Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12135 E. 2014/1064 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
lütuf (hatır) ödemesi↗ birim fiyat↗ denetime elverişli rapor↗ müterafik kusur↗ rücu hakkı↗ istifa↗ kusur oranı↗ rücuen tazminat↗ denetime elverişlilik↗ rücu↗ işlemiş faiz↗ taşıyıcı↗ asıl alacak↗ taşıyan↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu tereyağlarının taşıyıcı davalıya hasarsız teslim edildiği, buna rağmen ürünlerin gönderildiği yere hasarlı olarak teslim edildiği, davalı şirket çalışanları tarafından tek taraflı düzenlenen tutanaklara itibar etmeye imkan bulunmadığından hasarın davalının taşımasından kaynaklandığı, zarar gören tereyağının toplamda 2.350 kg olduğu, tereyağlarına ilişkin satış faturasında belirtilen 4.200 Amerikan Doları birim fiyatı üzerinden hesaplama yapıldığında zararın 14.816,84 TL olduğu ve sigortacının bu zararın % 30'undan sorumlu olduğu, bu zararı sigortalıya ödeyen davacının davalı taraf aleyhine başlattığı takibin kısmen haklı olduğu, davalı tarafın sadece taşınan malda meydana gelen hasardan sorumluluğu bulunduğuna göre, davacı şirket tarafından yapılan % 10'luk artırımın sigortalıya yapılan bir lütuf ödemesi olarak değerlendirildiği ve bu miktar yönünden davacının rücu hakkının bulunmaması nedeniyle alacağın bu miktarı için takibin haksız görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile 4.445,05 TL asıl alacak ve 277,91 TL işlemiş faiz olmak üzere 4.722,96 TL yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, borçlunun itirazında kısmen haklı görülmediğinden asıl alacağın % 40'ı oranında hesaplanan 1.778,02 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ilişkisinden kaynaklanan rücuen tazminat talebine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlıkta, davalı vekilince, hasarın yükleme ve istif hatasından kaynaklandığı ve yüklemenin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığı savunulmuş, mahkemece hasarın davalının taşımasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Gönderenin, taşıması üstlenilen emtianın yükleme ve istifini yanlış yapmış olması halinde taşıyıcının tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, gözetim yükümlülüğü gereği taşıyıcının göndereni uyarması gerekmektedir. Gözetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen taşıyıcının bu nedenle meydana gelen zarardan kusuru oranında sorumluluğu söz konusudur.
Somut uyuşmazlıkta, gerek bilirkişi raporu gerekse de mahkeme karar gerekçesinde, yüklemenin kime ait olduğu, hasarın meydana gelmesinde yükleme hatasının etkisinin bulunup bulunmadığı, yeterince tartışılıp değerlendirilmiş değildir. Bu durumda, öncelikle yüklemenin kim tarafından yapıldığı, yükleme ve istif hatasının bulunup bulunmadığı, tazminat talebine konu hasarın yükleme ve istif hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı, eğer zararlı sonuç istif hatasından kaynaklanmışsa, davalı taşıyanın yükleme işlemine nezaret sorumluluğu yönünden kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa davalı taşıyıcının müterafik kusur oranının belirlenmesi hususlarına yönelik olarak aralarında taşıma uzmanı bilirkişinin de bulunduğu heyetten hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınarak oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7745 E. 2014/15768 K.
Ortak:müterafik kusur · istifa · rücuen tazminat · taşıyıcı · kusur · hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda, öncelikle yüklemenin kim tarafından yapıldığı, yükleme ve «istif» hatasının bulunup bulunmadığı, tazminat talebine konu «hasarın» yükleme ve istif hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı, eğer zararlı sonuç istif hatasından kaynaklanmışsa, davalı «taşıyanın» yükleme işlemine nezaret sorumluluğu yönünden kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa davalı «taşıyıcının» «müterafik kusur oranının» belirlenmesi hususlarına yönelik olarak aralarında taşıma uzmanı bilirkişinin de bulunduğu heyetten hüküm kurmaya ve «denetime elverişli rapor» alınarak oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu tereyağlarının «taşıyıcı» davalıya hasarsız «teslim» edildiği, buna rağmen ürünlerin gönderildiği yere hasarlı olarak teslim edildiği, davalı şirket çalışanları tarafından tek taraflı düzenlenen tutanaklara itibar etmeye imkan bulunmadığından «hasarın» davalının taşımasından kaynaklandığı, zarar gören tereyağının toplamda 2.350 kg olduğu, tereyağlarına ilişkin satış faturasında belirtilen 4.200 Amerikan Doları «birim fiyatı» üzerinden hesaplama yapıldığında zararın 14.816,84 TL olduğu ve sigortacının bu zararın % 30'undan sorumlu olduğu, bu zararı sigortalıya ödeyen davacının davalı taraf aleyhine başlattığı takibin kısmen haklı olduğu, davalı tarafın sadece taşınan malda meydana gelen hasardan sorumluluğu bulunduğuna göre, davacı şirket tarafından yapılan % 10'luk artırımın sigortalıya yapılan bir lütuf ödemesi olarak değerlendirildiği ve bu miktar yönünden davacının «rücu hakkının» bulunmaması nedeniyle alacağın bu miktarı için takibin haksız görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile 4.445,05 TL «asıl alacak» ve 277,91 TL «işlemiş faiz» olmak üzere 4.722,96 TL yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, borçlunun itirazında kısmen haklı görülmediğinden asıl alacağın % 40'ı oranında …
Davaya konu uyuşmazlıkta, davalı vekilince, «hasarın» yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı ve yüklemenin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığı savunulmuş, mahkemece hasarın davalının taşımasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDairemiz'in yerleşmiş içtihatları uyarınca, yüklemenin gönderene ait olduğu durumda dahi, «taşıyıcının» yüklemede «nezaret görevinin» bulunması nedeni ile yükleme ve «istif» hususunda göndereni uyarmayan davalı taşıyıcının olayda «müterafik kusuru» olduğu kabul edilip bu oranın bilirkişi marifeti ile tespiti ile neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış , davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece gerek hükme esas alınan 13/08/2012 ile 24/05/2013 tarihli bilirkişi raporlarında ve gerekse de 18/11/2012 tarihli bilirkişi raporunda, oluşan «hasarın» «istif» ve ambalaj hatasından kaynaklandığı belirlenmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve 13/08/2012 ile 24/05/2013 tarihli bilirkişi raporlarına göre, emtiadaki «hasarın» ambalajlamadan kaynaklandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · nakliyat sigortası · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» talebine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemiz'in yerleşmiş içtihatları uyarınca, yüklemenin gönderene ait olduğu durumda dahi, «taşıyıcının» yüklemede «nezaret görevinin» bulunması nedeni ile yükleme ve «istif» hususunda göndereni uyarmayan davalı taşıyıcının olayda «müterafik kusuru» olduğu kabul edilip bu oranın bilirkişi marifeti ile tespiti ile neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış , davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15220 E. 2016/5321 K.
Ortak:istifa · taşıyıcı · taşıyan · kusur · hasar · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaBu durumda, öncelikle yüklemenin kim tarafından yapıldığı, yükleme ve «istif» hatasının bulunup bulunmadığı, tazminat talebine konu «hasarın» yükleme ve istif hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı, eğer zararlı sonuç istif hatasından kaynaklanmışsa, davalı «taşıyanın» yükleme işlemine nezaret sorumluluğu yönünden kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa davalı «taşıyıcının» «müterafik kusur oranının» belirlenmesi hususlarına yönelik olarak aralarında taşıma uzmanı bilirkişinin de bulunduğu heyetten hüküm kurmaya ve «denetime elverişli rapor» alınarak oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu tereyağlarının «taşıyıcı» davalıya hasarsız «teslim» edildiği, buna rağmen ürünlerin gönderildiği yere hasarlı olarak teslim edildiği, davalı şirket çalışanları tarafından tek taraflı düzenlenen tutanaklara itibar etmeye imkan bulunmadığından «hasarın» davalının taşımasından kaynaklandığı, zarar gören tereyağının toplamda 2.350 kg olduğu, tereyağlarına ilişkin satış faturasında belirtilen 4.200 Amerikan Doları «birim fiyatı» üzerinden hesaplama yapıldığında zararın 14.816,84 TL olduğu ve sigortacının bu zararın % 30'undan sorumlu olduğu, bu zararı sigortalıya ödeyen davacının davalı taraf aleyhine başlattığı takibin kısmen haklı olduğu, davalı tarafın sadece taşınan malda meydana gelen hasardan sorumluluğu bulunduğuna göre, davacı şirket tarafından yapılan % 10'luk artırımın sigortalıya yapılan bir lütuf ödemesi olarak değerlendirildiği ve bu miktar yönünden davacının «rücu hakkının» bulunmaması nedeniyle alacağın bu miktarı için takibin haksız görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile 4.445,05 TL «asıl alacak» ve 277,91 TL «işlemiş faiz» olmak üzere 4.722,96 TL yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, borçlunun itirazında kısmen haklı görülmediğinden asıl alacağın % 40'ı oranında …
Davaya konu uyuşmazlıkta, davalı vekilince, «hasarın» yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı ve yüklemenin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığı savunulmuş, mahkemece hasarın davalının taşımasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda «hasara» ilişkin olarak düzenlenen tutanaktaki imzanın davalı «taşıyıcı» yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş ise de; söz konusu tutanak resmen gümrük memurlarınca düzenlendiği için aksi somut delillerle ispatlanıncaya kadar geçerli olup CMR 30. maddesine uygun bir «ihbar» ve tespit olduğunun kabul edildiği, bu anlamda CMR 17. maddeye istinaden yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığının ve hasarın da bu nedenle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği»; ancak davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, dolayısıyla hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı «taşıyanın» «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin sağlam ve tam olarak «teslim» aldığı yükü hasarsız olarak teslim etmesi gerektiği, diğer davalı sigortacının da «poliçe limiti» dahilinde hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan mesul ise de, aynı Konvansiyonu’nun 17/4-b maddesinde, malın ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmadan kaynaklanan hasardan «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı, yine aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde de, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından kamyona taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı düzenleme konusu yapılmıştır.
Yüklemenin gönderene ait olması halinde ve «hasarın» da yükleme hatasından kaynaklanması durumunda ise, anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve «istif» hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının göndereni uyarması M.K’nun 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · sorumluluktan kurtulma · ihtirazi kayıt · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda «hasara» ilişkin olarak düzenlenen tutanaktaki imzanın davalı «taşıyıcı» yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş ise de; söz konusu tutanak resmen gümrük memurlarınca düzenlendiği için aksi somut delillerle ispatlanıncaya kadar geçerli olup CMR 30. maddesine uygun bir «ihbar» ve tespit olduğunun kabul edildiği, bu anlamda CMR 17. maddeye istinaden yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığının ve hasarın da bu nedenle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği»; ancak davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, dolayısıyla hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı «taşıyanın» «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin sağlam ve tam olarak «teslim» aldığı yükü hasarsız olarak teslim etmesi gerektiği, diğer davalı sigortacının da «poliçe limiti» dahilinde hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan mesul ise de, aynı Konvansiyonu’nun 17/4-b maddesinde, malın ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmadan kaynaklanan hasardan «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı, yine aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde de, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından kamyona taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı düzenleme konusu yapılmıştır.
3- Kabule göre de, «sınırlı sorumluluk» miktarının belirlenmesinde karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak hesap yapılmaması da doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8966 E. 2010/424 K.
Ortak:müterafik kusur · istifa · kusur oranı · taşıyıcı · taşıyan · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaBu durumda, öncelikle yüklemenin kim tarafından yapıldığı, yükleme ve «istif» hatasının bulunup bulunmadığı, tazminat talebine konu «hasarın» yükleme ve istif hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı, eğer zararlı sonuç istif hatasından kaynaklanmışsa, davalı «taşıyanın» yükleme işlemine nezaret sorumluluğu yönünden kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa davalı «taşıyıcının» «müterafik kusur oranının» belirlenmesi hususlarına yönelik olarak aralarında taşıma uzmanı bilirkişinin de bulunduğu heyetten hüküm kurmaya ve «denetime elverişli rapor» alınarak oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu tereyağlarının «taşıyıcı» davalıya hasarsız «teslim» edildiği, buna rağmen ürünlerin gönderildiği yere hasarlı olarak teslim edildiği, davalı şirket çalışanları tarafından tek taraflı düzenlenen tutanaklara itibar etmeye imkan bulunmadığından «hasarın» davalının taşımasından kaynaklandığı, zarar gören tereyağının toplamda 2.350 kg olduğu, tereyağlarına ilişkin satış faturasında belirtilen 4.200 Amerikan Doları «birim fiyatı» üzerinden hesaplama yapıldığında zararın 14.816,84 TL olduğu ve sigortacının bu zararın % 30'undan sorumlu olduğu, bu zararı sigortalıya ödeyen davacının davalı taraf aleyhine başlattığı takibin kısmen haklı olduğu, davalı tarafın sadece taşınan malda meydana gelen hasardan sorumluluğu bulunduğuna göre, davacı şirket tarafından yapılan % 10'luk artırımın sigortalıya yapılan bir lütuf ödemesi olarak değerlendirildiği ve bu miktar yönünden davacının «rücu hakkının» bulunmaması nedeniyle alacağın bu miktarı için takibin haksız görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile 4.445,05 TL «asıl alacak» ve 277,91 TL «işlemiş faiz» olmak üzere 4.722,96 TL yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, borçlunun itirazında kısmen haklı görülmediğinden asıl alacağın % 40'ı oranında …
Davaya konu uyuşmazlıkta, davalı vekilince, «hasarın» yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı ve yüklemenin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığı savunulmuş, mahkemece hasarın davalının taşımasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, yukarıdaki yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu «hasarın» oluş şekli de nazara alınarak yükleme ve «istif» hatasının herhangi bir araştırmaya gerek kalmadan kolaylıkla fark edilecek bir hata olduğunun kabulü ile hasarın «kusurun» ağırlıklı «bölümü» yükleyen/gönderen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı «taşıyıcının özen yükümlüğünü» ihlalinden dolayı «müterafik kusur oranı» belirlenerek, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, üstelik bu yöne ilişkin kök ve ek rapor arasındaki çelişki dahi giderilmeden yazılı …
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «hasarın» taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, «taşıyıcının özen yükümlülüğünü» ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” «şerhinin» mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk «kaydına» göre meydana gelen hasardan davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının özen yükümlülüğü · nezaret görevi · özen yükümlülüğü · taşıyıcının sorumluluğu · ibra · cy/cy şerhi · iş bölümü · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «hasarın» taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, «taşıyıcının özen yükümlülüğünü» ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” «şerhinin» mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk «kaydına» göre meydana gelen hasardan davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, yukarıdaki yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu «hasarın» oluş şekli de nazara alınarak yükleme ve «istif» hatasının herhangi bir araştırmaya gerek kalmadan kolaylıkla fark edilecek bir hata olduğunun kabulü ile hasarın «kusurun» ağırlıklı «bölümü» yükleyen/gönderen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı «taşıyıcının özen yükümlüğünü» ihlalinden dolayı «müterafik kusur oranı» belirlenerek, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, üstelik bu yöne ilişkin kök ve ek rapor arasındaki çelişki dahi giderilmeden yazılı …
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu olayda yükleme ve «istif» hatasının bulunduğu, yüklemenin gönderici tarafından yapıldığı belirlenmiş, mahkemenin bu yöndeki açık kabulüne yönelik gerekçe davalı «taşıyan» tarafından temyiz edilmemiş, gönderen tarafından yapılan istif ve yüklemeye «nezaret görevinin» yerine getirildiği, yanlış yükleme keyfiyetini gönderene bildirildiği «tacir» olan davalı tarafından savunulup kanıtlanmamıştır.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
2 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11555 E. 2011/4030 K.
Ortak:istifa · rücu · taşıyıcı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu durumda, öncelikle yüklemenin kim tarafından yapıldığı, yükleme ve «istif» hatasının bulunup bulunmadığı, tazminat talebine konu «hasarın» yükleme ve istif hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı, eğer zararlı sonuç istif hatasından kaynaklanmışsa, davalı «taşıyanın» yükleme işlemine nezaret sorumluluğu yönünden kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa davalı «taşıyıcının» «müterafik kusur oranının» belirlenmesi hususlarına yönelik olarak aralarında taşıma uzmanı bilirkişinin de bulunduğu heyetten hüküm kurmaya ve «denetime elverişli rapor» alınarak oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu tereyağlarının «taşıyıcı» davalıya hasarsız «teslim» edildiği, buna rağmen ürünlerin gönderildiği yere hasarlı olarak teslim edildiği, davalı şirket çalışanları tarafından tek taraflı düzenlenen tutanaklara itibar etmeye imkan bulunmadığından «hasarın» davalının taşımasından kaynaklandığı, zarar gören tereyağının toplamda 2.350 kg olduğu, tereyağlarına ilişkin satış faturasında belirtilen 4.200 Amerikan Doları «birim fiyatı» üzerinden hesaplama yapıldığında zararın 14.816,84 TL olduğu ve sigortacının bu zararın % 30'undan sorumlu olduğu, bu zararı sigortalıya ödeyen davacının davalı taraf aleyhine başlattığı takibin kısmen haklı olduğu, davalı tarafın sadece taşınan malda meydana gelen hasardan sorumluluğu bulunduğuna göre, davacı şirket tarafından yapılan % 10'luk artırımın sigortalıya yapılan bir lütuf ödemesi olarak değerlendirildiği ve bu miktar yönünden davacının «rücu hakkının» bulunmaması nedeniyle alacağın bu miktarı için takibin haksız görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile 4.445,05 TL «asıl alacak» ve 277,91 TL «işlemiş faiz» olmak üzere 4.722,96 TL yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, borçlunun itirazında kısmen haklı görülmediğinden asıl alacağın % 40'ı oranında …
Davaya konu uyuşmazlıkta, davalı vekilince, «hasarın» yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı ve yüklemenin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığı savunulmuş, mahkemece hasarın davalının taşımasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavalı «alt taşıyıcı» «hasarın» kendisinin sorumlu olmadığı ambalaj, yükleme ve «istif» hatasından meydana geldiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kendisine «rücu» edilen «taşıyıcının» TTK’nun 20/2. maddesinde öngörülen basiretli bir taşıyıcının göstermesi gereken dikkat ve özeni taşıma öncesi ve sırasında gösterdiğine dair bir delil bulunmadığından «sorumluluktan kurtulamayacağı», davalı taşıyıcının taşıma sırasında malın zarar görmesinde kusurlu olduğu, zararın TTK’nun 785. ve 786 maddelerine göre belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin toplam 2.173,62 TL üzerinden devamına,% 40 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
… onusunda uzman bilirkişiye dava konusu zararın hangi nedenle meydana geldiği tespit ettirildikten sonra şayet davalı tarafından savunulduğu gibi ambalaj, yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı sonucuna varılır ise ambalaj, yükleme ve istifin kime ait olduğu ve buna göre davalıya «kusur» yüklenip yüklenmeyeceği, yüklenebilecek ise oranının ne olduğu tespit ettirilip neticesine göre karar verilmek gerekirken taşıma konusunda ne şekilde uzman olduğu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt taşıyıcı · sorumluluktan kurtulma · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kendisine «rücu» edilen «taşıyıcının» TTK’nun 20/2. maddesinde öngörülen basiretli bir taşıyıcının göstermesi gereken dikkat ve özeni taşıma öncesi ve sırasında gösterdiğine dair bir delil bulunmadığından «sorumluluktan kurtulamayacağı», davalı taşıyıcının taşıma sırasında malın zarar görmesinde kusurlu olduğu, zararın TTK’nun 785. ve 786 maddelerine göre belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin toplam 2.173,62 TL üzerinden devamına,% 40 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı «temsilcisi» temyiz etmiştir.
Davalı «alt taşıyıcı» «hasarın» kendisinin sorumlu olmadığı ambalaj, yükleme ve «istif» hatasından meydana geldiğini savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5620 E. 2014/12814 K.
Ortak:istifa · kusur oranı · taşıyıcı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu durumda, öncelikle yüklemenin kim tarafından yapıldığı, yükleme ve «istif» hatasının bulunup bulunmadığı, tazminat talebine konu «hasarın» yükleme ve istif hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı, eğer zararlı sonuç istif hatasından kaynaklanmışsa, davalı «taşıyanın» yükleme işlemine nezaret sorumluluğu yönünden kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa davalı «taşıyıcının» «müterafik kusur oranının» belirlenmesi hususlarına yönelik olarak aralarında taşıma uzmanı bilirkişinin de bulunduğu heyetten hüküm kurmaya ve «denetime elverişli rapor» alınarak oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu tereyağlarının «taşıyıcı» davalıya hasarsız «teslim» edildiği, buna rağmen ürünlerin gönderildiği yere hasarlı olarak teslim edildiği, davalı şirket çalışanları tarafından tek taraflı düzenlenen tutanaklara itibar etmeye imkan bulunmadığından «hasarın» davalının taşımasından kaynaklandığı, zarar gören tereyağının toplamda 2.350 kg olduğu, tereyağlarına ilişkin satış faturasında belirtilen 4.200 Amerikan Doları «birim fiyatı» üzerinden hesaplama yapıldığında zararın 14.816,84 TL olduğu ve sigortacının bu zararın % 30'undan sorumlu olduğu, bu zararı sigortalıya ödeyen davacının davalı taraf aleyhine başlattığı takibin kısmen haklı olduğu, davalı tarafın sadece taşınan malda meydana gelen hasardan sorumluluğu bulunduğuna göre, davacı şirket tarafından yapılan % 10'luk artırımın sigortalıya yapılan bir lütuf ödemesi olarak değerlendirildiği ve bu miktar yönünden davacının «rücu hakkının» bulunmaması nedeniyle alacağın bu miktarı için takibin haksız görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile 4.445,05 TL «asıl alacak» ve 277,91 TL «işlemiş faiz» olmak üzere 4.722,96 TL yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, borçlunun itirazında kısmen haklı görülmediğinden asıl alacağın % 40'ı oranında …
Davaya konu uyuşmazlıkta, davalı vekilince, «hasarın» yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı ve yüklemenin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığı savunulmuş, mahkemece hasarın davalının taşımasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, emtianın gönderen tarafından araca yüklendiği, varillerin baş aşağı yüklenmiş olmaları nedeniyle nakliye sırasında hasarlandıkları, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeye nezaret etmesi gerektiği, bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle % 50 oranda kusurlu bulunduğu, zarar tutarının 6.607,50 TL olduğu, davalının «kusur oranına» göre bunun 3.303,75 TL'sinden sorumlu tutulması gerektiği, bu tutarın CMR 23/3. maddesindeki «sınırlı sorumluluk» miktarının çok altında kaldığı, «taşıyıcının sorumluluğunun» kaynağı yükleme ve «istif» değil yükleme ve istife «nezaret borcu» olduğundan bu borca aykırılığın CMR sigortası kapsamında bulunduğu gerekçesiyle, 6.607,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıl …
2- Davalı sigorta şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mümeyyiz davalı, diğer davalı olan «taşıyıcı» ile arasında imzalanan poliçe hükümleri gereğince yükleme/«istif» hatasından kaynaklanan hasardan sorumlu olmadıklarını savunmuş olup gerçekten de taraflar arasındaki CMR Sigorta Poliçesinin (Umumi Hükümler) kısmının «teminat» dışı halleri düzenleyen 3/u bendinde “… emtianın yetersiz ve uygun olmayan ambalajlama veya hazırlanmasının neden olduğu «ziya» ve «hasarlar» ile birbirini etkileme özelliği olan emtianın yanlış yükleme ve/veya istiflenmesi sonucu oluşan hasarlara dayalı talepler….teminat dışıdır” hükmü gereğince davalı CMR sigortacısının istif hatasından kaynaklanan «rizikolara» teminat vermediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece de, «hasarın» yükleme/«istif» hatasından kaynaklandığı kabul edildiğine göre, davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret borcu · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · ziya · riziko · teminat
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, emtianın gönderen tarafından araca yüklendiği, varillerin baş aşağı yüklenmiş olmaları nedeniyle nakliye sırasında hasarlandıkları, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeye nezaret etmesi gerektiği, bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle % 50 oranda kusurlu bulunduğu, zarar tutarının 6.607,50 TL olduğu, davalının «kusur oranına» göre bunun 3.303,75 TL'sinden sorumlu tutulması gerektiği, bu tutarın CMR 23/3. maddesindeki «sınırlı sorumluluk» miktarının çok altında kaldığı, «taşıyıcının sorumluluğunun» kaynağı yükleme ve «istif» değil yükleme ve istife «nezaret borcu» olduğundan bu borca aykırılığın CMR sigortası kapsamında bulunduğu gerekçesiyle, 6.607,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıl …
2- Davalı sigorta şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mümeyyiz davalı, diğer davalı olan «taşıyıcı» ile arasında imzalanan poliçe hükümleri gereğince yükleme/«istif» hatasından kaynaklanan hasardan sorumlu olmadıklarını savunmuş olup gerçekten de taraflar arasındaki CMR Sigorta Poliçesinin (Umumi Hükümler) kısmının «teminat» dışı halleri düzenleyen 3/u bendinde “… emtianın yetersiz ve uygun olmayan ambalajlama veya hazırlanmasının neden olduğu «ziya» ve «hasarlar» ile birbirini etkileme özelliği olan emtianın yanlış yükleme ve/veya istiflenmesi sonucu oluşan hasarlara dayalı talepler….teminat dışıdır” hükmü gereğince davalı CMR sigortacısının istif hatasından kaynaklanan «rizikolara» teminat vermediği anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/12135 E. , 2014/1064 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ REYHANLI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 24/04/2013
NUMARASI 2012/95-2013/271
Taraflar arasında görülen davada Reyhanlı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.04.2013 tarih ve 2012/95-2013/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı A. Gıda A.Ş'nin İsviçre'den ithal ettiği tereyağlarının nakli esnasında meydana gelebilecek hasarların % 30'unu teminat altına aldığını, tereyağlarının bir kısmının davalı şirket tarafından taşındığını, taşınan bu tereyağlarının davalı şirkete hasarsız teslim edilmesine rağmen taşınan emtianın bir kısmının davalı yedinde iken hasarlandığını, müvekkilinin bu sebeple sigortalı şirkete ödeme yaptığını ve ödedikleri miktarın rucuen kendilerine ödenmesi için icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın haksız şekilde takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, haksız itirazın iptali ile davalı taraf aleyhine tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın haksız olduğunu, zira hasarın yükleme, boşaltma sırasındaki hatalara ve fiziki temaslara bağlı olduğunu, ellerinde malın teslim alınırken hasarlı teslim alındığına ilişkin tutanaklar bulunduğunu, tüm bunların ötesinde taşıyıcının yükü römorka yüklenmiş şekilde teslim aldığını, bu haliyle taşıma esnasında bir hasar oluşmuş ise bunun kendilerinden değil yanlış yüklemeden kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu tereyağlarının taşıyıcı davalıya hasarsız teslim edildiği, buna rağmen ürünlerin gönderildiği yere hasarlı olarak teslim edildiği, davalı şirket çalışanları tarafından tek taraflı düzenlenen tutanaklara itibar etmeye imkan bulunmadığından hasarın davalının taşımasından kaynaklandığı, zarar gören tereyağının toplamda 2.350 kg olduğu, tereyağlarına ilişkin satış faturasında belirtilen 4.200 Amerikan Doları birim fiyatı üzerinden hesaplama yapıldığında zararın 14.816,84 TL olduğu ve sigortacının bu zararın % 30'undan sorumlu olduğu, bu zararı sigortalıya ödeyen davacının davalı taraf aleyhine başlattığı takibin kısmen haklı olduğu, davalı tarafın sadece taşınan malda meydana gelen hasardan sorumluluğu bulunduğuna göre, davacı şirket tarafından yapılan % 10'luk artırımın sigortalıya yapılan bir lütuf ödemesi olarak değerlendirildiği ve bu miktar yönünden davacının rücu hakkının bulunmaması nedeniyle alacağın bu miktarı için takibin haksız görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile 4.445,05 TL asıl alacak ve 277,91 TL işlemiş faiz olmak üzere 4.722,96 TL yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, borçlunun itirazında kısmen haklı görülmediğinden asıl alacağın % 40'ı oranında hesaplanan 1.778,02 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ilişkisinden kaynaklanan rücuen tazminat talebine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlıkta, davalı vekilince, hasarın yükleme ve istif hatasından kaynaklandığı ve yüklemenin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığı savunulmuş, mahkemece hasarın davalının taşımasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Gönderenin, taşıması üstlenilen emtianın yükleme ve istifini yanlış yapmış olması halinde taşıyıcının tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, gözetim yükümlülüğü gereği taşıyıcının göndereni uyarması gerekmektedir. Gözetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen taşıyıcının bu nedenle meydana gelen zarardan kusuru oranında sorumluluğu söz konusudur.
Somut uyuşmazlıkta, gerek bilirkişi raporu gerekse de mahkeme karar gerekçesinde, yüklemenin kime ait olduğu, hasarın meydana gelmesinde yükleme hatasının etkisinin bulunup bulunmadığı, yeterince tartışılıp değerlendirilmiş değildir. Bu durumda, öncelikle yüklemenin kim tarafından yapıldığı, yükleme ve istif hatasının bulunup bulunmadığı, tazminat talebine konu hasarın yükleme ve istif hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı, eğer zararlı sonuç istif hatasından kaynaklanmışsa, davalı taşıyanın yükleme işlemine nezaret sorumluluğu yönünden kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa davalı taşıyıcının müterafik kusur oranının belirlenmesi hususlarına yönelik olarak aralarında taşıma uzmanı bilirkişinin de bulunduğu heyetten hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınarak oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101993100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz