Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3392 E. 2011/7915 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tarafların % 50 oranında kusurlu bulurak verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın Dairemizce davacı yararına bozulması sonrasında bozma ilamına uyularak davanın kabulüne, (4905) TL’nın 23.01.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6368 E. 2024/55 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temsil kayyımı · sınırlı ihya · ödeme emri tebliği · finansal kiralama sözleşmesi · münfesihlik · yargılama giderlerinden sorumluluk · re'sen terkin · kayyım atanması
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, «yasal hasım» konumunda olan davalı Sicil Müdürlüğünün, şirketin «terkin» işlemlerinin yapıldığı tarihte, şirket hakkındaki «derdest» davadan haberdar olduğuna ve bu hususta bilgilendirildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığı gibi, terkin işleminin usulsüzlüğüne dair başkaca bir sebep ve delil de ileri sürülmediğinden davanın açılmasına sebebiyet vermediği, İlk Derece Mahkemesince 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca şirket yetkililerine yapılması gereken «tebligatların» yapılmadığı gerekçesiyle davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulduğu ancak davalı vekilinin şirketi «temsile» yetkili kişilere tebligat yapıldığını, dava dilekçesinde işlemin usulsüzlüğüne ilişkin bir iddianın ileri sürülmediğini, davacı tarafından ileri sürülmeyen bir hususun mahkemece dikkate alınarak yasal hasım olan davalı aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini savunduğu, davacının geçici 7 nci maddenin onbeşinci fıkrasına dayanarak «şirketin ihyası» isteminde bulunduğu dikkate alındığında ve geçici 7 nci maddede gösterilen şartlar gerçekleşmeden şirketin terkin edildiği ileri sürülmediğine göre, Mahkemece davalının tesis ettiği işlemin hatalı olduğu kabul edilerek yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı vekilinin istinaf başvurusu bu nedenle yerinde olduğu, öte yandan, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca «sicilden terkin» edilmiş olan bir şirketin ihyasına karar verildiğinde, ayrıca «tasfiye memuru atanmaması» gerektiği, zira «şirketin tasfiyesiz» olarak sicilden terkin edildiği, tasfiye memuru atanması halinde, bu kararla şirketin varsa terkin öncesi organlarıyla temsil edileceği, yöneticilerin süresi dolmuşsa, şirketin kendi organlarını seçebileceği gibi, bunun gerçekleşmemesi halinde, şirket aleyhine açılan dava için de esas davayı gören mahkemece bir «temsil kayyımı atanması» suretiyle yargılamaya devam edilebileceği, şirketin veya bir mal varlığının tasfiyesi söz konusu olmadığından tasfiye memuru atanmasının da söz konusu olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının re'sen kaldırılmasına, yeninden esas hakkında hüküm kurulmasına, buna göre davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Memurluğunun 401668-0 sicil numarasına kayıtlı iken 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca re'«sen terkin» edilmiş olan Gaıa Reklamevi ve Basım Hizmetleri Ltd.
İcra Müdürlüğünün 2017/4905 sayılı dosyasında başlatılan takipte, borçlunun «terkin» edilmesi nedeniyle «ödeme emrinin tebliğ» edilemediğini, sicil «kaydının» silinmesi ile alacakların tahsilinin engellendiğini ileri sürerek re'«sen terkin» edilen Gaıa Reklamevi ve Basım Hizmetleri Ltd.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin «finansal kiralama sözleşmesinden» kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla İstanbul 10.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince tesis edilen re'«sen terkin» işleminin, «ihyası» istenen şirketin «sermaye artırım» yükümlülüğünü yerine getirmediğinin anlaşılması üzerine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğin re'sen terkin kapsamına alınarak, «tebligat» ve «ilan» prosedürlerinin yerine getirilmesi ile sicil «kaydının» re’sen terkin edildiğini, ihyası halinde şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiğini belirterek müvekkilinin, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3392 E. , 2011/7915 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07.12.2010 tarih ve 2010/2237-2010/2742 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Banka nezdinde bulunan müvekkiline ait hesaptan bilgisi ve rızası dışında internet bankacılığı yoluyla tanımadığı bir şahsın hesabına havale yapıldığını bildirerek havale tutarı olan (4.905) TL’nin 23.01.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tarafların % 50 oranında kusurlu bulurak verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın Dairemizce davacı yararına bozulması sonrasında bozma ilamına uyularak davanın kabulüne, (4905) TL’nın 23.01.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029205300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz