6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin ihyası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4211 E. 2023/4693 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtar usulü sınırlı ihya münfesihlik re'sen terkin ek tasfiye işlemleri ihya davası hukuki menfaat yasal hasım şirketin tasfiyesi rücuen tahsil şirketin ihyası tasfiye memuru atanması vekâlet ücreti ihya tasfiye memuru hak düşürücü süre kaldırma ve yeniden hüküm ihtar limited şirket hukuki yarar yargılama gideri tebligat ticaret sicili ek tasfiye terkin ihtarname ilan dava sebebi cy/cy kaydı yükleten (shipper) temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 7TTK 15TTK -7

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2022/480 E., 2022/797 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Sicil Müdürlüğü temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından sigortalısına ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla Furkan Plastik Ambalaj İnşaat Nakliyat Turizm Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye yönelik dava açıldığını, Ankara 17. İş Mahkemesinin 2021/28 E. sayılı dosyasında görülen davada söz konusu şirketin kaydının ticaret sicilinden 23.01.2014 tarihinde re'sen terkin edildiğinin öğrenildiğini, Mahkemece taraf teşkilinin sağlanabilmesi için müvekkiline ihya davası açması için süre verildiğini, terkinin usul ve kanuna uygun yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin ihyası ile şirkete temsilci atanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Sicil Müdürlüğü temsilcisi cevap dilekçesinde; ihyası istenen şirketin 23.01.2014 tarihinde re'sen terkin edildiğini, 28.01.2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli ilanın yapıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine uygun olarak terkin işleminin yapıldığını, aynı maddenin (15) inci fıkrasına göre 5 yıllık süre içerisinde dava açılmadığını, davalı Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmemesini belirterek davanın hem usulden hem de esastan reddini istemiştir.

2.Davalı olarak ihyası istenen şirket gösterilmiş ise de şirketin sicilden kaydının silinmiş olması nedeniyle şirkete tebligat çıkartılmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sicilden kaydı silinen şirkete yönelik dava açılmış ise de sicilden kaydı silinen şirkete husumet düşmeyeceğinden bu davalı hakkında açılan davanın reddi gerektiği, 23.01.2014 tarihinde sicilden resen kaydı silinen şirketle ilgili olarak gerekli ilanın Ticaret Sicil Gazetesinde 28.01.2014 tarihinde ilan edildiği, 5 yıllık hak düşürücü sürenin 28.01.2019 tarihinde dolduğu, davanın ise bu süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle şirket hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, Ticaret Sicil Memurluğu hakkında açılan davanın ise süresi içerisinde açılmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum talebinin haklı olduğunu, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca terkin edilen şirketin aynı maddenin (15) inci bendine göre ihyasının mümkün olduğunu usul ve kanuna aykırı olarak verilen mahkeme kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı Sicil Müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise bila tebliğ iade edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin (4/a) bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, ayrıca ihyası istenen şirketin oda kaydının silinmesi nedeniyle davalı Müdürlükçe re'sen terkin edilmesi sebebi kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işleminin bu nedenle de usul ve yasaya aykırı olduğu, davanın açıldığı tarihte dava açma süresi dolmuş ise de terkin işlemi usul ve Kanuna uygun yapılmadığından Kanunda öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanmasının mümkün bulunmadığı, davalı ... Sicil Müdürlüğü usulsüz terkin işlemi ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bu davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına davalı Furkan Plastik Ambalaj İnşaat Nakliyat Turizm Gıda San. ve Tic. Ltd.Şti. yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... Sicil Müdürlüğüne yönelik davanın kabulüne, Furkan Plastik Ambalaj İnşaat Nakliyat Turizm Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilana karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Sicil Müdürlüğü temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Sicil Müdürlüğü temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; terkin işleminin usul ve Kanuna uygun olarak yapıldığını, 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını, ihya kararı ile birlikte ek tasfiye işlmelerinin yapılması için tasfiye memurunun da atanması gerektiğini, ihya davalarında yasal hasım olunduğundan aleyhlerine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında re'sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci ve 15 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Sicil Müdürlüğü temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3510 E. 2023/4635 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası | Kararın kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4202 E. 2023/4610 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4203 E. 2023/4713 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4204 E. 2023/4584 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticaret sicili müdürlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4424 E. 2019/1037 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4211 E.  ,  2023/4693 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/431 Esas, 2023/617 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/480 E., 2022/797 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Sicil Müdürlüğü temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından sigortalısına ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla Furkan Plastik Ambalaj İnşaat Nakliyat Turizm Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye yönelik dava açıldığını, Ankara 17. İş Mahkemesinin 2021/28 E. sayılı dosyasında görülen davada söz konusu şirketin kaydının ticaret sicilinden 23.01.2014 tarihinde re'sen terkin edildiğinin öğrenildiğini, Mahkemece taraf teşkilinin sağlanabilmesi için müvekkiline ihya davası açması için süre verildiğini, terkinin usul ve kanuna uygun yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin ihyası ile şirkete temsilci atanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Sicil Müdürlüğü temsilcisi cevap dilekçesinde; ihyası istenen şirketin 23.01.2014 tarihinde re'sen terkin edildiğini, 28.01.2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli ilanın yapıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine uygun olarak terkin işleminin yapıldığını, aynı maddenin (15) inci fıkrasına göre 5 yıllık süre içerisinde dava açılmadığını, davalı Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmemesini belirterek davanın hem usulden hem de esastan reddini istemiştir.

2.Davalı olarak ihyası istenen şirket gösterilmiş ise de şirketin sicilden kaydının silinmiş olması nedeniyle şirkete tebligat çıkartılmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sicilden kaydı silinen şirkete yönelik dava açılmış ise de sicilden kaydı silinen şirkete husumet düşmeyeceğinden bu davalı hakkında açılan davanın reddi gerektiği, 23.01.2014 tarihinde sicilden resen kaydı silinen şirketle ilgili olarak gerekli ilanın Ticaret Sicil Gazetesinde 28.01.2014 tarihinde ilan edildiği, 5 yıllık hak düşürücü sürenin 28.01.2019 tarihinde dolduğu, davanın ise bu süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle şirket hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, Ticaret Sicil Memurluğu hakkında açılan davanın ise süresi içerisinde açılmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum talebinin haklı olduğunu, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca terkin edilen şirketin aynı maddenin (15) inci bendine göre ihyasının mümkün olduğunu usul ve kanuna aykırı olarak verilen mahkeme kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı Sicil Müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise bila tebliğ iade edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin (4/a) bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, ayrıca ihyası istenen şirketin oda kaydının silinmesi nedeniyle davalı Müdürlükçe re'sen terkin edilmesi sebebi kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işleminin bu nedenle de usul ve yasaya aykırı olduğu, davanın açıldığı tarihte dava açma süresi dolmuş ise de terkin işlemi usul ve Kanuna uygun yapılmadığından Kanunda öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanmasının mümkün bulunmadığı, davalı ...

Sicil Müdürlüğü usulsüz terkin işlemi ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bu davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına davalı Furkan Plastik Ambalaj İnşaat Nakliyat Turizm Gıda San. ve Tic. Ltd.Şti. yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... Sicil Müdürlüğüne yönelik davanın kabulüne, Furkan Plastik Ambalaj İnşaat Nakliyat Turizm Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilana karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Sicil Müdürlüğü temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Sicil Müdürlüğü temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; terkin işleminin usul ve Kanuna uygun olarak yapıldığını, 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını, ihya kararı ile birlikte ek tasfiye işlmelerinin yapılması için tasfiye memurunun da atanması gerektiğini, ihya davalarında yasal hasım olunduğundan aleyhlerine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında re'sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci ve 15 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Sicil Müdürlüğü temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.09.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası gereğince limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.

6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilecekleri düzenlenmiştir.

6102 sayılı Kanun ile fiilen sona ermiş ancak şeklen devam eden ortaklıkların ortadan kaldırılması düşünülmüş olup bu amaçla geçici 7 nci madde ile özel bir düzenleme getirilmiştir. Ayrıca bu hükme dayanılarak "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ" de çıkarılmıştır.

Kanun koyucu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte, hüküm şirket, ortağı veya yetkilisi dışında dava açan 3 üncü kişiler yönünden aynı Kanun'un 547 nci maddesine paralel "ek tasfiye" niteliğindedir.

6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi, ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547 nci maddesinde olduğu gibi mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verilmeli ve aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7 nci maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yönelik bulunduğundan aksi yöndeki uygulama yasanın amacına aykırıdır.

Kaldı ki davacı, terkin edilen şirket, yetkilisi ve ortağı olmayıp 3 üncü kişidir. Talebi, şirketin, aleyhine açılan dava ile sınırlı olup şirketin ek tasfiyesi ile tasfiye memuru atanmasına yöneliktir.

Terkin edilen şirketin, hiç terkin edilmemiş gibi ihyasına kadar verilmesinde davacının hukuki yararı bulunmadığı gibi, ek tasfiye talebine rağmen yazılı şekilde şirketin tamamen ihyasına karar verilmesi ile talep de aşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kararın onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/983984800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.