Madde 536 — B) Tasfiye / I - Tasfiye memurları / 1. Atama
(1) Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde, tasfiye, yönetim kurulu tarafından yapılır. Tasfiye memurları pay sahiplerinden veya üçüncü kişilerden olabilir. Tasfiye ile görevlendirilenler esas sözleşmede veya atama kararında aksi öngörülmemişse olağan ücrete hak kazanırlar.
(2) Yönetim kurulu, tasfiye memurlarını ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. Tasfiye işlerinin yönetim kurulunca yapılması hâlinde de bu hüküm uygulanır.
(3) Şirketin feshine mahkemenin karar verdiği hâllerde tasfiye memuru mahkemece atanır.
(4) Temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye’de bulunması şarttır.
Madde gerekçesi
Dikkat: Bu gerekçe kanun tasarısına yazılmıştır. Maddenin yürürlükteki metni o günden bu yana değişmiştir (i̇çeri̇k deği̇şi̇kli̇ği̇). Gerekçe, güncel metnin değil tasarı metninin açıklamasıdır.
Hükmün ilk iki fıkrası, 6762 sayılı Kanunun 441 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasının dil itibarıyla sadeleştirilmiş tekrarından ibarettir. Üçüncü ve dördüncü fıkralar ise tamamıyla yenidir ve esasa yönelik önemli düzenlemeler getirmektedir.
Üçüncü fıkra: Üçüncü fıkrada yer alan, şirketin feshine mahkemece karar verilmesi halinde tasfiye memurunun mahkemece atanacağına ilişkin hüküm yenidir. 6762 sayılı Kanun düzenlemesi uyarınca, şirketin feshine mahkemece karar verilmesi halinde dahi, tasfiye işleri, esas sözleşme veya genel kurul kararı ile tasfiye memuru belirlenmedikçe yönetim kurulu tarafından yürütülmektedir. Mahkemeye 6762 sayılı Kanunun 442 nci maddesinin birinci fıkrası hükmüyle tanınan atama yetkisi ise, ancak pay sahiplerinden birinin talebiyle ve haklı sebeplerin varlığı halinde mevcut tasfiye memurunun azledilerek yerine yenisinin atanması hâli ile sınırlıdır. Mahkemenin feshe karar verdiği hallerde doğrudan tasfiye memuru ataması ise ancak, yukarıdaki usullerle tasfiye memuru atanamayacağının ve tasfiye işlerinin yerine getirilemeyeceğinin (tasfiye memuru hakkında esas sözleşmede hüküm bulunmaması durumunda, şirketin feshine genel kurulun toplanamaması ve yönetim kurulunun bulunmaması nedeniyle karar verilmişse) açıkça belli olması hallerine özgülenmiştir. Üçüncü fıkra uyarınca, mahkemenin feshe karar verebildiği üç durumda, yani; kuruluş sırasında menfaatler ihlâl edilmişse, organ yokluğu söz konusu ise ve haklı sebeplerin varlığı halinde, mahkeme fesih kararı verirken tasfiye memurunu da atayacaktır. Çünkü, bu üç durumun söz konusu olduğu varsayımlarda artık paysahiplerinin anlaşarak tasfiye memuru tayin etmelerini beklemenin gereksiz sayılması gerektiği, söz konusu yetkinin mahkemeye bırakılmasının şart olduğu düşünülmüştür. Bu fıkranın uygulanması için hiçbir şart öngörülmemiştir. Dolayısıyla, şirketin feshine karar veren mahkeme, tasfiye memuru tayin edebilmek için kendisinden bu yönde bir talepte bulunulmasını beklemek zorunda olmadan tasfiye memuru atayabilir. Keza, feshe karar veren mahkeme tasfiye memuru atayıp atamama hususunda serbest değildir, tasfiye memurunu belirlemek zorundadır.
Dördüncü fıkra: Tasfiye işlerinin sağlıklı yürüyebilmesi için tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması, bu kişinin Türkiye’de yerleşim yerinin bulunması ve şirketi temsile yetkili olması önemli bir gerekliliktir. Nitekim, mehaz İsviçre Borçlar Kanununda da, aynı şartlar aranmaktadır.
Fıkraya göre tasfiye memuru için aranan kanunî şartların tümünün aynı kişide gerçekleşmesi gerekir. Yani, Türk vatandaşı olan tasfiye memurunun Türkiye’de yerleşim yeri bulunmalı ve ona şirketi temsil yetkisi verilmelidir. Yoksa, burada zikredilen şartların ayrı ayrı kişilerde mevcut bulunması fıkra hükmünün gereği açısından yeterli değildir.
Mahkeme tarafından tayin aynı zamanda bir azil işlemini gerektirmektedir. Buna göre, mahkeme kanuni nitelikleri haiz bir tasfiye memuru atarken, mevcut tasfiye memurlarından birini görevden almalı ve onun yerine atamayı yapmalıdır. Bu husus mahkemenin takdirinde değildir.
Kaynak: TBMM S. Sayısı: 96 (Dönem 23) - Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu
Eski TTK (6762) karşılığı — tam metin
m.441 B) Tasfiye: I - Tasfiye memurları: 1. Tayin: kismen — Sona erme/tasfiye ↔ İnfisah/tasfiye
Kaynak: 6102 ↔ 6762 karşılaştırma cetveli. Eşleşmeler cetvelden derlenmiştir; en güvenilir eşleşme başta gösterilir.
Bu maddeye ilişkin kararlarda ele alınan başlıca hususlar
Şirketin ihyası
Tasfiyesi tamamlanmamış şirketin ek tasfiye için ihyası talebi
Kesinleşmiş ilam nedeniyle ihya davasında hukuki yarar
Tasfiye tamamlanmadan katılım hesabı alacağı davası erken açılmıştır
Tasfiye memurlarına ait işlemlere mahkemenin müdahalesi mümkün değildir
Duruşmaya katılmayan vekil yararına da vekalet ücreti takdir edilebilir
Tasfiye sonuçlanmadan tasfiye halindeki şirketten alacak talep edilemez
Tasfiye memurlarının işlemlerine mahkemenin müdahalesi mümkün değildir
Yayın arşivindeki kararlardan derlenen uyuşmazlık başlıkları — aşağıda ilgili kararlar listelenir.
İlişkili kararlar
Bu maddeyi anan içtihatlar (arşiv)
Yayın arşivinden derlendi (kararın atıf yaptığı mevzuattan otomatik); anonimleştirilmiş, editör onayından ayrıdır.
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2025/1040 E. 2026/416 K.
Dava sırasında tasfiye memurunun ölümü davayı konusuz bırakır
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2022/924 E. 2025/63 K.
Tasfiye tamamlanmadan katılım hesabı alacağı davası erken açılmıştır
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2024/1670 E. 2024/1527 K.
Tasfiyesi tamamlanmamış şirketin ek tasfiye için ihyası talebi
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2021/1739 E. 2024/348 K.
Tasfiye sonuçlanmadan tasfiye halindeki şirketten alacak talep edilemez
-
İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi, 2026/820 E. 2026/1018 K.
Tasfiye memurunun yetkilendirilmesi/azli talebi kararı veren mahkemeden istenebilir
-
İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi, 2019/1975 E. 2022/374 K.
Re'sen terkin edilen şirketin ihyasında tasfiye memuru atanması gerekmez
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/5333 E. 2025/3463 K.
Önemli menfaat
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2093 E. 2024/2840 K.
Şirketin ihyası
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2624 E. 2022/7067 K.
Tasfiye memuru atanması
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2360 E. 2023/2553 K.
Kararın kaldırılması | Şirketin ihyası
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1802 E. 2023/2214 K.
Kayyım atanması
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3182 E. 2023/5308 K.
Şirketin ihyası
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6238 E. 2023/7329 K.
Şirketin ihyası
Güncel gelişmeler
Bu maddeye bağlı onaylı gelişme henüz yok. Resmî Gazete haftada bir taranır; onaylanan kayıtlar burada görünür.
Kendinizi test edin
Anonim şirkette tasfiye memurlarının atanması bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Tasfiye her hâlde mahkemece atanan tasfiye memurlarınca yapılır; yönetim kurulu tasfiyeyi yürütemez.
- Tasfiye memuru yalnızca pay sahipleri arasından atanabilir; üçüncü kişiler tasfiye memuru olamaz.
- Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla tasfiye memuru atanmış olsa dahi tasfiyeyi zorunlu olarak yönetim kurulu yürütür.
- Şirketin feshine mahkeme karar vermiş olsa bile tasfiye memurunu genel kurul atar.
- Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde tasfiye yönetim kurulunca yapılır; memurlar pay sahiplerinden veya üçüncü kişilerden olabilir.
Cevabı ve açıklamayı göster
Doğru cevap: E
m.536/1 uyarınca, esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde tasfiye yönetim kurulunca yapılır; tasfiye memurları pay sahiplerinden veya üçüncü kişilerden olabilir (E doğru). Tasfiye her hâlde mahkeme memuruyla yürümez, yönetim kurulu da yürütebilir (A yanlış); üçüncü kişiler de memur olabildiğinden pay sahibi sınırı yoktur (B yanlış); ayrıca memur atanmışsa YK zorunlu değildir (C yanlış). m.536/3'e göre şirketin feshine mahkeme karar vermişse tasfiye memurunu mahkeme atar, genel kurul değil (D yanlış).
Kaynak: https://6102ttk.com/ttk/madde-536 — erişim: 18.08.2026