6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rücu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5676 E. 2010/6118 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekince (ihtirazi kayıt) rücuan tazminat teamül taşıyıcının sorumluluğu istifa cmr uyuşmazlık konusu taşıyıcı bilirkişi incelemesi taşıyan sigorta poliçesi hasar ibraz teslim

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtanın taşıyana tam ve sağlam olarak teslim edildiği, taşıyanın teslim aldığı yükle ilgili çekincesinin bulunmadığı, hasarın taşıma hatasından kaynaklandığı, davacının sigortalısına ödemede bulunarak haklarına halef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı sorumlu olmayacağı belirtilmiştir. Davaya konu uyuşmazlıkta, davalı yüklemenin dava dışı gönderen tarafından yapıldığını savunmuştur. Yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere, gönderenin taşıması üstlenilen emtianın istifini yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, taşıyıcının tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması M.K’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir. Dolayısıyla uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında B.K.nun 44 ncu maddesi uyarınca paylaştırılması uygun olur. (Bkz.Doç.Dr.Sabih ARKAN, Karada Yapılan Eşya Taşımalarında Taşıyıcının sorumluluğu, 1982 Ankara, sayfa 124). Dairemiz’in yerleşik uygulaması da bu yöndedir.

Somut olayda, gerek yaptırılan bilirkişi incelemesi, gerekse dosyaya taraflarca ibraz edilen her iki ekspertiz raporundan, hasarın yükleme ve istifleme hatasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Esasen, bu husus taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayıp, uyuşmazlık yüklemenin kimin tarafından yapıldığı noktasında toplanmaktadır. Bilirkişi, emtianın gönderenin fabrikasında yüklenmesi, gerekli ekipmanın fabrikada bulunması ve ticaret teamülleri gereğince bu tür yüklemenin gönderen tarafından yapıldığını bildirmiştir. Mahkeme ise, yükün paletler üzerinde taşıyana teslim edildiğini, yüklemenin taşıyan tarafından yapıldığını kabul etmiş ise de varılan bu sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davalı taşıyanın hasardan tamamen sorumlu tutulması yüklemenin davalı taşıyan tarafından yapıldığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti halinde mümkündür. Mahkemece, taşınan emtianın niteliğinden, denetlenebilir dayanakları dahi gösterilmeden, bir takım varsayımlardan hareketle yükleme ve istifin davalı taşıyan tarafından yapıldığının kabulüyle yazılı sonuca ulaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalı ile gönderenin müterafik kusurunun somut olaya göre belirlenmesi gerekirken, yüklemenin davalıya ait olduğu denetlenebilir dayanaklarıyla tam olarak tespit edilmediği halde yazılı gerekçeyle tüm hasardan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün davalı taşıyan yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8966 E. 2010/424 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8437 E. 2012/11812 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8919 E. 2010/96 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Sdr kuru

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15220 E. 2016/5321 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7745 E. 2014/15768 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12135 E. 2014/1064 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1036 E. 2010/12024 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/5676 E.  ,  2010/6118 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.02.2009 tarih ve 2006/580 - 2009/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliye rizikolarına karşı sigorta örtüsü altına alınan emteanın davalı tarafından yapılan taşıma sırasında uğradığı hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, hasarın taşıma kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek, 7.340,04 Euro'nun temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, hasar gördüğü iddia edilen emtanın, davacının sigortalısına ait olduğu belirtilmediğinden davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, yükleme ve istif işleminin gönderen tarafından yapıldığını, hasarın istif ve yükleme hatasından kaynaklanması nedeniyle taşıyanın sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtanın taşıyana tam ve sağlam olarak teslim edildiği, taşıyanın teslim aldığı yükle ilgili çekincesinin bulunmadığı, hasarın taşıma hatasından kaynaklandığı, davacının sigortalısına ödemede bulunarak haklarına halef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı sorumlu olmayacağı belirtilmiştir. Davaya konu uyuşmazlıkta, davalı yüklemenin dava dışı gönderen tarafından yapıldığını savunmuştur. Yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere, gönderenin taşıması üstlenilen emtianın istifini yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, taşıyıcının tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması M.K’nun 2.

maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir. Dolayısıyla uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında B.K.nun 44 ncu maddesi uyarınca paylaştırılması uygun olur. (Bkz.Doç.Dr.Sabih ARKAN, Karada Yapılan Eşya Taşımalarında Taşıyıcının sorumluluğu, 1982 Ankara, sayfa 124). Dairemiz’in yerleşik uygulaması da bu yöndedir.

Somut olayda, gerek yaptırılan bilirkişi incelemesi, gerekse dosyaya taraflarca ibraz edilen her iki ekspertiz raporundan, hasarın yükleme ve istifleme hatasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Esasen, bu husus taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayıp, uyuşmazlık yüklemenin kimin tarafından yapıldığı noktasında toplanmaktadır. Bilirkişi, emtianın gönderenin fabrikasında yüklenmesi, gerekli ekipmanın fabrikada bulunması ve ticaret teamülleri gereğince bu tür yüklemenin gönderen tarafından yapıldığını bildirmiştir. Mahkeme ise, yükün paletler üzerinde taşıyana teslim edildiğini, yüklemenin taşıyan tarafından yapıldığını kabul etmiş ise de varılan bu sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Davalı taşıyanın hasardan tamamen sorumlu tutulması yüklemenin davalı taşıyan tarafından yapıldığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti halinde mümkündür. Mahkemece, taşınan emtianın niteliğinden, denetlenebilir dayanakları dahi gösterilmeden, bir takım varsayımlardan hareketle yükleme ve istifin davalı taşıyan tarafından yapıldığının kabulüyle yazılı sonuca ulaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalı ile gönderenin müterafik kusurunun somut olaya göre belirlenmesi gerekirken, yüklemenin davalıya ait olduğu denetlenebilir dayanaklarıyla tam olarak tespit edilmediği halde yazılı gerekçeyle tüm hasardan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün davalı taşıyan yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle,davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020972900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.