6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4990 E. 2023/5675 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken fesih ariyet sözleşmesi amortisman akaryakıt bayilik sözleşmesi ariyet kar mahrumiyeti haksız fesih geç teslim mahrum kalınan kâr hmk 297 istinaf sebebi makul süre yoksun kalınan kâr haklı sebep kâr mahrumiyeti ba formu sözleşmenin feshi bayilik sözleşmesi basiretli tacir hakkaniyet cezai şart istinaf incelemesi infaz garantörlük fesih kamu düzeni kâr dağıtımı ihtar ıslah ihtarname tacir dosya masrafı maddi tazminat dava sebebi eksik inceleme avans faizi temerrüt teslim istinaf yoluna başvurulabilirlik görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 297

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında akaryakıt bayilik sözleşme bulunduğunu, davalının sözleşmeyi haklı neden olmaksızın feshettiğini, fesih nedeniyle müvekkilinin elde edeceği kârdan yoksun kaldığını, bayilik ilişkisi nedeniyle davalı şirkete verilen emtianın da iade edilmediğini, sözleşmede bu durumda cezai şartın talep edilebileceğinin ön görüldüğünü, diğer davalı ...’ın ise garantör sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını, bu nedenle tüm taleplerden sorumlu olduğunu ileri sürerek kâr mahrumiyetinin şimdilik 10.000,00 TL’lik kısmının tahsiline, ariyet konusu menkullerin müvekkiline aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bilirkişilerce ariyet konusu menkullerin amortismanı düşülmesi sonucu elde edilecek bedelin şimdilik 5.000,00TL’lik kısmının tahsiline, ariyetlerin müvekkiline halen teslim edilmemesi nedeni şimdilik 5.000 USD’nin cezai şartın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile kâr mahrumiyeti nedeniyle 30.437,28 TL, ekipman bedeli için 5.772,17 TL, cezai şart olarak 21.000 USD’nin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; feshin haklı nedene dayanması nedeniyle kâr mahrumiyetinin talep edilemeyeceğini, emtiayı davacının teslim alması gerektiğini, bu durumda cezai şartın da talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 04.12.2017 tarih, 2015/46 E. ve 2017/942 K. sayılı kararıyla; davalı tarafça yapılan feshin haklı olmadığı, bu sebeple davacının yoksun kaldığı kârı talep edebileceği, davacının aynı bölgede tesis edeceği yeni bir bayilik için gereken makul sürenin 3 ay olduğu, davacının davalı bayiden elde ettiği 3 aylık net kâr nazara alındığında yoksun kalınan kârın 2.190,24 TL olduğu, taraflar arasındaki hukuki ilişki gereği ariyet verene malların iadesinin gerektiği, taraflara arasındaki ariyet sözleşmesine göre ariyet malların geç teslim edilmesi halinde cezai şart ödeneceğinin düzenlendiği ve ariyet konusu malları taşınmasından davacının sorumlu olduğu, fesih ihtarnamesinde ariyet konusu malların teslim alınmasının ihtar edildiği, bu halde cezai şart isteminin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, ariyet sözleşmesine istinaden verilen emtianın davalıdan alınıp davacıya aynen teslim edilmesine, eğer mümkün değilse 5.772,17 TL bedelin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, cezai şart talebinin reddine, kâr mahrumiyetine ilişkin talep bakımından 2.190,24 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmiştir

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 21.05.2020 tarih, 2018/1203 E. ve 2020/514 K. sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince verilen aynı gerekçe ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 28.04.2021 tarih, 2020/5720 E. ve 2021/4172 K. sayılı kararıyla ''... Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, bayilik sözleşmesini fesheden davalı şirketten ve bayilik sözleşmesini garantör sıfatı ile imzalayan davalı ...’dan ariyetin iadesini, cezai şartın ve maddi tazminatın tahsilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, ariyet sözleşmesine istinaden verilen emtianın davalıdan alınıp davacıya aynen teslim edilmesine, eğer mümkün değilse 5.772,17 TL bedelin dava tarihinden itibaren taraflar arasındaki sözleşme hükümlerince belirlenen faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, cezai şart talebinin reddine, kâr mahrumiyetine ilişkin talep bakımından 2.190,24 TL'nin dava tarihinden itibaren taraflar arasındaki sözleşme hükümlerince belirlenen faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, ancak kabul edilen dava değerinin hangi davalıdan tahsil edileceği hususu açık ve anlaşılır olmadığı gibi kararın gerekçe kısmında hangi davalının sorumluluğu bakımından bir değerlendirme yapıldığı da anlaşılır değildir. Yine tahsiline karar verilen miktarların taraflar arasındaki sözleşme hükümlerince belirlenen faiziyle tahsili hususu da açıklıktan yoksundur. Bu nedenlerle karar icrada tereddüde yol açacak niteliktedir. Davacı vekilince bu husus istinaf sebebi olarak ileri sürülmemiş olsa dahi Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde aranan niteliklerden yoksun olması ve yoksunluğun da kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle resen gözetilmeyi gerektirmesi karsısında esastan red kararı verilmesi doğru değildir. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince infazı kabil bir karar verilmek üzere kararın re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2. Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmediği..'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile davalı şirket arasında 22.03.2013 tarihli 5 yıl süreli Akaryakıt bayilik sözleşmesi ve Ariyet Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin 01.10.2014 tarihli fesih ihtarnamesi ile davalı şirket tarafından yaklaşık 8 aydan beri taraflarına mal sevkiyatı olmadığından bahisle feshedildiği, fesih ihtarnamesinde ariyet konusu malların sökülerek teslim alınmasının da ihtar edildiği, davalı ...'ında Akaryakıt bayilik sözleşmesini garantör sıfatıyla imzaladığı, kar mahrumiyeti talep edilebilmesi için davalı bayinin borca aykırı davranması ve bu borca aykırı davranış nedeniyle davacı dağıtıcının sözleşmeyi feshetmesi ya da davalının haklı sebep olmadan sözleşmeyi feshetmiş olması gerektiği, sözleşmenin süresinden önce davalı şirket tarafından feshinin haksız olduğu kabul edilmiş olup, bu husus taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleştiği, sözleşme davalı şirket tarafından haksız feshedildiğinden davacı tarafça ariyet konusu malların iadesi ve kâr mahrumiyeti talep edebileceği, mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporuna göre, davacının aynı bölgede tesis edeceği yeni bir bayilik için gereken makul sürenin 3 ay olarak tespit edilerek bu süre üzerinden davalı bayinin günlük net karına göre davacının 3 aylık makul süre için toplam 2.190,24 TL kâr mahrumiyeti zararının oluştuğu, bu bedelden, davalı şirket sözleşmelerin tarafı olması nedeniyle, diğer davalı ...'ın ise sözleşme maddeleri uyarınca Akaryakıt bayilik sözleşmesindeki Garantör olarak imzasının bulunmasından dolayı, dava tarihinden itibaren Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 42-2 maddesi uyarınca merkez bankasınca belirlenen avans faiz oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faiziyle beraber sorumlu oldukları, sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız feshedilmiş olması nedeniyle ariyet konusu malların davacı yana aynen teslim ve iade edilmesi gerektiği, aynen teslim mümkün olmadığı takdirde ise karar vermeye uygun bilirkişi raporuna göre amortisman bedelleri düşüldükten sonra bulunan 5.772,17 TL 'nin davacı yanca dava tarihinden itibaren Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 42-2 maddesi uyarınca Merkez Bankasınca belirlenen avans faiz oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faiziyle beraber talep edilebileceği, aynen teslim ve iadeden mümkün olmadığı takdirde tespit edilen bedelden, davalı şirketin sözleşmelerin tarafı olması nedeniyle, diğer davalı ...'ın ise sözleşme maddeleri uyarınca Akaryakıt bayilik sözleşmesindeki Garantör olarak imzasının bulunmasından dolayı sorumlu olduğu, davalının sözleşmenin feshini ilişkin ihtarnamesinde ayrıca ariyet konusu malların teslim alınmasını ihtar ettiği, bu durumda davacı ancak sözleşmeye konu ariyet verilen malların teslimini talep etmesine rağmen iade edilmediğini ispatlaması halinde cezai şart talep edebileceği, ancak ariyet sözleşmesinde düzenlenen cezai şartın talep edebilme koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı tarafından yapılan feshin haksız olduğu kanaatine varılmakla ariyet sözleşmesine konu 4 adet Dispenser Pompa, 5 Adet Dalgıç Pompa, 1 adet Hava Su Saati, 1 Adet Hava Kompresörünün davalıdan alınıp davacıya aynen teslim ve iadesine, eğer mümkün değilse 5.772,17 TL bedelin dava tarihinden itibaren merkez bankasınca belirlenen avans faiz oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faiziyle beraber davalılardan alınıp davacıya verilmesine, ariyetler bakımından cezai şart talebi için sözleşme hükümlerine göre ariyetlerin sökülmesinde davalı, taşınmasından davacı sorumlu olduğundan ve fesih ihtarnamesi ile malların teslim alınması davacıya bildirildiğinden şartları oluşmayan cezai şart tazminatı talebinin reddine, kar mahrumiyeti bakımından makul süre için tespit edilen 2.190,24 TL bedelin dava tarihinden itibaren Merkez Bankasınca belirlenen avans faiz oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faiziyle beraber davalılardan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilimizin haklı bir neden olmaksın yapılan erken fesih nedeni ile 3 yıl 5 ay 22 Gün süre ile elde edeceği kârdan mahrum kaldığını, Mahkemece mahrum kalınan kâr oranının 3 aylık hesaplama üzerinden 2.190,24 TL olarak hesaplanmışsa da bu hesaplamanın hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, davacının mahrum bıraktığı gelirleri (kârları) yeni kurulacak bir bayiye endekslemek her iki tarafından basiretli bir tacir olduğu gözetildiğinde hakkaniyete uygun olmadığını, davalının başka bir firmanın akaryakıt bayiliğini yapmaya devam ettiğinden davalı Alpet bayiliğini yaparken kazanmış olduğu müşteri çevresini müvekkil ile olan sözleşmesini haksız feshettikten sonra başka bir akaryakıt şirketinin bayiliğini devraldığı için halen devam ettirildiğinden hükmedilen miktarın hakkaniyete uygun olmayacağını, davalı ile bayilik ilişkisinin kurulması akabinde bir kısım emtialar davalının bayilik ilişkisini yerine getirebilmesi amacı ile davalıya ariyet olarak bırakıldığını, gerek sözleşme hükümleri gerekse teammüller uyarınca yerel Mahmkeme kararındaki gibi taşıma işlemlerinin değil, hakkaniyet gereği sadece taşıma masraflarının müvekkiline ait olduğunu, ariyet konusu malları davalıya teslim etmesine rağmen davalının malları söküm işleri sonrasında teslim etmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, akaryakıt bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı olarak kâr mahrumiyeti alacağının tahsili, ariyet konusu malların aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsili ve ariyet konusu malların süresinde iade edilmemesi nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı olarak kâr mahrumiyeti alacağının tahsili, ariyet konusu malların aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsili ve ariyet konusu malların süresinde iade edilmemesi nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkin olup, Mahkemece yapılan yargılama sonucu verilen karar uyarınca taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı şirket tarafından haksız olarak fesih edildiğine yönelik kararı davalılarca temyiz edilmediğinden sözleşmenin haksız feshi kesinleşmiştir. Davacı tarafından davalı bayiye ariyet olarak verilen malzeme, teçhizat ve diğer menkullerin sağlam şekilde davacıya teslimi gerektiği taraflar arasında akdedilmiş sözleşmenin 19 uncu maddesinde açıkça belirlenmiştir. Her ne kadar davalı tarafça 01.10.2014 tarihli ihtarname ile ariyete konu otomasyon, pompaların teslim alınması belirtilmiş olduğu halde davacı tarafın bu ihtara rağmen ariyet konusu malzemeleri teslim almadığı ileri sürülmüş ise de, dosya içerisinde bulunan 01.11.2014 tarihli servis raporunda davacı tarafın talimatı ile ariyete konu malların sökümü ve teslimi için davalı akaryakıt bayine gidildiği, pompaların demontajından sonra ürünlerin teslimatının istasyon görevlisi tarafından yapılmadığı ve formu imzalamadan imtina ettiğine dair tutanak tutulmuştur. Mahkemece bu servis raporuna ilişkin tarafların beyanların alınması, servis raporu içeriğinin tartışılması, davalı tarafça rapor içeriği kabul edilmediği takdirde gerektiğinde servis raporundaki yetkili kişi ile istasyon yetkilisi kısmındaki kişinin davalı şirketin sigortalı veya sigortasız çalışanı olup olmadığı araştırılarak davalının ariyete konu malları teslim konusunda temerrüde düşüp düşmediği ve davacının malları davalı şirketten almadığı yönündeki iddiası da birlikte değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İnfazı kabil olmayan hükmün kamu düzenine aykırılığı nedeniyle re'sen bozulması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5720 E. 2021/4172 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İade tarihi bildirilmeden gecikme cezai şartının doğmaması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6502 E. 2023/7771 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2335 E. 2023/4680 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

2 benzer karar daha
  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3157 E. 2021/4856 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3775 E. 2021/2265 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/4990 E.  ,  2023/5675 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

HÜKÜM

Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında akaryakıt bayilik sözleşme bulunduğunu, davalının sözleşmeyi haklı neden olmaksızın feshettiğini, fesih nedeniyle müvekkilinin elde edeceği kârdan yoksun kaldığını, bayilik ilişkisi nedeniyle davalı şirkete verilen emtianın da iade edilmediğini, sözleşmede bu durumda cezai şartın talep edilebileceğinin ön görüldüğünü, diğer davalı ...’ın ise garantör sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını, bu nedenle tüm taleplerden sorumlu olduğunu ileri sürerek kâr mahrumiyetinin şimdilik 10.000,00 TL’lik kısmının tahsiline, ariyet konusu menkullerin müvekkiline aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bilirkişilerce ariyet konusu menkullerin amortismanı düşülmesi sonucu elde edilecek bedelin şimdilik 5.000,00TL’lik kısmının tahsiline, ariyetlerin müvekkiline halen teslim edilmemesi nedeni şimdilik 5.000 USD’nin cezai şartın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile kâr mahrumiyeti nedeniyle 30.437,28 TL, ekipman bedeli için 5.772,17 TL, cezai şart olarak 21.000 USD’nin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; feshin haklı nedene dayanması nedeniyle kâr mahrumiyetinin talep edilemeyeceğini, emtiayı davacının teslim alması gerektiğini, bu durumda cezai şartın da talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 04.12.2017 tarih, 2015/46 E. ve 2017/942 K. sayılı kararıyla; davalı tarafça yapılan feshin haklı olmadığı, bu sebeple davacının yoksun kaldığı kârı talep edebileceği, davacının aynı bölgede tesis edeceği yeni bir bayilik için gereken makul sürenin 3 ay olduğu, davacının davalı bayiden elde ettiği 3 aylık net kâr nazara alındığında yoksun kalınan kârın 2.190,24 TL olduğu, taraflar arasındaki hukuki ilişki gereği ariyet verene malların iadesinin gerektiği, taraflara arasındaki ariyet sözleşmesine göre ariyet malların geç teslim edilmesi halinde cezai şart ödeneceğinin düzenlendiği ve ariyet konusu malları taşınmasından davacının sorumlu olduğu, fesih ihtarnamesinde ariyet konusu malların teslim alınmasının ihtar edildiği, bu halde cezai şart isteminin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, ariyet sözleşmesine istinaden verilen emtianın davalıdan alınıp davacıya aynen teslim edilmesine, eğer mümkün değilse 5.772,17 TL bedelin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, cezai şart talebinin reddine, kâr mahrumiyetine ilişkin talep bakımından 2.190,24 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmiştir

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 21.05.2020 tarih, 2018/1203 E. ve 2020/514 K. sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince verilen aynı gerekçe ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 28.04.2021 tarih, 2020/5720 E. ve 2021/4172 K. sayılı kararıyla ''... Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, bayilik sözleşmesini fesheden davalı şirketten ve bayilik sözleşmesini garantör sıfatı ile imzalayan davalı ...’dan ariyetin iadesini, cezai şartın ve maddi tazminatın tahsilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, ariyet sözleşmesine istinaden verilen emtianın davalıdan alınıp davacıya aynen teslim edilmesine, eğer mümkün değilse 5.772,17 TL bedelin dava tarihinden itibaren taraflar arasındaki sözleşme hükümlerince belirlenen faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, cezai şart talebinin reddine, kâr mahrumiyetine ilişkin talep bakımından 2.190,24 TL'nin dava tarihinden itibaren taraflar arasındaki sözleşme hükümlerince belirlenen faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, ancak kabul edilen dava değerinin hangi davalıdan tahsil edileceği hususu açık ve anlaşılır olmadığı gibi kararın gerekçe kısmında hangi davalının sorumluluğu bakımından bir değerlendirme yapıldığı da anlaşılır değildir.

Yine tahsiline karar verilen miktarların taraflar arasındaki sözleşme hükümlerince belirlenen faiziyle tahsili hususu da açıklıktan yoksundur. Bu nedenlerle karar icrada tereddüde yol açacak niteliktedir. Davacı vekilince bu husus istinaf sebebi olarak ileri sürülmemiş olsa dahi Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde aranan niteliklerden yoksun olması ve yoksunluğun da kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle resen gözetilmeyi gerektirmesi karsısında esastan red kararı verilmesi doğru değildir. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince infazı kabil bir karar verilmek üzere kararın re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2. Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmediği..'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile davalı şirket arasında 22.03.2013 tarihli 5 yıl süreli Akaryakıt bayilik sözleşmesi ve Ariyet Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin 01.10.2014 tarihli fesih ihtarnamesi ile davalı şirket tarafından yaklaşık 8 aydan beri taraflarına mal sevkiyatı olmadığından bahisle feshedildiği, fesih ihtarnamesinde ariyet konusu malların sökülerek teslim alınmasının da ihtar edildiği, davalı ...'ında Akaryakıt bayilik sözleşmesini garantör sıfatıyla imzaladığı, kar mahrumiyeti talep edilebilmesi için davalı bayinin borca aykırı davranması ve bu borca aykırı davranış nedeniyle davacı dağıtıcının sözleşmeyi feshetmesi ya da davalının haklı sebep olmadan sözleşmeyi feshetmiş olması gerektiği, sözleşmenin süresinden önce davalı şirket tarafından feshinin haksız olduğu kabul edilmiş olup, bu husus taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleştiği, sözleşme davalı şirket tarafından haksız feshedildiğinden davacı tarafça ariyet konusu malların iadesi ve kâr mahrumiyeti talep edebileceği, mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporuna göre, davacının aynı bölgede tesis edeceği yeni bir bayilik için gereken makul sürenin 3 ay olarak tespit edilerek bu süre üzerinden davalı bayinin günlük net karına göre davacının 3 aylık makul süre için toplam 2.190,24 TL kâr mahrumiyeti zararının oluştuğu, bu bedelden, davalı şirket sözleşmelerin tarafı olması nedeniyle, diğer davalı ...'ın ise sözleşme maddeleri uyarınca Akaryakıt bayilik sözleşmesindeki Garantör olarak imzasının bulunmasından dolayı, dava tarihinden itibaren Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 42-2 maddesi uyarınca merkez bankasınca belirlenen avans faiz oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faiziyle beraber sorumlu oldukları, sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız feshedilmiş olması nedeniyle ariyet konusu malların davacı yana aynen teslim ve iade edilmesi gerektiği, aynen teslim mümkün olmadığı takdirde ise karar vermeye uygun bilirkişi raporuna göre amortisman bedelleri düşüldükten sonra bulunan 5.772,17 TL 'nin davacı yanca dava tarihinden itibaren Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 42-2 maddesi uyarınca Merkez Bankasınca belirlenen avans faiz oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faiziyle beraber talep edilebileceği, aynen teslim ve iadeden mümkün olmadığı takdirde tespit edilen bedelden, davalı şirketin sözleşmelerin tarafı olması nedeniyle, diğer davalı ...'ın ise sözleşme maddeleri uyarınca Akaryakıt bayilik sözleşmesindeki Garantör olarak imzasının bulunmasından dolayı sorumlu olduğu, davalının sözleşmenin feshini ilişkin ihtarnamesinde ayrıca ariyet konusu malların teslim alınmasını ihtar ettiği, bu durumda davacı ancak sözleşmeye konu ariyet verilen malların teslimini talep etmesine rağmen iade edilmediğini ispatlaması halinde cezai şart talep edebileceği, ancak ariyet sözleşmesinde düzenlenen cezai şartın talep edebilme koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı tarafından yapılan feshin haksız olduğu kanaatine varılmakla ariyet sözleşmesine konu 4 adet Dispenser Pompa, 5 Adet Dalgıç Pompa, 1 adet Hava Su Saati, 1 Adet Hava Kompresörünün davalıdan alınıp davacıya aynen teslim ve iadesine, eğer mümkün değilse 5.772,17 TL bedelin dava tarihinden itibaren merkez bankasınca belirlenen avans faiz oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faiziyle beraber davalılardan alınıp davacıya verilmesine, ariyetler bakımından cezai şart talebi için sözleşme hükümlerine göre ariyetlerin sökülmesinde davalı, taşınmasından davacı sorumlu olduğundan ve fesih ihtarnamesi ile malların teslim alınması davacıya bildirildiğinden şartları oluşmayan cezai şart tazminatı talebinin reddine, kar mahrumiyeti bakımından makul süre için tespit edilen 2.190,24 TL bedelin dava tarihinden itibaren Merkez Bankasınca belirlenen avans faiz oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faiziyle beraber davalılardan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilimizin haklı bir neden olmaksın yapılan erken fesih nedeni ile 3 yıl 5 ay 22 Gün süre ile elde edeceği kârdan mahrum kaldığını, Mahkemece mahrum kalınan kâr oranının 3 aylık hesaplama üzerinden 2.190,24 TL olarak hesaplanmışsa da bu hesaplamanın hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, davacının mahrum bıraktığı gelirleri (kârları) yeni kurulacak bir bayiye endekslemek her iki tarafından basiretli bir tacir olduğu gözetildiğinde hakkaniyete uygun olmadığını, davalının başka bir firmanın akaryakıt bayiliğini yapmaya devam ettiğinden davalı Alpet bayiliğini yaparken kazanmış olduğu müşteri çevresini müvekkil ile olan sözleşmesini haksız feshettikten sonra başka bir akaryakıt şirketinin bayiliğini devraldığı için halen devam ettirildiğinden hükmedilen miktarın hakkaniyete uygun olmayacağını, davalı ile bayilik ilişkisinin kurulması akabinde bir kısım emtialar davalının bayilik ilişkisini yerine getirebilmesi amacı ile davalıya ariyet olarak bırakıldığını, gerek sözleşme hükümleri gerekse teammüller uyarınca yerel Mahmkeme kararındaki gibi taşıma işlemlerinin değil, hakkaniyet gereği sadece taşıma masraflarının müvekkiline ait olduğunu, ariyet konusu malları davalıya teslim etmesine rağmen davalının malları söküm işleri sonrasında teslim etmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, akaryakıt bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı olarak kâr mahrumiyeti alacağının tahsili, ariyet konusu malların aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsili ve ariyet konusu malların süresinde iade edilmemesi nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı olarak kâr mahrumiyeti alacağının tahsili, ariyet konusu malların aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsili ve ariyet konusu malların süresinde iade edilmemesi nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkin olup, Mahkemece yapılan yargılama sonucu verilen karar uyarınca taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı şirket tarafından haksız olarak fesih edildiğine yönelik kararı davalılarca temyiz edilmediğinden sözleşmenin haksız feshi kesinleşmiştir. Davacı tarafından davalı bayiye ariyet olarak verilen malzeme, teçhizat ve diğer menkullerin sağlam şekilde davacıya teslimi gerektiği taraflar arasında akdedilmiş sözleşmenin 19 uncu maddesinde açıkça belirlenmiştir.

Her ne kadar davalı tarafça 01.10.2014 tarihli ihtarname ile ariyete konu otomasyon, pompaların teslim alınması belirtilmiş olduğu halde davacı tarafın bu ihtara rağmen ariyet konusu malzemeleri teslim almadığı ileri sürülmüş ise de, dosya içerisinde bulunan 01.11.2014 tarihli servis raporunda davacı tarafın talimatı ile ariyete konu malların sökümü ve teslimi için davalı akaryakıt bayine gidildiği, pompaların demontajından sonra ürünlerin teslimatının istasyon görevlisi tarafından yapılmadığı ve formu imzalamadan imtina ettiğine dair tutanak tutulmuştur. Mahkemece bu servis raporuna ilişkin tarafların beyanların alınması, servis raporu içeriğinin tartışılması, davalı tarafça rapor içeriği kabul edilmediği takdirde gerektiğinde servis raporundaki yetkili kişi ile istasyon yetkilisi kısmındaki kişinin davalı şirketin sigortalı veya sigortasız çalışanı olup olmadığı araştırılarak davalının ariyete konu malları teslim konusunda temerrüde düşüp düşmediği ve davacının malları davalı şirketten almadığı yönündeki iddiası da birlikte değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981915600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.