunduğu heyetten hüküm kurmaya ve «denetime elverişli rapor» alınarak oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Dava, taşıma ilişkisinden kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15220 E. 2016/5321 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · taşıyan · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «hasarın» taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, «taşıyıcının özen yükümlülüğünü» ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” «şerhinin» mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk «kaydına» göre meydana gelen hasardan davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, yukarıdaki yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu «hasarın» oluş şekli de nazara alınarak yükleme ve «istif» hatasının herhangi bir araştırmaya gerek kalmadan kolaylıkla fark edilecek bir hata olduğunun kabulü ile hasarın «kusurun» ağırlıklı «bölümü» yükleyen/gönderen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı «taşıyıcının özen yükümlüğünü» ihlalinden dolayı «müterafik kusur oranı» belirlenerek, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, üstelik bu yöne ilişkin kök ve ek rapor arasındaki çelişki dahi giderilmeden yazılı …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda «hasara» ilişkin olarak düzenlenen tutanaktaki imzanın davalı «taşıyıcı» yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş ise de; söz konusu tutanak resmen gümrük memurlarınca düzenlendiği için aksi somut delillerle ispatlanıncaya kadar geçerli olup CMR 30. maddesine uygun bir «ihbar» ve tespit olduğunun kabul edildiği, bu anlamda CMR 17. maddeye istinaden yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığının ve hasarın da bu nedenle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği»; ancak davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, dolayısıyla hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı «taşıyanın» «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin sağlam ve tam olarak «teslim» aldığı yükü hasarsız olarak teslim etmesi gerektiği, diğer davalı sigortacının da «poliçe limiti» dahilinde hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan mesul ise de, aynı Konvansiyonu’nun 17/4-b maddesinde, malın ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmadan kaynaklanan hasardan «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı, yine aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde de, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından kamyona taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı düzenleme konusu yapılmıştır.
Yüklemenin gönderene ait olması halinde ve «hasarın» da yükleme hatasından kaynaklanması durumunda ise, anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve «istif» hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının göndereni uyarması M.K’nun 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · sorumluluktan kurtulma · ihtirazi kayıt · sınırlı sorumluluk · ihbar · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda «hasara» ilişkin olarak düzenlenen tutanaktaki imzanın davalı «taşıyıcı» yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş ise de; söz konusu tutanak resmen gümrük memurlarınca düzenlendiği için aksi somut delillerle ispatlanıncaya kadar geçerli olup CMR 30. maddesine uygun bir «ihbar» ve tespit olduğunun kabul edildiği, bu anlamda CMR 17. maddeye istinaden yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığının ve hasarın da bu nedenle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği»; ancak davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, dolayısıyla hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı «taşıyanın» «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin sağlam ve tam olarak «teslim» aldığı yükü hasarsız olarak teslim etmesi gerektiği, diğer davalı sigortacının da «poliçe limiti» dahilinde hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yükleme ve «istifin» gönderene ait olması halinde ise davalı «taşıyıcının» müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı belirlenerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Kabule göre de, «sınırlı sorumluluk» miktarının belirlenmesinde karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak hesap yapılmaması da doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8920 E. 2010/81 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «hasarın» taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, «taşıyıcının özen yükümlülüğünü» ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” «şerhinin» mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk «kaydına» göre meydana gelen hasardan davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlıkta, «hasarın» yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı esasen davalı tarafından da savunulmuş, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddi cihetine gidilmiş olup, gönderenin, taşıması üstlenilen emtianın yükleme ve istifini yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıy …
Benzer bu kararda… edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği, yüklemenin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, kaldı ki «taşıyıcının» «yüklemeye nezaret yükümlülüğünün» bulunduğu, «hasarın» davalıların kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının (1.968,75) YTL «asıl alacak» üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması suretiyle takibin devamına, «icra-inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği ve davalı «taşıyıcıların sorumluluktan kurtulamayacağı» kabul edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişinin mesleği avukatlık olup, uzmanlık alanı dava konusu cam emteasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yüklemeye nezaret yükümlülüğü · nezaret yükümlülüğü · ambalaj yetersizliği · rücuen tazmin · sorumluluktan kurtulma · riziko · asıl alacak · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği, yüklemenin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, kaldı ki «taşıyıcının» «yüklemeye nezaret yükümlülüğünün» bulunduğu, «hasarın» davalıların kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının (1.968,75) YTL «asıl alacak» üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması suretiyle takibin devamına, «icra-inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, dava taşıma «rizikolarına» karşı sigortalı bulunan emteanın uğradığı zarar bedelinin «rücuen tazmini» amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği ve davalı «taşıyıcıların sorumluluktan kurtulamayacağı» kabul edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişinin mesleği avukatlık olup, uzmanlık alanı dava konusu cam emteasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11135 E. 2011/4287 K.
Ortak:müterafik kusur · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, yukarıdaki yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu «hasarın» oluş şekli de nazara alınarak yükleme ve «istif» hatasının herhangi bir araştırmaya gerek kalmadan kolaylıkla fark edilecek bir hata olduğunun kabulü ile hasarın «kusurun» ağırlıklı «bölümü» yükleyen/gönderen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı «taşıyıcının özen yükümlüğünü» ihlalinden dolayı «müterafik kusur oranı» belirlenerek, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, üstelik bu yöne ilişkin kök ve ek rapor arasındaki çelişki dahi giderilmeden yazılı …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «hasarın» taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, «taşıyıcının özen yükümlülüğünü» ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” «şerhinin» mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk «kaydına» göre meydana gelen hasardan davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaAncak CMR’nin 17/4-c maddesine göre, yüklemenin gönderene ait olması ve malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması sırasında «hasarın» oluşması halinde «taşıyıcı sorumlu» olmayacaktır.
Hatta, «taşıyıcı» yukarıda anılan hususları ispat etse bile, yükleme ve «istif» hatasının ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebilecek nitelikte olması durumunda, TMK.nun 2. maddesi gereği taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması gerektiğinden, bu durumda taşıyıcının da BK.nun 44. maddesi kapsamında «müterafik kusuru» söz konusu olabilecektir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, CMR Konvansiyonu'nun 17/1 maddesi uyarınca «taşıyıcının» malları «teslim» aldığı andan teslim ettiği ana kadar vuku bulan hasardan sorumlu olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta davalının emtiayı 2-3 derecede muhafaza etmesi gerekirken taşımanın 6.1 ile 12.3 derecelerde gerçekleştiği, bu nedenle «hasarın» meydana geldiği, hasarın istifleme hatasından kaynaklanmadığı, davalının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 61.186 EURO'nun CMR'nin 25. maddesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · teamül · ziya · riziko · ispat yükü · mahsup · eksik inceleme
Benzer bu kararda2-Dava, uluslararası kara taşımacılığı sırasında, nakliye «rizikolarına» karşı sigortalı emtiada meydana gelen «hasar» bedelinin «rücuen tazmini» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu hükümden anlaşılacağı üzere, «hasar» sorumluluğunun belirlenmesinde «ispat yükü» «taşıyıcıdadır».
Somut olayda, mahkemece hukukçu bilirkişiden alınan ilk raporda, «teamüle» göre yüklemenin gönderene ait olduğu, bu durumda davalının sorumlu olmadığı açıklanmış olmasına ve ikinci raporda ise sorumluluğun «taşıyıcıya» ait olduğunun bildirilmesine rağmen mahkemece çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınmadığı gibi, hangi gerekçe ile ikinci rapora itibar edildiği de karar yerinde tartışılmamıştır.
3-Öte yandan, CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesi hükmü, malların kısmen veya tamamen «ziya» halinde talep edilebilecek tazminat miktarının hesaplama şeklini düzenlemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/8966 E. , 2010/424 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.03.2008 tarih ve 2006/87-2008/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline nakliyat poliçesi ile sigortalı davalı tarafından İstanbul ‘dan Bakü’ye karayolu ile taşınan emtianın taşıma sırasında hasarlandığını,dava konusu hasarın varma yerinde taşıyanın sürücüsünün de katılımıyla imzalanan tutanaklar ile tespit edildiğini, ayrıca konişmento üzerine de varış yeri gümrüğü tarafından hasar notu düşüldüğünü, tespit edilen 9.046,50 YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın aktif husumet ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, hasarın taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve istif hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, taşıyıcının özen yükümlülüğünü ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” şerhinin mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk kaydına göre meydana gelen hasardan davalı taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına hasar bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının ibra edileceği belirtilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlıkta, hasarın yükleme ve istif hatasından kaynaklandığı esasen davalı tarafından da savunulmuş, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddi cihetine gidilmiş olup, gönderenin, taşıması üstlenilen emtianın yükleme ve istifini yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, taşıyıcının tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması TMK’nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir. Dolayısıyla uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında B.K.nun 44 nün maddesi uyarınca paylaştırılması uygun olur.
(Bkz.Doç.Dr.Sabih ARKAN, Karada Yapılan Eşya Taşımalarında Taşıyıcının sorumluluğu, 1982 Ankara, sayfa 124). Dairemiz’in yerleşik uygulaması da bu yöndedir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu olayda yükleme ve istif hatasının bulunduğu, yüklemenin gönderici tarafından yapıldığı belirlenmiş, mahkemenin bu yöndeki açık kabulüne yönelik gerekçe davalı taşıyan tarafından temyiz edilmemiş, gönderen tarafından yapılan istif ve yüklemeye nezaret görevinin yerine getirildiği, yanlış yükleme keyfiyetini gönderene bildirildiği tacir olan davalı tarafından savunulup kanıtlanmamıştır. Gerek hamule senedindeki kayıt, gerekse diğer belgelerden yüklemenin davalıya ait olmadığı sabit ise de, davalının yanlızca yüklemeye nezarete ilişkin bir sınır ve seviyede kalan bir kusur hali dışında sorumluluğu bulunmadığının kabulü gerekir.
Nitekim, aynı Konvansiyon’un 8/1.b hükmünde, yükü teslim aldığı sırada, taşımacının, yükün ve bunların ambalajının görünürdeki durumunu kontrol yükümlülüğü altında olduğu, 2. fıkrada, buna ilişkin çekincelerini gerekçeleriyle birlikte belirtmesi gerektiği, 9/2. maddede ise, çekince koymamış ise, yükün ve ambalajların görünüş itibariyle iyi durumda olduğunun varsayılacağı öngörülmüştür.
Bu durumda mahkemece, yukarıdaki yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu hasarın oluş şekli de nazara alınarak yükleme ve istif hatasının herhangi bir araştırmaya gerek kalmadan kolaylıkla fark edilecek bir hata olduğunun kabulü ile hasarın kusurun ağırlıklı bölümü yükleyen/gönderen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı taşıyıcının özen yükümlüğünü ihlalinden dolayı müterafik kusur oranı belirlenerek, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, üstelik bu yöne ilişkin kök ve ek rapor arasındaki çelişki dahi giderilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1007481500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz