Rücu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5676 E. 2010/6118 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekince (ihtirazi kayıt)↗ rücuan tazminat↗ teamül↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ istifa↗ cmr↗ uyuşmazlık konusu↗ taşıyıcı↗ bilirkişi incelemesi↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtanın taşıyana tam ve sağlam olarak teslim edildiği, taşıyanın teslim aldığı yükle ilgili çekincesinin bulunmadığı, hasarın taşıma hatasından kaynaklandığı, davacının sigortalısına ödemede bulunarak haklarına halef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı sorumlu olmayacağı belirtilmiştir. Davaya konu uyuşmazlıkta, davalı yüklemenin dava dışı gönderen tarafından yapıldığını savunmuştur. Yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere, gönderenin taşıması üstlenilen emtianın istifini yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, taşıyıcının tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması M.K’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir. Dolayısıyla uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında B.K.nun 44 ncu maddesi uyarınca paylaştırılması uygun olur. (Bkz.Doç.Dr.Sabih ARKAN, Karada Yapılan Eşya Taşımalarında Taşıyıcının sorumluluğu, 1982 Ankara, sayfa 124). Dairemiz’in yerleşik uygulaması da bu yöndedir.
Somut olayda, gerek yaptırılan bilirkişi incelemesi, gerekse dosyaya taraflarca ibraz edilen her iki ekspertiz raporundan, hasarın yükleme ve istifleme hatasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Esasen, bu husus taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayıp, uyuşmazlık yüklemenin kimin tarafından yapıldığı noktasında toplanmaktadır. Bilirkişi, emtianın gönderenin fabrikasında yüklenmesi, gerekli ekipmanın fabrikada bulunması ve ticaret teamülleri gereğince bu tür yüklemenin gönderen tarafından yapıldığını bildirmiştir. Mahkeme ise, yükün paletler üzerinde taşıyana teslim edildiğini, yüklemenin taşıyan tarafından yapıldığını kabul etmiş ise de varılan bu sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davalı taşıyanın hasardan tamamen sorumlu tutulması yüklemenin davalı taşıyan tarafından yapıldığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti halinde mümkündür. Mahkemece, taşınan emtianın niteliğinden, denetlenebilir dayanakları dahi gösterilmeden, bir takım varsayımlardan hareketle yükleme ve istifin davalı taşıyan tarafından yapıldığının kabulüyle yazılı sonuca ulaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalı ile gönderenin müterafik kusurunun somut olaya göre belirlenmesi gerekirken, yüklemenin davalıya ait olduğu denetlenebilir dayanaklarıyla tam olarak tespit edilmediği halde yazılı gerekçeyle tüm hasardan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün davalı taşıyan yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8966 E. 2010/424 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · taşıyan · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtanın «taşıyana» tam ve sağlam olarak «teslim» edildiği, taşıyanın teslim aldığı yükle ilgili çekincesinin bulunmadığı, «hasarın» taşıma hatasından kaynaklandığı, davacının sigortalısına ödemede bulunarak haklarına halef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı sorumlu olmayacağı belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere, gönderenin taşıması üstlenilen emtianın «istifini» yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması M.K’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «hasarın» taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, «taşıyıcının özen yükümlülüğünü» ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” «şerhinin» mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk «kaydına» göre meydana gelen hasardan davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlıkta, «hasarın» yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı esasen davalı tarafından da savunulmuş, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddi cihetine gidilmiş olup, gönderenin, taşıması üstlenilen emtianın yükleme ve istifini yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıy …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının özen yükümlülüğü · nezaret görevi · müterafik kusur · özen yükümlülüğü · kusur oranı · ibra · cy/cy şerhi · iş bölümü
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, yukarıdaki yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu «hasarın» oluş şekli de nazara alınarak yükleme ve «istif» hatasının herhangi bir araştırmaya gerek kalmadan kolaylıkla fark edilecek bir hata olduğunun kabulü ile hasarın «kusurun» ağırlıklı «bölümü» yükleyen/gönderen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı «taşıyıcının özen yükümlüğünü» ihlalinden dolayı «müterafik kusur oranı» belirlenerek, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, üstelik bu yöne ilişkin kök ve ek rapor arasındaki çelişki dahi giderilmeden yazılı …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «hasarın» taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, «taşıyıcının özen yükümlülüğünü» ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” «şerhinin» mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk «kaydına» göre meydana gelen hasardan davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu olayda yükleme ve «istif» hatasının bulunduğu, yüklemenin gönderici tarafından yapıldığı belirlenmiş, mahkemenin bu yöndeki açık kabulüne yönelik gerekçe davalı «taşıyan» tarafından temyiz edilmemiş, gönderen tarafından yapılan istif ve yüklemeye «nezaret görevinin» yerine getirildiği, yanlış yükleme keyfiyetini gönderene bildirildiği «tacir» olan davalı tarafından savunulup kanıtlanmamıştır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8437 E. 2012/11812 K.
Ortak:istifa · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaUyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı sorumlu olmayacağı belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtanın «taşıyana» tam ve sağlam olarak «teslim» edildiği, taşıyanın teslim aldığı yükle ilgili çekincesinin bulunmadığı, «hasarın» taşıma hatasından kaynaklandığı, davacının sigortalısına ödemede bulunarak haklarına halef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere, gönderenin taşıması üstlenilen emtianın «istifini» yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması M.K’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Benzer bu karardaUyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi Hakkında Konvansiyonun (CMR'nin)17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
… dava dışı gönderen tarafından yapıldığı savunulmuş olup, gönderenin taşıması üstlenilen emtianın yüklemesini yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve «istif» hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması M.K’nun 2.maddesi …
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak tazminat alacağının tahsiline yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · ibra · iş bölümü · kusur · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece,davalı vekilinin anılan bu savunması üzerinde yeterince durularak, yüklemenin «taşıyıcıya» ait olmadığının belirlenmesi halinde, «kusurun» ağırlıklı «bölümü» yükleyen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı taşıyıcının gözetim yükümlülüğüne bağlı olarak «müterafik kusuru» değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiş ise de, anılan husus gözden kaçırılarak Dairemizce k …
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi Hakkında Konvansiyonun (CMR'nin)17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Yükleme «taşıyıcıya» ait değilse, taşıyıcının, sadece yüklemeye nezarete ilişkin bir sınır ve seviyede kalan bir «kusur» hali dışında sorumluluğu bulunmadığının kabulü gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8919 E. 2010/96 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaUyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı sorumlu olmayacağı belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtanın «taşıyana» tam ve sağlam olarak «teslim» edildiği, taşıyanın teslim aldığı yükle ilgili çekincesinin bulunmadığı, «hasarın» taşıma hatasından kaynaklandığı, davacının sigortalısına ödemede bulunarak haklarına halef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere, gönderenin taşıması üstlenilen emtianın «istifini» yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması M.K’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Benzer bu karardaOysa uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de aynı Konvansiyonun 17/4-b. bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, c bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, öncellikle zararın yükleme ve «istif» hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulduktan sonra, eğer zararlı sonuç yükleme ve istif hatasından kaynaklanmışsa yukarıda açılanmaya çalışıldığı üzere, davalı «taşıyıcının» «nezaret görevini» tam olarak yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesi ve davalı «taşıyıcının sorumluluk» durumu bu şekilde değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, davalının anılan savunması üzerinde hiç durulmadan, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Somut uyuşmazlıkta davalılar vekilleri yükleme ve «istifin» gönderen tarafından yapıldığını, «hasarın» da yükleme ve istif hatasından meydana geldiğini savunmuş, mahkemece davalıların bu savunması konusunda hiçbir inceleme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · nakliyat sigortası · rücuen tahsil · dosya masrafı · eksik inceleme
Benzer bu kararda2-Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan ve taşıma sırasında zarar gören emtianın bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, öncellikle zararın yükleme ve «istif» hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulduktan sonra, eğer zararlı sonuç yükleme ve istif hatasından kaynaklanmışsa yukarıda açılanmaya çalışıldığı üzere, davalı «taşıyıcının» «nezaret görevini» tam olarak yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesi ve davalı «taşıyıcının sorumluluk» durumu bu şekilde değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, davalının anılan savunması üzerinde hiç durulmadan, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Anılan hükümler uyarınca, «hasarın» tespitinde, öncelikle eşyanın «teslim» alma yer ve zamanındaki hasarsız değeri bulunarak bu değere taşıma ücreti ve diğer «masraflar» eklenmek suretiyle zararın miktarı bulunacak olup, başkaca hiçbir zarar tazmin edilmeyecektir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15220 E. 2016/5321 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · taşıyan · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtanın «taşıyana» tam ve sağlam olarak «teslim» edildiği, taşıyanın teslim aldığı yükle ilgili çekincesinin bulunmadığı, «hasarın» taşıma hatasından kaynaklandığı, davacının sigortalısına ödemede bulunarak haklarına halef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı sorumlu olmayacağı belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere, gönderenin taşıması üstlenilen emtianın «istifini» yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması M.K’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda «hasara» ilişkin olarak düzenlenen tutanaktaki imzanın davalı «taşıyıcı» yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş ise de; söz konusu tutanak resmen gümrük memurlarınca düzenlendiği için aksi somut delillerle ispatlanıncaya kadar geçerli olup CMR 30. maddesine uygun bir «ihbar» ve tespit olduğunun kabul edildiği, bu anlamda CMR 17. maddeye istinaden yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığının ve hasarın da bu nedenle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği»; ancak davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, dolayısıyla hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı «taşıyanın» «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin sağlam ve tam olarak «teslim» aldığı yükü hasarsız olarak teslim etmesi gerektiği, diğer davalı sigortacının da «poliçe limiti» dahilinde hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan mesul ise de, aynı Konvansiyonu’nun 17/4-b maddesinde, malın ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmadan kaynaklanan hasardan «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı, yine aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde de, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından kamyona taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı düzenleme konusu yapılmıştır.
Yüklemenin gönderene ait olması halinde ve «hasarın» da yükleme hatasından kaynaklanması durumunda ise, anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve «istif» hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının göndereni uyarması M.K’nun 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · sorumluluktan kurtulma · ihtirazi kayıt · sınırlı sorumluluk · ihbar · kusur · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda «hasara» ilişkin olarak düzenlenen tutanaktaki imzanın davalı «taşıyıcı» yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş ise de; söz konusu tutanak resmen gümrük memurlarınca düzenlendiği için aksi somut delillerle ispatlanıncaya kadar geçerli olup CMR 30. maddesine uygun bir «ihbar» ve tespit olduğunun kabul edildiği, bu anlamda CMR 17. maddeye istinaden yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığının ve hasarın da bu nedenle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği»; ancak davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, dolayısıyla hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı «taşıyanın» «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin sağlam ve tam olarak «teslim» aldığı yükü hasarsız olarak teslim etmesi gerektiği, diğer davalı sigortacının da «poliçe limiti» dahilinde hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dolayısıyla uyarı yapılması gereken hallerde, zararın gönderen ile «taşıyıcı» arasında B.K.nun 44 ncü maddesi uyarınca «kusur» oranında paylaştırılması gerekir.
Yükleme ve «istifin» gönderene ait olması halinde ise davalı «taşıyıcının» müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı belirlenerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Kabule göre de, «sınırlı sorumluluk» miktarının belirlenmesinde karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak hesap yapılmaması da doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7745 E. 2014/15768 K.
Ortak:istifa · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaUyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı sorumlu olmayacağı belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere, gönderenin taşıması üstlenilen emtianın «istifini» yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması M.K’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtanın «taşıyana» tam ve sağlam olarak «teslim» edildiği, taşıyanın teslim aldığı yükle ilgili çekincesinin bulunmadığı, «hasarın» taşıma hatasından kaynaklandığı, davacının sigortalısına ödemede bulunarak haklarına halef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece gerek hükme esas alınan 13/08/2012 ile 24/05/2013 tarihli bilirkişi raporlarında ve gerekse de 18/11/2012 tarihli bilirkişi raporunda, oluşan «hasarın» «istif» ve ambalaj hatasından kaynaklandığı belirlenmiştir.
Dairemiz'in yerleşmiş içtihatları uyarınca, yüklemenin gönderene ait olduğu durumda dahi, «taşıyıcının» yüklemede «nezaret görevinin» bulunması nedeni ile yükleme ve «istif» hususunda göndereni uyarmayan davalı taşıyıcının olayda «müterafik kusuru» olduğu kabul edilip bu oranın bilirkişi marifeti ile tespiti ile neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış , davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve 13/08/2012 ile 24/05/2013 tarihli bilirkişi raporlarına göre, emtiadaki «hasarın» ambalajlamadan kaynaklandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · nakliyat sigortası · müterafik kusur · rücuen tazminat · kusur · eksik inceleme
Benzer bu karardaDairemiz'in yerleşmiş içtihatları uyarınca, yüklemenin gönderene ait olduğu durumda dahi, «taşıyıcının» yüklemede «nezaret görevinin» bulunması nedeni ile yükleme ve «istif» hususunda göndereni uyarmayan davalı taşıyıcının olayda «müterafik kusuru» olduğu kabul edilip bu oranın bilirkişi marifeti ile tespiti ile neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış , davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» talebine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12135 E. 2014/1064 K.
Ortak:istifa · taşıyıcı · taşıyan · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtanın «taşıyana» tam ve sağlam olarak «teslim» edildiği, taşıyanın teslim aldığı yükle ilgili çekincesinin bulunmadığı, «hasarın» taşıma hatasından kaynaklandığı, davacının sigortalısına ödemede bulunarak haklarına halef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı sorumlu olmayacağı belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere, gönderenin taşıması üstlenilen emtianın «istifini» yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması M.K’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Benzer bu karardaBu durumda, öncelikle yüklemenin kim tarafından yapıldığı, yükleme ve «istif» hatasının bulunup bulunmadığı, tazminat talebine konu «hasarın» yükleme ve istif hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı, eğer zararlı sonuç istif hatasından kaynaklanmışsa, davalı «taşıyanın» yükleme işlemine nezaret sorumluluğu yönünden kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa davalı «taşıyıcının» «müterafik kusur oranının» belirlenmesi hususlarına yönelik olarak aralarında taşıma uzmanı bilirkişinin de bulunduğu heyetten hüküm kurmaya ve «denetime elverişli rapor» alınarak oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu tereyağlarının «taşıyıcı» davalıya hasarsız «teslim» edildiği, buna rağmen ürünlerin gönderildiği yere hasarlı olarak teslim edildiği, davalı şirket çalışanları tarafından tek taraflı düzenlenen tutanaklara itibar etmeye imkan bulunmadığından «hasarın» davalının taşımasından kaynaklandığı, zarar gören tereyağının toplamda 2.350 kg olduğu, tereyağlarına ilişkin satış faturasında belirtilen 4.200 Amerikan Doları «birim fiyatı» üzerinden hesaplama yapıldığında zararın 14.816,84 TL olduğu ve sigortacının bu zararın % 30'undan sorumlu olduğu, bu zararı sigortalıya ödeyen davacının davalı taraf aleyhine başlattığı takibin kısmen haklı olduğu, davalı tarafın sadece taşınan malda meydana gelen hasardan sorumluluğu bulunduğuna göre, davacı şirket tarafından yapılan % 10'luk artırımın sigortalıya yapılan bir lütuf ödemesi olarak değerlendirildiği ve bu miktar yönünden davacının «rücu hakkının» bulunmaması nedeniyle alacağın bu miktarı için takibin haksız görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile 4.445,05 TL «asıl alacak» ve 277,91 TL «işlemiş faiz» olmak üzere 4.722,96 TL yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, borçlunun itirazında kısmen haklı görülmediğinden asıl alacağın % 40'ı oranında …
Davaya konu uyuşmazlıkta, davalı vekilince, «hasarın» yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı ve yüklemenin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığı savunulmuş, mahkemece hasarın davalının taşımasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat · denetime elverişli rapor · müterafik kusur · rücu hakkı · kusur oranı · rücuen tazminat · denetime elverişlilik · rücu
Benzer bu karardaBu durumda, öncelikle yüklemenin kim tarafından yapıldığı, yükleme ve «istif» hatasının bulunup bulunmadığı, tazminat talebine konu «hasarın» yükleme ve istif hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı, eğer zararlı sonuç istif hatasından kaynaklanmışsa, davalı «taşıyanın» yükleme işlemine nezaret sorumluluğu yönünden kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa davalı «taşıyıcının» «müterafik kusur oranının» belirlenmesi hususlarına yönelik olarak aralarında taşıma uzmanı bilirkişinin de bulunduğu heyetten hüküm kurmaya ve «denetime elverişli rapor» alınarak oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu tereyağlarının «taşıyıcı» davalıya hasarsız «teslim» edildiği, buna rağmen ürünlerin gönderildiği yere hasarlı olarak teslim edildiği, davalı şirket çalışanları tarafından tek taraflı düzenlenen tutanaklara itibar etmeye imkan bulunmadığından «hasarın» davalının taşımasından kaynaklandığı, zarar gören tereyağının toplamda 2.350 kg olduğu, tereyağlarına ilişkin satış faturasında belirtilen 4.200 Amerikan Doları «birim fiyatı» üzerinden hesaplama yapıldığında zararın 14.816,84 TL olduğu ve sigortacının bu zararın % 30'undan sorumlu olduğu, bu zararı sigortalıya ödeyen davacının davalı taraf aleyhine başlattığı takibin kısmen haklı olduğu, davalı tarafın sadece taşınan malda meydana gelen hasardan sorumluluğu bulunduğuna göre, davacı şirket tarafından yapılan % 10'luk artırımın sigortalıya yapılan bir lütuf ödemesi olarak değerlendirildiği ve bu miktar yönünden davacının «rücu hakkının» bulunmaması nedeniyle alacağın bu miktarı için takibin haksız görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile 4.445,05 TL «asıl alacak» ve 277,91 TL «işlemiş faiz» olmak üzere 4.722,96 TL yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, borçlunun itirazında kısmen haklı görülmediğinden asıl alacağın % 40'ı oranında …
Dava, taşıma ilişkisinden kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1036 E. 2010/12024 K.
Ortak:istifa · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaUyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı sorumlu olmayacağı belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtanın «taşıyana» tam ve sağlam olarak «teslim» edildiği, taşıyanın teslim aldığı yükle ilgili çekincesinin bulunmadığı, «hasarın» taşıma hatasından kaynaklandığı, davacının sigortalısına ödemede bulunarak haklarına halef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere, gönderenin taşıması üstlenilen emtianın «istifini» yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması M.K’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Benzer bu karardaUyuşmazlığa uygulanması gereken TTK’nun 781.maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan mesul ise de, aynı Yasanın 781/2. maddesi uyarınca, taşıyıcı «ziya» ve «hasarın» kendi kusurundan doğmayan bir sebepten,eşyada zaten mevcut noksan ve ayıplardan yahut eşyanın mahiyetinden veya ambalajın fena yapılmasından ,gönderen veya gönderilenin fiilinden yahut verdikleri emir ve talimatın tatbikinden ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur».
Yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere, gönderenin taşıması üstlenilen makinanın «istifini» yanlış yapmış olması haline anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması M.K’nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Bu durumda mahkemece, zararın yükün «istif» ve yerleşimine «nezaret görevi» olan «taşıyıcının» gönderene bir ikazda bulunduğuna dair bir belge ve bulgunun dosyada yer almamasına ve bağlamanın davalı tarafından yapılması karşısında bilirkişi raporunda da isab …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · sorumluluktan kurtulma · hukuki menfaat · muafiyet · ziya · sigorta sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, davacı şirketin mal sahibi olmadığı, tamir ve bakım için makinelerin gönderildiği şirket olduğu, buna göre sigorta yaptırmakta «hukuki menfaatinin» bulunmadığı, «sigorta sözleşmesinin» batıl olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2006/133 E,2007/3750 K sayılı ilamıyla ilamda yazılan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hasarlanan kompresör çarkının taşıma sırasında hasarlandığı, yatak ve tapanın ise taşıma esnasında hasarlanmadığı, «hasar» bedelinin 52.399,49 YTL olup, poliçeye göre «muafiyet» tutarı olan 16.535,00 YTL düşüldüğünde davacının isteyebileceği miktarın 35.864.49 YTL olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 35.864,49 YTL’nin dava tarihi …
Uyuşmazlığa uygulanması gereken TTK’nun 781.maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan mesul ise de, aynı Yasanın 781/2. maddesi uyarınca, taşıyıcı «ziya» ve «hasarın» kendi kusurundan doğmayan bir sebepten,eşyada zaten mevcut noksan ve ayıplardan yahut eşyanın mahiyetinden veya ambalajın fena yapılmasından ,gönderen veya gönderilenin fiilinden yahut verdikleri emir ve talimatın tatbikinden ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur».
Bu durumda mahkemece, zararın yükün «istif» ve yerleşimine «nezaret görevi» olan «taşıyıcının» gönderene bir ikazda bulunduğuna dair bir belge ve bulgunun dosyada yer almamasına ve bağlamanın davalı tarafından yapılması karşısında bilirkişi raporunda da isab …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5676 E. , 2010/6118 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.02.2009 tarih ve 2006/580 - 2009/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliye rizikolarına karşı sigorta örtüsü altına alınan emteanın davalı tarafından yapılan taşıma sırasında uğradığı hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, hasarın taşıma kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek, 7.340,04 Euro'nun temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasar gördüğü iddia edilen emtanın, davacının sigortalısına ait olduğu belirtilmediğinden davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, yükleme ve istif işleminin gönderen tarafından yapıldığını, hasarın istif ve yükleme hatasından kaynaklanması nedeniyle taşıyanın sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtanın taşıyana tam ve sağlam olarak teslim edildiği, taşıyanın teslim aldığı yükle ilgili çekincesinin bulunmadığı, hasarın taşıma hatasından kaynaklandığı, davacının sigortalısına ödemede bulunarak haklarına halef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı sorumlu olmayacağı belirtilmiştir. Davaya konu uyuşmazlıkta, davalı yüklemenin dava dışı gönderen tarafından yapıldığını savunmuştur. Yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere, gönderenin taşıması üstlenilen emtianın istifini yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, taşıyıcının tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması M.K’nun 2.
maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir. Dolayısıyla uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında B.K.nun 44 ncu maddesi uyarınca paylaştırılması uygun olur. (Bkz.Doç.Dr.Sabih ARKAN, Karada Yapılan Eşya Taşımalarında Taşıyıcının sorumluluğu, 1982 Ankara, sayfa 124). Dairemiz’in yerleşik uygulaması da bu yöndedir.
Somut olayda, gerek yaptırılan bilirkişi incelemesi, gerekse dosyaya taraflarca ibraz edilen her iki ekspertiz raporundan, hasarın yükleme ve istifleme hatasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Esasen, bu husus taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayıp, uyuşmazlık yüklemenin kimin tarafından yapıldığı noktasında toplanmaktadır. Bilirkişi, emtianın gönderenin fabrikasında yüklenmesi, gerekli ekipmanın fabrikada bulunması ve ticaret teamülleri gereğince bu tür yüklemenin gönderen tarafından yapıldığını bildirmiştir. Mahkeme ise, yükün paletler üzerinde taşıyana teslim edildiğini, yüklemenin taşıyan tarafından yapıldığını kabul etmiş ise de varılan bu sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Davalı taşıyanın hasardan tamamen sorumlu tutulması yüklemenin davalı taşıyan tarafından yapıldığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti halinde mümkündür. Mahkemece, taşınan emtianın niteliğinden, denetlenebilir dayanakları dahi gösterilmeden, bir takım varsayımlardan hareketle yükleme ve istifin davalı taşıyan tarafından yapıldığının kabulüyle yazılı sonuca ulaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalı ile gönderenin müterafik kusurunun somut olaya göre belirlenmesi gerekirken, yüklemenin davalıya ait olduğu denetlenebilir dayanaklarıyla tam olarak tespit edilmediği halde yazılı gerekçeyle tüm hasardan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün davalı taşıyan yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle,davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020972900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz