İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8920 E. 2010/81 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yüklemeye nezaret yükümlülüğü↗ nezaret yükümlülüğü↗ ambalaj yetersizliği↗ rücuen tazmin↗ sorumluluktan kurtulma↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ istifa↗ cmr↗ riziko↗ taşıyıcı↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yasal faiz↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda ambalaj yetersizliğinden söz edilemeyeceği, yüklemenin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, kaldı ki taşıyıcının yüklemeye nezaret yükümlülüğünün bulunduğu, hasarın davalıların kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının (1.968,75) YTL asıl alacak üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanması suretiyle takibin devamına, icra-inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, dava taşıma rizikolarına karşı sigortalı bulunan emteanın uğradığı zarar bedelinin rücuen tazmini amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece de kabul edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta da davalılar vekilince hasarın ambalaj, yükleme ve boşaltma kusurundan kaynaklandığı ve müvekkillerinin hasardan sorumlu olmadığı savunulmuştur. Mahkemece dava konusu olayda ambalaj yetersizliğinden söz edilemeyeceği ve davalı taşıyıcıların sorumluluktan kurtulamayacağı kabul edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişinin mesleği avukatlık olup, uzmanlık alanı dava konusu cam emteasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir. Yine mahkemece dava konusu taşıma işinde yükleme ve boşaltmanın kime ait olduğu ve hasarın yükleme veya boşaltma kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı da incelenmemiştir.
Bu durumda mahkemece, zararın öncellikle ambalaj, yükleme veya boşaltma hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulduktan sonra, eğer zararlı sonuç ambalaj, yükleme veya boşaltma hatasından kaynaklanmışsa ambalaj, yükleme veya boşaltmanın kime ait olduğunun tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8919 E. 2010/96 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği, yüklemenin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, kaldı ki «taşıyıcının» «yüklemeye nezaret yükümlülüğünün» bulunduğu, «hasarın» davalıların kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının (1.968,75) YTL «asıl alacak» üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması suretiyle takibin devamına, «icra-inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği ve davalı «taşıyıcıların sorumluluktan kurtulamayacağı» kabul edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişinin mesleği avukatlık olup, uzmanlık alanı dava konusu cam emteasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
Benzer bu karardaOysa uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de aynı Konvansiyonun 17/4-b. bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, c bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, öncellikle zararın yükleme ve «istif» hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulduktan sonra, eğer zararlı sonuç yükleme ve istif hatasından kaynaklanmışsa yukarıda açılanmaya çalışıldığı üzere, davalı «taşıyıcının» «nezaret görevini» tam olarak yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesi ve davalı «taşıyıcının sorumluluk» durumu bu şekilde değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, davalının anılan savunması üzerinde hiç durulmadan, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Somut uyuşmazlıkta davalılar vekilleri yükleme ve «istifin» gönderen tarafından yapıldığını, «hasarın» da yükleme ve istif hatasından meydana geldiğini savunmuş, mahkemece davalıların bu savunması konusunda hiçbir inceleme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · nakliyat sigortası · rücuen tahsil · dosya masrafı · sigorta poliçesi · eksik inceleme
Benzer bu kararda2-Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan ve taşıma sırasında zarar gören emtianın bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, öncellikle zararın yükleme ve «istif» hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulduktan sonra, eğer zararlı sonuç yükleme ve istif hatasından kaynaklanmışsa yukarıda açılanmaya çalışıldığı üzere, davalı «taşıyıcının» «nezaret görevini» tam olarak yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesi ve davalı «taşıyıcının sorumluluk» durumu bu şekilde değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, davalının anılan savunması üzerinde hiç durulmadan, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Anılan hükümler uyarınca, «hasarın» tespitinde, öncelikle eşyanın «teslim» alma yer ve zamanındaki hasarsız değeri bulunarak bu değere taşıma ücreti ve diğer «masraflar» eklenmek suretiyle zararın miktarı bulunacak olup, başkaca hiçbir zarar tazmin edilmeyecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15220 E. 2016/5321 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği ve davalı «taşıyıcıların sorumluluktan kurtulamayacağı» kabul edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişinin mesleği avukatlık olup, uzmanlık alanı dava konusu cam emteasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği, yüklemenin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, kaldı ki «taşıyıcının» «yüklemeye nezaret yükümlülüğünün» bulunduğu, «hasarın» davalıların kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının (1.968,75) YTL «asıl alacak» üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması suretiyle takibin devamına, «icra-inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda «hasara» ilişkin olarak düzenlenen tutanaktaki imzanın davalı «taşıyıcı» yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş ise de; söz konusu tutanak resmen gümrük memurlarınca düzenlendiği için aksi somut delillerle ispatlanıncaya kadar geçerli olup CMR 30. maddesine uygun bir «ihbar» ve tespit olduğunun kabul edildiği, bu anlamda CMR 17. maddeye istinaden yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığının ve hasarın da bu nedenle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği»; ancak davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, dolayısıyla hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı «taşıyanın» «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin sağlam ve tam olarak «teslim» aldığı yükü hasarsız olarak teslim etmesi gerektiği, diğer davalı sigortacının da «poliçe limiti» dahilinde hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan mesul ise de, aynı Konvansiyonu’nun 17/4-b maddesinde, malın ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmadan kaynaklanan hasardan «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı, yine aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde de, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından kamyona taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı düzenleme konusu yapılmıştır.
Yüklemenin gönderene ait olması halinde ve «hasarın» da yükleme hatasından kaynaklanması durumunda ise, anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve «istif» hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının göndereni uyarması M.K’nun 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · ihtirazi kayıt · sınırlı sorumluluk · ihbar · taşıyan · kusur · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda «hasara» ilişkin olarak düzenlenen tutanaktaki imzanın davalı «taşıyıcı» yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş ise de; söz konusu tutanak resmen gümrük memurlarınca düzenlendiği için aksi somut delillerle ispatlanıncaya kadar geçerli olup CMR 30. maddesine uygun bir «ihbar» ve tespit olduğunun kabul edildiği, bu anlamda CMR 17. maddeye istinaden yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığının ve hasarın da bu nedenle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği»; ancak davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, dolayısıyla hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı «taşıyanın» «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin sağlam ve tam olarak «teslim» aldığı yükü hasarsız olarak teslim etmesi gerektiği, diğer davalı sigortacının da «poliçe limiti» dahilinde hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dolayısıyla uyarı yapılması gereken hallerde, zararın gönderen ile «taşıyıcı» arasında B.K.nun 44 ncü maddesi uyarınca «kusur» oranında paylaştırılması gerekir.
Yükleme ve «istifin» gönderene ait olması halinde ise davalı «taşıyıcının» müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı belirlenerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Kabule göre de, «sınırlı sorumluluk» miktarının belirlenmesinde karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak hesap yapılmaması da doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14590 E. 2012/21413 K.
Ortak:ambalaj yetersizliği · nezaret yükümlülüğü · rücuen tazmin · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · asıl alacak · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği, yüklemenin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, kaldı ki «taşıyıcının» «yüklemeye nezaret yükümlülüğünün» bulunduğu, «hasarın» davalıların kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının (1.968,75) YTL «asıl alacak» üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması suretiyle takibin devamına, «icra-inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
… edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği ve davalı «taşıyıcıların sorumluluktan kurtulamayacağı» kabul edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişinin mesleği avukatlık olup, uzmanlık alanı dava konusu cam emteasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
Benzer bu karardaDava, davacının sigortalısı ile davalı «taşıyıcı» arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesi» nedeni ile ödenen «hasar» bedelinin davalı taşıyıcıdan TTK.'nun 1301 nci maddesi gereğince «rücuen tazmini» amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
… ir taşıma olup, bu taşımaya uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyesi Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nın 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan 23.04.2011 tarihli ek bilirkişi raporunda emtiaların gönderici tarafından araca yüklendiği, «hasarın» nakliye sırasında kötü istifleme ve «ambalaj yetersizliğinden» meydana gelmediği, sürücünün çok ani fren, keskin viraj ve hızla kullanım sonucu aracın sarsıntısından meydana gelebileceği, CMR 17/4-b ve 17/4-c maddelerine göre nakliyeyi gerçekleştirenin basiretli bir «tacir» gibi davranıp aracın yetersiz yüklenmesinde nakliye sırasında gelebilecek hasarlara karşı bir itirazının bulunmaması bakımından olayda davalının %100 kusurlu olduğu kabül edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişilerin mesleği avukat ve elektrik mühendisi olup, uzmanlık alanı dava konusu cam televizyon tüpü emtiasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı yükleme ve istiflemenin usulüne uygun olup olmadığı Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği üzere «taşıyıcının» «nezaret görevini» yerine getirip getirmediği konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının nezaret yükümlülüğü · nezaret görevi · taşıma sözleşmesi · tacir
Benzer bu karardaMahkemece hükme esas alınan 23.04.2011 tarihli ek bilirkişi raporunda emtiaların gönderici tarafından araca yüklendiği, «hasarın» nakliye sırasında kötü istifleme ve «ambalaj yetersizliğinden» meydana gelmediği, sürücünün çok ani fren, keskin viraj ve hızla kullanım sonucu aracın sarsıntısından meydana gelebileceği, CMR 17/4-b ve 17/4-c maddelerine göre nakliyeyi gerçekleştirenin basiretli bir «tacir» gibi davranıp aracın yetersiz yüklenmesinde nakliye sırasında gelebilecek hasarlara karşı bir itirazının bulunmaması bakımından olayda davalının %100 kusurlu olduğu kabül edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişilerin mesleği avukat ve elektrik mühendisi olup, uzmanlık alanı dava konusu cam televizyon tüpü emtiasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı yükleme ve istiflemenin usulüne uygun olup olmadığı Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği üzere «taşıyıcının» «nezaret görevini» yerine getirip getirmediği konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
Dava, davacının sigortalısı ile davalı «taşıyıcı» arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesi» nedeni ile ödenen «hasar» bedelinin davalı taşıyıcıdan TTK.'nun 1301 nci maddesi gereğince «rücuen tazmini» amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
… rlı sonuç ambalaj, yükleme veya boşaltma hatasından kaynaklanmışsa ambalaj, yükleme veya boşaltmanın kime ait olduğu belirlenip gönderene ait olduğu takdirde davalı «taşıyıcının nezaret yükümlülüğü» de dikkate alınarak, bu konularda uzman bilirkişilerden rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılara …
4 benzer karar daha
-
Nakliyat sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3955 E. 2011/15049 K.
Ortak:istifa · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği, yüklemenin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, kaldı ki «taşıyıcının» «yüklemeye nezaret yükümlülüğünün» bulunduğu, «hasarın» davalıların kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının (1.968,75) YTL «asıl alacak» üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması suretiyle takibin devamına, «icra-inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta da davalılar vekilince «hasarın» ambalaj, yükleme ve boşaltma kusurundan kaynaklandığı ve müvekkillerinin hasardan sorumlu olmadığı savunulmuştur.
Benzer bu karardaSigortalı emtea Türkiye'den Almanya'ya taşınması sırasında «hasara» uğramış olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nın 17/1. maddesi uyarınca kural olarak, «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan mes'ul ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Mahkemece, CMR hükümlerinin olaya uygulanması gerektiği, «hasarın» yükleme ve istifleme hatası sonucu meydana geldiği, yükleme ve istiflemenin ise gönderici sigortalı tarafından gerçekleştirildiği, yanlış yükleme ve istifleme olsa dahi davalıların «taşıyıcı» olarak nezaret sorumluluğu ve hatalı «istif» ve yüklemeye karşı çıkma zorunluluklarının bulunduğu, güvenli taşıma için her türlü tedbiri alma görevinin taşıyıcılara ait olduğu, bilirkişi raporunun aksine dava …
Somut olayda, mahkemenin gerekçesinde ve bilirkişi raporunda belirtildiği üzere «hasarın» yükleme ve istifleme hatası sonucu meydana geldiği ve yüklemenin gönderen tarafından gerçekleştirildiği sabit olmasına rağmen, CMR.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücuen tahsil · acente · ibra · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda2-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
A.Ş.'nin «acente» olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.024,78 TL'nin ödeme tarihi olan 23.06.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Sigortalı emtea Türkiye'den Almanya'ya taşınması sırasında «hasara» uğramış olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nın 17/1. maddesi uyarınca kural olarak, «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan mes'ul ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9369 E. 2011/2456 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği, yüklemenin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, kaldı ki «taşıyıcının» «yüklemeye nezaret yükümlülüğünün» bulunduğu, «hasarın» davalıların kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının (1.968,75) YTL «asıl alacak» üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması suretiyle takibin devamına, «icra-inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği ve davalı «taşıyıcıların sorumluluktan kurtulamayacağı» kabul edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişinin mesleği avukatlık olup, uzmanlık alanı dava konusu cam emteasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilafa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, sigortalı emtianın alıcıya, alıcının antreposunda «teslim» edildiği ve emtianın hasarlı olması nedeniyle tutanak düzenlendiği, «hasarın», emtianın davalı «taşıyıcının» fiili hakimiyeti altında iken ambalajların ezilmeleri ve kırılmaları nedeni ile meydana geldiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/IV-b maddesinde, yetersiz ambalaj «sebebi» ile meydana gelen zararlardan «taşıyıcının sorumlu» olmadığının düzenlendiği, somut olayda da sigorta konusu emtianın ambalaj eksikliği nedeni ile zarara uğradığı, bu durumda davalı taşıyıcının zarardan sorumlu olma …
Mahkemece de kabul edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken CMR Konvansiyonu’nun 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu ise de, aynı konvansiyonun 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, c bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Ancak Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, taşınacak emtianın araca yüklenmesi ve istiflenmesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir taşıyıcı gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken tedbirleri alması gerektiği kabul edilmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücuan tazminat · sigorta poliçesi · dava sebebi
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
… ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilafa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, sigortalı emtianın alıcıya, alıcının antreposunda «teslim» edildiği ve emtianın hasarlı olması nedeniyle tutanak düzenlendiği, «hasarın», emtianın davalı «taşıyıcının» fiili hakimiyeti altında iken ambalajların ezilmeleri ve kırılmaları nedeni ile meydana geldiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/IV-b maddesinde, yetersiz ambalaj «sebebi» ile meydana gelen zararlardan «taşıyıcının sorumlu» olmadığının düzenlendiği, somut olayda da sigorta konusu emtianın ambalaj eksikliği nedeni ile zarara uğradığı, bu durumda davalı taşıyıcının zarardan sorumlu olma …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5676 E. 2010/6118 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği, yüklemenin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, kaldı ki «taşıyıcının» «yüklemeye nezaret yükümlülüğünün» bulunduğu, «hasarın» davalıların kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının (1.968,75) YTL «asıl alacak» üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması suretiyle takibin devamına, «icra-inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği ve davalı «taşıyıcıların sorumluluktan kurtulamayacağı» kabul edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişinin mesleği avukatlık olup, uzmanlık alanı dava konusu cam emteasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
Benzer bu karardaUyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı sorumlu olmayacağı belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtanın «taşıyana» tam ve sağlam olarak «teslim» edildiği, taşıyanın teslim aldığı yükle ilgili çekincesinin bulunmadığı, «hasarın» taşıma hatasından kaynaklandığı, davacının sigortalısına ödemede bulunarak haklarına halef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere, gönderenin taşıması üstlenilen emtianın «istifini» yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması M.K’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · teamül · uyuşmazlık konusu · bilirkişi incelemesi · taşıyan · sigorta poliçesi · ibraz
Benzer bu karardaDava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, gerek yaptırılan «bilirkişi incelemesi», gerekse dosyaya taraflarca «ibraz» edilen her iki ekspertiz raporundan, «hasarın» yükleme ve istifleme hatasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtanın «taşıyana» tam ve sağlam olarak «teslim» edildiği, taşıyanın teslim aldığı yükle ilgili çekincesinin bulunmadığı, «hasarın» taşıma hatasından kaynaklandığı, davacının sigortalısına ödemede bulunarak haklarına halef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Esasen, bu husus taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» olmayıp, uyuşmazlık yüklemenin kimin tarafından yapıldığı noktasında toplanmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8966 E. 2010/424 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği, yüklemenin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, kaldı ki «taşıyıcının» «yüklemeye nezaret yükümlülüğünün» bulunduğu, «hasarın» davalıların kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının (1.968,75) YTL «asıl alacak» üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması suretiyle takibin devamına, «icra-inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği ve davalı «taşıyıcıların sorumluluktan kurtulamayacağı» kabul edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişinin mesleği avukatlık olup, uzmanlık alanı dava konusu cam emteasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «hasarın» taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, «taşıyıcının özen yükümlülüğünü» ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” «şerhinin» mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk «kaydına» göre meydana gelen hasardan davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlıkta, «hasarın» yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı esasen davalı tarafından da savunulmuş, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddi cihetine gidilmiş olup, gönderenin, taşıması üstlenilen emtianın yükleme ve istifini yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıy …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının özen yükümlülüğü · nezaret görevi · müterafik kusur · özen yükümlülüğü · kusur oranı · ibra · cy/cy şerhi · iş bölümü
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, yukarıdaki yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu «hasarın» oluş şekli de nazara alınarak yükleme ve «istif» hatasının herhangi bir araştırmaya gerek kalmadan kolaylıkla fark edilecek bir hata olduğunun kabulü ile hasarın «kusurun» ağırlıklı «bölümü» yükleyen/gönderen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı «taşıyıcının özen yükümlüğünü» ihlalinden dolayı «müterafik kusur oranı» belirlenerek, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, üstelik bu yöne ilişkin kök ve ek rapor arasındaki çelişki dahi giderilmeden yazılı …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «hasarın» taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, «taşıyıcının özen yükümlülüğünü» ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” «şerhinin» mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk «kaydına» göre meydana gelen hasardan davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu olayda yükleme ve «istif» hatasının bulunduğu, yüklemenin gönderici tarafından yapıldığı belirlenmiş, mahkemenin bu yöndeki açık kabulüne yönelik gerekçe davalı «taşıyan» tarafından temyiz edilmemiş, gönderen tarafından yapılan istif ve yüklemeye «nezaret görevinin» yerine getirildiği, yanlış yükleme keyfiyetini gönderene bildirildiği «tacir» olan davalı tarafından savunulup kanıtlanmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/8920 E. , 2010/81 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Şişli 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.11.2007 tarih ve 2005/2384 - 2007/1816 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete taşıma rizikolarına karşı sigortalı bulunan emteanın, davalılar tarafından gerçekleştirilen Türkiye-Kazakistan taşıması sırasında uğradığı (1.983) YTL tutarındaki hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini, bu hususta girişilen icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra-inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, taşınan ve hasara uğrayan cam emtiasının kötü ambalajlandığını, hasarın da ambalaj ve istif hatasından kaynaklandığını, CMR Konvansiyonu'nun 17/4-b ve c bentleri uyarınca hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, zira yükleme ve boşaltmanın gönderen ve alıcı tarafından yapıldığını, CMR Konvansiyonu'nun 18.maddesi uyarınca bu nedenlerden meydana gelmediğinin ispat yükünün davacıda olduğunu, sigorta ettirenin mal bedelini gönderene ödediğinin ve dolayısıyla davacının aktif dava ehliyetinin ispatlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda ambalaj yetersizliğinden söz edilemeyeceği, yüklemenin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, kaldı ki taşıyıcının yüklemeye nezaret yükümlülüğünün bulunduğu, hasarın davalıların kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının (1.968,75) YTL asıl alacak üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanması suretiyle takibin devamına, icra-inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, dava taşıma rizikolarına karşı sigortalı bulunan emteanın uğradığı zarar bedelinin rücuen tazmini amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece de kabul edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta da davalılar vekilince hasarın ambalaj, yükleme ve boşaltma kusurundan kaynaklandığı ve müvekkillerinin hasardan sorumlu olmadığı savunulmuştur. Mahkemece dava konusu olayda ambalaj yetersizliğinden söz edilemeyeceği ve davalı taşıyıcıların sorumluluktan kurtulamayacağı kabul edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişinin mesleği avukatlık olup, uzmanlık alanı dava konusu cam emteasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir. Yine mahkemece dava konusu taşıma işinde yükleme ve boşaltmanın kime ait olduğu ve hasarın yükleme veya boşaltma kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı da incelenmemiştir.
Bu durumda mahkemece, zararın öncellikle ambalaj, yükleme veya boşaltma hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulduktan sonra, eğer zararlı sonuç ambalaj, yükleme veya boşaltma hatasından kaynaklanmışsa ambalaj, yükleme veya boşaltmanın kime ait olduğunun tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
SONUÇ
Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1007581900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz