Sdr kuru
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15220 E. 2016/5321 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sdr kuru↗ poliçe limiti↗ sdr↗ sorumluluktan kurtulma↗ ihtirazi kayıt↗ sınırlı sorumluluk↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ istifa↗ cmr↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ taşıyan↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda hasara ilişkin olarak düzenlenen tutanaktaki imzanın davalı taşıyıcı yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş ise de; söz konusu tutanak resmen gümrük memurlarınca düzenlendiği için aksi somut delillerle ispatlanıncaya kadar geçerli olup CMR 30. maddesine uygun bir ihbar ve tespit olduğunun kabul edildiği, bu anlamda CMR 17. maddeye istinaden yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığının ve hasarın da bu nedenle oluştuğunun kanıtlanması halinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği; ancak davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, dolayısıyla hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı taşıyanın ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin sağlam ve tam olarak teslim aldığı yükü hasarsız olarak teslim etmesi gerektiği, diğer davalı sigortacının da poliçe limiti dahilinde hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın hasarlanması nedeniyle sigortalısına hasar bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmaktadır.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan mesul ise de, aynı Konvansiyonu’nun 17/4-b maddesinde, malın ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmadan kaynaklanan hasardan taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı, yine aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde de, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından kamyona taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı düzenleme konusu yapılmıştır. Bununla birlikte taşıma ilişkisinde ambalajlama, yükleme, boşaltma ve istifleme yükümlülüğünün taşıyıcıya verilmesine de engel bulunmamaktadır. Davaya konu uyuşmazlıkta, mahkemece yüklemenin gönderene mi yoksa, taşıyıcıya mı ait olduğu araştırılmamıştır. Yüklemenin taşıyıcıya ait olması halinde, hasarın tamamından davalının sorumlu olacağı tartışmasızdır. Yüklemenin gönderene ait olması halinde ve hasarın da yükleme hatasından kaynaklanması durumunda ise, anılan hükümler uyarınca, taşıyıcının tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının göndereni uyarması M.K’nun 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir. Dolayısıyla uyarı yapılması gereken hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında B.K.nun 44 ncü maddesi uyarınca kusur oranında paylaştırılması gerekir.
Bu durumda mahkemece, zararın öncellikle istif hatasından mı, yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulduktan sonra, eğer zararlı sonuç istif hatasından kaynaklanmışsa, bu takdirde yüklemenin davalıya ait olup olmadığı belirlenmelidir. Yükleme ve istifin gönderene ait olması halinde ise davalı taşıyıcının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı belirlenerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Kabule göre de, sınırlı sorumluluk miktarının belirlenmesinde karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak hesap yapılmaması da doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8919 E. 2010/96 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · hasar · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda «hasara» ilişkin olarak düzenlenen tutanaktaki imzanın davalı «taşıyıcı» yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş ise de; söz konusu tutanak resmen gümrük memurlarınca düzenlendiği için aksi somut delillerle ispatlanıncaya kadar geçerli olup CMR 30. maddesine uygun bir «ihbar» ve tespit olduğunun kabul edildiği, bu anlamda CMR 17. maddeye istinaden yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığının ve hasarın da bu nedenle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği»; ancak davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, dolayısıyla hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı «taşıyanın» «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin sağlam ve tam olarak «teslim» aldığı yükü hasarsız olarak teslim etmesi gerektiği, diğer davalı sigortacının da «poliçe limiti» dahilinde hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan mesul ise de, aynı Konvansiyonu’nun 17/4-b maddesinde, malın ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmadan kaynaklanan hasardan «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı, yine aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde de, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından kamyona taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı düzenleme konusu yapılmıştır.
Yüklemenin gönderene ait olması halinde ve «hasarın» da yükleme hatasından kaynaklanması durumunda ise, anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve «istif» hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının göndereni uyarması M.K’nun 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Benzer bu karardaOysa uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de aynı Konvansiyonun 17/4-b. bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, c bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, öncellikle zararın yükleme ve «istif» hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulduktan sonra, eğer zararlı sonuç yükleme ve istif hatasından kaynaklanmışsa yukarıda açılanmaya çalışıldığı üzere, davalı «taşıyıcının» «nezaret görevini» tam olarak yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesi ve davalı «taşıyıcının sorumluluk» durumu bu şekilde değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, davalının anılan savunması üzerinde hiç durulmadan, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Somut uyuşmazlıkta davalılar vekilleri yükleme ve «istifin» gönderen tarafından yapıldığını, «hasarın» da yükleme ve istif hatasından meydana geldiğini savunmuş, mahkemece davalıların bu savunması konusunda hiçbir inceleme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · nakliyat sigortası · rücuen tahsil · dosya masrafı · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda2-Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan ve taşıma sırasında zarar gören emtianın bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, öncellikle zararın yükleme ve «istif» hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulduktan sonra, eğer zararlı sonuç yükleme ve istif hatasından kaynaklanmışsa yukarıda açılanmaya çalışıldığı üzere, davalı «taşıyıcının» «nezaret görevini» tam olarak yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesi ve davalı «taşıyıcının sorumluluk» durumu bu şekilde değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, davalının anılan savunması üzerinde hiç durulmadan, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Anılan hükümler uyarınca, «hasarın» tespitinde, öncelikle eşyanın «teslim» alma yer ve zamanındaki hasarsız değeri bulunarak bu değere taşıma ücreti ve diğer «masraflar» eklenmek suretiyle zararın miktarı bulunacak olup, başkaca hiçbir zarar tazmin edilmeyecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3491 E. 2012/10248 K.
Ortak:istifa · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaYüklemenin gönderene ait olması halinde ve «hasarın» da yükleme hatasından kaynaklanması durumunda ise, anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve «istif» hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının göndereni uyarması M.K’nun 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda «hasara» ilişkin olarak düzenlenen tutanaktaki imzanın davalı «taşıyıcı» yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş ise de; söz konusu tutanak resmen gümrük memurlarınca düzenlendiği için aksi somut delillerle ispatlanıncaya kadar geçerli olup CMR 30. maddesine uygun bir «ihbar» ve tespit olduğunun kabul edildiği, bu anlamda CMR 17. maddeye istinaden yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığının ve hasarın da bu nedenle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği»; ancak davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, dolayısıyla hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı «taşıyanın» «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin sağlam ve tam olarak «teslim» aldığı yükü hasarsız olarak teslim etmesi gerektiği, diğer davalı sigortacının da «poliçe limiti» dahilinde hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmaktadır.
Benzer bu karardaDava, CMR sigortacısı aleyhine açılmış olup, davalı, taraflar arasında imzalanan poliçe hükümleri gereğince «istif» hatasından kaynaklanan hasardan sorumlu olmadıklarını savunmuş olup gerçekten de taraflar arasındaki CMR Sigorta Poliçesinin (Umumi Hükümler) kısmının «teminat» dışı halleri düzenleyen 3/u bendinde “… emtianın yetersiz ve uygun olmayan ambalajlama veya hazırlanmasının neden olduğu «ziya» ve «hasarlar» ile birbirini etkileme özelliği olan emtianın yanlış yükleme ve/veya istiflenmesi sonucu oluşan hasarlara dayalı talepler….teminat dışıdır” hükmü gereğince davalı CMR sigortacısının istif hatasından kaynaklanan «rizikolara» teminat vermediği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar daha önce davacı ile dava dışı «nakliyat sigortacısı» arasındaki davada, davacıya «kusur» verilmiş ise de, göndereni «istif» hatası hususunda uyarmaması nedeniyle davacının kusurlu olduğu kabul edildiğinden, davacının bu davadaki durumunu etkilemez.
Mahkemece, «hasarın» «istif» hatasından kaynaklandığı kabul edildiğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · ziya · riziko · sigorta poliçesi · teminat
Benzer bu karardaDava, CMR sigortacısı aleyhine açılmış olup, davalı, taraflar arasında imzalanan poliçe hükümleri gereğince «istif» hatasından kaynaklanan hasardan sorumlu olmadıklarını savunmuş olup gerçekten de taraflar arasındaki CMR Sigorta Poliçesinin (Umumi Hükümler) kısmının «teminat» dışı halleri düzenleyen 3/u bendinde “… emtianın yetersiz ve uygun olmayan ambalajlama veya hazırlanmasının neden olduğu «ziya» ve «hasarlar» ile birbirini etkileme özelliği olan emtianın yanlış yükleme ve/veya istiflenmesi sonucu oluşan hasarlara dayalı talepler….teminat dışıdır” hükmü gereğince davalı CMR sigortacısının istif hatasından kaynaklanan «rizikolara» teminat vermediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının taşıma işini yaptığı mal sahibinin sigortacısı olan dava dışı Koç Allianz AŞ’ye tazminat ödediği, davalı sigortanın davacının edimini CMR «sigorta poliçesi» ile «teminat» altına aldığı, bu nedenle hasardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar daha önce davacı ile dava dışı «nakliyat sigortacısı» arasındaki davada, davacıya «kusur» verilmiş ise de, göndereni «istif» hatası hususunda uyarmaması nedeniyle davacının kusurlu olduğu kabul edildiğinden, davacının bu davadaki durumunu etkilemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11135 E. 2011/4287 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · kusur · hasar · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda «hasara» ilişkin olarak düzenlenen tutanaktaki imzanın davalı «taşıyıcı» yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş ise de; söz konusu tutanak resmen gümrük memurlarınca düzenlendiği için aksi somut delillerle ispatlanıncaya kadar geçerli olup CMR 30. maddesine uygun bir «ihbar» ve tespit olduğunun kabul edildiği, bu anlamda CMR 17. maddeye istinaden yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığının ve hasarın da bu nedenle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği»; ancak davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, dolayısıyla hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı «taşıyanın» «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin sağlam ve tam olarak «teslim» aldığı yükü hasarsız olarak teslim etmesi gerektiği, diğer davalı sigortacının da «poliçe limiti» dahilinde hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan mesul ise de, aynı Konvansiyonu’nun 17/4-b maddesinde, malın ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmadan kaynaklanan hasardan «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı, yine aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde de, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından kamyona taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı düzenleme konusu yapılmıştır.
Yüklemenin gönderene ait olması halinde ve «hasarın» da yükleme hatasından kaynaklanması durumunda ise, anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve «istif» hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının göndereni uyarması M.K’nun 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Benzer bu karardaAncak CMR’nin 17/4-c maddesine göre, yüklemenin gönderene ait olması ve malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması sırasında «hasarın» oluşması halinde «taşıyıcı sorumlu» olmayacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, CMR Konvansiyonu'nun 17/1 maddesi uyarınca «taşıyıcının» malları «teslim» aldığı andan teslim ettiği ana kadar vuku bulan hasardan sorumlu olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta davalının emtiayı 2-3 derecede muhafaza etmesi gerekirken taşımanın 6.1 ile 12.3 derecelerde gerçekleştiği, bu nedenle «hasarın» meydana geldiği, hasarın istifleme hatasından kaynaklanmadığı, davalının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 61.186 EURO'nun CMR'nin 25. maddesi …
Hatta, «taşıyıcı» yukarıda anılan hususları ispat etse bile, yükleme ve «istif» hatasının ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebilecek nitelikte olması durumunda, TMK.nun 2. maddesi gereği taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması gerektiğinden, bu durumda taşıyıcının da BK.nun 44. maddesi kapsamında «müterafik kusuru» söz konusu olabilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · müterafik kusur · teamül · ziya · riziko · ispat yükü · mahsup
Benzer bu kararda2-Dava, uluslararası kara taşımacılığı sırasında, nakliye «rizikolarına» karşı sigortalı emtiada meydana gelen «hasar» bedelinin «rücuen tazmini» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu hükümden anlaşılacağı üzere, «hasar» sorumluluğunun belirlenmesinde «ispat yükü» «taşıyıcıdadır».
Hatta, «taşıyıcı» yukarıda anılan hususları ispat etse bile, yükleme ve «istif» hatasının ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebilecek nitelikte olması durumunda, TMK.nun 2. maddesi gereği taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması gerektiğinden, bu durumda taşıyıcının da BK.nun 44. maddesi kapsamında «müterafik kusuru» söz konusu olabilecektir.
Somut olayda, mahkemece hukukçu bilirkişiden alınan ilk raporda, «teamüle» göre yüklemenin gönderene ait olduğu, bu durumda davalının sorumlu olmadığı açıklanmış olmasına ve ikinci raporda ise sorumluluğun «taşıyıcıya» ait olduğunun bildirilmesine rağmen mahkemece çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınmadığı gibi, hangi gerekçe ile ikinci rapora itibar edildiği de karar yerinde tartışılmamıştır.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8966 E. 2010/424 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · taşıyan · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda «hasara» ilişkin olarak düzenlenen tutanaktaki imzanın davalı «taşıyıcı» yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş ise de; söz konusu tutanak resmen gümrük memurlarınca düzenlendiği için aksi somut delillerle ispatlanıncaya kadar geçerli olup CMR 30. maddesine uygun bir «ihbar» ve tespit olduğunun kabul edildiği, bu anlamda CMR 17. maddeye istinaden yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığının ve hasarın da bu nedenle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği»; ancak davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, dolayısıyla hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı «taşıyanın» «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin sağlam ve tam olarak «teslim» aldığı yükü hasarsız olarak teslim etmesi gerektiği, diğer davalı sigortacının da «poliçe limiti» dahilinde hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan mesul ise de, aynı Konvansiyonu’nun 17/4-b maddesinde, malın ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmadan kaynaklanan hasardan «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı, yine aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde de, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından kamyona taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı düzenleme konusu yapılmıştır.
Yüklemenin gönderene ait olması halinde ve «hasarın» da yükleme hatasından kaynaklanması durumunda ise, anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve «istif» hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının göndereni uyarması M.K’nun 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «hasarın» taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, «taşıyıcının özen yükümlülüğünü» ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” «şerhinin» mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk «kaydına» göre meydana gelen hasardan davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, yukarıdaki yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu «hasarın» oluş şekli de nazara alınarak yükleme ve «istif» hatasının herhangi bir araştırmaya gerek kalmadan kolaylıkla fark edilecek bir hata olduğunun kabulü ile hasarın «kusurun» ağırlıklı «bölümü» yükleyen/gönderen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı «taşıyıcının özen yükümlüğünü» ihlalinden dolayı «müterafik kusur oranı» belirlenerek, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, üstelik bu yöne ilişkin kök ve ek rapor arasındaki çelişki dahi giderilmeden yazılı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının özen yükümlülüğü · nezaret görevi · müterafik kusur · özen yükümlülüğü · kusur oranı · ibra · cy/cy şerhi · iş bölümü
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, yukarıdaki yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu «hasarın» oluş şekli de nazara alınarak yükleme ve «istif» hatasının herhangi bir araştırmaya gerek kalmadan kolaylıkla fark edilecek bir hata olduğunun kabulü ile hasarın «kusurun» ağırlıklı «bölümü» yükleyen/gönderen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı «taşıyıcının özen yükümlüğünü» ihlalinden dolayı «müterafik kusur oranı» belirlenerek, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, üstelik bu yöne ilişkin kök ve ek rapor arasındaki çelişki dahi giderilmeden yazılı …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «hasarın» taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, «taşıyıcının özen yükümlülüğünü» ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” «şerhinin» mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk «kaydına» göre meydana gelen hasardan davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu olayda yükleme ve «istif» hatasının bulunduğu, yüklemenin gönderici tarafından yapıldığı belirlenmiş, mahkemenin bu yöndeki açık kabulüne yönelik gerekçe davalı «taşıyan» tarafından temyiz edilmemiş, gönderen tarafından yapılan istif ve yüklemeye «nezaret görevinin» yerine getirildiği, yanlış yükleme keyfiyetini gönderene bildirildiği «tacir» olan davalı tarafından savunulup kanıtlanmamıştır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8920 E. 2010/81 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda «hasara» ilişkin olarak düzenlenen tutanaktaki imzanın davalı «taşıyıcı» yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş ise de; söz konusu tutanak resmen gümrük memurlarınca düzenlendiği için aksi somut delillerle ispatlanıncaya kadar geçerli olup CMR 30. maddesine uygun bir «ihbar» ve tespit olduğunun kabul edildiği, bu anlamda CMR 17. maddeye istinaden yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığının ve hasarın da bu nedenle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği»; ancak davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, dolayısıyla hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı «taşıyanın» «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin sağlam ve tam olarak «teslim» aldığı yükü hasarsız olarak teslim etmesi gerektiği, diğer davalı sigortacının da «poliçe limiti» dahilinde hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan mesul ise de, aynı Konvansiyonu’nun 17/4-b maddesinde, malın ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmadan kaynaklanan hasardan «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı, yine aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde de, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından kamyona taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı düzenleme konusu yapılmıştır.
Yüklemenin gönderene ait olması halinde ve «hasarın» da yükleme hatasından kaynaklanması durumunda ise, anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve «istif» hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının göndereni uyarması M.K’nun 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Benzer bu kararda… edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği ve davalı «taşıyıcıların sorumluluktan kurtulamayacağı» kabul edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişinin mesleği avukatlık olup, uzmanlık alanı dava konusu cam emteasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği, yüklemenin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, kaldı ki «taşıyıcının» «yüklemeye nezaret yükümlülüğünün» bulunduğu, «hasarın» davalıların kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının (1.968,75) YTL «asıl alacak» üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması suretiyle takibin devamına, «icra-inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yüklemeye nezaret yükümlülüğü · nezaret yükümlülüğü · ambalaj yetersizliği · rücuen tazmin · riziko · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği, yüklemenin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, kaldı ki «taşıyıcının» «yüklemeye nezaret yükümlülüğünün» bulunduğu, «hasarın» davalıların kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının (1.968,75) YTL «asıl alacak» üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması suretiyle takibin devamına, «icra-inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, dava taşıma «rizikolarına» karşı sigortalı bulunan emteanın uğradığı zarar bedelinin «rücuen tazmini» amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği ve davalı «taşıyıcıların sorumluluktan kurtulamayacağı» kabul edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişinin mesleği avukatlık olup, uzmanlık alanı dava konusu cam emteasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5676 E. 2010/6118 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · taşıyan · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda «hasara» ilişkin olarak düzenlenen tutanaktaki imzanın davalı «taşıyıcı» yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş ise de; söz konusu tutanak resmen gümrük memurlarınca düzenlendiği için aksi somut delillerle ispatlanıncaya kadar geçerli olup CMR 30. maddesine uygun bir «ihbar» ve tespit olduğunun kabul edildiği, bu anlamda CMR 17. maddeye istinaden yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığının ve hasarın da bu nedenle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği»; ancak davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, dolayısıyla hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı «taşıyanın» «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin sağlam ve tam olarak «teslim» aldığı yükü hasarsız olarak teslim etmesi gerektiği, diğer davalı sigortacının da «poliçe limiti» dahilinde hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan mesul ise de, aynı Konvansiyonu’nun 17/4-b maddesinde, malın ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmadan kaynaklanan hasardan «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı, yine aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde de, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından kamyona taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı düzenleme konusu yapılmıştır.
Yüklemenin gönderene ait olması halinde ve «hasarın» da yükleme hatasından kaynaklanması durumunda ise, anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve «istif» hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının göndereni uyarması M.K’nun 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtanın «taşıyana» tam ve sağlam olarak «teslim» edildiği, taşıyanın teslim aldığı yükle ilgili çekincesinin bulunmadığı, «hasarın» taşıma hatasından kaynaklandığı, davacının sigortalısına ödemede bulunarak haklarına halef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı sorumlu olmayacağı belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere, gönderenin taşıması üstlenilen emtianın «istifini» yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması M.K’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · teamül · uyuşmazlık konusu · bilirkişi incelemesi · sigorta poliçesi · ibraz
Benzer bu karardaDava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, gerek yaptırılan «bilirkişi incelemesi», gerekse dosyaya taraflarca «ibraz» edilen her iki ekspertiz raporundan, «hasarın» yükleme ve istifleme hatasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Esasen, bu husus taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» olmayıp, uyuşmazlık yüklemenin kimin tarafından yapıldığı noktasında toplanmaktadır.
Bilirkişi, emtianın gönderenin fabrikasında yüklenmesi, gerekli ekipmanın fabrikada bulunması ve ticaret «teamülleri» gereğince bu tür yüklemenin gönderen tarafından yapıldığını bildirmiştir.
-
Nakliyat sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3955 E. 2011/15049 K.
Ortak:istifa · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda «hasara» ilişkin olarak düzenlenen tutanaktaki imzanın davalı «taşıyıcı» yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş ise de; söz konusu tutanak resmen gümrük memurlarınca düzenlendiği için aksi somut delillerle ispatlanıncaya kadar geçerli olup CMR 30. maddesine uygun bir «ihbar» ve tespit olduğunun kabul edildiği, bu anlamda CMR 17. maddeye istinaden yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığının ve hasarın da bu nedenle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği»; ancak davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, dolayısıyla hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı «taşıyanın» «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin sağlam ve tam olarak «teslim» aldığı yükü hasarsız olarak teslim etmesi gerektiği, diğer davalı sigortacının da «poliçe limiti» dahilinde hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan mesul ise de, aynı Konvansiyonu’nun 17/4-b maddesinde, malın ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmadan kaynaklanan hasardan «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı, yine aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde de, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından kamyona taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı düzenleme konusu yapılmıştır.
Yüklemenin gönderene ait olması halinde ve «hasarın» da yükleme hatasından kaynaklanması durumunda ise, anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve «istif» hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının göndereni uyarması M.K’nun 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Benzer bu karardaSigortalı emtea Türkiye'den Almanya'ya taşınması sırasında «hasara» uğramış olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nın 17/1. maddesi uyarınca kural olarak, «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan mes'ul ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Mahkemece, CMR hükümlerinin olaya uygulanması gerektiği, «hasarın» yükleme ve istifleme hatası sonucu meydana geldiği, yükleme ve istiflemenin ise gönderici sigortalı tarafından gerçekleştirildiği, yanlış yükleme ve istifleme olsa dahi davalıların «taşıyıcı» olarak nezaret sorumluluğu ve hatalı «istif» ve yüklemeye karşı çıkma zorunluluklarının bulunduğu, güvenli taşıma için her türlü tedbiri alma görevinin taşıyıcılara ait olduğu, bilirkişi raporunun aksine dava …
Somut olayda, mahkemenin gerekçesinde ve bilirkişi raporunda belirtildiği üzere «hasarın» yükleme ve istifleme hatası sonucu meydana geldiği ve yüklemenin gönderen tarafından gerçekleştirildiği sabit olmasına rağmen, CMR.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücuen tahsil · acente · ibra · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda2-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
A.Ş.'nin «acente» olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.024,78 TL'nin ödeme tarihi olan 23.06.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Sigortalı emtea Türkiye'den Almanya'ya taşınması sırasında «hasara» uğramış olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nın 17/1. maddesi uyarınca kural olarak, «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan mes'ul ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8437 E. 2012/11812 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · kusur · hasar · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda «hasara» ilişkin olarak düzenlenen tutanaktaki imzanın davalı «taşıyıcı» yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş ise de; söz konusu tutanak resmen gümrük memurlarınca düzenlendiği için aksi somut delillerle ispatlanıncaya kadar geçerli olup CMR 30. maddesine uygun bir «ihbar» ve tespit olduğunun kabul edildiği, bu anlamda CMR 17. maddeye istinaden yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığının ve hasarın da bu nedenle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği»; ancak davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, dolayısıyla hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı «taşıyanın» «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin sağlam ve tam olarak «teslim» aldığı yükü hasarsız olarak teslim etmesi gerektiği, diğer davalı sigortacının da «poliçe limiti» dahilinde hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan mesul ise de, aynı Konvansiyonu’nun 17/4-b maddesinde, malın ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmadan kaynaklanan hasardan «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı, yine aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde de, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından kamyona taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı düzenleme konusu yapılmıştır.
Yüklemenin gönderene ait olması halinde ve «hasarın» da yükleme hatasından kaynaklanması durumunda ise, anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve «istif» hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının göndereni uyarması M.K’nun 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Benzer bu karardaUyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi Hakkında Konvansiyonun (CMR'nin)17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece,davalı vekilinin anılan bu savunması üzerinde yeterince durularak, yüklemenin «taşıyıcıya» ait olmadığının belirlenmesi halinde, «kusurun» ağırlıklı «bölümü» yükleyen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı taşıyıcının gözetim yükümlülüğüne bağlı olarak «müterafik kusuru» değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiş ise de, anılan husus gözden kaçırılarak Dairemizce k …
… dava dışı gönderen tarafından yapıldığı savunulmuş olup, gönderenin taşıması üstlenilen emtianın yüklemesini yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve «istif» hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması M.K’nun 2.maddesi …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · ibra · iş bölümü
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece,davalı vekilinin anılan bu savunması üzerinde yeterince durularak, yüklemenin «taşıyıcıya» ait olmadığının belirlenmesi halinde, «kusurun» ağırlıklı «bölümü» yükleyen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı taşıyıcının gözetim yükümlülüğüne bağlı olarak «müterafik kusuru» değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiş ise de, anılan husus gözden kaçırılarak Dairemizce k …
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi Hakkında Konvansiyonun (CMR'nin)17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15220 E. , 2016/5321 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ....... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/11/2007
NUMARASI 2004/557-2007/695
Taraflar arasında görülen davada ........ Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/11/2007 tarih ve 2004/557-2007/695 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ....... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı olan V..... E...... San. ve Tic. A.Ş'ye ait 21/08/2003 tarih ve 14256 sayılı fatura muhteviyatı TV tüpü emtialarının, davalılar tarafından L.......'dan Türkiye'ye taşındığını, M....... Gümrük Müdürlüğü'nde tutulan 03/09/2003 tarihli tutanak ile bir kısısm emtianın nakliye esnasında hasarlandığının tespit edildiğini, eksper raporu ile 7.650 Euro karşılığı 11.640 TL olarak tespit edilen hasarın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, TTK 1301 maddesi gereğince ödenen hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]... A.Ş. vekili, hamule senedinde hasar şerhi bulunmadığını, hasara ilişkin tutanaktaki imzanın müvekkilinin yetki verdiği kişilere ait olmadığını ve tutanakta araç şoförünün imzasının bulunmadığını, dolayısıyla süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, CMR Konvansiyonu’nun 17 nci maddesi hükmü uyarınca müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, hasarın istiften veya emtianın özelliğinden kaynaklandığını, davaya konu taşımaya ait hamule senedinin 18 nolu bölümünde, yanlış ve hatalı yüklemeden nakliyeci firmanın sorumlu olmadığına ilişkin kaydın yer aldığını, müvekkili şirketin hasardan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Sigorta şirketi vekili; taşıma senedi üzerinde malların hasarlı alındığına ilşkin bir kayıt bulunmadığını, hasarın ambalaj hatası, yükleme veya boşaltmadan kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda hasara ilişkin olarak düzenlenen tutanaktaki imzanın davalı taşıyıcı yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş ise de; söz konusu tutanak resmen gümrük memurlarınca düzenlendiği için aksi somut delillerle ispatlanıncaya kadar geçerli olup CMR 30. maddesine uygun bir ihbar ve tespit olduğunun kabul edildiği, bu anlamda CMR 17. maddeye istinaden yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığının ve hasarın da bu nedenle oluştuğunun kanıtlanması halinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği; ancak davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, dolayısıyla hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı taşıyanın ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin sağlam ve tam olarak teslim aldığı yükü hasarsız olarak teslim etmesi gerektiği, diğer davalı sigortacının da poliçe limiti dahilinde hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın hasarlanması nedeniyle sigortalısına hasar bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmaktadır.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan mesul ise de, aynı Konvansiyonu’nun 17/4-b maddesinde, malın ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmadan kaynaklanan hasardan taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı, yine aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde de, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından kamyona taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı düzenleme konusu yapılmıştır.
Bununla birlikte taşıma ilişkisinde ambalajlama, yükleme, boşaltma ve istifleme yükümlülüğünün taşıyıcıya verilmesine de engel bulunmamaktadır. Davaya konu uyuşmazlıkta, mahkemece yüklemenin gönderene mi yoksa, taşıyıcıya mı ait olduğu araştırılmamıştır. Yüklemenin taşıyıcıya ait olması halinde, hasarın tamamından davalının sorumlu olacağı tartışmasızdır. Yüklemenin gönderene ait olması halinde ve hasarın da yükleme hatasından kaynaklanması durumunda ise, anılan hükümler uyarınca, taşıyıcının tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının göndereni uyarması M.K’nun 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Dolayısıyla uyarı yapılması gereken hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında B.K.nun 44 ncü maddesi uyarınca kusur oranında paylaştırılması gerekir.
Bu durumda mahkemece, zararın öncellikle istif hatasından mı, yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulduktan sonra, eğer zararlı sonuç istif hatasından kaynaklanmışsa, bu takdirde yüklemenin davalıya ait olup olmadığı belirlenmelidir. Yükleme ve istifin gönderene ait olması halinde ise davalı taşıyıcının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı belirlenerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Kabule göre de, sınırlı sorumluluk miktarının belirlenmesinde karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak hesap yapılmaması da doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/217463000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz