Genel kurulu toplantıya çağırma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6861 E. 2023/1398 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurulu toplantıya çağırma↗ yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ kayyım atanması↗ sorumluluk davası↗ şirket merkezi mahkemesi↗ pay sahipliği↗ kayyım↗ muvazaa↗ olağanüstü genel kurul↗ şirket zararı↗ dava şartı yokluğu↗ istinaf incelemesi↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ ihtarname↗ dava sebebi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; şirketin azlık pay sahipleri olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 411 inci madde hükmü kapsamında şirketin 2021 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantı gündemine birtakım maddelerin eklenmesini talep ettiklerini, fakat bu taleplerinin şirket tarafından kanuna aykırı olarak reddedildiğini, şirketin 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı gündeminin taraflarınca belirlenmesini, dava konusu gündem maddelerinin Olağan Genel Kurul Toplantı gündemine eklenmesini ve anılan Genel Kurul Toplantısını düzenlemek, yönetmek ve toplantıda alınacak kararların uygulanabilmesi için kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların gündeme eklenmesini talep ettikleri hiçbir husus bakımından hukuki yararlarının olmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıların müvekkil şirkete iletmiş oldukları ve 2021 yılına ait olağan genel kurul toplantı gündemine madde eklenmesi taleplerini içerir ihtarnamelerinde, hiçbir yazılı gerektirici sebebe yer verilmediğini, bu nedenden ötürü, anılan taleplerin 6102 sayılı Kanun 411 inci madde hükmüne uygun olmadığı gibi, buna dayanarak dava açılmasının hukuken yerinde olmadığını, davacıların şirketin 2021 yılına ait olağan genel kurul toplantı gündeminin taraflarınca belirlenmesine ilişkin taleplerinin hukuki bir yanı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, dava dışı...'un davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı şirketin SEM EU...A.Ş. ile yapılan ticari ilişkilerinin muvazaalı olduğunu ve davalı şirketi zarara uğratmak ve...'a örtülü kâr dağıtmak amacı taşıdığını, davacının genel kurul toplantısına madde eklenmesi ile dava dışı... ve dava dışı SEM EU...A.Ş. arasındaki ticari ilişkinin sonra erdirilip geçersiz sayılmasını talep ettiğini ancak talebin soyut nitelikte kaldığını, kanıtlanamadığını, bununla birlikte belirtilen zarar taleplerine ilişkin olarak her zaman davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açabileceğini belirterek davanın açılmasında hukuki yarar olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararı kesin olarak verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı dilekçesinde özetle, tarafından genel kurul gündemine madde eklenmesi isteminin gerektirici sebeplere dayanıp dayanmadığı üzerinde durularak davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, şirket ortağı olan davacıların genel kurulda görüşülüp müspet sonuç alınmasıyla yönetici aleyhinde bizzat şirket tarafından sorumluluk davası açılması talebini içeren istemlerinin davacı ortakların genel kurul kararına ihtiyaç duymadan şahsen yönetici aleyhinde sorumluluk davası açabilecekleri gerekçesiyle hukuki yararları bulunmadığından reddine karar verilmiş olmasının ve gündeme eklenmesi istenen sair hususlarda gerekçede esas yönden uygun bulunmadığı belirtilmiş olmasına rağmen bu hususlar yönünden hüküm kurulmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile kararın kanun yararına incelenmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi uyarınca davalı şirketin 2021 yılına ait olağan genel kurul toplantı gündemine madde eklenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. 6102 sayılı Kanun'un 412 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Pay sahipleri şirket işlerine ilişkin haklarını genel kurulda kullanırlar. Genel kurulun toplantıya nasıl çağrılacağı da 6102 sayılı Kanun 410 ve devamı maddelerinde belirlenmiştir. Aynı yasanın 411 inci maddesi azlık pay sahiplerinin yönetim kurulundan genel kurulu toplantıya çağırmalarını isteyebileceklerini ve bunun usul ve esaslarını belirlemiştir. Aynı maddenin devamında ise, azlık pay sahiplerinin genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını yönetim kurulundan isteyebileceği hüküm altına alınmıştır.
2. 6102 sayılı Kanun 412 inci maddesi ise pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemlerinin yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden isteyebileceği düzenlenmiştir.
3. Yapılan bu açıklamalar ışığında mahkemece davacıların azlık hak sahibi olup olmadıkları araştırılmaksızın talebin soyut nitelikte olduğundan bahisle davacıların hukuki yararlarının olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açılabilecek olmasının, davacıların genel kurul toplantısına madde eklenmesi taleplerine engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7059 E. 2023/1106 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · sorumluluk davası · kayyım · olağanüstü genel kurul · şirket zararı · istinaf incelemesi · hukuki yarar · yönetim kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, dava dışı...'un davalı şirketin «yönetim kurulu» başkanı olduğunu, davalı şirketin SEM EU...A.Ş. ile yapılan ticari ilişkilerinin «muvazaalı» olduğunu ve davalı «şirketi zarara» uğratmak ve...'a örtülü kâr dağıtmak amacı taşıdığını, davacının genel kurul toplantısına madde eklenmesi ile dava dışı... ve dava dışı SEM EU...A.Ş. arasındaki ticari ilişkinin sonra erdirilip «geçersiz» sayılmasını talep ettiğini ancak talebin soyut nitelikte kaldığını, kanıtlanamadığını, bununla birlikte belirtilen zarar taleplerine ilişkin olarak her zaman davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri hakkında «sorumluluk davası» açabileceğini belirterek davanın açılmasında «hukuki yarar» olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında mahkemece davacıların azlık hak sahibi olup olmadıkları araştırılmaksızın talebin soyut nitelikte olduğundan bahisle davacıların «hukuki yararlarının» olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi «yönetim kurulu» üyeleri hakkında «sorumluluk davası» açılabilecek olmasının, davacıların genel kurul toplantısına madde eklenmesi taleplerine engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden hatalı değerlendirme ile davanın redd …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların gündeme eklenmesini talep ettikleri hiçbir husus bakımından «hukuki yararlarının» olmadığını, bu nedenle davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerektiğini, davacıların müvekkil şirkete iletmiş oldukları ve 2021 yılına ait «olağan genel kurul» toplantı gündemine madde eklenmesi taleplerini içerir «ihtarnamelerinde», hiçbir yazılı gerektirici «sebebe» yer verilmediğini, bu nedenden ötürü, anılan taleplerin 6102 sayılı Kanun 411 inci madde hükmüne uygun olmadığı gibi, buna dayanarak dava açılmasının hukuken yerin …
Benzer bu karardaA.Ş.’nin davalı şirketin KDV iadesi avantajlarından maksimum yararlanması için kurulduğunu, bunun davacıların da yararına olduğunu, davalı ile anılan şirket arasındaki ilişkide hukuka aykırılığın bulunmadığını, şirket pay sahiplerinin genel kurul kararına ihtiyaç duymadan «yönetim kurulu üyelerine sorumluluk davası» açabileceklerini, bu yöndeki talep hakkında «hukuki yararın» bulunmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 12.04.2021 tarihinde 2020 yılı «olağan genel kurul» toplantısı yapılması kararı aldığı anlaşıldığından davalı Sem Transfarmatör A.Ş.’nin olağan genel kurul toplantısının 12.04.2021 tarihinde yapılacağı dikkate alınarak davalı şirketin 2020 yılı genel kurulu gündeminin davacılar tarafından belirlenmesine, bu talebin kabul görmemesi hâlinde, Sem EU A.Ş ile Sem Transformator A.Ş. arasındaki ticari ilişkinin müzakeresi ve transfer fiyatlandırılmasına ilişkin raporların sunulup sunulmamasının gündeme eklenmesi talebinin konusuz kaldığı, 6102 sayılı Kanun hükümlerine bakıldığında bir pay sahibinin 553 üncü maddesi hükmü gereğince doğrudan uğradığı zarar için «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine «sorumluluk davası» açabileceği gibi “Şirketin zararı” başlığını «taşıyan» 555 inci maddesi hükmü bakımından da «doğrudan zarar» gören şirketin bu zararı için kendisinin de uğradığı kabul edilen dolayısıyla zarar nedeniyle davacı olabileceği, pay sahibinin ya da şirket alacaklısının kendi uğradığı doğrudan zarar ne de dolayısıyla zarar nedeniyle dava açabilmesi için genel kurulun toplanması ve dava açılması yönünde bir karar alınmasının öngörülmediği, pay sahiplerinin bireysel olarak sorumluluk davası açma hakkını haiz oldukları, davacılar doğrudan yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açabileceğinden, davalı şirket yönetim kurulu başkanı ve diğer yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılıp açılmamasının görüşülüp karara bağlanması için gündeme madde eklenmesi talebinde «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirketin olağan genel kurul toplantısının 12.04.2021 tarihinde yapılacağı dikkate alınarak konusu kalmayan davalı şirketin 2020 yıl …
A.Ş. ile yapılan ticaretin tartışılması, anılan şirkete dava açılıp açılmaması hususlarının tartışılması için «olağanüstü genel kurul» yapılması taleplerinin reddedildiğini, müvekkillerinin bu kez aynı konuların olağan genel kurulda karara bağlanması için başka bir «ihtarname» gönderdiğini, davalının bu talepleri de reddettiğini, anılan şirkete, dolayısıyla «yönetim kurulu» başkanına örtülü kâr «dağıtıldığını», 6102 sayılı Kanun'un 413 üncü maddesi uyarınca gündemin çağrı yapan tarafından belirlendiğini, taleplerinin reddiyle birlikte davalının gündemi belirleme hakkının …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayyım tayini · doğrudan zarar · tazminat davası · anonim şirket · kâr dağıtımı · taşıyan · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaA.Ş. ile «yönetim kurulu» başkanına karşı dava tarihine kadar yapılan ticaretin batıl olduğunun tespiti ile «tazminat davası» açılıp açılmaması konusunun görüşülüp karara bağlanması konularının 2020 yılı genel kurul gündemine alınmasını, bu hususta gerekli yetkilerin verileceği «kayyım tayinini» talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 12.04.2021 tarihinde 2020 yılı «olağan genel kurul» toplantısı yapılması kararı aldığı anlaşıldığından davalı Sem Transfarmatör A.Ş.’nin olağan genel kurul toplantısının 12.04.2021 tarihinde yapılacağı dikkate alınarak davalı şirketin 2020 yılı genel kurulu gündeminin davacılar tarafından belirlenmesine, bu talebin kabul görmemesi hâlinde, Sem EU A.Ş ile Sem Transformator A.Ş. arasındaki ticari ilişkinin müzakeresi ve transfer fiyatlandırılmasına ilişkin raporların sunulup sunulmamasının gündeme eklenmesi talebinin konusuz kaldığı, 6102 sayılı Kanun hükümlerine bakıldığında bir pay sahibinin 553 üncü maddesi hükmü gereğince doğrudan uğradığı zarar için «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine «sorumluluk davası» açabileceği gibi “Şirketin zararı” başlığını «taşıyan» 555 inci maddesi hükmü bakımından da «doğrudan zarar» gören şirketin bu zararı için kendisinin de uğradığı kabul edilen dolayısıyla zarar nedeniyle davacı olabileceği, pay sahibinin ya da şirket alacaklısının kendi uğradığı doğrudan zarar ne de dolayısıyla zarar nedeniyle dava açabilmesi için genel kurulun toplanması ve dava açılması yönünde bir karar alınmasının öngörülmediği, pay sahiplerinin bireysel olarak sorumluluk davası açma hakkını haiz oldukları, davacılar doğrudan yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açabileceğinden, davalı şirket yönetim kurulu başkanı ve diğer yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılıp açılmamasının görüşülüp karara bağlanması için gündeme madde eklenmesi talebinde «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirketin olağan genel kurul toplantısının 12.04.2021 tarihinde yapılacağı dikkate alınarak konusu kalmayan davalı şirketin 2020 yıl …
A.Ş. ile yapılan ticaretin tartışılması, anılan şirkete dava açılıp açılmaması hususlarının tartışılması için «olağanüstü genel kurul» yapılması taleplerinin reddedildiğini, müvekkillerinin bu kez aynı konuların olağan genel kurulda karara bağlanması için başka bir «ihtarname» gönderdiğini, davalının bu talepleri de reddettiğini, anılan şirkete, dolayısıyla «yönetim kurulu» başkanına örtülü kâr «dağıtıldığını», 6102 sayılı Kanun'un 413 üncü maddesi uyarınca gündemin çağrı yapan tarafından belirlendiğini, taleplerinin reddiyle birlikte davalının gündemi belirleme hakkının …
A.Ş. ile ticarete «son» verilmesi, Sem EU Dış Tic.
-
Genel kurul toplantıya çağırılması izni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3167 E. 2023/5998 K.
Ortak:genel kurulu toplantıya çağırma · pay sahipliği · istinaf incelemesi · yönetim kurulu kararı · ihtarname · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz kararda6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin «kesin» olarak verdikleri kararlar ile «istinaf incelemesinden» geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
İlk Derece Mahkemesince «kesin» olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; şirketin azlık «pay sahipleri» olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 411 inci madde hükmü kapsamında şirketin 2021 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantı gündemine birtakım maddelerin eklenmesini talep ettiklerini, fakat bu taleplerinin şirket tarafından kanuna aykırı olarak reddedildiğini, şirketin 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı gündeminin taraflarınca belirlenmesini, dava konusu gündem maddelerinin Olağan Genel Kurul Toplantı gündemine eklenmesini ve anılan Genel Kurul Toplantısını düzenlemek, yönetmek ve toplantıda alınacak kararların uygulanabilmesi için «kayyım atanmasına» karar verilmesini talep etmişlerdir.
Benzer bu kararda6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin «kesin» olarak verdikleri kararlar ile «istinaf incelemesinden» geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
6102 sayılı Kanun'un 411 nci maddesinin birinci fıkrasına göre sermayenin en az onda birini halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan «pay sahipleri», yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler.
… indiğinde; Mahkemece, dava dilekçesine ekli kayıtlar ve davacının 30.11.2022 tarihli dilekçesi ekindeki belgeler nazara alınarak davacının pay durumunun tespiti ile «azınlık pay sahibi» olduğu kanaatiyle karar verilmiş ise de; «ihtarname» tarihi itibariyle davacının azınlık pay sahibi olup olmadığı hususunda bir inceleme yapılmadığı gibi, «azınlık pay sahipliği» durumunun yargılama boyunca sağlanması gereken bir şart olduğunun da dikkate alınmaması doğru olmamış ve kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmişitr.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:azınlık pay sahipliği · azınlık pay sahibi · aktif husumet · olumsuz oy · anonim şirket · ihtar · yetki · husumet
Benzer bu kararda… 6,65 adet olduğu, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan kayıttan, davalı şirketteki hissesinin 917.629 adet olduğu ve yasanın aradığı %5'i bulduğu, davacının «aktif husumete» ilişkin dava şartını sağladığı kabul edilerek esasa ilişkin yapılan inceleme neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
… indiğinde; Mahkemece, dava dilekçesine ekli kayıtlar ve davacının 30.11.2022 tarihli dilekçesi ekindeki belgeler nazara alınarak davacının pay durumunun tespiti ile «azınlık pay sahibi» olduğu kanaatiyle karar verilmiş ise de; «ihtarname» tarihi itibariyle davacının azınlık pay sahibi olup olmadığı hususunda bir inceleme yapılmadığı gibi, «azınlık pay sahipliği» durumunun yargılama boyunca sağlanması gereken bir şart olduğunun da dikkate alınmaması doğru olmamış ve kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmişitr.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; hakla açık «anonim şirket» olarak faaliyet gösteren davalı şirkette %5,03 oranında hissedar olduğunu, genel kurul toplantısı yapılmadığını, taleplerine «yönetim kurulu» tarafından olumlu tanıt verilmediğini ileri sürerek 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi gereğince genel kurulun toplantıya çağrılmasına yönelik izin verilmesini talep etmiştir.
… olduğu ve dava şartlarının dava süresince mevcut bulunması gerektiği gözetilerek, davacının azlık pay oranına göre yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını istediği «ihtar» tarihinde, eldeki dava tarihinde ve karar tarihinde sahip olmaya devam ettiğine yönelik gerekli inceleme yapılmadan yazılı şekilde sadece «ihtarname» tarihinden sonraki tarihli pay durumu esas alınarak karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile kararın kanun yararına bozulmasını talep ed …
-
Genel kurul toplantıya çağırılması izni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3167 E. 2023/5998 K.
Ortak:genel kurulu toplantıya çağırma · pay sahipliği · istinaf incelemesi · yönetim kurulu kararı · ihtarname · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz kararda6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin «kesin» olarak verdikleri kararlar ile «istinaf incelemesinden» geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
İlk Derece Mahkemesince «kesin» olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; şirketin azlık «pay sahipleri» olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 411 inci madde hükmü kapsamında şirketin 2021 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantı gündemine birtakım maddelerin eklenmesini talep ettiklerini, fakat bu taleplerinin şirket tarafından kanuna aykırı olarak reddedildiğini, şirketin 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı gündeminin taraflarınca belirlenmesini, dava konusu gündem maddelerinin Olağan Genel Kurul Toplantı gündemine eklenmesini ve anılan Genel Kurul Toplantısını düzenlemek, yönetmek ve toplantıda alınacak kararların uygulanabilmesi için «kayyım atanmasına» karar verilmesini talep etmişlerdir.
Benzer bu kararda6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin «kesin» olarak verdikleri kararlar ile «istinaf incelemesinden» geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
6102 sayılı Kanun'un 411 nci maddesinin birinci fıkrasına göre sermayenin en az onda birini halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan «pay sahipleri», yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler.
… indiğinde; Mahkemece, dava dilekçesine ekli kayıtlar ve davacının 30.11.2022 tarihli dilekçesi ekindeki belgeler nazara alınarak davacının pay durumunun tespiti ile «azınlık pay sahibi» olduğu kanaatiyle karar verilmiş ise de; «ihtarname» tarihi itibariyle davacının azınlık pay sahibi olup olmadığı hususunda bir inceleme yapılmadığı gibi, «azınlık pay sahipliği» durumunun yargılama boyunca sağlanması gereken bir şart olduğunun da dikkate alınmaması doğru olmamış ve kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmişitr.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:azınlık pay sahipliği · azınlık pay sahibi · aktif husumet · olumsuz oy · anonim şirket · ihtar · yetki · husumet
Benzer bu kararda… 6,65 adet olduğu, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan kayıttan, davalı şirketteki hissesinin 917.629 adet olduğu ve yasanın aradığı %5'i bulduğu, davacının «aktif husumete» ilişkin dava şartını sağladığı kabul edilerek esasa ilişkin yapılan inceleme neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
… indiğinde; Mahkemece, dava dilekçesine ekli kayıtlar ve davacının 30.11.2022 tarihli dilekçesi ekindeki belgeler nazara alınarak davacının pay durumunun tespiti ile «azınlık pay sahibi» olduğu kanaatiyle karar verilmiş ise de; «ihtarname» tarihi itibariyle davacının azınlık pay sahibi olup olmadığı hususunda bir inceleme yapılmadığı gibi, «azınlık pay sahipliği» durumunun yargılama boyunca sağlanması gereken bir şart olduğunun da dikkate alınmaması doğru olmamış ve kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmişitr.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; hakla açık «anonim şirket» olarak faaliyet gösteren davalı şirkette %5,03 oranında hissedar olduğunu, genel kurul toplantısı yapılmadığını, taleplerine «yönetim kurulu» tarafından olumlu tanıt verilmediğini ileri sürerek 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi gereğince genel kurulun toplantıya çağrılmasına yönelik izin verilmesini talep etmiştir.
… olduğu ve dava şartlarının dava süresince mevcut bulunması gerektiği gözetilerek, davacının azlık pay oranına göre yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını istediği «ihtar» tarihinde, eldeki dava tarihinde ve karar tarihinde sahip olmaya devam ettiğine yönelik gerekli inceleme yapılmadan yazılı şekilde sadece «ihtarname» tarihinden sonraki tarihli pay durumu esas alınarak karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile kararın kanun yararına bozulmasını talep ed …
3 benzer karar daha
-
Istinaf başvurusunun usulden reddi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/85 E. 2022/39 K.
Ortak:usulden reddi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince «kesin» olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların gündeme eklenmesini talep ettikleri hiçbir husus bakımından «hukuki yararlarının» olmadığını, bu nedenle davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerektiğini, davacıların müvekkil şirkete iletmiş oldukları ve 2021 yılına ait «olağan genel kurul» toplantı gündemine madde eklenmesi taleplerini içerir «ihtarnamelerinde», hiçbir yazılı gerektirici «sebebe» yer verilmediğini, bu nedenden ötürü, anılan taleplerin 6102 sayılı Kanun 411 inci madde hükmüne uygun olmadığı gibi, buna dayanarak dava açılmasının hukuken yerin …
İlk Derece Mahkemesi kararı «kesin» olarak verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu yapılan kararın «kesin» olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin «istinaf başvurusunun usulden reddine» karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebepler ile ilk derece mahkemesince verilen kararın «kesin» olduğu yönündeki tespitin usul ve yasaya uygun olmasına göre Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf başvurusunun usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu yapılan kararın «kesin» olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin «istinaf başvurusunun usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1521 E. 2022/3129 K.
Ortak:genel kurulu toplantıya çağırma · kayyım atanması · şirket merkezi mahkemesi · kayyım · hukuki yarar · yönetim kurulu kararı · ihtarname · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaDAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; şirketin azlık «pay sahipleri» olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 411 inci madde hükmü kapsamında şirketin 2021 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantı gündemine birtakım maddelerin eklenmesini talep ettiklerini, fakat bu taleplerinin şirket tarafından kanuna aykırı olarak reddedildiğini, şirketin 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı gündeminin taraflarınca belirlenmesini, dava konusu gündem maddelerinin Olağan Genel Kurul Toplantı gündemine eklenmesini ve anılan Genel Kurul Toplantısını düzenlemek, yönetmek ve toplantıda alınacak kararların uygulanabilmesi için «kayyım atanmasına» karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların gündeme eklenmesini talep ettikleri hiçbir husus bakımından «hukuki yararlarının» olmadığını, bu nedenle davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerektiğini, davacıların müvekkil şirkete iletmiş oldukları ve 2021 yılına ait «olağan genel kurul» toplantı gündemine madde eklenmesi taleplerini içerir «ihtarnamelerinde», hiçbir yazılı gerektirici «sebebe» yer verilmediğini, bu nedenden ötürü, anılan taleplerin 6102 sayılı Kanun 411 inci madde hükmüne uygun olmadığı gibi, buna dayanarak dava açılmasının hukuken yerin …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, dava dışı...'un davalı şirketin «yönetim kurulu» başkanı olduğunu, davalı şirketin SEM EU...A.Ş. ile yapılan ticari ilişkilerinin «muvazaalı» olduğunu ve davalı «şirketi zarara» uğratmak ve...'a örtülü kâr dağıtmak amacı taşıdığını, davacının genel kurul toplantısına madde eklenmesi ile dava dışı... ve dava dışı SEM EU...A.Ş. arasındaki ticari ilişkinin sonra erdirilip «geçersiz» sayılmasını talep ettiğini ancak talebin soyut nitelikte kaldığını, kanıtlanamadığını, bununla birlikte belirtilen zarar taleplerine ilişkin olarak her zaman davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri hakkında «sorumluluk davası» açabileceğini belirterek davanın açılmasında «hukuki yarar» olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının gönderdiği 07/01/2021 tarihli noter ihtarından herhangi bir sonuç alamadığı, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmakta» haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği; bu hususun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin «son» genel kurul toplantısından itibaren de geçen süre dikkate alındığında yönetim kurulunun süresinde cevap verilmediği, oluşan duruma nazaran talebin kabulünde «hukuki yarar» bulunduğu gerekçesiyle çağrıyı yapmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen «kayyım atanmasına» «kesin» olarak karar verilmiştir.
TTK’nın 410/2. maddesi gereği Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, «toplantı nisabının» oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir, aynı Kanun'un 411'inci ve devamında 412'nci maddelerinde ise, sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, «esas sözleşmeyle», çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, çağrı ve gündeme madde konulması isteminin noter aracılığıyla yapılacağı, yönetim kurulunun çağrıyı kabul etmesi halinde genel kurulu en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağıracağı aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı, pay sahiplerinin istemlerinin «yönetim kurulu» tarafından reddedilmesi veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmemesi halinde aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği, mahkemenin toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir «kayyım» atayacağı ve zorunluluk olmadıkça dosya üzerinde inceleme yaparak «kesin» olarak karar vereceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia,ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının TTK'nın 412. maddesine uygun olarak önce noter «ihtarı» ile yönetim kuruluna başvurduğu ancak bir sonuç alamadığı, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmakta» haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre de diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği, bunun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin «son» genel kurul toplantısından itibarende geçen süre de dikkate alındığında tebliğat yapılan yönetim kurulunca ihtarda belirtilen sürede cevap verilmediği gerekçesiyle genel kurulu toplantıya çağırmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen «kayyım atanmasına» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı ve karar nisabı · karar nisabı · esas sözleşme · ihtar · yetki · yetkisizlik kararı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTTK’nın 410/2. maddesi gereği Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, «toplantı nisabının» oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir, aynı Kanun'un 411'inci ve devamında 412'nci maddelerinde ise, sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, «esas sözleşmeyle», çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, çağrı ve gündeme madde konulması isteminin noter aracılığıyla yapılacağı, yönetim kurulunun çağrıyı kabul etmesi halinde genel kurulu en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağıracağı aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı, pay sahiplerinin istemlerinin «yönetim kurulu» tarafından reddedilmesi veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmemesi halinde aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği, mahkemenin toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir «kayyım» atayacağı ve zorunluluk olmadıkça dosya üzerinde inceleme yaparak «kesin» olarak karar vereceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia,ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının TTK'nın 412. maddesine uygun olarak önce noter «ihtarı» ile yönetim kuruluna başvurduğu ancak bir sonuç alamadığı, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmakta» haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre de diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği, bunun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin «son» genel kurul toplantısından itibarende geçen süre de dikkate alındığında tebliğat yapılan yönetim kurulunca ihtarda belirtilen sürede cevap verilmediği gerekçesiyle genel kurulu toplantıya çağırmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen «kayyım atanmasına» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Şöyle ki, 410 uncu maddenin ikinci fıkrası tek bir pay sahibine dahi ''yönetim kurulunun devamlı olmak kaydıyla toplanamaması, «toplantı nisabının» oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması" şartıyla anılan talep hakkını vermektedir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının gönderdiği 07/01/2021 tarihli noter ihtarından herhangi bir sonuç alamadığı, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmakta» haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği; bu hususun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin «son» genel kurul toplantısından itibaren de geçen süre dikkate alındığında yönetim kurulunun süresinde cevap verilmediği, oluşan duruma nazaran talebin kabulünde «hukuki yarar» bulunduğu gerekçesiyle çağrıyı yapmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen «kayyım atanmasına» «kesin» olarak karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14688 E. 2015/861 K.
Ortak:pay sahipliği · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince «kesin» olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; şirketin azlık «pay sahipleri» olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 411 inci madde hükmü kapsamında şirketin 2021 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantı gündemine birtakım maddelerin eklenmesini talep ettiklerini, fakat bu taleplerinin şirket tarafından kanuna aykırı olarak reddedildiğini, şirketin 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı gündeminin taraflarınca belirlenmesini, dava konusu gündem maddelerinin Olağan Genel Kurul Toplantı gündemine eklenmesini ve anılan Genel Kurul Toplantısını düzenlemek, yönetmek ve toplantıda alınacak kararların uygulanabilmesi için «kayyım atanmasına» karar verilmesini talep etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesi kararı «kesin» olarak verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, TTK'nın 411 ve 412. maddeleri örnekleme yoluyla uygulanarak davanın dosya üzerinden incelenmesinin uygun görüldüğü, davacının A grubu «imtiyazlı pay» sahibi olduğu, davalı şirketin genel kurul kararının «ilan» edildiği tarihten itibaren 1 ay içerisinde imtiyazlı «pay sahipleri» özel kurulunu toplantıya çağırmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz istemi, kararın «kesin» olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.
1- Mahkemece, yasa gereği kararın «kesin» olarak verildiğinden bahisle temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de, 6102 Sayılı TTK'nın 454. maddesinde, bu madde kapsamında verilecek kararın kesin olduğ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imtiyazlı pay · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, TTK'nın 411 ve 412. maddeleri örnekleme yoluyla uygulanarak davanın dosya üzerinden incelenmesinin uygun görüldüğü, davacının A grubu «imtiyazlı pay» sahibi olduğu, davalı şirketin genel kurul kararının «ilan» edildiği tarihten itibaren 1 ay içerisinde imtiyazlı «pay sahipleri» özel kurulunu toplantıya çağırmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Asıl karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava TTK'nın 454. maddesi uyarınca «imtiyazlı pay sahiplerinden» oluşacak özel kurulun toplantıya çağrılması istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6861 E. , 2023/1398 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/94 Esas, 2022/451 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen genel kurul toplantısı gündemine madde eklenmesi talebine ilişkin davada dava şartı yokluğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; şirketin azlık pay sahipleri olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 411 inci madde hükmü kapsamında şirketin 2021 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantı gündemine birtakım maddelerin eklenmesini talep ettiklerini, fakat bu taleplerinin şirket tarafından kanuna aykırı olarak reddedildiğini, şirketin 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı gündeminin taraflarınca belirlenmesini, dava konusu gündem maddelerinin Olağan Genel Kurul Toplantı gündemine eklenmesini ve anılan Genel Kurul Toplantısını düzenlemek, yönetmek ve toplantıda alınacak kararların uygulanabilmesi için kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların gündeme eklenmesini talep ettikleri hiçbir husus bakımından hukuki yararlarının olmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıların müvekkil şirkete iletmiş oldukları ve 2021 yılına ait olağan genel kurul toplantı gündemine madde eklenmesi taleplerini içerir ihtarnamelerinde, hiçbir yazılı gerektirici sebebe yer verilmediğini, bu nedenden ötürü, anılan taleplerin 6102 sayılı Kanun 411 inci madde hükmüne uygun olmadığı gibi, buna dayanarak dava açılmasının hukuken yerinde olmadığını, davacıların şirketin 2021 yılına ait olağan genel kurul toplantı gündeminin taraflarınca belirlenmesine ilişkin taleplerinin hukuki bir yanı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, dava dışı...'un davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı şirketin SEM EU...A.Ş. ile yapılan ticari ilişkilerinin muvazaalı olduğunu ve davalı şirketi zarara uğratmak ve...'a örtülü kâr dağıtmak amacı taşıdığını, davacının genel kurul toplantısına madde eklenmesi ile dava dışı... ve dava dışı SEM EU...A.Ş. arasındaki ticari ilişkinin sonra erdirilip geçersiz sayılmasını talep ettiğini ancak talebin soyut nitelikte kaldığını, kanıtlanamadığını, bununla birlikte belirtilen zarar taleplerine ilişkin olarak her zaman davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açabileceğini belirterek davanın açılmasında hukuki yarar olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararı kesin olarak verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı dilekçesinde özetle, tarafından genel kurul gündemine madde eklenmesi isteminin gerektirici sebeplere dayanıp dayanmadığı üzerinde durularak davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, şirket ortağı olan davacıların genel kurulda görüşülüp müspet sonuç alınmasıyla yönetici aleyhinde bizzat şirket tarafından sorumluluk davası açılması talebini içeren istemlerinin davacı ortakların genel kurul kararına ihtiyaç duymadan şahsen yönetici aleyhinde sorumluluk davası açabilecekleri gerekçesiyle hukuki yararları bulunmadığından reddine karar verilmiş olmasının ve gündeme eklenmesi istenen sair hususlarda gerekçede esas yönden uygun bulunmadığı belirtilmiş olmasına rağmen bu hususlar yönünden hüküm kurulmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile kararın kanun yararına incelenmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi uyarınca davalı şirketin 2021 yılına ait olağan genel kurul toplantı gündemine madde eklenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. 6102 sayılı Kanun'un 412 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Pay sahipleri şirket işlerine ilişkin haklarını genel kurulda kullanırlar. Genel kurulun toplantıya nasıl çağrılacağı da 6102 sayılı Kanun 410 ve devamı maddelerinde belirlenmiştir. Aynı yasanın 411 inci maddesi azlık pay sahiplerinin yönetim kurulundan genel kurulu toplantıya çağırmalarını isteyebileceklerini ve bunun usul ve esaslarını belirlemiştir. Aynı maddenin devamında ise, azlık pay sahiplerinin genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını yönetim kurulundan isteyebileceği hüküm altına alınmıştır.
2. 6102 sayılı Kanun 412 inci maddesi ise pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemlerinin yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden isteyebileceği düzenlenmiştir.
3. Yapılan bu açıklamalar ışığında mahkemece davacıların azlık hak sahibi olup olmadıkları araştırılmaksızın talebin soyut nitelikte olduğundan bahisle davacıların hukuki yararlarının olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açılabilecek olmasının, davacıların genel kurul toplantısına madde eklenmesi taleplerine engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931173600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz