6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11135 E. 2011/4287 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyıcının sınırlı sorumluluğu rücuen tazmin cmr konvansiyonu müterafik kusur sınırlı sorumluluk teamül taşıyıcının sorumluluğu istifa cmr ziya riziko ispat yükü mahsup kâr kaybı taşıyıcı kusur hasar eksik inceleme teslim

Atıf yapılan mevzuat: BK · TMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, CMR Konvansiyonu'nun 17/1 maddesi uyarınca taşıyıcının malları teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar vuku bulan hasardan sorumlu olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta davalının emtiayı 2-3 derecede muhafaza etmesi gerekirken taşımanın 6.1 ile 12.3 derecelerde gerçekleştiği, bu nedenle hasarın meydana geldiği, hasarın istifleme hatasından kaynaklanmadığı, davalının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 61.186 EURO'nun CMR'nin 25. maddesi gereğince yıllık % 5 faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerinin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, uluslararası kara taşımacılığı sırasında, nakliye rizikolarına karşı sigortalı emtiada meydana gelen hasar bedelinin rücuen tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

CMR Konvansiyonu’nun 17/1. maddesi uyarınca, kural olarak, taşıyıcı, teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, malların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan sorumludur. Ancak CMR’nin 17/4-c maddesine göre, yüklemenin gönderene ait olması ve malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması sırasında hasarın oluşması halinde taşıyıcı sorumlu olmayacaktır. Bu hükümden anlaşılacağı üzere, hasar sorumluluğunun belirlenmesinde ispat yükü taşıyıcıdadır. Hatta, taşıyıcı yukarıda anılan hususları ispat etse bile, yükleme ve istif hatasının ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebilecek nitelikte olması durumunda, TMK.nun 2. maddesi gereği taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması gerektiğinden, bu durumda taşıyıcının da BK.nun 44. maddesi kapsamında müterafik kusuru söz konusu olabilecektir. Somut olayda, mahkemece hukukçu bilirkişiden alınan ilk raporda, teamüle göre yüklemenin gönderene ait olduğu, bu durumda davalının sorumlu olmadığı açıklanmış olmasına ve ikinci raporda ise sorumluluğun taşıyıcıya ait olduğunun bildirilmesine rağmen mahkemece çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınmadığı gibi, hangi gerekçe ile ikinci rapora itibar edildiği de karar yerinde tartışılmamıştır. O halde, yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca mahkemece, zararın istif hatasından mı, yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığının raporlar arasındaki çelişki giderilerek tartışmasız bir şekilde ortaya konulması, eğer zarar istif hatasından kaynaklanmışsa, bu takdirde yüklemenin kime ait olduğunun belirlenmesi, yükleme ve istifin gönderene ait olması halinde ise, davalı taşıyıcının gözetim yükümlülüğüne bağlı müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı üzerinde durulması, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

3-Öte yandan, CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesi hükmü, malların kısmen veya tamamen ziya halinde talep edilebilecek tazminat miktarının hesaplama şeklini düzenlemiştir. Hasar halinde tazminatın nasıl hesaplanacağı CMR m 25'te düzenlenmiştir. Anılan maddede eşyanın ziya durumunda tazminatın hesaplanmasını düzenleyen CMR m 23'e atıf yapmıştır. Buna göre ilk olarak yine eşyanın değeri belirlenir. Eşyanın değeri tespit edilirken öncelikle borsa fiyatı, borsa fiyatı yoksa piyasa değeri, eşyanın bir piyasa değeri de bulunmuyorsa herkes için ifade ettiği objektif değer dikkate alınır. Değer tespiti bakımından, ziya halinden farklı olarak, yanlızca hasara uğramış olan kısım değil, eşyanın tamamının değeri göz önünde bulundurulur. Daha sonra bu şekilde belirlenen değerle eşyanın hasarlı haldeki değeri arasındaki fark bulunur. (Kübra Yetiş Şamlı Taşıyıcının Sınırlı Sorumluluktan Yararlanma Hakkının Kaybı- Baskı, Eylül 2008- sayfa 24 - 25)

Somut olayda da taşınan emtianın kısmi hasara uğraması söz konusu olduğundan, mahkemece hükmedilecek tazminat miktarı hesaplanırken CMR Konvansiyo'nunun 25. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu madde hükümlerine göre hesaplama içermeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

4- Ayrıca, davalı tarafça, davaya konu hasar nedeni ile kendi sigorta şirketi tarafından davacıya ödemede bulunulduğu ve ödenen miktarın mahsup edilmesinin gerektiği savunulmuş olmasına rağmen bu hususta herhangi bir araştırma yapılmamış olması da hükmün davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sdr kuru

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15220 E. 2016/5321 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3491 E. 2012/10248 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8919 E. 2010/96 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Rücu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5676 E. 2010/6118 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8966 E. 2010/424 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5620 E. 2014/12814 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8437 E. 2012/11812 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/11135 E.  ,  2011/4287 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/06/2009 tarih ve 2006/380-2009/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından sigortalanan kiraz emtiasının, davalı tarafından Türkiye'den İngiltere'ye taşınması sırasında araç içinde gerekli sıcaklığın sağlanmaması nedeniyle hasar gördüğünü, tespit edilen hasar miktarının sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 61.186 EURO'nun tahsil tarihindeki TL karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili tarafından taşınan malların hasarsız olarak alıcıya teslim edildiğini, hasarın süresi içinde ihbar edilmediğini, sovtaj ve geri kazanım durumunun belgelenmediğini, net zararın belirlenmesinin gerektiğini, davacı tarafın dava konusu taşıma nedeniyle yaptığı her türlü tahsilatın ve taşıma ücretinin takas ve mahsubunu talep ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, CMR Konvansiyonu'nun 17/1 maddesi uyarınca taşıyıcının malları teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar vuku bulan hasardan sorumlu olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta davalının emtiayı 2-3 derecede muhafaza etmesi gerekirken taşımanın 6.1 ile 12.3 derecelerde gerçekleştiği, bu nedenle hasarın meydana geldiği, hasarın istifleme hatasından kaynaklanmadığı, davalının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 61.186 EURO'nun CMR'nin 25. maddesi gereğince yıllık % 5 faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerinin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, uluslararası kara taşımacılığı sırasında, nakliye rizikolarına karşı sigortalı emtiada meydana gelen hasar bedelinin rücuen tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

CMR Konvansiyonu’nun 17/1. maddesi uyarınca, kural olarak, taşıyıcı, teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, malların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan sorumludur. Ancak CMR’nin 17/4-c maddesine göre, yüklemenin gönderene ait olması ve malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması sırasında hasarın oluşması halinde taşıyıcı sorumlu olmayacaktır. Bu hükümden anlaşılacağı üzere, hasar sorumluluğunun belirlenmesinde ispat yükü taşıyıcıdadır. Hatta, taşıyıcı yukarıda anılan hususları ispat etse bile, yükleme ve istif hatasının ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebilecek nitelikte olması durumunda, TMK.nun 2.

maddesi gereği taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması gerektiğinden, bu durumda taşıyıcının da BK.nun 44. maddesi kapsamında müterafik kusuru söz konusu olabilecektir. Somut olayda, mahkemece hukukçu bilirkişiden alınan ilk raporda, teamüle göre yüklemenin gönderene ait olduğu, bu durumda davalının sorumlu olmadığı açıklanmış olmasına ve ikinci raporda ise sorumluluğun taşıyıcıya ait olduğunun bildirilmesine rağmen mahkemece çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınmadığı gibi, hangi gerekçe ile ikinci rapora itibar edildiği de karar yerinde tartışılmamıştır. O halde, yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca mahkemece, zararın istif hatasından mı, yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığının raporlar arasındaki çelişki giderilerek tartışmasız bir şekilde ortaya konulması, eğer zarar istif hatasından kaynaklanmışsa, bu takdirde yüklemenin kime ait olduğunun belirlenmesi, yükleme ve istifin gönderene ait olması halinde ise, davalı taşıyıcının gözetim yükümlülüğüne bağlı müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı üzerinde durulması, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

3-Öte yandan, CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesi hükmü, malların kısmen veya tamamen ziya halinde talep edilebilecek tazminat miktarının hesaplama şeklini düzenlemiştir. Hasar halinde tazminatın nasıl hesaplanacağı CMR m 25'te düzenlenmiştir. Anılan maddede eşyanın ziya durumunda tazminatın hesaplanmasını düzenleyen CMR m 23'e atıf yapmıştır. Buna göre ilk olarak yine eşyanın değeri belirlenir. Eşyanın değeri tespit edilirken öncelikle borsa fiyatı, borsa fiyatı yoksa piyasa değeri, eşyanın bir piyasa değeri de bulunmuyorsa herkes için ifade ettiği objektif değer dikkate alınır. Değer tespiti bakımından, ziya halinden farklı olarak, yanlızca hasara uğramış olan kısım değil, eşyanın tamamının değeri göz önünde bulundurulur.

Daha sonra bu şekilde belirlenen değerle eşyanın hasarlı haldeki değeri arasındaki fark bulunur. (Kübra Yetiş Şamlı Taşıyıcının Sınırlı Sorumluluktan Yararlanma Hakkının Kaybı- Baskı, Eylül 2008- sayfa 24 - 25)

Somut olayda da taşınan emtianın kısmi hasara uğraması söz konusu olduğundan, mahkemece hükmedilecek tazminat miktarı hesaplanırken CMR Konvansiyo'nunun 25. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu madde hükümlerine göre hesaplama içermeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

4- Ayrıca, davalı tarafça, davaya konu hasar nedeni ile kendi sigorta şirketi tarafından davacıya ödemede bulunulduğu ve ödenen miktarın mahsup edilmesinin gerektiği savunulmuş olmasına rağmen bu hususta herhangi bir araştırma yapılmamış olması da hükmün davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2),(3),(4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021079400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.