Ttk 412
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2371 E. 2017/1397 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 412↗ genel kurulu toplantıya çağırma↗ genel kurula çağrı↗ çağrısız genel kurul↗ çağrı usulsüzlüğü↗ yönetim kayyımı↗ organsızlık↗ mutlak butlan↗ kayyım atanması↗ butlan↗ esas sözleşme↗ şirket merkezi mahkemesi↗ kayyım↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ şirket müdürü↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, TTK'nın 411. maddesine göre genel kurulun toplantıya çağrılmasını isteme hakkının sermayenin en az 1/10'una ait şirket ortaklarına tanınması nedeniyle bu maddede şirket ortağının genel kurula çağrı yapma hakkını vekili vasıtası ile kullanıp kullanamayacağı hususunda düzenleme yoksa da, TTK hükümlerine göre oy hakkının pay sahibi olmayan temsilciler aracılığı ile kullanılması mümkün olduğu ve genel kurul çağrısının temsilci vasıtası ile yapılmasına engel teşkil eden bir düzenlemenin bulunmadığı dikkate alındığında, çağrının usulsüz olduğu ve genel kurulda alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğu iddiasının hukuken geçersiz olduğu, 12/05/2014 tarihinde, şirket müdürlerinin seçimlerine dair alınan kararın toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu (%55 oyla) ile alınması nedeniyle hukuken geçerli olduğu ve şirketin organsız olmadığı anlaşıldığından, davalı şirkete yönetici kayyım atanması talebinin de yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın ve davalı şirkete kayyım atama talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket olağanüstü genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın limited şirketlerde genel kurulun toplanmasında çağrı usulünü düzenleyen 617/(3). maddesinde, toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanacağı düzenlenmiş olup, bu şekilde atıf yapılan TTK 411. maddede sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, esas sözleşmeyle, çağrı hakkının daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurulun en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılacağı, aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı düzenlenmiş olup, TTK 412. maddesinde ise pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemlerinin yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği düzenlemiştir.
Somut uyuşmazlıkta, şirketteki diğer ortaklar, yine şirkette hissedar olan davalı ... vekili Av. ... tarafından 05.05.2014 tarihinde noter kanalı ile 12.05.2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına davet edilmiş olup, bu davet üzerine şirketin olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmıştır.
Yukarıda belirtilen kanun maddeleri çerçevesinde davalılardan ...'nin ister bizzat ister vekili vasıtasıyla yasada belirtilen prosedürü yerine getirmeden şirket hissedarlarını doğrudan olağanüstü genel kurulu toplantısına davet hakkının bulunmadığı, bu çağrı üzerine gerçekleştirilen genel kurulda alınan kararların butlan ile malül olduğu hususu gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1521 E. 2022/3129 K.
Ortak:genel kurulu toplantıya çağırma · kayyım atanması · esas sözleşme · şirket merkezi mahkemesi · kayyım · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz kararda6102 sayılı TTK'nın «limited şirketlerde» genel kurulun toplanmasında çağrı usulünü düzenleyen 617/(3). maddesinde, toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, «çağrısız genel kurul», hazırlık önlemleri, tutanak, «yetkisiz» katılma konularında «anonim şirketlere» ilişkin hükümlerin, Bakanlık «temsilcisine» ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanacağı düzenlenmiş olup, bu şekilde atıf yapılan TTK 411. maddede sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, «esas sözleşmeyle», çağrı hakkının daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, «yönetim kurulu» çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurulun en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılacağı, aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı düzenlenmiş olup, TTK 412. maddesinde ise pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemlerinin yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği düzenlemiştir.
… addesine göre genel kurulun toplantıya çağrılmasını isteme hakkının sermayenin en az 1/10'una ait şirket ortaklarına tanınması nedeniyle bu maddede şirket ortağının «genel kurula çağrı» yapma hakkını vekili vasıtası ile kullanıp kullanamayacağı hususunda düzenleme yoksa da, TTK hükümlerine göre oy hakkının pay sahibi olmayan «temsilciler» aracılığı ile kullanılması mümkün olduğu ve genel kurul çağrısının temsilci vasıtası ile yapılmasına engel teşkil eden bir düzenlemenin bulunmadığı dikkate alındığında, «çağrının usulsüz» olduğu ve genel kurulda alınan kararların «mutlak butlanla» batıl olduğu iddiasının hukuken «geçersiz» olduğu, 12/05/2014 tarihinde, «şirket müdürlerinin» seçimlerine dair alınan kararın toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu (%55 oyla) ile alınması nedeniyle hukuken geçerli olduğu ve şirketin «organsız» olmadığı anlaşıldığından, davalı şirkete «yönetici kayyım atanması» talebinin de yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın ve davalı şirkete kayyım atama talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTTK’nın 410/2. maddesi gereği Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, «toplantı nisabının» oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir, aynı Kanun'un 411'inci ve devamında 412'nci maddelerinde ise, sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, «esas sözleşmeyle», çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, çağrı ve gündeme madde konulması isteminin noter aracılığıyla yapılacağı, yönetim kurulunun çağrıyı kabul etmesi halinde genel kurulu en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağıracağı aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı, pay sahiplerinin istemlerinin «yönetim kurulu» tarafından reddedilmesi veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmemesi halinde aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği, mahkemenin toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir «kayyım» atayacağı ve zorunluluk olmadıkça dosya üzerinde inceleme yaparak «kesin» olarak karar vereceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının gönderdiği 07/01/2021 tarihli noter ihtarından herhangi bir sonuç alamadığı, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmakta» haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği; bu hususun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin «son» genel kurul toplantısından itibaren de geçen süre dikkate alındığında yönetim kurulunun süresinde cevap verilmediği, oluşan duruma nazaran talebin kabulünde «hukuki yarar» bulunduğu gerekçesiyle çağrıyı yapmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen «kayyım atanmasına» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia,ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının TTK'nın 412. maddesine uygun olarak önce noter «ihtarı» ile yönetim kuruluna başvurduğu ancak bir sonuç alamadığı, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmakta» haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre de diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği, bunun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin «son» genel kurul toplantısından itibarende geçen süre de dikkate alındığında tebliğat yapılan yönetim kurulunca ihtarda belirtilen sürede cevap verilmediği gerekçesiyle genel kurulu toplantıya çağırmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen «kayyım atanmasına» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı ve karar nisabı · karar nisabı · ihtar · hukuki yarar · yetki · ihtarname · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının gönderdiği 07/01/2021 tarihli noter ihtarından herhangi bir sonuç alamadığı, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmakta» haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği; bu hususun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin «son» genel kurul toplantısından itibaren de geçen süre dikkate alındığında yönetim kurulunun süresinde cevap verilmediği, oluşan duruma nazaran talebin kabulünde «hukuki yarar» bulunduğu gerekçesiyle çağrıyı yapmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen «kayyım atanmasına» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia,ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının TTK'nın 412. maddesine uygun olarak önce noter «ihtarı» ile yönetim kuruluna başvurduğu ancak bir sonuç alamadığı, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmakta» haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre de diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği, bunun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin «son» genel kurul toplantısından itibarende geçen süre de dikkate alındığında tebliğat yapılan yönetim kurulunca ihtarda belirtilen sürede cevap verilmediği gerekçesiyle genel kurulu toplantıya çağırmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen «kayyım atanmasına» «kesin» olarak karar verilmiştir.
TTK’nın 410/2. maddesi gereği Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, «toplantı nisabının» oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir, aynı Kanun'un 411'inci ve devamında 412'nci maddelerinde ise, sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, «esas sözleşmeyle», çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, çağrı ve gündeme madde konulması isteminin noter aracılığıyla yapılacağı, yönetim kurulunun çağrıyı kabul etmesi halinde genel kurulu en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağıracağı aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı, pay sahiplerinin istemlerinin «yönetim kurulu» tarafından reddedilmesi veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmemesi halinde aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği, mahkemenin toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir «kayyım» atayacağı ve zorunluluk olmadıkça dosya üzerinde inceleme yaparak «kesin» olarak karar vereceği düzenlenmiştir.
Şöyle ki, 410 uncu maddenin ikinci fıkrası tek bir pay sahibine dahi ''yönetim kurulunun devamlı olmak kaydıyla toplanamaması, «toplantı nisabının» oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması" şartıyla anılan talep hakkını vermektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2371 E. , 2017/1397 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.12.2015 tarih ve 2014/970-2015/1174 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.03.2017 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ... Ltd. Şti.'nin ortaklarının %25 payla davacı ..., %20 payla davacı ..., %30 payla davalı ... ve %25 payla ... olduğunu, ortaklardan davacı ...'nin 14/04/2008 tarihli genel kurul kararı ile şirket müdürü seçildiğini ve o tarihten itibaren şirket müdürlüğünü yaptığını, şirket ortaklarının ...
1. Noterliği'nin 4293 yevmiye nosu ile ... tarafından olağanüstü genel kurul toplantısına çağrıldığını, işbu çağrıda; olağan üstü genel kurulun şirket merkezinde 12/05/2014 tarihinde yapılacağının ve gündemin şirket müdürü ...'nin azli ve yeni şirket müdürü seçimi olduğunun bildirildiğini, iş bu davet belgesinin davacı ...'ye 06/05/2014 tarihinde tebliğ edildiğini, şirkette toplan %55 hisse sahibi olan davalılar ... ve ...'nin 12/05/2014 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirket müdürü ...'yi müdürlükten azlettiklerini ve müşterek imzayla yetkili olmak üzere kendilerini şirket müdürü seçtiklerini, 12/05/2014 tarihli ortaklar kurulu kararının mutlak butlanla malül olduğunu, ...
1. Noterliği'nin 4293 yevmiye numaralı belgesinin Av. ...'ın, ... vekili sıfatı ile talebi üzerine şirket ortaklarına gönderildiğini, Av. ...'ın dayanak vekaletnamesinde Ege Botanık Ltd. Şti.'nin olağan üstü genel kurula davete ilişkin herhangi bir yetkiyi içermediğini, TTK'nın 617. maddesine göre genel kurulun müdürler tarafından toplantıya çağrılabileceğini, TTK'nın 411 ve 412. maddesi birlikte incelendiğinde şirket yönetimince 7 iş günü içerisinde çağrıyı kabul edildiğinin çağrı yapana olumlu cevap verilmemesi halinde çağrının reddedildiğini, bu durumda genel kurulu toplantıya istem sahibinin çağırmasının gerektiğini, işbu çağrının toplantı tarihinden en az 15 gün içerisinde ortaklara uluşması gerektiğini ileri sürerek, 12/05/2014 tarihli genel kurul kararının, bu karar dayanak yapılarak oluşturulan 12/05/2014 tarih ve 1523 sayılı ...
Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ticaret sicil tasdiknamesi ve ...
2. Noterliği'nin 3994 yevmiye numaralı 12/05/2014 tarihli şirketi temsil yetkisini içerir imza sirküsünün mutlak butlanla sakat olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin verdiği vekaletnamenin "olağanüstü genel kurula çağırma yetkisi" taşınmasına gerek olmadığını, bunun için özel yetkiye gerek olmadığını, kaldı ki şirkete ortak olanın davalı ... olduğunu, çağrı da ... adına yapıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, ... Ticaret Sicil Memurluğu'ndan, şirketin mali genel kurul yapıp ortakların müdürü ibra ettiklerine dair 2008 yılından dava tarihine kadarki 6 yıllık sürede bu gündemle toplantı yapamadığına dair alınan yazıyı da dosyaya sunduklarını, şirket müdürü Sönmez Kahvesi hakkında verilen ...
2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararının, bu kararda şirketi zarara soktuğunun sabit olduğunu, 2012 ve 2013 yıllarında da yapılan tespitlerde de şirketin mal varlığını oluşturan bilançoda ki bitkilerin miktarları ile sahada seralarda ve arazilerde sayıldığında tutmamakta, fiili sayımda daha fazla mal çıktığını ve dolasıyla şirketin faturasız satış yaptığı ve bundan dolayı, şirketi zarara soktuğunu, mameleki kendi zimmetine aktardığını, kasıtlı ve planlı menfaat sağladığını, bu arada şirketin mamelekini azalttığını ispatlamak istediklerini, ... hakkında yeni açılan ... Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki davanın iddianamesinde şirketi 418.000,00 TL zarara soktuğuna ve bu kadar parayı kendi zimmetine geçirerek güveni kötüye kullanmak suçu işletiğinin sabit olduğunun ispatlandığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, TTK'nın 411. maddesine göre genel kurulun toplantıya çağrılmasını isteme hakkının sermayenin en az 1/10'una ait şirket ortaklarına tanınması nedeniyle bu maddede şirket ortağının genel kurula çağrı yapma hakkını vekili vasıtası ile kullanıp kullanamayacağı hususunda düzenleme yoksa da, TTK hükümlerine göre oy hakkının pay sahibi olmayan temsilciler aracılığı ile kullanılması mümkün olduğu ve genel kurul çağrısının temsilci vasıtası ile yapılmasına engel teşkil eden bir düzenlemenin bulunmadığı dikkate alındığında, çağrının usulsüz olduğu ve genel kurulda alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğu iddiasının hukuken geçersiz olduğu, 12/05/2014 tarihinde, şirket müdürlerinin seçimlerine dair alınan kararın toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu (%55 oyla) ile alınması nedeniyle hukuken geçerli olduğu ve şirketin organsız olmadığı anlaşıldığından, davalı şirkete yönetici kayyım atanması talebinin de yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın ve davalı şirkete kayyım atama talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket olağanüstü genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın limited şirketlerde genel kurulun toplanmasında çağrı usulünü düzenleyen 617/(3). maddesinde, toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanacağı düzenlenmiş olup, bu şekilde atıf yapılan TTK 411. maddede sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, esas sözleşmeyle, çağrı hakkının daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurulun en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılacağı, aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı düzenlenmiş olup, TTK 412.
maddesinde ise pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemlerinin yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği düzenlemiştir.
Somut uyuşmazlıkta, şirketteki diğer ortaklar, yine şirkette hissedar olan davalı ... vekili Av. ... tarafından 05.05.2014 tarihinde noter kanalı ile 12.05.2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına davet edilmiş olup, bu davet üzerine şirketin olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmıştır.
Yukarıda belirtilen kanun maddeleri çerçevesinde davalılardan ...'nin ister bizzat ister vekili vasıtasıyla yasada belirtilen prosedürü yerine getirmeden şirket hissedarlarını doğrudan olağanüstü genel kurulu toplantısına davet hakkının bulunmadığı, bu çağrı üzerine gerçekleştirilen genel kurulda alınan kararların butlan ile malül olduğu hususu gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/322659000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz