Ttk 412
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1521 E. 2022/3129 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 412↗ genel kurulu toplantıya çağırma↗ toplantı ve karar nisabı↗ kayyım atanması↗ karar nisabı↗ esas sözleşme↗ şirket merkezi mahkemesi↗ kayyım↗ hisse devri↗ ihtar↗ hukuki yarar↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ ihtarname↗ yetkisizlik kararı↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının gönderdiği 07/01/2021 tarihli noter ihtarından herhangi bir sonuç alamadığı, davacının genel kurulu toplantıya çağırmakta haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği; bu hususun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin son genel kurul toplantısından itibaren de geçen süre dikkate alındığında yönetim kurulunun süresinde cevap verilmediği, oluşan duruma nazaran talebin kabulünde hukuki yarar bulunduğu gerekçesiyle çağrıyı yapmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen kayyım atanmasına kesin olarak karar verilmiştir.
Karar aleyhine davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ve ortağı olan Muhammet ... vekilinin talebi üzerine T.C. Adalet Bakanlığınca HMK 363 maddesi gereğince kanun yararına bozma yoluna başvurulmuştur.
Dava, TTK'nın 410 madde gereğince davalı şirketin olağanüstü toplantıya çağrılması ve çağrı için davacı ortağa yetki verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia,ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının TTK'nın 412. maddesine uygun olarak önce noter ihtarı ile yönetim kuruluna başvurduğu ancak bir sonuç alamadığı, davacının genel kurulu toplantıya çağırmakta haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre de diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği, bunun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin son genel kurul toplantısından itibarende geçen süre de dikkate alındığında tebliğat yapılan yönetim kurulunca ihtarda belirtilen sürede cevap verilmediği gerekçesiyle genel kurulu toplantıya çağırmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen kayyım atanmasına kesin olarak karar verilmiştir.
Anılan karar aleyhine T.C. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nce kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
TTK’nın 410/2. maddesi gereği Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir, aynı Kanun'un 411'inci ve devamında 412'nci maddelerinde ise, sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, esas sözleşmeyle, çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, çağrı ve gündeme madde konulması isteminin noter aracılığıyla yapılacağı, yönetim kurulunun çağrıyı kabul etmesi halinde genel kurulu en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağıracağı aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı, pay sahiplerinin istemlerinin yönetim kurulu tarafından reddedilmesi veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmemesi halinde aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği, mahkemenin toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atayacağı ve zorunluluk olmadıkça dosya üzerinde inceleme yaparak kesin olarak karar vereceği düzenlenmiştir.
Yine Türk Ticaret Kanunu'nun 392 nci maddesinin yedinci fıkrasında da her yönetim kurulu üyesinin başkandan, yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını yazılı olarak isteyebileceğine yer verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacı pay sahibinin genel kurulun toplantıya çağırılmasına izin talebinin ileri sürülüş biçimine göre Kanun'un 410 veya 411 ve 412 nci maddeleri kapsamında bir değerlendirmeye tabi tutulması gerekmektedir. Şöyle ki, 410 uncu maddenin ikinci fıkrası tek bir pay sahibine dahi ''yönetim kurulunun devamlı olmak kaydıyla toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması" şartıyla anılan talep hakkını vermektedir. Burada önemli husus, yönetim kurulunun toplanamaması nedenlerinden birinin üye veya üyelerin toplantıya davet edilmemesi ve bu durumun kanunda açıkça ifade edildiği üzere “devamlılık” arz etmesidir.
Öte yandan 411 ve 412'nci maddelerde ise azlığa yönetim kurulunun faaliyetlerine devam edebilme durumuna bakılmaksızın noter aracılığıyla yapılacak bir istemin sonuçsuz kalması şartı ile mahkemeden talepte bulunabilme hakkı tanınmıştır.
Davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda pay sahibi olan davacının 410 uncu madde kapsamındaki talebinin, devamlılık arz edecek şekilde, yönetim kurulunun aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan davacının dava dışı başkandan yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını istemesine rağmen bu talebin dikkate alınmaması nedeniyle toplanamadığı ileri sürülmüş, ancak genel kurulu toplantıya çağırma yetkisini haiz yönetim
kurulunun toplanamama durumunun devamlılık arz ettiği dosya içindeki belgeler kapsamında ispatlanamamıştır. Öte yandan davacının talebinin 412'nci madde kapsamında olduğu değerlendirilecek olması halinde ise dava şartı olan ve kararda da belirtilen 07.01.2020 tarihli ihtarnamede çağrı istemine yer verilmemiş sadece dava dışı şirket ortağına habersiz karar alınmaması yönünde uyarıda bulunulmuştur.
O halde mahkemece, farklı usul ve şartlara tabi olan TTK'nın 410 ,411 ve 412. maddeleri değerlendirilerek davacının istemi ile bağlı olarak karar verilmesi gerekirken, talebinden farklı bir değerlendirme ile gerekli şartları taşımadığı halde TTK'nın 412. maddesine dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, somut vakıaya ilişkin yerinde bulunan kanun yararına temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2371 E. 2017/1397 K.
Ortak:genel kurulu toplantıya çağırma · kayyım atanması · esas sözleşme · şirket merkezi mahkemesi · kayyım · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaTTK’nın 410/2. maddesi gereği Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, «toplantı nisabının» oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir, aynı Kanun'un 411'inci ve devamında 412'nci maddelerinde ise, sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, «esas sözleşmeyle», çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, çağrı ve gündeme madde konulması isteminin noter aracılığıyla yapılacağı, yönetim kurulunun çağrıyı kabul etmesi halinde genel kurulu en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağıracağı aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı, pay sahiplerinin istemlerinin «yönetim kurulu» tarafından reddedilmesi veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmemesi halinde aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği, mahkemenin toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir «kayyım» atayacağı ve zorunluluk olmadıkça dosya üzerinde inceleme yaparak «kesin» olarak karar vereceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının gönderdiği 07/01/2021 tarihli noter ihtarından herhangi bir sonuç alamadığı, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmakta» haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği; bu hususun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin «son» genel kurul toplantısından itibaren de geçen süre dikkate alındığında yönetim kurulunun süresinde cevap verilmediği, oluşan duruma nazaran talebin kabulünde «hukuki yarar» bulunduğu gerekçesiyle çağrıyı yapmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen «kayyım atanmasına» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia,ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının TTK'nın 412. maddesine uygun olarak önce noter «ihtarı» ile yönetim kuruluna başvurduğu ancak bir sonuç alamadığı, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmakta» haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre de diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği, bunun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin «son» genel kurul toplantısından itibarende geçen süre de dikkate alındığında tebliğat yapılan yönetim kurulunca ihtarda belirtilen sürede cevap verilmediği gerekçesiyle genel kurulu toplantıya çağırmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen «kayyım atanmasına» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın «limited şirketlerde» genel kurulun toplanmasında çağrı usulünü düzenleyen 617/(3). maddesinde, toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, «çağrısız genel kurul», hazırlık önlemleri, tutanak, «yetkisiz» katılma konularında «anonim şirketlere» ilişkin hükümlerin, Bakanlık «temsilcisine» ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanacağı düzenlenmiş olup, bu şekilde atıf yapılan TTK 411. maddede sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, «esas sözleşmeyle», çağrı hakkının daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, «yönetim kurulu» çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurulun en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılacağı, aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı düzenlenmiş olup, TTK 412. maddesinde ise pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemlerinin yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği düzenlemiştir.
… addesine göre genel kurulun toplantıya çağrılmasını isteme hakkının sermayenin en az 1/10'una ait şirket ortaklarına tanınması nedeniyle bu maddede şirket ortağının «genel kurula çağrı» yapma hakkını vekili vasıtası ile kullanıp kullanamayacağı hususunda düzenleme yoksa da, TTK hükümlerine göre oy hakkının pay sahibi olmayan «temsilciler» aracılığı ile kullanılması mümkün olduğu ve genel kurul çağrısının temsilci vasıtası ile yapılmasına engel teşkil eden bir düzenlemenin bulunmadığı dikkate alındığında, «çağrının usulsüz» olduğu ve genel kurulda alınan kararların «mutlak butlanla» batıl olduğu iddiasının hukuken «geçersiz» olduğu, 12/05/2014 tarihinde, «şirket müdürlerinin» seçimlerine dair alınan kararın toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu (%55 oyla) ile alınması nedeniyle hukuken geçerli olduğu ve şirketin «organsız» olmadığı anlaşıldığından, davalı şirkete «yönetici kayyım atanması» talebinin de yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın ve davalı şirkete kayyım atama talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurula çağrı · çağrısız genel kurul · çağrı usulsüzlüğü · yönetim kayyımı · organsızlık · mutlak butlan · butlan · olağanüstü genel kurul
Benzer bu kararda… addesine göre genel kurulun toplantıya çağrılmasını isteme hakkının sermayenin en az 1/10'una ait şirket ortaklarına tanınması nedeniyle bu maddede şirket ortağının «genel kurula çağrı» yapma hakkını vekili vasıtası ile kullanıp kullanamayacağı hususunda düzenleme yoksa da, TTK hükümlerine göre oy hakkının pay sahibi olmayan «temsilciler» aracılığı ile kullanılması mümkün olduğu ve genel kurul çağrısının temsilci vasıtası ile yapılmasına engel teşkil eden bir düzenlemenin bulunmadığı dikkate alındığında, «çağrının usulsüz» olduğu ve genel kurulda alınan kararların «mutlak butlanla» batıl olduğu iddiasının hukuken «geçersiz» olduğu, 12/05/2014 tarihinde, «şirket müdürlerinin» seçimlerine dair alınan kararın toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu (%55 oyla) ile alınması nedeniyle hukuken geçerli olduğu ve şirketin «organsız» olmadığı anlaşıldığından, davalı şirkete «yönetici kayyım atanması» talebinin de yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın ve davalı şirkete kayyım atama talebinin reddine karar verilmiştir.
… kanun maddeleri çerçevesinde davalılardan ...'nin ister bizzat ister vekili vasıtasıyla yasada belirtilen prosedürü yerine getirmeden şirket hissedarlarını doğrudan «olağanüstü genel kurulu» toplantısına davet hakkının bulunmadığı, bu çağrı üzerine gerçekleştirilen genel kurulda alınan kararların «butlan» ile malül olduğu hususu gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, «limited şirket» «olağanüstü genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın «limited şirketlerde» genel kurulun toplanmasında çağrı usulünü düzenleyen 617/(3). maddesinde, toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, «çağrısız genel kurul», hazırlık önlemleri, tutanak, «yetkisiz» katılma konularında «anonim şirketlere» ilişkin hükümlerin, Bakanlık «temsilcisine» ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanacağı düzenlenmiş olup, bu şekilde atıf yapılan TTK 411. maddede sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, «esas sözleşmeyle», çağrı hakkının daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, «yönetim kurulu» çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurulun en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılacağı, aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı düzenlenmiş olup, TTK 412. maddesinde ise pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemlerinin yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği düzenlemiştir.
-
Istinaf başvurusunun usulden reddi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/85 E. 2022/39 K.
Ortak:kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının gönderdiği 07/01/2021 tarihli noter ihtarından herhangi bir sonuç alamadığı, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmakta» haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği; bu hususun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin «son» genel kurul toplantısından itibaren de geçen süre dikkate alındığında yönetim kurulunun süresinde cevap verilmediği, oluşan duruma nazaran talebin kabulünde «hukuki yarar» bulunduğu gerekçesiyle çağrıyı yapmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen «kayyım atanmasına» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia,ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının TTK'nın 412. maddesine uygun olarak önce noter «ihtarı» ile yönetim kuruluna başvurduğu ancak bir sonuç alamadığı, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmakta» haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre de diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği, bunun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin «son» genel kurul toplantısından itibarende geçen süre de dikkate alındığında tebliğat yapılan yönetim kurulunca ihtarda belirtilen sürede cevap verilmediği gerekçesiyle genel kurulu toplantıya çağırmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen «kayyım atanmasına» «kesin» olarak karar verilmiştir.
TTK’nın 410/2. maddesi gereği Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, «toplantı nisabının» oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir, aynı Kanun'un 411'inci ve devamında 412'nci maddelerinde ise, sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, «esas sözleşmeyle», çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, çağrı ve gündeme madde konulması isteminin noter aracılığıyla yapılacağı, yönetim kurulunun çağrıyı kabul etmesi halinde genel kurulu en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağıracağı aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı, pay sahiplerinin istemlerinin «yönetim kurulu» tarafından reddedilmesi veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmemesi halinde aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği, mahkemenin toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir «kayyım» atayacağı ve zorunluluk olmadıkça dosya üzerinde inceleme yaparak «kesin» olarak karar vereceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu yapılan kararın «kesin» olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin «istinaf başvurusunun usulden reddine» karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebepler ile ilk derece mahkemesince verilen kararın «kesin» olduğu yönündeki tespitin usul ve yasaya uygun olmasına göre Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf başvurusunun usulden reddi · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu yapılan kararın «kesin» olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin «istinaf başvurusunun usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Genel kurul toplantıya çağırılması izni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3167 E. 2023/5998 K.
Ortak:genel kurulu toplantıya çağırma · esas sözleşme · ihtar · yetki · yönetim kurulu kararı · ihtarname · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaTTK’nın 410/2. maddesi gereği Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, «toplantı nisabının» oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir, aynı Kanun'un 411'inci ve devamında 412'nci maddelerinde ise, sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, «esas sözleşmeyle», çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, çağrı ve gündeme madde konulması isteminin noter aracılığıyla yapılacağı, yönetim kurulunun çağrıyı kabul etmesi halinde genel kurulu en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağıracağı aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı, pay sahiplerinin istemlerinin «yönetim kurulu» tarafından reddedilmesi veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmemesi halinde aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği, mahkemenin toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir «kayyım» atayacağı ve zorunluluk olmadıkça dosya üzerinde inceleme yaparak «kesin» olarak karar vereceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia,ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının TTK'nın 412. maddesine uygun olarak önce noter «ihtarı» ile yönetim kuruluna başvurduğu ancak bir sonuç alamadığı, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmakta» haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre de diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği, bunun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin «son» genel kurul toplantısından itibarende geçen süre de dikkate alındığında tebliğat yapılan yönetim kurulunca ihtarda belirtilen sürede cevap verilmediği gerekçesiyle genel kurulu toplantıya çağırmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen «kayyım atanmasına» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının gönderdiği 07/01/2021 tarihli noter ihtarından herhangi bir sonuç alamadığı, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmakta» haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği; bu hususun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin «son» genel kurul toplantısından itibaren de geçen süre dikkate alındığında yönetim kurulunun süresinde cevap verilmediği, oluşan duruma nazaran talebin kabulünde «hukuki yarar» bulunduğu gerekçesiyle çağrıyı yapmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen «kayyım atanmasına» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… olduğu ve dava şartlarının dava süresince mevcut bulunması gerektiği gözetilerek, davacının azlık pay oranına göre yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını istediği «ihtar» tarihinde, eldeki dava tarihinde ve karar tarihinde sahip olmaya devam ettiğine yönelik gerekli inceleme yapılmadan yazılı şekilde sadece «ihtarname» tarihinden sonraki tarihli pay durumu esas alınarak karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile kararın kanun yararına bozulmasını talep ed …
Başka bir ifade ile bu «yetki», azınlığın doğrudan «genel kurulu toplantıya çağırma» yetkisi olmayıp, azınlığa ancak belirli şartlar gerçekleştikten ve belirli aşamalar tüketildikten sonra verilmektedir.
İlk Derece Mahkemesince «kesin» olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:azınlık pay sahipliği · azınlık pay sahibi · pay sahipliği · aktif husumet · istinaf incelemesi · olumsuz oy · anonim şirket · husumet
Benzer bu kararda… indiğinde; Mahkemece, dava dilekçesine ekli kayıtlar ve davacının 30.11.2022 tarihli dilekçesi ekindeki belgeler nazara alınarak davacının pay durumunun tespiti ile «azınlık pay sahibi» olduğu kanaatiyle karar verilmiş ise de; «ihtarname» tarihi itibariyle davacının azınlık pay sahibi olup olmadığı hususunda bir inceleme yapılmadığı gibi, «azınlık pay sahipliği» durumunun yargılama boyunca sağlanması gereken bir şart olduğunun da dikkate alınmaması doğru olmamış ve kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmişitr.
… 6,65 adet olduğu, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan kayıttan, davalı şirketteki hissesinin 917.629 adet olduğu ve yasanın aradığı %5'i bulduğu, davacının «aktif husumete» ilişkin dava şartını sağladığı kabul edilerek esasa ilişkin yapılan inceleme neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu şartlardan ilki talebin «azınlık pay sahipleri» tarafından yapılması olup talebin mutlaka yeterli sermaye payına sahip olan pay sahipleri tarafından birlikte yapılması gerekmektedir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; hakla açık «anonim şirket» olarak faaliyet gösteren davalı şirkette %5,03 oranında hissedar olduğunu, genel kurul toplantısı yapılmadığını, taleplerine «yönetim kurulu» tarafından olumlu tanıt verilmediğini ileri sürerek 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi gereğince genel kurulun toplantıya çağrılmasına yönelik izin verilmesini talep etmiştir.
1 benzer karar daha
-
Genel kurul toplantıya çağırılması izni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3167 E. 2023/5998 K.
Ortak:genel kurulu toplantıya çağırma · esas sözleşme · ihtar · yetki · yönetim kurulu kararı · ihtarname · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaTTK’nın 410/2. maddesi gereği Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, «toplantı nisabının» oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir, aynı Kanun'un 411'inci ve devamında 412'nci maddelerinde ise, sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, «genel kurulu toplantıya çağırmasını» veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, «esas sözleşmeyle», çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, çağrı ve gündeme madde konulması isteminin noter aracılığıyla yapılacağı, yönetim kurulunun çağrıyı kabul etmesi halinde genel kurulu en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağıracağı aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı, pay sahiplerinin istemlerinin «yönetim kurulu» tarafından reddedilmesi veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmemesi halinde aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği, mahkemenin toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir «kayyım» atayacağı ve zorunluluk olmadıkça dosya üzerinde inceleme yaparak «kesin» olarak karar vereceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia,ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının TTK'nın 412. maddesine uygun olarak önce noter «ihtarı» ile yönetim kuruluna başvurduğu ancak bir sonuç alamadığı, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmakta» haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre de diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği, bunun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin «son» genel kurul toplantısından itibarende geçen süre de dikkate alındığında tebliğat yapılan yönetim kurulunca ihtarda belirtilen sürede cevap verilmediği gerekçesiyle genel kurulu toplantıya çağırmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen «kayyım atanmasına» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının gönderdiği 07/01/2021 tarihli noter ihtarından herhangi bir sonuç alamadığı, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmakta» haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği; bu hususun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin «son» genel kurul toplantısından itibaren de geçen süre dikkate alındığında yönetim kurulunun süresinde cevap verilmediği, oluşan duruma nazaran talebin kabulünde «hukuki yarar» bulunduğu gerekçesiyle çağrıyı yapmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen «kayyım atanmasına» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… olduğu ve dava şartlarının dava süresince mevcut bulunması gerektiği gözetilerek, davacının azlık pay oranına göre yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını istediği «ihtar» tarihinde, eldeki dava tarihinde ve karar tarihinde sahip olmaya devam ettiğine yönelik gerekli inceleme yapılmadan yazılı şekilde sadece «ihtarname» tarihinden sonraki tarihli pay durumu esas alınarak karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile kararın kanun yararına bozulmasını talep ed …
Başka bir ifade ile bu «yetki», azınlığın doğrudan «genel kurulu toplantıya çağırma» yetkisi olmayıp, azınlığa ancak belirli şartlar gerçekleştikten ve belirli aşamalar tüketildikten sonra verilmektedir.
İlk Derece Mahkemesince «kesin» olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:azınlık pay sahipliği · azınlık pay sahibi · pay sahipliği · aktif husumet · istinaf incelemesi · olumsuz oy · anonim şirket · husumet
Benzer bu kararda… indiğinde; Mahkemece, dava dilekçesine ekli kayıtlar ve davacının 30.11.2022 tarihli dilekçesi ekindeki belgeler nazara alınarak davacının pay durumunun tespiti ile «azınlık pay sahibi» olduğu kanaatiyle karar verilmiş ise de; «ihtarname» tarihi itibariyle davacının azınlık pay sahibi olup olmadığı hususunda bir inceleme yapılmadığı gibi, «azınlık pay sahipliği» durumunun yargılama boyunca sağlanması gereken bir şart olduğunun da dikkate alınmaması doğru olmamış ve kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmişitr.
… 6,65 adet olduğu, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan kayıttan, davalı şirketteki hissesinin 917.629 adet olduğu ve yasanın aradığı %5'i bulduğu, davacının «aktif husumete» ilişkin dava şartını sağladığı kabul edilerek esasa ilişkin yapılan inceleme neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu şartlardan ilki talebin «azınlık pay sahipleri» tarafından yapılması olup talebin mutlaka yeterli sermaye payına sahip olan pay sahipleri tarafından birlikte yapılması gerekmektedir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; hakla açık «anonim şirket» olarak faaliyet gösteren davalı şirkette %5,03 oranında hissedar olduğunu, genel kurul toplantısı yapılmadığını, taleplerine «yönetim kurulu» tarafından olumlu tanıt verilmediğini ileri sürerek 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi gereğince genel kurulun toplantıya çağrılmasına yönelik izin verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1521 E. , 2022/3129 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret mahkemesi tarafından verilen tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararın HMK 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Adalet Bakanlığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası ve içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve diğer tüm dosya kapsamı delil ve belgeler incelendi. Gereği müzakere edilip düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %50 hissedarı olduğunu, diğer hissedar ... üzerinde bulunan %50 hissesinin bir kısmının davacıya devredileceği hususunda anlaşma yapıldığını, ancak yönetim kurulu toplanamadığından hisse devrinin hayata geçirilemediğini, yönetim kurulu başkanı olan ...'nun şirketi borçlandırıcı işlemler yapmaya başladığını öğrendiklerini, genel kurulun toplanıp, hisse devri hususunu oylanması gerektiğini, ayrıca değişecek hisse durumuna nazaran dilekçesinde bildirdiği gündem maddelerinin görüşülmesi gerektiğini ileri sürerek, müvekkiline "genel kurulu toplantıya çağırma için izin verilmesini" talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap sunmamıştır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının gönderdiği 07/01/2021 tarihli noter ihtarından herhangi bir sonuç alamadığı, davacının genel kurulu toplantıya çağırmakta haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği; bu hususun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin son genel kurul toplantısından itibaren de geçen süre dikkate alındığında yönetim kurulunun süresinde cevap verilmediği, oluşan duruma nazaran talebin kabulünde hukuki yarar bulunduğu gerekçesiyle çağrıyı yapmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen kayyım atanmasına kesin olarak karar verilmiştir.
Karar aleyhine davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ve ortağı olan Muhammet ... vekilinin talebi üzerine T.C. Adalet Bakanlığınca HMK 363 maddesi gereğince kanun yararına bozma yoluna başvurulmuştur.
Dava, TTK'nın 410 madde gereğince davalı şirketin olağanüstü toplantıya çağrılması ve çağrı için davacı ortağa yetki verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia,ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının TTK'nın 412. maddesine uygun olarak önce noter ihtarı ile yönetim kuruluna başvurduğu ancak bir sonuç alamadığı, davacının genel kurulu toplantıya çağırmakta haklı olduğu, devre konu hisse için devrin onaylanıp onaylanmayacağı hususunun ve onaylanırsa oluşacak duruma göre de diğer gündem maddelerinin görüşülmesi gerekeceği, bunun davacı yönünden zorunluluk arz ettiği ve şirketin son genel kurul toplantısından itibarende geçen süre de dikkate alındığında tebliğat yapılan yönetim kurulunca ihtarda belirtilen sürede cevap verilmediği gerekçesiyle genel kurulu toplantıya çağırmak üzere davacıya izin verilmesine ve resen kayyım atanmasına kesin olarak karar verilmiştir.
Anılan karar aleyhine T.C. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nce kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
TTK’nın 410/2. maddesi gereği Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir, aynı Kanun'un 411'inci ve devamında 412'nci maddelerinde ise, sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, esas sözleşmeyle, çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, çağrı ve gündeme madde konulması isteminin noter aracılığıyla yapılacağı, yönetim kurulunun çağrıyı kabul etmesi halinde genel kurulu en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağıracağı aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı, pay sahiplerinin istemlerinin yönetim kurulu tarafından reddedilmesi veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmemesi halinde aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği, mahkemenin toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atayacağı ve zorunluluk olmadıkça dosya üzerinde inceleme yaparak kesin olarak karar vereceği düzenlenmiştir.
Yine Türk Ticaret Kanunu'nun 392 nci maddesinin yedinci fıkrasında da her yönetim kurulu üyesinin başkandan, yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını yazılı olarak isteyebileceğine yer verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacı pay sahibinin genel kurulun toplantıya çağırılmasına izin talebinin ileri sürülüş biçimine göre Kanun'un 410 veya 411 ve 412 nci maddeleri kapsamında bir değerlendirmeye tabi tutulması gerekmektedir. Şöyle ki, 410 uncu maddenin ikinci fıkrası tek bir pay sahibine dahi ''yönetim kurulunun devamlı olmak kaydıyla toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması" şartıyla anılan talep hakkını vermektedir. Burada önemli husus, yönetim kurulunun toplanamaması nedenlerinden birinin üye veya üyelerin toplantıya davet edilmemesi ve bu durumun kanunda açıkça ifade edildiği üzere “devamlılık” arz etmesidir.
Öte yandan 411 ve 412'nci maddelerde ise azlığa yönetim kurulunun faaliyetlerine devam edebilme durumuna bakılmaksızın noter aracılığıyla yapılacak bir istemin sonuçsuz kalması şartı ile mahkemeden talepte bulunabilme hakkı tanınmıştır.
Davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda pay sahibi olan davacının 410 uncu madde kapsamındaki talebinin, devamlılık arz edecek şekilde, yönetim kurulunun aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan davacının dava dışı başkandan yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını istemesine rağmen bu talebin dikkate alınmaması nedeniyle toplanamadığı ileri sürülmüş, ancak genel kurulu toplantıya çağırma yetkisini haiz yönetim
kurulunun toplanamama durumunun devamlılık arz ettiği dosya içindeki belgeler kapsamında ispatlanamamıştır. Öte yandan davacının talebinin 412'nci madde kapsamında olduğu değerlendirilecek olması halinde ise dava şartı olan ve kararda da belirtilen 07.01.2020 tarihli ihtarnamede çağrı istemine yer verilmemiş sadece dava dışı şirket ortağına habersiz karar alınmaması yönünde uyarıda bulunulmuştur.
O halde mahkemece, farklı usul ve şartlara tabi olan TTK'nın 410 ,411 ve 412. maddeleri değerlendirilerek davacının istemi ile bağlı olarak karar verilmesi gerekirken, talebinden farklı bir değerlendirme ile gerekli şartları taşımadığı halde TTK'nın 412. maddesine dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, somut vakıaya ilişkin yerinde bulunan kanun yararına temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Adalet Bakanlığı’nın 6100 sayılı HMK'nın 363. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, dosyanın mahkemesine iadesine, bozma kararının bir örneğinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 363. maddesinin 3. fıkrası gereğince Resmi Gazete'de yayınlanması için Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'ne gönderilmesine, 19/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790531100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz