Genel kurul toplantıya çağırılması izni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3167 E. 2023/5998 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
azınlık pay sahipliği↗ azınlık pay sahibi↗ genel kurulu toplantıya çağırma↗ esas sözleşme↗ pay sahipliği↗ aktif husumet↗ istinaf incelemesi↗ olumsuz oy↗ anonim şirket↗ ihtar↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ ihtarname↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; hakla açık anonim şirket olarak faaliyet gösteren davalı şirkette %5,03 oranında hissedar olduğunu, genel kurul toplantısı yapılmadığını, taleplerine yönetim kurulu tarafından olumlu tanıt verilmediğini ileri sürerek 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi gereğince genel kurulun toplantıya çağrılmasına yönelik izin verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kanun'un aradığı şartların oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yirmide bir hisseye sahip olup olmadığının tetkikinde, davalı şirketin toplam hisse adedinin 18.255.333 olup yirmide bir (%5) hissenin 912.766,65 adet olduğu, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan kayıttan, davalı şirketteki hissesinin 917.629 adet olduğu ve yasanın aradığı %5'i bulduğu, davacının aktif husumete ilişkin dava şartını sağladığı kabul edilerek esasa ilişkin yapılan inceleme neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz dilekçesinde özetle; davacının halka açık davalı şirkette 1/20 oranında azlık pay sahibi olmasının dava şartı olduğu ve dava şartlarının dava süresince mevcut bulunması gerektiği gözetilerek, davacının azlık pay oranına göre yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını istediği ihtar tarihinde, eldeki dava tarihinde ve karar tarihinde sahip olmaya devam ettiğine yönelik gerekli inceleme yapılmadan yazılı şekilde sadece ihtarname tarihinden sonraki tarihli pay durumu esas alınarak karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile kararın kanun yararına bozulmasını talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 412 nci maddesi uyarınca genel kurulun toplantıya çağrılmasına yönelik izin istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ( 6102 sayılı Kanun) 411 ve 412 nci maddeleri
3. Değerlendirme
1. 6102 sayılı Kanun'un 411 nci maddesinin birinci fıkrasına göre sermayenin en az onda birini halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler. Esas sözleşmeyle çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir.
2. Azınlığın, 6102 sayılı Kanun'un 411 ve 412 nci maddelerinde düzenlenmiş olan anonim şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmasını talep hakkını kullanabilmesi bazı şartların gerçekleşmiş olması şartına bağlanmıştır. Başka bir ifade ile bu yetki, azınlığın doğrudan genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi olmayıp, azınlığa ancak belirli şartlar gerçekleştikten ve belirli aşamalar tüketildikten sonra verilmektedir.
3. Bu şartlardan ilki talebin azınlık pay sahipleri tarafından yapılması olup talebin mutlaka yeterli sermaye payına sahip olan pay sahipleri tarafından birlikte yapılması gerekmektedir. Talebin, azınlık oluşturacak yeterlikte olan pay sahipleri tarafında ayrı ayrı ve birbirinden habersiz olarak yöneltilmesi halinde, Kanun'un aradığı şartın gerçekleştiğinden söz edilemez.
4. İkinci şart, talebin usulüne uygun yapılmasıdır. Azınlık yönetim kuruluna yönelteceği genel kurulun toplantıya davet edilmesi yönündeki talebini noter vasıtasıyla yapmalıdır.
5. Bu iki şartın sağlanması ile yönetim kurulu çağrı talebini değerlendirerek olumlu veya olumsuz bir karar verir. Talebin reddi veya reddedilmiş sayılması halinde ise talepte bulunan azınlık pay sahiplerinin Mahkemeye başvuru imkanı bulunmaktadır. Nitekim işbu davada da azınlık pay sahibi olduğunu iddia eden davacı bu yola başvurmuştur.
6. Başvuru üzerine Mahkemece öncelikli olarak yapılması gereken iş davacı pay sahibinin azınlık hakkı veren oranda paya sahip olup olmadığının ve daha önce noter aracılığı ile yönetim kuruluna yazılı ve gerekçeli başvuru yapılıp yapılmadığını incelemektir.
7. Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Mahkemece, dava dilekçesine ekli kayıtlar ve davacının 30.11.2022 tarihli dilekçesi ekindeki belgeler nazara alınarak davacının pay durumunun tespiti ile azınlık pay sahibi olduğu kanaatiyle karar verilmiş ise de; ihtarname tarihi itibariyle davacının azınlık pay sahibi olup olmadığı hususunda bir inceleme yapılmadığı gibi, azınlık pay sahipliği durumunun yargılama boyunca sağlanması gereken bir şart olduğunun da dikkate alınmaması doğru olmamış ve kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmişitr.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Genel kurul toplantıya çağırılması izni 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3167 E. 2023/5998 K.
Ortak:azınlık pay sahipliği · azınlık pay sahibi · genel kurulu toplantıya çağırma · pay sahipliği · aktif husumet · istinaf incelemesi · olumsuz oy · anonim şirket · dava şartı · Genel kurul toplantıya çağırılması izni
İncelediğiniz kararda… indiğinde; Mahkemece, dava dilekçesine ekli kayıtlar ve davacının 30.11.2022 tarihli dilekçesi ekindeki belgeler nazara alınarak davacının pay durumunun tespiti ile «azınlık pay sahibi» olduğu kanaatiyle karar verilmiş ise de; «ihtarname» tarihi itibariyle davacının azınlık pay sahibi olup olmadığı hususunda bir inceleme yapılmadığı gibi, «azınlık pay sahipliği» durumunun yargılama boyunca sağlanması gereken bir şart olduğunun da dikkate alınmaması doğru olmamış ve kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmişitr.
6102 sayılı Kanun'un 411 nci maddesinin birinci fıkrasına göre sermayenin en az onda birini halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan «pay sahipleri», yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler.
Bu şartlardan ilki talebin «azınlık pay sahipleri» tarafından yapılması olup talebin mutlaka yeterli sermaye payına sahip olan pay sahipleri tarafından birlikte yapılması gerekmektedir.
Benzer bu kararda… indiğinde; Mahkemece, dava dilekçesine ekli kayıtlar ve davacının 30.11.2022 tarihli dilekçesi ekindeki belgeler nazara alınarak davacının pay durumunun tespiti ile «azınlık pay sahibi» olduğu kanaatiyle karar verilmiş ise de; «ihtarname» tarihi itibariyle davacının azınlık pay sahibi olup olmadığı hususunda bir inceleme yapılmadığı gibi, «azınlık pay sahipliği» durumunun yargılama boyunca sağlanması gereken bir şart olduğunun da dikkate alınmaması doğru olmamış ve kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmişitr.
6102 sayılı Kanun'un 411 nci maddesinin birinci fıkrasına göre sermayenin en az onda birini halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan «pay sahipleri», yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler.
Bu şartlardan ilki talebin «azınlık pay sahipleri» tarafından yapılması olup talebin mutlaka yeterli sermaye payına sahip olan pay sahipleri tarafından birlikte yapılması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1521 E. 2022/3129 K.
Ortak:genel kurulu toplantıya çağırma · esas sözleşme · ihtar · yetki · yönetim kurulu kararı · ihtarname · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz kararda… olduğu ve dava şartlarının dava süresince mevcut bulunması gerektiği gözetilerek, davacının azlık pay oranına göre yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını istediği «ihtar» tarihinde, eldeki dava tarihinde ve karar tarihinde sahip olmaya devam ettiğine yönelik gerekli inceleme yapılmadan yazılı şekilde sadece «ihtarname» tarihinden sonraki tarihli pay durumu esas alınarak karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile kararın kanun yararına bozulmasını talep ed …
Başka bir ifade ile bu «yetki», azınlığın doğrudan «genel kurulu toplantıya çağırma» yetkisi olmayıp, azınlığa ancak belirli şartlar gerçekleştikten ve belirli aşamalar tüketildikten sonra verilmektedir.
İlk Derece Mahkemesince «kesin» olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.
Benzer bu karardaTTK’nın 410/2. maddesi gereği Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, «toplantı nisabının» oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir, aynı Kanun'un 411'inci ve devamında 412'nci maddelerinde ise, sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, «esas sözleşmeyle», çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, çağrı ve gündeme madde konulması isteminin noter aracılığıyla yapılacağı, yönetim kurulunun çağrıyı kabul etmesi halinde genel kurulu en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağıracağı aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı, pay sahiplerinin istemlerinin «yönetim kurulu» tarafından reddedilmesi veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmemesi halinde aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği, mahkemenin toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir «kayyım» atayacağı ve zorunluluk olmadıkça dosya üzerinde inceleme yaparak «kesin» olarak karar vereceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia,ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının TTK'nın 412. maddesine uygun olarak önce noter «ihtarı» ile yönetim kuruluna başvurduğu ancak bir sonuç alamadığı, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmakta» haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre de diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği, bunun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin «son» genel kurul toplantısından itibarende geçen süre de dikkate alındığında tebliğat yapılan yönetim kurulunca ihtarda belirtilen sürede cevap verilmediği gerekçesiyle genel kurulu toplantıya çağırmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen «kayyım atanmasına» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının gönderdiği 07/01/2021 tarihli noter ihtarından herhangi bir sonuç alamadığı, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmakta» haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği; bu hususun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin «son» genel kurul toplantısından itibaren de geçen süre dikkate alındığında yönetim kurulunun süresinde cevap verilmediği, oluşan duruma nazaran talebin kabulünde «hukuki yarar» bulunduğu gerekçesiyle çağrıyı yapmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen «kayyım atanmasına» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı ve karar nisabı · kayyım atanması · karar nisabı · şirket merkezi mahkemesi · kayyım · hukuki yarar · yetkisizlik kararı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının gönderdiği 07/01/2021 tarihli noter ihtarından herhangi bir sonuç alamadığı, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmakta» haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği; bu hususun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin «son» genel kurul toplantısından itibaren de geçen süre dikkate alındığında yönetim kurulunun süresinde cevap verilmediği, oluşan duruma nazaran talebin kabulünde «hukuki yarar» bulunduğu gerekçesiyle çağrıyı yapmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen «kayyım atanmasına» «kesin» olarak karar verilmiştir.
TTK’nın 410/2. maddesi gereği Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, «toplantı nisabının» oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir, aynı Kanun'un 411'inci ve devamında 412'nci maddelerinde ise, sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, «esas sözleşmeyle», çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, çağrı ve gündeme madde konulması isteminin noter aracılığıyla yapılacağı, yönetim kurulunun çağrıyı kabul etmesi halinde genel kurulu en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağıracağı aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı, pay sahiplerinin istemlerinin «yönetim kurulu» tarafından reddedilmesi veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmemesi halinde aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği, mahkemenin toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir «kayyım» atayacağı ve zorunluluk olmadıkça dosya üzerinde inceleme yaparak «kesin» olarak karar vereceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia,ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının TTK'nın 412. maddesine uygun olarak önce noter «ihtarı» ile yönetim kuruluna başvurduğu ancak bir sonuç alamadığı, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmakta» haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre de diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği, bunun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin «son» genel kurul toplantısından itibarende geçen süre de dikkate alındığında tebliğat yapılan yönetim kurulunca ihtarda belirtilen sürede cevap verilmediği gerekçesiyle genel kurulu toplantıya çağırmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen «kayyım atanmasına» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Şöyle ki, 410 uncu maddenin ikinci fıkrası tek bir pay sahibine dahi ''yönetim kurulunun devamlı olmak kaydıyla toplanamaması, «toplantı nisabının» oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması" şartıyla anılan talep hakkını vermektedir.
-
Genel kurulu toplantıya çağırma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6861 E. 2023/1398 K.
Ortak:genel kurulu toplantıya çağırma · pay sahipliği · istinaf incelemesi · yönetim kurulu kararı · ihtarname · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz kararda6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin «kesin» olarak verdikleri kararlar ile «istinaf incelemesinden» geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
6102 sayılı Kanun'un 411 nci maddesinin birinci fıkrasına göre sermayenin en az onda birini halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan «pay sahipleri», yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler.
… indiğinde; Mahkemece, dava dilekçesine ekli kayıtlar ve davacının 30.11.2022 tarihli dilekçesi ekindeki belgeler nazara alınarak davacının pay durumunun tespiti ile «azınlık pay sahibi» olduğu kanaatiyle karar verilmiş ise de; «ihtarname» tarihi itibariyle davacının azınlık pay sahibi olup olmadığı hususunda bir inceleme yapılmadığı gibi, «azınlık pay sahipliği» durumunun yargılama boyunca sağlanması gereken bir şart olduğunun da dikkate alınmaması doğru olmamış ve kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmişitr.
Benzer bu kararda6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin «kesin» olarak verdikleri kararlar ile «istinaf incelemesinden» geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
İlk Derece Mahkemesince «kesin» olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; şirketin azlık «pay sahipleri» olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 411 inci madde hükmü kapsamında şirketin 2021 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantı gündemine birtakım maddelerin eklenmesini talep ettiklerini, fakat bu taleplerinin şirket tarafından kanuna aykırı olarak reddedildiğini, şirketin 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı gündeminin taraflarınca belirlenmesini, dava konusu gündem maddelerinin Olağan Genel Kurul Toplantı gündemine eklenmesini ve anılan Genel Kurul Toplantısını düzenlemek, yönetmek ve toplantıda alınacak kararların uygulanabilmesi için «kayyım atanmasına» karar verilmesini talep etmişlerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayyım atanması · sorumluluk davası · şirket merkezi mahkemesi · kayyım · muvazaa · olağanüstü genel kurul · şirket zararı · usulden reddi
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, dava dışı...'un davalı şirketin «yönetim kurulu» başkanı olduğunu, davalı şirketin SEM EU...A.Ş. ile yapılan ticari ilişkilerinin «muvazaalı» olduğunu ve davalı «şirketi zarara» uğratmak ve...'a örtülü kâr dağıtmak amacı taşıdığını, davacının genel kurul toplantısına madde eklenmesi ile dava dışı... ve dava dışı SEM EU...A.Ş. arasındaki ticari ilişkinin sonra erdirilip «geçersiz» sayılmasını talep ettiğini ancak talebin soyut nitelikte kaldığını, kanıtlanamadığını, bununla birlikte belirtilen zarar taleplerine ilişkin olarak her zaman davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri hakkında «sorumluluk davası» açabileceğini belirterek davanın açılmasında «hukuki yarar» olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; şirketin azlık «pay sahipleri» olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 411 inci madde hükmü kapsamında şirketin 2021 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantı gündemine birtakım maddelerin eklenmesini talep ettiklerini, fakat bu taleplerinin şirket tarafından kanuna aykırı olarak reddedildiğini, şirketin 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı gündeminin taraflarınca belirlenmesini, dava konusu gündem maddelerinin Olağan Genel Kurul Toplantı gündemine eklenmesini ve anılan Genel Kurul Toplantısını düzenlemek, yönetmek ve toplantıda alınacak kararların uygulanabilmesi için «kayyım atanmasına» karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların gündeme eklenmesini talep ettikleri hiçbir husus bakımından «hukuki yararlarının» olmadığını, bu nedenle davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerektiğini, davacıların müvekkil şirkete iletmiş oldukları ve 2021 yılına ait «olağan genel kurul» toplantı gündemine madde eklenmesi taleplerini içerir «ihtarnamelerinde», hiçbir yazılı gerektirici «sebebe» yer verilmediğini, bu nedenden ötürü, anılan taleplerin 6102 sayılı Kanun 411 inci madde hükmüne uygun olmadığı gibi, buna dayanarak dava açılmasının hukuken yerin …
… ası hakkında karar verilmesi gerekirken, şirket ortağı olan davacıların genel kurulda görüşülüp müspet sonuç alınmasıyla yönetici aleyhinde bizzat şirket tarafından «sorumluluk davası» açılması talebini içeren istemlerinin davacı ortakların genel kurul kararına ihtiyaç duymadan şahsen yönetici aleyhinde sorumluluk davası açabilecekleri gerekçesiy …
3 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12826 E. 2017/204 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2371 E. 2017/1397 K.
Ortak:genel kurulu toplantıya çağırma · esas sözleşme · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; hakla açık «anonim şirket» olarak faaliyet gösteren davalı şirkette %5,03 oranında hissedar olduğunu, genel kurul toplantısı yapılmadığını, taleplerine «yönetim kurulu» tarafından olumlu tanıt verilmediğini ileri sürerek 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi gereğince genel kurulun toplantıya çağrılmasına yönelik izin verilmesini talep etmiştir.
6102 sayılı Kanun'un 411 nci maddesinin birinci fıkrasına göre sermayenin en az onda birini halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan «pay sahipleri», yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler.
Azınlığın, 6102 sayılı Kanun'un 411 ve 412 nci maddelerinde düzenlenmiş olan «anonim şirket» genel kurulunun toplantıya çağrılmasını talep hakkını kullanabilmesi bazı şartların gerçekleşmiş olması şartına bağlanmıştır.
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın «limited şirketlerde» genel kurulun toplanmasında çağrı usulünü düzenleyen 617/(3). maddesinde, toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, «çağrısız genel kurul», hazırlık önlemleri, tutanak, «yetkisiz» katılma konularında «anonim şirketlere» ilişkin hükümlerin, Bakanlık «temsilcisine» ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanacağı düzenlenmiş olup, bu şekilde atıf yapılan TTK 411. maddede sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, «esas sözleşmeyle», çağrı hakkının daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, «yönetim kurulu» çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurulun en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılacağı, aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı düzenlenmiş olup, TTK 412. maddesinde ise pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemlerinin yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği düzenlemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurula çağrı · çağrısız genel kurul · çağrı usulsüzlüğü · yönetim kayyımı · organsızlık · mutlak butlan · kayyım atanması · butlan
Benzer bu kararda… addesine göre genel kurulun toplantıya çağrılmasını isteme hakkının sermayenin en az 1/10'una ait şirket ortaklarına tanınması nedeniyle bu maddede şirket ortağının «genel kurula çağrı» yapma hakkını vekili vasıtası ile kullanıp kullanamayacağı hususunda düzenleme yoksa da, TTK hükümlerine göre oy hakkının pay sahibi olmayan «temsilciler» aracılığı ile kullanılması mümkün olduğu ve genel kurul çağrısının temsilci vasıtası ile yapılmasına engel teşkil eden bir düzenlemenin bulunmadığı dikkate alındığında, «çağrının usulsüz» olduğu ve genel kurulda alınan kararların «mutlak butlanla» batıl olduğu iddiasının hukuken «geçersiz» olduğu, 12/05/2014 tarihinde, «şirket müdürlerinin» seçimlerine dair alınan kararın toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu (%55 oyla) ile alınması nedeniyle hukuken geçerli olduğu ve şirketin «organsız» olmadığı anlaşıldığından, davalı şirkete «yönetici kayyım atanması» talebinin de yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın ve davalı şirkete kayyım atama talebinin reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın «limited şirketlerde» genel kurulun toplanmasında çağrı usulünü düzenleyen 617/(3). maddesinde, toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, «çağrısız genel kurul», hazırlık önlemleri, tutanak, «yetkisiz» katılma konularında «anonim şirketlere» ilişkin hükümlerin, Bakanlık «temsilcisine» ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanacağı düzenlenmiş olup, bu şekilde atıf yapılan TTK 411. maddede sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, «esas sözleşmeyle», çağrı hakkının daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, «yönetim kurulu» çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurulun en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılacağı, aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı düzenlenmiş olup, TTK 412. maddesinde ise pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemlerinin yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği düzenlemiştir.
… kanun maddeleri çerçevesinde davalılardan ...'nin ister bizzat ister vekili vasıtasıyla yasada belirtilen prosedürü yerine getirmeden şirket hissedarlarını doğrudan «olağanüstü genel kurulu» toplantısına davet hakkının bulunmadığı, bu çağrı üzerine gerçekleştirilen genel kurulda alınan kararların «butlan» ile malül olduğu hususu gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7100 E. 2011/331 K.
Ortak:genel kurulu toplantıya çağırma · yetki
İncelediğiniz karardaBaşka bir ifade ile bu «yetki», azınlığın doğrudan «genel kurulu toplantıya çağırma» yetkisi olmayıp, azınlığa ancak belirli şartlar gerçekleştikten ve belirli aşamalar tüketildikten sonra verilmektedir.
6102 sayılı Kanun'un 411 nci maddesinin birinci fıkrasına göre sermayenin en az onda birini halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan «pay sahipleri», yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, azınlık ortakların mahkemeden genel kurul yapılması için izin almalarından sonra 29.06.2008 tarihinde «olağan genel kurul» toplantısı yapıldığı, bu toplantıya mahkemeye başvuran ortakların tamamının katıldığı, bundan sonra 10.08.2008 tarihinde iptal istemine konu genel kurulun yapıldığı, Kooperatifler Kanunu’nun 44. maddesinin amacının olağan yollarla genel kurulun yapılmaması halinde azınlığa «genel kurulu toplantıya çağırma» yetkisi vermek olduğu, olağan genel kurula katılan azınlık ortakların genel kurula gündem maddesi ekleme yetkilerinin olduğu, mahkemece verilen «yetkinin» olağan genel kurul yapılmakla sona erdiği, bu yetkiye dayanılarak toplanan 10.08.2008 tarihli genel kurulun geçerli olmadığı, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı ve davacı ...’nin davayı «takipsiz» bıraktığı gerekçesiyle davacı ...’nin davası yönünden davanın HUMK'nun 409. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davacı ...’nın davasının kabulü ile davalı kooperatifin 10.08.2008 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan tüm kararların iptaline karar verilmiştir.
Bu kararın kesinleşmesinden sonra kooperatifin başka gündemle toplanan genel kurul toplantısına anılan ortakların katılması kesinleşmiş mahkeme kararı ile kazanılan kooperatifi «olağanüstü genel kurul toplantısına çağırma» «yetkisini» etkisiz kılmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takipsizlik kararı · olağanüstü genel kurul · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yetkisizlik kararı · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda1-Davacı ... tarafından açılan davanın açıldığı tarihten, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği tarihe kadar davalı kooperatif vekil vasıtasıyla «temsil» edilmediğinden mahkemece Emine aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, azınlık ortakların mahkemeden genel kurul yapılması için izin almalarından sonra 29.06.2008 tarihinde «olağan genel kurul» toplantısı yapıldığı, bu toplantıya mahkemeye başvuran ortakların tamamının katıldığı, bundan sonra 10.08.2008 tarihinde iptal istemine konu genel kurulun yapıldığı, Kooperatifler Kanunu’nun 44. maddesinin amacının olağan yollarla genel kurulun yapılmaması halinde azınlığa «genel kurulu toplantıya çağırma» yetkisi vermek olduğu, olağan genel kurula katılan azınlık ortakların genel kurula gündem maddesi ekleme yetkilerinin olduğu, mahkemece verilen «yetkinin» olağan genel kurul yapılmakla sona erdiği, bu yetkiye dayanılarak toplanan 10.08.2008 tarihli genel kurulun geçerli olmadığı, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı ve davacı ...’nin davayı «takipsiz» bıraktığı gerekçesiyle davacı ...’nin davası yönünden davanın HUMK'nun 409. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davacı ...’nın davasının kabulü ile davalı kooperatifin 10.08.2008 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan tüm kararların iptaline karar verilmiştir.
Bu kararın kesinleşmesinden sonra kooperatifin başka gündemle toplanan genel kurul toplantısına anılan ortakların katılması kesinleşmiş mahkeme kararı ile kazanılan kooperatifi «olağanüstü genel kurul toplantısına çağırma» «yetkisini» etkisiz kılmaz.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3167 E. , 2023/5998 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen genel kurulu toplantıya çağırmaya izin davasında davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; hakla açık anonim şirket olarak faaliyet gösteren davalı şirkette %5,03 oranında hissedar olduğunu, genel kurul toplantısı yapılmadığını, taleplerine yönetim kurulu tarafından olumlu tanıt verilmediğini ileri sürerek 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi gereğince genel kurulun toplantıya çağrılmasına yönelik izin verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kanun'un aradığı şartların oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yirmide bir hisseye sahip olup olmadığının tetkikinde, davalı şirketin toplam hisse adedinin 18.255.333 olup yirmide bir (%5) hissenin 912.766,65 adet olduğu, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan kayıttan, davalı şirketteki hissesinin 917.629 adet olduğu ve yasanın aradığı %5'i bulduğu, davacının aktif husumete ilişkin dava şartını sağladığı kabul edilerek esasa ilişkin yapılan inceleme neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz dilekçesinde özetle; davacının halka açık davalı şirkette 1/20 oranında azlık pay sahibi olmasının dava şartı olduğu ve dava şartlarının dava süresince mevcut bulunması gerektiği gözetilerek, davacının azlık pay oranına göre yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını istediği ihtar tarihinde, eldeki dava tarihinde ve karar tarihinde sahip olmaya devam ettiğine yönelik gerekli inceleme yapılmadan yazılı şekilde sadece ihtarname tarihinden sonraki tarihli pay durumu esas alınarak karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile kararın kanun yararına bozulmasını talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 412 nci maddesi uyarınca genel kurulun toplantıya çağrılmasına yönelik izin istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ( 6102 sayılı Kanun) 411 ve 412 nci maddeleri
3. Değerlendirme
1. 6102 sayılı Kanun'un 411 nci maddesinin birinci fıkrasına göre sermayenin en az onda birini halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler. Esas sözleşmeyle çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir.
2. Azınlığın, 6102 sayılı Kanun'un 411 ve 412 nci maddelerinde düzenlenmiş olan anonim şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmasını talep hakkını kullanabilmesi bazı şartların gerçekleşmiş olması şartına bağlanmıştır. Başka bir ifade ile bu yetki, azınlığın doğrudan genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi olmayıp, azınlığa ancak belirli şartlar gerçekleştikten ve belirli aşamalar tüketildikten sonra verilmektedir.
3. Bu şartlardan ilki talebin azınlık pay sahipleri tarafından yapılması olup talebin mutlaka yeterli sermaye payına sahip olan pay sahipleri tarafından birlikte yapılması gerekmektedir. Talebin, azınlık oluşturacak yeterlikte olan pay sahipleri tarafında ayrı ayrı ve birbirinden habersiz olarak yöneltilmesi halinde, Kanun'un aradığı şartın gerçekleştiğinden söz edilemez.
4. İkinci şart, talebin usulüne uygun yapılmasıdır. Azınlık yönetim kuruluna yönelteceği genel kurulun toplantıya davet edilmesi yönündeki talebini noter vasıtasıyla yapmalıdır.
5. Bu iki şartın sağlanması ile yönetim kurulu çağrı talebini değerlendirerek olumlu veya olumsuz bir karar verir. Talebin reddi veya reddedilmiş sayılması halinde ise talepte bulunan azınlık pay sahiplerinin Mahkemeye başvuru imkanı bulunmaktadır. Nitekim işbu davada da azınlık pay sahibi olduğunu iddia eden davacı bu yola başvurmuştur.
6. Başvuru üzerine Mahkemece öncelikli olarak yapılması gereken iş davacı pay sahibinin azınlık hakkı veren oranda paya sahip olup olmadığının ve daha önce noter aracılığı ile yönetim kuruluna yazılı ve gerekçeli başvuru yapılıp yapılmadığını incelemektir.
7. Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Mahkemece, dava dilekçesine ekli kayıtlar ve davacının 30.11.2022 tarihli dilekçesi ekindeki belgeler nazara alınarak davacının pay durumunun tespiti ile azınlık pay sahibi olduğu kanaatiyle karar verilmiş ise de; ihtarname tarihi itibariyle davacının azınlık pay sahibi olup olmadığı hususunda bir inceleme yapılmadığı gibi, azınlık pay sahipliği durumunun yargılama boyunca sağlanması gereken bir şart olduğunun da dikkate alınmaması doğru olmamış ve kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmişitr.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988276600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz