6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Derdest davanın sonlandırılması için terkin edilen şirketin ihyası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1033 E. 2022/892 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiHak düşürücü süreZamanaşımıDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Ek Tasfiye mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

TTK 547. maddesi uyarınca, tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen bir şirket hakkında, tasfiye kararından önce doğan bir olaya dayalı derdest bir dava bulunuyorsa ve bu davanın sonuçlandırılması ile kararın infazı ek tasfiye işlemi gerektiriyorsa, davacının şirketin ihyası talebinde hukuki yararı vardır ve TTK 547 zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlanmadığından bu tür talepler süreye tabi değildir. Ek tasfiye davasında şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesi kesin yetkilidir. Tasfiyeyi şirketin borçları tam ödenmeden kapatan tasfiye memuru, ihya/ek tasfiye davasında zorunlu hasım olup davaya kusuruyla sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumludur; buna karşılık yasal hasım sıfatıyla davada bulunan ticaret sicil müdürlüğü yargı giderinden sorumlu tutulamaz.

Ele alınan sorunlar

Ek tasfiye davasında yetkili mahkeme → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, kendi adresi itibariyle Alaplı mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 547. maddesi uyarınca ek tasfiye davasında şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi yetkilidir ve bu yetki kesindir; kesin yetkiye ilişkin düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir. Şirket merkezi İstanbul Anadolu Adliyesi yargı alanında bulunduğundan davalı vekilinin mahkemenin yetkisine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Şirketin ihyası talebinde hukuki yarar ve TTK 547 kapsamında ek tasfiye zorunluluğu → ret

Gerekçe: Şirketin tasfiyesinin sona erdiği tarihte sicil kaydı terkin edilmiş olsa da, tasfiye kararı alınmadan ve tasfiye sonlandırılmadan önce gerçekleşen bir olaya dayalı rücuen tazminat davasının derdest olduğu, bu davanın sonlandırılabilmesi ve verilecek kararın infazının TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği tespit edilmiştir. Derdest dava var iken tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle davacının hakkının sona erdiği kabul edilemez; davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. Bu nedenle TTK 547. madde gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından şirketin ihyasında ve tasfiye işlemlerini yürütmek üzere tasfiye memuru atanmasında isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ek tasfiye davasında zamanaşımı/hak düşürücü süre itirazı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nin 547. maddesinde zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmediğinden, davalı tasfiye memurunun zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yargılama giderinin ve vekalet ücretinin tasfiye memurundan tahsili → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, yargı gideri ve vekalet ücretinin müvekkilinden tahsiline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK 326/1 uyarınca yargı giderleri, kanunda yazılı haller dışında davada haksız çıkan taraftan alınır. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur; tasfiye memuru ek tasfiye/ihya davalarında zorunlu hasım durumundadır ve şirketin borçları tam olarak ödenmeden tasfiyeyi kapatan tasfiye memuru, kusuruyla dava açılmasına neden olmuştur. Bu nedenle davada haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama giderine ve davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü ise yasal hasım konumunda olduğundan aleyhine yargı giderine hükmedilemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TTK 547 kapsamında ek tasfiye/ihya davalarının kesin yetki, hukuki yarar, süreye bağlı olmama ve tasfiye memurunun yargılama giderlerinden zorunlu hasım sıfatıyla sorumluluğu konularında BAM'ın kendi norm yorumuyla oluşturduğu, bölgesel ikna edici nitelikte bir karardır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
TTK 547. madde kapsamında açılan ek tasfiye (şirketin ihyası) davalarında şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi kesin yetkilidir; bu yetki kamu düzenine ilişkindir.
Zamanaşımı
TTK'nin 547. maddesinde ek tasfiye/ihya talebi için zamanaşımı süresi öngörülmemiştir.
Hak düşürücü süre
TTK'nin 547. maddesinde ek tasfiye/ihya talebi için hak düşürücü süre öngörülmemiştir.
Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye şirketin ihyası kesin yetki hukuki yarar tasfiye memuru zorunlu hasım yargılama gideri vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 326-(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1033

KARAR NO 2022/892

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/06/2021

NUMARASI 2020/859 Esas - 2021/426 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/06/2022

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı şirket ile müvekkili kurum arasında Yalova İş Mahkemesi'nin 2016/444 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan rücuen tazminat davasısının yargılaması sırasında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 22/11/2019 tarih ve ... sayılı yazısı ile davalı şirketin ticaret sicil kaydının terkin olduğunun bildirildiğini, mahkemece 18/12/2019 tarihli ara karar ile şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini beyanla, ... Taş. Tic. Ltd. Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, söz konusu şirket hakkında bir dava olduğu halde tasfiyenin eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı, yargılaması devam eden söz konusu 2016/444 Esas sayılı davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infaz işlemlerinin yapılmasının TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirket ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiğinden sübut bulan davanın kabulü ile şirketin Yalova İş Mahkemesi'nin 2016/444 Esas sayılı dosyası ve kararın infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihyasına, ek tasfiye işlemlerinin şirketin belirtilen temsilcisi tarafından yapılması uygun görülerek davalı olarak temsilci tasfiye memuru atanmasına, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım konumunda olması ve şirket hakkında açılacak davayı bilecek durumda olmaması nedeni ile sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı Tasfiye Memuru ... vekili, davanın hakdüşürücü ve zamanaşımı süresinde açılmadığını, mahkemenin yetkisiz olduğunu müvekkili tasfiye memurunun adresi itibariyle Alaplı mahkemelerinin yetkili olduğunu , şirketin hiçbir mal varlığının olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, yargı gideri ve vekalet ücretinin müvekkilinden tahsiline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Ek tasfiye davasında şirket merkezinde bulunan asliye ticaret mahkemesinin yetkisi kesin yetki olup, kesin yetkiye ilişkin düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir.

Şirket merkezi İstanbul Anadolu Adliyesi yargı alanında bulunduğundan davalı vekilinin mahkemenin yetkisine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamaktadır. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 24/10/2012 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, Tasfiye Halinde ... Ticaret Limited Şirketi'nin Yalova İş Mahkemesi'nin 2016/444 esas sayılı dosyasında davalı olarak bulunduğu, davanın tasfiye kararı alınmadan ve tasfiye sonlandırılmadan evvel gerçekleşen meslek hastalığına dayalı davacı kurum ödemelerinin rücuusu istemli olarak 03/11/2016 tarihinde açıldığı, davacının açtığı davanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu, tasfiye memurunun tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı,TTK nun 547.maddesinde zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmediğinden davalı tasfiye memurunun zamanaşımı, hak düşürücü sürenin geçtiğine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

H.M.K.'nın 326-(1) maddesi uyarınca; kanunda yazılı haller dışında, yargı giderleri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Buna göre dava da haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama giderine hükmetmek gerekmektedir. Davalılardan ticaret sicili ise yasal hasım konumunda olduğundan sicil aleyhine yargı giderine hükmedilemeyecektir. Tasfiye memuru ihya davalarında zorunlu hasım durumunda olup, şirketin borçları tam olarak ödenmeden tasfiyeyi kapatan tasfiye memuru kusuruyla dava açılmasına neden olduğundan davacı yararına hükmedilen vekalet ücreti ve davacının yargı giderinden sorumlu tutulmasında isabetsizlik yoktur.

Tüm dosya kapsamından; TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Derdest dava var iken tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle davacının hakkının sona erdiği kabul edilemeyecektir. Bu nedenlerle şirketin ihyasında ve tasfiye memuru atanmasında, HMK 326 gereği davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı Tasfiye Memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan 100-TL istinaf yargı giderinin davalı Tasfiye Memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/06/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/99658 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.