6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin ihyası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6368 E. 2024/55 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': 'beş yıllık', 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsil kayyımı sınırlı ihya ödeme emri tebliği finansal kiralama sözleşmesi münfesihlik yargılama giderlerinden sorumluluk re'sen terkin kayyım atanması ödeme emri finansal kiralama yasal hasım şirketin tasfiyesi ticaret sicili tescili kayyım sermaye artırımı şirketin ihyası tasfiye memuru atanması vekâlet ücreti sicilden terkin yargılama giderleri derdestlik ihya tasfiye memuru hak düşürücü süre kaldırma ve yeniden hüküm anonim şirket ihtar limited şirket yargılama gideri tebligat ticaret sicili ek tasfiye terkin ilan dava sebebi cy/cy kaydı temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 7TTK 547TTK 574TTK -7

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 16.03.2023

SAYISI : 2023/24 E., 2023/212 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2017/4905 sayılı dosyasında başlatılan takipte, borçlunun terkin edilmesi nedeniyle ödeme emrinin tebliğ edilemediğini, sicil kaydının silinmesi ile alacakların tahsilinin engellendiğini ileri sürerek re'sen terkin edilen Gaıa Reklamevi ve Basım Hizmetleri Ltd. Şti.nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince tesis edilen re'sen terkin işleminin, ihyası istenen şirketin sermaye artırım yükümlülüğünü yerine getirmediğinin anlaşılması üzerine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğin re'sen terkin kapsamına alınarak, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesi ile sicil kaydının re’sen terkin edildiğini, ihyası halinde şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini belirterek müvekkilinin, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, ihyası istenilen şirketin sermaye artırımı yapmamasından dolayı 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre sicilden terkin edildiği, aynı maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca, şirketin sicil kayıtlarına göre şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar yollanması gerekmesine rağmen tarafça şirkete ve şirket temsilcilerine re'sen terkin ihtarına dair ayrı ayrı tebligat çıkarılmadığı, buna ilişkin tebliğ mazbatalarının dosyaya sunulmadığı, terkine ilişkin ihtar yalnız ilan yoluyla yapıldığından terkin işleminin usulsüz olduğu, beş yıllık hak düşürücü sürenin bu sebeple dikkate alınmayacağı ve davalının yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğu, ihyası istenilen şirketin son yetkili temsilcisi olan ...'ın 11.12.2018 tarihinde vefat ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Gaıa Reklamevi ve Basım Hizmetleri Ltd. Şti. unvanlı şirketin sicildeki terkin kaydının İstanbul 10. İcra Dairesi'nin 2017/4905 sayılı icra dosyasının yürütülmesi işlemleriyle sınırlı olarak iptali ile aynı unvanla ticaret siciline tescili sureti ile ihyasına, şirketin temsile son yetkilinin vefat etmiş olması, başkaca ortak ve yetkilisinin bulunmaması nedeniyle Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Özlem Babaeker'in 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alehylerine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönü ile kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, yasal hasım konumunda olan davalı Sicil Müdürlüğünün, şirketin terkin işlemlerinin yapıldığı tarihte, şirket hakkındaki derdest davadan haberdar olduğuna ve bu hususta bilgilendirildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığı gibi, terkin işleminin usulsüzlüğüne dair başkaca bir sebep ve delil de ileri sürülmediğinden davanın açılmasına sebebiyet vermediği, İlk Derece Mahkemesince 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca şirket yetkililerine yapılması gereken tebligatların yapılmadığı gerekçesiyle davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulduğu ancak davalı vekilinin şirketi temsile yetkili kişilere tebligat yapıldığını, dava dilekçesinde işlemin usulsüzlüğüne ilişkin bir iddianın ileri sürülmediğini, davacı tarafından ileri sürülmeyen bir hususun mahkemece dikkate alınarak yasal hasım olan davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini savunduğu, davacının geçici 7 nci maddenin onbeşinci fıkrasına dayanarak şirketin ihyası isteminde bulunduğu dikkate alındığında ve geçici 7 nci maddede gösterilen şartlar gerçekleşmeden şirketin terkin edildiği ileri sürülmediğine göre, Mahkemece davalının tesis ettiği işlemin hatalı olduğu kabul edilerek yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı vekilinin istinaf başvurusu bu nedenle yerinde olduğu, öte yandan, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden terkin edilmiş olan bir şirketin ihyasına karar verildiğinde, ayrıca tasfiye memuru atanmaması gerektiği, zira şirketin tasfiyesiz olarak sicilden terkin edildiği, tasfiye memuru atanması halinde, bu kararla şirketin varsa terkin öncesi organlarıyla temsil edileceği, yöneticilerin süresi dolmuşsa, şirketin kendi organlarını seçebileceği gibi, bunun gerçekleşmemesi halinde, şirket aleyhine açılan dava için de esas davayı gören mahkemece bir temsil kayyımı atanması suretiyle yargılamaya devam edilebileceği, şirketin veya bir mal varlığının tasfiyesi söz konusu olmadığından tasfiye memuru atanmasının da söz konusu olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının re'sen kaldırılmasına, yeninden esas hakkında hüküm kurulmasına, buna göre davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Memurluğunun 401668-0 sicil numarasına kayıtlı iken 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca re'sen terkin edilmiş olan Gaıa Reklamevi ve Basım Hizmetleri Ltd. Şti.nin sicil kaydının, İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2017/4905 sayılı dosyası yönünden yapılacak işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ilanına, davalı yasal hasım konumunda olduğundan, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sınırlı ihya durumunda 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memuru atanması gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli, 2017/11-3184 E. ve 2021/1107 K. sayılı ilâmının ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05.09.2022 tarihli, 2022/5079 E. ve 2022/5435 K. Sayılı kararlarının aynı yönde olduğunu, tasfiye memuru atanmaması durumunda MERSİS'te işlem yapılamayacağını belirterek ihyası istenen şirkete tasfiye memuru atanması yönünde karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilden re'sen terkin edilen şirketin, bu şirkete karşı başlatılmış ancak taraf teşkilinden dolayı ödeme emri tanzim edilmemesi sebebi ile ihyası talebine ilişkin olup, uyuşmazlık ihya kararı ile birlikte şirkete tasfiye memuru atanıp atanamayacağı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 574 nci maddesinin ikinci fıkrası, geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası, onbeşinci fıkrası.

3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/11-3184 E., 2021/1107 K. sayılı ilâmı, 11. Hukuk Dairesinin 05.09.2022 tarihli ve 2022/5079 E., 2022/5435 K. sayılı ilâmı, 2022/490 E., 2022/754 K. Sayılı ilâmı.

3. Değerlendirme

İhyası istenen şirketin ticaret sicilden terkin sebebi sermaye artırım yükümlülüğünü yerine getirmemesinden dolayı 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinden kaynaklanmaktadır. Mezkûr madde, ihyaya karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte, münfesihlik durumu ortadan kalkmamış şirket hakkında verilen ihya kararının ek tasfiye olarak değerlendirilip aynı Kanun'un 547 nci maddesinde olduğu gibi sınırlı olarak ihyaya karar verilmesi ve aynı zamanda tasfiye memuru atanması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden terkin edilmiş olan bir şirketin ihyasına karar verildiğinde ayrıca tasfiye memuru atanmaması gerektiği yönündeki kararı isabetli olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3392 E. 2011/7915 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Resen terkin

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13044 E. 2015/12433 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6897 E. 2024/98 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4460 E. 2023/5281 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/332 E. 2023/906 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/6368 E.  ,  2024/55 K.

"İçtihat Metni"

Esas No : 2023/6368

Karar No : 2024/55

¸

T. C.

YARGITAY

1 1 . HUKUKDAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

YARGITAYİL Â M I

Esas No : 2023/6368

Karar No : 2024/55

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

TARİHİ 20.09.2023

SAYISI 2023/1079 Esas, 2023/1424 Karar

DAVACI Halk Finansal Kiralama Anonim Şirketi vekili

HÜKÜM

İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm

tesisi ile davanın kabulü

TEMYİZ EDEN Davalı vekili

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ 16.03.2023

SAYISI 2023/24 E., 2023/212 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2017/4905 sayılı dosyasında başlatılan takipte, borçlunun terkin edilmesi nedeniyle ödeme emrinin tebliğ edilemediğini, sicil kaydının silinmesi ile alacakların tahsilinin engellendiğini ileri sürerek re'sen terkin edilen Gaıa Reklamevi ve Basım Hizmetleri Ltd. Şti.nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince tesis edilen re'sen terkin işleminin, ihyası istenen şirketin sermaye artırım yükümlülüğünü yerine getirmediğinin anlaşılması üzerine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğin re'sen terkin kapsamına alınarak, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesi ile sicil kaydının re’sen terkin edildiğini, ihyası halinde şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini belirterek müvekkilinin, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, ihyası istenilen şirketin sermaye artırımı yapmamasından dolayı 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre sicilden terkin edildiği, aynı maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca, şirketin sicil kayıtlarına göre şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar yollanması gerekmesine rağmen tarafça şirkete ve şirket temsilcilerine re'sen terkin ihtarına dair ayrı ayrı tebligat çıkarılmadığı, buna ilişkin tebliğ mazbatalarının dosyaya sunulmadığı, terkine ilişkin ihtar yalnız ilan yoluyla yapıldığından terkin işleminin usulsüz olduğu, beş yıllık hak düşürücü sürenin bu sebeple dikkate alınmayacağı ve davalının yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğu, ihyası istenilen şirketin son yetkili temsilcisi olan ...'ın 11.12.2018 tarihinde vefat ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Gaıa Reklamevi ve Basım Hizmetleri Ltd.

Şti. unvanlı şirketin sicildeki terkin kaydının İstanbul 10. İcra Dairesi'nin 2017/4905 sayılı icra dosyasının yürütülmesi işlemleriyle sınırlı olarak iptali ile aynı unvanla ticaret siciline tescili sureti ile ihyasına, şirketin temsile son yetkilinin vefat etmiş olması, başkaca ortak ve yetkilisinin bulunmaması nedeniyle Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Özlem Babaeker'in 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alehylerine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönü ile kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, yasal hasım konumunda olan davalı Sicil Müdürlüğünün, şirketin terkin işlemlerinin yapıldığı tarihte, şirket hakkındaki derdest davadan haberdar olduğuna ve bu hususta bilgilendirildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığı gibi, terkin işleminin usulsüzlüğüne dair başkaca bir sebep ve delil de ileri sürülmediğinden davanın açılmasına sebebiyet vermediği, İlk Derece Mahkemesince 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca şirket yetkililerine yapılması gereken tebligatların yapılmadığı gerekçesiyle davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulduğu ancak davalı vekilinin şirketi temsile yetkili kişilere tebligat yapıldığını, dava dilekçesinde işlemin usulsüzlüğüne ilişkin bir iddianın ileri sürülmediğini, davacı tarafından ileri sürülmeyen bir hususun mahkemece dikkate alınarak yasal hasım olan davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini savunduğu, davacının geçici 7 nci maddenin onbeşinci fıkrasına dayanarak şirketin ihyası isteminde bulunduğu dikkate alındığında ve geçici 7 nci maddede gösterilen şartlar gerçekleşmeden şirketin terkin edildiği ileri sürülmediğine göre, Mahkemece davalının tesis ettiği işlemin hatalı olduğu kabul edilerek yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı vekilinin istinaf başvurusu bu nedenle yerinde olduğu, öte yandan, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden terkin edilmiş olan bir şirketin ihyasına karar verildiğinde, ayrıca tasfiye memuru atanmaması gerektiği, zira şirketin tasfiyesiz olarak sicilden terkin edildiği, tasfiye memuru atanması halinde, bu kararla şirketin varsa terkin öncesi organlarıyla temsil edileceği, yöneticilerin süresi dolmuşsa, şirketin kendi organlarını seçebileceği gibi, bunun gerçekleşmemesi halinde, şirket aleyhine açılan dava için de esas davayı gören mahkemece bir temsil kayyımı atanması suretiyle yargılamaya devam edilebileceği, şirketin veya bir mal varlığının tasfiyesi söz konusu olmadığından tasfiye memuru atanmasının da söz konusu olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının re'sen kaldırılmasına, yeninden esas hakkında hüküm kurulmasına, buna göre davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Memurluğunun 401668-0 sicil numarasına kayıtlı iken 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca re'sen terkin edilmiş olan Gaıa Reklamevi ve Basım Hizmetleri Ltd.

Şti.nin sicil kaydının, İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2017/4905 sayılı dosyası yönünden yapılacak işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ilanına, davalı yasal hasım konumunda olduğundan, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sınırlı ihya durumunda 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memuru atanması gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli, 2017/11-3184 E. ve 2021/1107 K. sayılı ilâmının ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05.09.2022 tarihli, 2022/5079 E. ve 2022/5435 K. Sayılı kararlarının aynı yönde olduğunu, tasfiye memuru atanmaması durumunda MERSİS'te işlem yapılamayacağını belirterek ihyası istenen şirkete tasfiye memuru atanması yönünde karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilden re'sen terkin edilen şirketin, bu şirkete karşı başlatılmış ancak taraf teşkilinden dolayı ödeme emri tanzim edilmemesi sebebi ile ihyası talebine ilişkin olup, uyuşmazlık ihya kararı ile birlikte şirkete tasfiye memuru atanıp atanamayacağı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 574 nci maddesinin ikinci fıkrası, geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası, onbeşinci fıkrası.

3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/11-3184 E., 2021/1107 K. sayılı ilâmı, 11. Hukuk Dairesinin 05.09.2022 tarihli ve 2022/5079 E., 2022/5435 K. sayılı ilâmı, 2022/490 E., 2022/754 K. Sayılı ilâmı.

3. Değerlendirme

İhyası istenen şirketin ticaret sicilden terkin sebebi sermaye artırım yükümlülüğünü yerine getirmemesinden dolayı 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinden kaynaklanmaktadır. Mezkûr madde, ihyaya karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte, münfesihlik durumu ortadan kalkmamış şirket hakkında verilen ihya kararının ek tasfiye olarak değerlendirilip aynı Kanun'un 547 nci maddesinde olduğu gibi sınırlı olarak ihyaya karar verilmesi ve aynı zamanda tasfiye memuru atanması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden terkin edilmiş olan bir şirketin ihyasına karar verildiğinde ayrıca tasfiye memuru atanmaması gerektiği yönündeki kararı isabetli olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/999098600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.