Tasfiyesi tamamlanmamış şirketin ek tasfiye için ihyası talebi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1670 E. 2024/1527 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Bir sermaye şirketinin tüzel kişiliğinin sona ermiş sayılabilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak tamamlanmış olması gerekir. Tasfiyenin kapanmasından sonra, tasfiye tarihinden önce açılmış ve tasfiye sırasında sonuçlanıp kesinleşmiş bir mahkeme kararının icra takibine konulabilmesi bakımından ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, TTK 547 uyarınca ilgili şirketin yeniden tescili istenebilir ve bu doğrultuda alacaklının hukuki yararı bulunduğundan mahkemece şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilebilir; tasfiyenin eksiksiz tamamlanmamasından tasfiye memurunun sorumlu olması nedeniyle yargı giderinin de tasfiye memurundan tahsiline hükmedilmesi hukuka uygundur.
Ele alınan sorunlar
Tasfiyenin eksiksiz tamamlanmadığı gerekçesiyle şirketin ihyası → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru, tasfiye işlemlerinin usul ve yasaya uygun eksiksiz yapıldığını, gerekli ilanların usulüne uygun yapılarak şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğini, bu nedenle ihya talebinin reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK'nın 547. maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahibi veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir; mahkemece istem yerinde görülürse ek tasfiye için yeniden tescile ve bu işlemleri yapmak üzere tasfiye memuru atanmasına karar verilir. Şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesinden söz edilebilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekir. Somut olayda, şirket aleyhine açılan iş mahkemesi dava dosyasında verilen kararın, tasfiyenin tamamlandığı tarihten evvel var olduğu ve bu kararın kesinleştiği; kesinleşen ilamın icra takibine konulabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu sabittir. Davalı tasfiye memurunun, şirketin ihya edilmesinin davacının alacağını tahsil etmesini sağlamayacağına ilişkin savunması eldeki davanın konusu değildir. Bu nedenle şirket tüzel kişiliğinin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Tasfiyenin eksiksiz yapılmamasından kaynaklanan yargı giderinin tasfiye memurundan tahsili → ret
Gerekçe: HMK'nın 326/1. maddesi gereğince, kanunda yazılı haller dışında yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınır. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olduğundan, davada haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın, tasfiyesi tamamlanmadan terkin edilmiş şirketlerde, tasfiye öncesi açılmış ve tasfiye sırasında kesinleşen bir mahkeme kararının icra takibine konulabilmesi için TTK 547 uyarınca ek tasfiye amacıyla şirketin ihyası talebinde alacaklının hukuki yararı bulunduğuna ve bu durumda tasfiyenin eksiksiz tamamlanmadığının kabul edileceğine ilişkin tespiti, benzer ihya davalarında bölgesel olarak ikna edici (bağlayıcı olmayan) bir emsal değer taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Kesinleşmiş ilamın icra takibine konulabilmesi için ihya talebinde hukuki yarar bulunduğu tespit edilmiştir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru sorumluluğu↗ hukuki yarar↗ tüzel kişiliğin sona ermesi↗ yargı gideri↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1670
KARAR NO 2024/1527
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/06/2024
NUMARASI 2024/203 Esas - 2024/344 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; tasfiye halinde ... Müh ve İnş Ltd. Şti'nin 07.07.2023 tarihinde ticaret sicilden terkin edildiğini, davalı ...'ın Şti.'nin ortağı ve tasfiye memuru olduğunu,şirketin tasfiye işlemlerinin sonlandırıldığını, bir şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanması gerektiğini, müvekkiller tarafından ... Şti. aleyhinde açılmış derdest ve kesinleşmiş davalar ve icra takipleri mevcutken, ... Şirketi avukatları tarafından bu dava dosyalarının takibinin yapılmasına rağmen, müvekkillerine tasfiye sürecine girildiğine ilişkin hiçbir bildirim/tebligat yapılmadığını, müvekkilinin bu dosyalar kapsamındaki alacaklarının ödenmediğini, ... Şirketi aleyhinde açılan davalarda 20.02.2024 tarihli celselerinde ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini, davacı tarafından açılan, 27.01.2023 tarihinde kesinleşen, İstanbul Anadolu 8.
İş Mahkemesi’nin 2017/373 esas sayılı ilamının icra takibine konulabilmesi için, Tasfiye Halinde ... Müh ve İnş Ltd. Şti.'nin ihyasına,sicile yeniden tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili; müvekkilinin TTK m. 32 ve yönetmelik çerçevesinde işlem yaptığını, sicilin tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki dahilinde değerlendirip ve sonuca bağladığını; yargı merci gibi hareket edemeyeceğini,yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiği aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu,tasfiye prosedürünün eksik bırakılmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini,tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK nın 545/1’maddesi gereğince tasfiye memurlarının başvurusu üzere işlem yaptığını,ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurununTTK nın 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargı gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, müvekkili Müdürlük yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tasfiye memuru vekili; tasfiyenin eksiksiz yapıldığını, ticaret sicil gazetesinde ilanların yapıldığını, eksik bırakılan işlem olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; ihyası talep edilen şirket hakkında tasfiye tarihinden evvel kesinleşmiş mahkeme kararı olması sebebiyle, dava konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı tasfiye memuru vekili; ... Müh ve İnş Ltd. Şti.'nin tasfiye işlemi yapılırken usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını, şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinerek sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olmasının gerektiğini,terkinin 07.07.2023 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiğini, tasfiye işlemlerinin eksiksiz yerine getirildiğini, gerekli bütün ilanların usulüne uygun yapıldığını belirterek,kararın kaldırılmasını,davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Dava,şirketin ihyası istemine ilişkindir. TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, YK üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemece istem yerinde görülürse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilebilir. Ticaret sicil kayıtlarında şirketin tasfiyesinin sona erdiği 07/07/2023 tarihinde tescil edilerek tasfiyenin tamamlandığı,şirket aleyhine açılan Anadolu 8.
İş Mahkemesinin 2017/373 esas sayılı dava dosyasında verilen kararın kesinleştiği ,kesinleşen ilamın icra takibine konulabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. HMK'nın 326-(1) maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olduğundan davada haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. Somut olayda, TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, davalı tasfiye memurunun,şirketin ihya edilmesinin, davacının alacağını tahsil edebilmesini sağlamayacağına ilişkin savunmasının eldeki davanın konusu olmadığı anlaşıldığı, şirket tüzel kişiliğinin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan 453-TL istinaf yargı giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/10/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/37299 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi