6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8437 E. 2012/11812 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müterafik kusur taşıyıcının sorumluluğu istifa cmr ibra taşıma sözleşmesi iş bölümü taşıyıcı kusur hasar eksik inceleme teslim

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece,itirazın iptali ile takibin devamına, diğer taleplerin reddine dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına hasar bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak tazminat alacağının tahsiline yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi Hakkında Konvansiyonun (CMR'nin)17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının ibra edileceği belirtilmiştir. Davaya konu uyuşmazlıkta,davalı vekili tarafından yüklemenin dava dışı gönderen tarafından yapıldığı savunulmuş olup, gönderenin taşıması üstlenilen emtianın yüklemesini yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, taşıyıcının tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması M.K’nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir. Dolayısıyla uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında B.K.nun 44 ncü maddesi uyarınca paylaştırılması uygun olur. (Bkz.Doç.Dr.Sabih ARKAN, Karada Yapılan Eşya Taşımalarında Taşıyıcının Sorumluluğu, 1982 Ankara, sayfa 124).Dairemiz’in yerleşik uygulaması da bu yöndedir. Mahkemece, benimsenip hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda yükleme ve istiflemenin gönderen-alıcı tarafından yapılması yükümüne işaret eden bir durumun tespit edilmediğinden hareketle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. .

Oysa, somut olayda, dava konusu ünitenin nakliye esnasına yerinden kayarak diğer üniteye çarpmak suretiyle hasarlandığı, bağlama ve takozlamanın yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup, yükleme ve istiflemenin her türlü yol koşulu öngörülerek, doğru, yeterli ve güven verici şekilde yapılması gerektiği kuşkusuzdur. Yükleme taşıyıcıya ait değilse, taşıyıcının, sadece yüklemeye nezarete ilişkin bir sınır ve seviyede kalan bir kusur hali dışında sorumluluğu bulunmadığının kabulü gerekir. Bu bağlamda, 18.09.2006 tarih ve 061641 nolu CMR belgesinde yükleme ve istiflemenin "gönderene" ait olduğu açıkça kayıt altına alınmış olup, mahkemece, bu yönden davalı vekili tarafından yapılan itiraza rağmen ek raporda alınmamıştır.

Bu durumda mahkemece,davalı vekilinin anılan bu savunması üzerinde yeterince durularak, yüklemenin taşıyıcıya ait olmadığının belirlenmesi halinde, kusurun ağırlıklı bölümü yükleyen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı taşıyıcının gözetim yükümlülüğüne bağlı olarak müterafik kusuru değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiş ise de, anılan husus gözden kaçırılarak Dairemizce karar onanmış olduğundan, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yöne ilişkin olarak kabulü ile Dairemiz’in 07.03.2012 tarihli onama kararı kaldırılarak hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8966 E. 2010/424 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5676 E. 2010/6118 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Nakliyat sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3955 E. 2011/15049 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Sdr kuru

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15220 E. 2016/5321 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8919 E. 2010/96 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14805 E. 2015/10787 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kusur tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11831 E. 2014/18759 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/8437 E.  ,  2012/11812 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/04/2010 gün ve 2008/518-2010/231 sayılı kararı onayan Daire’nin 07/03/2012 gün ve 2010/12261-2012/3388 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, sigortalısına ait emtianın davalı tarafça karayolu ile İtalya'dan Bursa'ya taşınması sırasında hasar görmesinden dolayı sigortalıya 10.965 TL tazminat ödendiğini, bu bedelin tahsilinin davalı aleyhine yapılan icra takibine itiraz üzerine durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece,itirazın iptali ile takibin devamına, diğer taleplerin reddine dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına hasar bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak tazminat alacağının tahsiline yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi Hakkında Konvansiyonun (CMR'nin)17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının ibra edileceği belirtilmiştir. Davaya konu uyuşmazlıkta,davalı vekili tarafından yüklemenin dava dışı gönderen tarafından yapıldığı savunulmuş olup, gönderenin taşıması üstlenilen emtianın yüklemesini yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, taşıyıcının tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması M.K’nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.

Dolayısıyla uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında B.K.nun 44 ncü maddesi uyarınca paylaştırılması uygun olur. (Bkz.Doç.Dr.Sabih ARKAN, Karada Yapılan Eşya Taşımalarında Taşıyıcının Sorumluluğu, 1982 Ankara, sayfa 124).Dairemiz’in yerleşik uygulaması da bu yöndedir. Mahkemece, benimsenip hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda yükleme ve istiflemenin gönderen-alıcı tarafından yapılması yükümüne işaret eden bir durumun tespit edilmediğinden hareketle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. .

Oysa, somut olayda, dava konusu ünitenin nakliye esnasına yerinden kayarak diğer üniteye çarpmak suretiyle hasarlandığı, bağlama ve takozlamanın yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup, yükleme ve istiflemenin her türlü yol koşulu öngörülerek, doğru, yeterli ve güven verici şekilde yapılması gerektiği kuşkusuzdur. Yükleme taşıyıcıya ait değilse, taşıyıcının, sadece yüklemeye nezarete ilişkin bir sınır ve seviyede kalan bir kusur hali dışında sorumluluğu bulunmadığının kabulü gerekir. Bu bağlamda, 18.09.2006 tarih ve 061641 nolu CMR belgesinde yükleme ve istiflemenin "gönderene" ait olduğu açıkça kayıt altına alınmış olup, mahkemece, bu yönden davalı vekili tarafından yapılan itiraza rağmen ek raporda alınmamıştır.

Bu durumda mahkemece,davalı vekilinin anılan bu savunması üzerinde yeterince durularak, yüklemenin taşıyıcıya ait olmadığının belirlenmesi halinde, kusurun ağırlıklı bölümü yükleyen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı taşıyıcının gözetim yükümlülüğüne bağlı olarak müterafik kusuru değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiş ise de, anılan husus gözden kaçırılarak Dairemizce karar onanmış olduğundan, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yöne ilişkin olarak kabulü ile Dairemiz’in 07.03.2012 tarihli onama kararı kaldırılarak hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 07.03.2012 tarihli onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 03/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062230800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.