İade tarihi bildirilmeden gecikme cezai şartının doğmaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6502 E. 2023/7771 K. · · İlk derece: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ariyet sözleşmesinde iade talebinden itibaren belirli bir süre içinde teslim ve bu süreye uyulmaması hâlinde gecikme cezai şartı kararlaştırılmışsa, cezai şartın doğabilmesi için iade edilecek tarihin ariyet alana açıkça bildirilmiş olması gerekir; ihtarnamede iade tarihinin 'sonradan bildirileceği' denilip başkaca bildirim yapılmamışsa iade yükümlülüğü doğmuş olsa dahi cezai şarta dayanak geç teslim olgusundan söz edilemez. Ariyetin aynen iadesi mümkün değilse ödenecek bedel, teslim tarihi, kullanım süresi ve yıpranma durumu gözetilerek rayiç değer üzerinden belirlenir; fatura bedeli esas alınamaz.
Ele alınan sorunlar
Gecikme cezai şartının doğması için ariyetlerin iade tarihinin bildirilmesi gereği → ret
İddia: Davacı, ariyetlerin tesliminin talep edildiği ihtarname ile bildirimin gerçekleştiğini, ayrıca ve açıkça süre verilmesinin şart olmadığını, aksi düşünülse bile en geç dava tarihi itibarıyla ariyetlerin iadesinin gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Ariyet sözleşmesinin 3 üncü maddesinde malzemelerin şirket tarafından yazılı olarak istenilmesi hâlinde, söküm ve nakliye masrafları ariyet alana ait olmak üzere sözleşmede öngörülen süre içinde teslim edileceği; 4 üncü maddesinde ise malzemelerin taahhüt edilen zamanda iade edilmemesi hâlinde gecikilen süre için cezai şart ödeneceği ve kısmen veya tamamen teslim edilmemesi hâlinde benzeri teçhizatın piyasa değerinin beş katının tazminat olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacının cevabi ihtarnamesinde ariyet malzemelerinin 'tarafınıza bildirilecek tarihte' iadesi talep edilerek iade tarihinin sonradan bildirileceği açıkça belirtilmiş, sonraki dönemde ise ariyetlerin hangi tarihte veya hangi tarihe kadar iade edilmesi gerektiği hususunda başkaca bir bildirim yapılmamıştır. Bu durumda davalının ariyetleri iade yükümlülüğü doğmuş olsa da, cezai şart hükmüne dayanak geç teslim olgusundan söz edilemez. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Cezai şart hükmünün genel işlem koşulları denetimine tabi olup olmadığı → ret
İddia: Davalı, cezai şarta ilişkin sözleşme maddesinin genel işlem koşulu niteliği taşıdığını, önceden tek yanlı hazırlandığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Ariyet sözleşmesinin imza tarihi gözetildiğinde sözleşme genel işlem koşulları denetimine tabi tutulamaz. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Ariyetlerin aynen iadesi, mümkün olmaması hâlinde ödenecek bedelin belirlenmesi → kısmi kabul
İddia: Davacı, ariyete konu malların bedellerinin eksik belirlendiğini, hesaplamada hangi ölçütlerin esas alındığının gösterilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşmenin feshi sonucu ariyet alan, kendisine teslim edilen malzemeleri iade yükümlülüğü altına girer ve talebe rağmen iade sağlanmadığından aynen iade gerekir. Aynen iadenin mümkün olmaması hâlinde ise sözleşmenin yapıldığı ve ariyetlerin teslim edildiği tarih, kullanılma süresi ve yıpranma durumu dikkate alındığında fatura bedelleri üzerinden bedel iadesi hakkaniyete aykırı olacağından, belirlenen rayiç değerlerin tahsiline karar verilmelidir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Gecikme cezai şartının doğması için iade tarihinin belirli biçimde bildirilmesi gerektiği ve aynen iadenin mümkün olmadığı hâlde bedelin rayiç değer üzerinden belirleneceği yönünden Yargıtay içtihadı niteliğindedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ariyet (kullanım ödüncü)↗ cezai şart↗ temerrüt↗ genel işlem koşulları↗ rayiç bedel↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3157 E. 2021/4856 K.
Ortak:rayiç bedel · temerrüt
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında imzalanan "Protokol" başlıklı belgenin 11.a).iii maddesinde, «sözleşmenin feshi» halinde, bayinin, TP tarafından «ariyet» olarak verilen malzeme ve teçhizatı ve montajı yapılan tüm sökülebilecek malzeme ve teçhizatı aynen iade etmeyi, iade edemiyor ise TP tarafından tespit edilen «rayiç bedellerini» ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettiği, sözleşmenin bu maddesinin «delil sözleşmesi» niteliğinde bulunduğu, davacı tarafından sözleşme gereği tespit edilen bedeller ile bilirkişi raporu ile saptanan rayiç bedeller arasında fahiş fark bulunmaması nedeniyle, sözleşmeye uygun olarak davacı tarafından yapılan hesaplamaya itibar edildiği, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «fesih» «ihtarnamesinde», dava konusu ariyet bedelinin belirtilmemesi nedeniyle «temerrüde» esas alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne 91.444,02 TL’nin 03.04.2015 dava tarihininden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davanın, taraflar arasında akdedilen «akaryakıt bayilik sözleşmesi» ve «protokolün» feshi nedeniyle davalıya «ariyet» olarak verilen malların aynen iadesi, iadenin mümkün olmaması halinde «bedelin iadesi» istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde «sözleşmenin feshi» halinde ariyet verilen malların iadesi, iade edilememesi halinde ise davacı tarafından tespit edilen «rayiç bedelin» ödeneceği kararlaştırıldığından, mahkemece ariyet olarak verilen malların rayiç bedeli gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «ihtarnamede» miktar belirtilmeden ariyet olarak bırakılan malların iadesi talep edildiğinden mahkemece «temerrüt» yönünden yeterli kabul edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince t …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil sözleşmesi · akaryakıt bayilik sözleşmesi · ariyet · bedel iadesi · sözleşmenin feshi · bayilik sözleşmesi · fesih · protokol
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, davanın, taraflar arasında akdedilen «akaryakıt bayilik sözleşmesi» ve «protokolün» feshi nedeniyle davalıya «ariyet» olarak verilen malların aynen iadesi, iadenin mümkün olmaması halinde «bedelin iadesi» istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde «sözleşmenin feshi» halinde ariyet verilen malların iadesi, iade edilememesi halinde ise davacı tarafından tespit edilen «rayiç bedelin» ödeneceği kararlaştırıldığından, mahkemece ariyet olarak verilen malların rayiç bedeli gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «ihtarnamede» miktar belirtilmeden ariyet olarak bırakılan malların iadesi talep edildiğinden mahkemece «temerrüt» yönünden yeterli kabul edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince t …
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında imzalanan "Protokol" başlıklı belgenin 11.a).iii maddesinde, «sözleşmenin feshi» halinde, bayinin, TP tarafından «ariyet» olarak verilen malzeme ve teçhizatı ve montajı yapılan tüm sökülebilecek malzeme ve teçhizatı aynen iade etmeyi, iade edemiyor ise TP tarafından tespit edilen «rayiç bedellerini» ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettiği, sözleşmenin bu maddesinin «delil sözleşmesi» niteliğinde bulunduğu, davacı tarafından sözleşme gereği tespit edilen bedeller ile bilirkişi raporu ile saptanan rayiç bedeller arasında fahiş fark bulunmaması nedeniyle, sözleşmeye uygun olarak davacı tarafından yapılan hesaplamaya itibar edildiği, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «fesih» «ihtarnamesinde», dava konusu ariyet bedelinin belirtilmemesi nedeniyle «temerrüde» esas alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne 91.444,02 TL’nin 03.04.2015 dava tarihininden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
3-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince, mahkemece bilirkişi tarafından tespit edilen «ariyet» bedeline hükmedilmesi gerekirken, davacının ne şekilde tespit ettiği bilinmeyen ariyet bedeline hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3775 E. 2021/2265 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ariyet sözleşmesi · ariyet · ticari defter incelemesi · husumet itirazı · ikrar · tüzel kişilik · ticari defter · avans faizi
Benzer bu karardaBelediyesi’ne devredildiğinden davalı tarafın «husumet itirazının» reddine, davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 67.544,93 TL'nin dava tarihinden işleyecek «avans faizi» ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece «ariyet sözleşmesinin» eki «teslim» tesellüm tutanağının «ibrazının» sağlanarak dava konusu faturaların teslim edilen ariyet malzeme ve teçhizata ilişkin olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Ayrıca davacının «ticari defterleri incelenmiş» olup davalının kayıtlarının da incelenmesi gerekir.
Belediyesi’nin 06.07.2018 tarihli cevabi yazısı kapsamında Kayapa Belediyesi’nin «tüzel kişiliğinin» sona erdiği ve ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4990 E. 2023/5675 K.
Ortak:cezai şart · temerrüt
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında bayilik, «ariyet sözleşmeleri» ile «protokol» imzalandığını, sözleşmeler kapsamında müvekkilinin davalıya «bayilik sözleşmesi» boyunca ve bayilik faaliyetinde kullanılmak üzere bir kısım malları ariyet verdiğini, bayilik ilişkisi sürerken davalının 20.07.2015 tarihli «ihtarnamesi» ile bayilik sözleşmesini süresinden önce ... taraflı feshettiğini, müvekkilinin de bu ihtarnameye karşı ihtarında ariyet malların iadesini istediği halde davalının iade etmediğini, ariyet sözleşmesinin 4 üncü maddesinde «cezai şart» öngörüldüğünü ileri sürerek ariyet konusu malların aynen iadesini, bunun mümkün olmaması halinde 149.808,77 TL’nin 22.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsilini, şimdilik 50.000,00 USD cezai şartın ödeme tarihindeki ... döviz ... karşılığı TL’nin 22.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birl …
… ığını, müvekkilinin müşterilerine karşı mahcup olduğunu, sınırlı akaryakıt satabildiğini, 20.07.2015 tarihinde haklı sebeple sözleşmeyi feshettiğini, malların aynen «teslimi» hususunda görüşmelere rağmen olumlu sonuç alınamadığını, «cezai şarta» ilişkin «ariyet sözleşmesinin» 4 üncü maddesinin genel işlem ... niteliği taşıdığını, önceden ... başına hazırlandığını, ariyet malların teslim edilmediği her geçen ...
2.000,00 USD «cezai şartın» ahlaka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında «akaryakıt bayilik sözleşme» bulunduğunu, davalının sözleşmeyi haklı neden olmaksızın feshettiğini, «fesih» nedeniyle müvekkilinin elde edeceği kârdan yoksun kaldığını, bayilik ilişkisi nedeniyle davalı şirkete verilen emtianın da iade edilmediğini, sözleşmede bu durumda «cezai şartın» talep edilebileceğinin ön görüldüğünü, diğer davalı ...’ın ise «garantör» sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını, bu nedenle tüm taleplerden sorumlu olduğunu ileri sürerek kâr «mahrumiyetinin» şimdilik 10.000,00 TL’lik kısmının tahsiline, «ariyet» konusu menkullerin müvekkiline aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bilirkişilerce ariyet konusu menkullerin «amortismanı» düşülmesi sonucu elde edilecek bedelin şimdilik 5.000,00TL’lik kısmının tahsiline, ariyetlerin müvekkiline halen «teslim» edilmemesi nedeni şimdilik 5.000 USD’nin cezai şartın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, «ıslah» ile kâr mahrumiyeti nedeniyle 30.437,28 TL, ekipman bedeli için 5.772,17 TL, cezai şart olarak 21.000 USD’nin tahsilini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; feshin haklı nedene dayanması nedeniyle kâr «mahrumiyetinin» talep edilemeyeceğini, emtiayı davacının «teslim» alması gerektiğini, bu durumda «cezai şartın» da talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… arafça yapılan feshin haklı olmadığı, bu sebeple davacının yoksun kaldığı kârı talep edebileceği, davacının aynı bölgede tesis edeceği yeni bir bayilik için gereken «makul sürenin» 3 ay olduğu, davacının davalı bayiden elde ettiği 3 aylık net kâr nazara alındığında «yoksun kalınan» kârın 2.190,24 TL olduğu, taraflar arasındaki hukuki ilişki gereği «ariyet» verene malların iadesinin gerektiği, taraflara arasındaki «ariyet sözleşmesine» göre ariyet malların «geç teslim» edilmesi halinde «cezai şart» ödeneceğinin düzenlendiği ve ariyet konusu malları taşınmasından davacının sorumlu olduğu, «fesih» «ihtarnamesinde» ariyet konusu malların teslim alınmasının «ihtar» edildiği, bu halde cezai şart isteminin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, ariyet sözleşmesine istinaden verilen emtianın davalıdan alınıp davacıya aynen teslim edilmesine, eğer mümkün değilse 5.772,17 TL bedelin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, cezai şart talebinin reddine, kâr «mahrumiyetine» ilişkin talep bakımından 2.190,24 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmiştir IV.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:erken fesih · ariyet sözleşmesi · amortisman · akaryakıt bayilik sözleşmesi · ariyet · kar mahrumiyeti · geç teslim · mahrum kalınan kâr
Benzer bu kararda… ilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile davalı şirket arasında 22.03.2013 tarihli 5 yıl süreli Akaryakıt «bayilik sözleşmesi» ve Ariyet Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin 01.10.2014 tarihli «fesih» «ihtarnamesi» ile davalı şirket tarafından yaklaşık 8 aydan beri taraflarına mal sevkiyatı olmadığından bahisle feshedildiği, fesih ihtarnamesinde «ariyet» konusu malların sökülerek «teslim» alınmasının da «ihtar» edildiği, davalı ...'ında Akaryakıt bayilik sözleşmesini «garantör» sıfatıyla imzaladığı, «kar mahrumiyeti» talep edilebilmesi için davalı bayinin borca aykırı davranması ve bu borca aykırı davranış nedeniyle davacı «dağıtıcının» sözleşmeyi feshetmesi ya da davalının «haklı sebep» olmadan sözleşmeyi feshetmiş olması gerektiği, sözleşmenin süresinden önce davalı şirket tarafından feshinin haksız olduğu kabul edilmiş olup, bu husus taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleştiği, sözleşme davalı şirket tarafından haksız feshedildiğinden davacı tarafça ariyet konusu malların iadesi ve kâr mahrumiyeti talep edebileceği, mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporuna göre, davacının aynı bölgede tesis edeceği yeni bir bayilik için gereken «makul sürenin» 3 ay olarak tespit edilerek bu süre üzerinden davalı bayinin günlük net karına göre davacının 3 aylık makul süre için toplam 2.190,24 TL kâr mahrumiyeti zararının oluştuğu, bu bedelden, davalı şirket sözleşmelerin tarafı olması nedeniyle, diğer davalı ...'ın ise sözleşme maddeleri uyarınca Akaryakıt bayilik sözleşmesindeki Garantör olarak imzasının bulunmasından dolayı, dava tarihinden itibaren Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 42-2 maddesi uyarınca merkez bankasınca belirlenen «avans faiz» oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faiziyle beraber sorumlu oldukları, sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız feshedilmiş olması nedeniyle ariyet konusu malların davacı yana aynen teslim ve iade edilmesi gerektiği, aynen teslim mümkün olmadığı takdirde ise karar vermeye uygun bilirkişi raporuna göre «amortisman» bedelleri düşüldükten sonra bulunan 5.772,17 TL 'nin davacı yanca dava tarihinden itibaren Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 42-2 maddesi uyarınca Merkez Bankasınca belirlenen avans faiz oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faiziyle beraber talep edilebileceği, aynen teslim ve iadeden mümkün olmadığı takdirde tespit edilen bedelden, davalı şirketin sözleşmelerin tarafı olması nedeniyle, diğer davalı ...'ın ise sözleşme maddeleri uyarınca Akaryakıt bayilik sözleşmesindeki Garantör olarak imzasının bulunmasından dolayı sorumlu olduğu, davalının «sözleşmenin feshini» ilişkin ihtarnamesinde ayrıca ariyet konusu malların teslim alınmasını ihtar ettiği, bu durumda davacı ancak sözleşmeye konu ariyet verilen malların teslimini talep etmesine rağmen iade edilmediğini ispatlaması halinde «cezai şart» talep edebileceği, ancak «ariyet sözleşmesinde» düzenlenen cezai şartın talep edebilme koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı tarafından yapılan feshin haksız olduğu kana …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında «akaryakıt bayilik sözleşme» bulunduğunu, davalının sözleşmeyi haklı neden olmaksızın feshettiğini, «fesih» nedeniyle müvekkilinin elde edeceği kârdan yoksun kaldığını, bayilik ilişkisi nedeniyle davalı şirkete verilen emtianın da iade edilmediğini, sözleşmede bu durumda «cezai şartın» talep edilebileceğinin ön görüldüğünü, diğer davalı ...’ın ise «garantör» sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını, bu nedenle tüm taleplerden sorumlu olduğunu ileri sürerek kâr «mahrumiyetinin» şimdilik 10.000,00 TL’lik kısmının tahsiline, «ariyet» konusu menkullerin müvekkiline aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bilirkişilerce ariyet konusu menkullerin «amortismanı» düşülmesi sonucu elde edilecek bedelin şimdilik 5.000,00TL’lik kısmının tahsiline, ariyetlerin müvekkiline halen «teslim» edilmemesi nedeni şimdilik 5.000 USD’nin cezai şartın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, «ıslah» ile kâr mahrumiyeti nedeniyle 30.437,28 TL, ekipman bedeli için 5.772,17 TL, cezai şart olarak 21.000 USD’nin tahsilini talep etmiştir.
… arafça yapılan feshin haklı olmadığı, bu sebeple davacının yoksun kaldığı kârı talep edebileceği, davacının aynı bölgede tesis edeceği yeni bir bayilik için gereken «makul sürenin» 3 ay olduğu, davacının davalı bayiden elde ettiği 3 aylık net kâr nazara alındığında «yoksun kalınan» kârın 2.190,24 TL olduğu, taraflar arasındaki hukuki ilişki gereği «ariyet» verene malların iadesinin gerektiği, taraflara arasındaki «ariyet sözleşmesine» göre ariyet malların «geç teslim» edilmesi halinde «cezai şart» ödeneceğinin düzenlendiği ve ariyet konusu malları taşınmasından davacının sorumlu olduğu, «fesih» «ihtarnamesinde» ariyet konusu malların teslim alınmasının «ihtar» edildiği, bu halde cezai şart isteminin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, ariyet sözleşmesine istinaden verilen emtianın davalıdan alınıp davacıya aynen teslim edilmesine, eğer mümkün değilse 5.772,17 TL bedelin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, cezai şart talebinin reddine, kâr «mahrumiyetine» ilişkin talep bakımından 2.190,24 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmiştir IV.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilimizin haklı bir neden olmaksın yapılan «erken fesih» nedeni ile 3 yıl 5 ay 22 Gün süre ile elde edeceği kârdan «mahrum» kaldığını, Mahkemece «mahrum kalınan» kâr oranının 3 aylık hesaplama üzerinden 2.190,24 TL olarak hesaplanmışsa da bu hesaplamanın «hakkaniyete» ve hukuka aykırı olduğunu, davacının mahrum bıraktığı gelirleri (kârları) yeni kurulacak bir bayiye endekslemek her iki tarafından basiretli bir «tacir» olduğu gözetildiğinde hakkaniyete uygun olmadığını, davalının başka bir firmanın akaryakıt bayiliğini yapmaya devam ettiğinden davalı Alpet bayiliğini yaparken kazanmış olduğu müşteri çevresini müvekkil ile olan sözleşmesini haksız feshettikten sonra başka bir akaryakıt şirketinin bayiliğini devraldığı için halen devam ettirildiğinden hükmedilen miktarın hakkaniyete uygun olmayacağını, davalı ile bayilik ilişkisinin kurulması akabinde bir kısım emtialar davalının bayilik ilişkisini yerine getirebilmesi amacı ile davalıya «ariyet» olarak bırakıldığını, gerek sözleşme hükümleri gerekse teammüller uyarınca yerel Mahmkeme kararındaki gibi taşıma işlemlerinin değil, hakkaniyet gereği sadece taşıma «masraflarının» müvekkiline ait olduğunu, ariyet konusu malları davalıya «teslim» etmesine rağmen davalının malları söküm işleri sonrasında teslim etmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6502 E. , 2023/7771 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1780 Esas, 2022/101 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/1145 E., 2019/418 K.
Taraflar arasındaki aynen iade ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında bayilik, ariyet sözleşmeleri ile protokol imzalandığını, sözleşmeler kapsamında müvekkilinin davalıya bayilik sözleşmesi boyunca ve bayilik faaliyetinde kullanılmak üzere bir kısım malları ariyet verdiğini, bayilik ilişkisi sürerken davalının 20.07.2015 tarihli ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesini süresinden önce ... taraflı feshettiğini, müvekkilinin de bu ihtarnameye karşı ihtarında ariyet malların iadesini istediği halde davalının iade etmediğini, ariyet sözleşmesinin 4 üncü maddesinde cezai şart öngörüldüğünü ileri sürerek ariyet konusu malların aynen iadesini, bunun mümkün olmaması halinde 149.808,77 TL’nin 22.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, şimdilik 50.000,00 USD cezai şartın ödeme tarihindeki ...
döviz ... karşılığı TL’nin 22.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ürün mal talepnamesi ile davacıdan 16.07.2015 tarihinde akaryakıt talebinde bulunduğunu, aracın davacının dolum tesislerinde beklemesine rağmen sözleşmeye aykırı şekilde araca dolum yapılmadığını, müvekkilinin müşterilerine karşı mahcup olduğunu, sınırlı akaryakıt satabildiğini, 20.07.2015 tarihinde haklı sebeple sözleşmeyi feshettiğini, malların aynen teslimi hususunda görüşmelere rağmen olumlu sonuç alınamadığını, cezai şarta ilişkin ariyet sözleşmesinin 4 üncü maddesinin genel işlem ... niteliği taşıdığını, önceden ... başına hazırlandığını, ariyet malların teslim edilmediği her geçen ...
2. 000,00 USD cezai şartın ahlaka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme gereğince ekinde yer ... ariyetlerin davalıya teslim edildiği, sözleşmenin davalı tarafından 20.07.2015 tarihli ihtarnameyle akaryakıt talebinin karşılanmadığı gerekçesi ile feshedildiği, davalının 29.07.2015 tarihli ihtarnamesi ile teslim edilen ariyetlerin normal kullanımdan kaynaklanan yıpranmalar hariç olmak üzere hasarsız ve kullanılabilir halde iadesinin talep edildiği, sözleşmenin feshi sonucu davalının ariyet olarak kendisine teslim edilen malzemeleri de iade yükümlülüğü altına girdiği, davacının talep etmesine rağmen iadenin sağlanmadığı, ariyet sözleşmesinin 3 üncü maddesi gereğince davalının malzemelerin şirket tarafından yazılı olarak istenilmesi halinde, söküm ve nakliye masrafları ariyet alana ait olmak üzere 15 ...
içinde teslim etmeyi, aksi halde ise sözleşmenin 4 üncü maddesi gereğince geçen her ... için 2.000,00 USD veya ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığını ödemeyi kabul ettiği, davalının ariyetleri iade etmediğinden davacının davasında haklı olduğu, ariyetlerin aynen iadesi gerektiği, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde ise sözleşmenin yapıldığı ve ariyetlerin teslim edildiği tarih, kullanılması süresi, yıpranma durumu dikkate alındığında, davacının talep ettiği gibi fatura bedelleri üzerinden bedel iadesinin hakkaniyete aykırı olacağı, belirlenen rayiç değerlerinin tahsiline karar verilmesi gerektiği, davacının ariyet sözleşmesinin 4 üncü maddesinde belirtildiği şekilde cezai şart talep ettiği, davalının dosya kapsamında yer ...
bilançoları da incelendiğinde talep edilen cezai şart miktarının davalının mahvına sebep olacak düzeyde olmadığı, sözleşme hükümlerine aykırı davranarak ariyetleri iade etmemiş olması sebebiyle davacının cezai şart isteyebileceği, teslim edilmeyen ... sayısı itibariyle de talep edilen cezai şartın yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasında 20.09.2011 tarihinde imzalanan ariyet sözleşmesi ekinde liste halinde yer ... ve hükümde belirtilen davalı tarafından teslim alınan ariyetlerin, davacıya aynen iadesine, ariyetlerin aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde toplam 27.800,00 TL'nin 02.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ariyet bedeli yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının cezai şart isteminin kabulü ile 50.000,00 USD cezai şartın 02.08.2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca işleyecek işleyecek faizi ile birlikte ödeme tarihindeki TCMB efektif satış ...
karşılığı TL olarak davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ek raporda belirtilen değerlerin ariyete konu malların ... değerinin çok altında olduğunu, bedellerin hangi yöntemle belirlendiğinin, hangi kıstasların esas alındığının belirtilmediğini, faiz hesaplamasını kabul etmediklerini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ürün mal talepnamesi ile en çok ihtiyaç duyduğu ... arefesinde davacıdan 16.07.2015 tarihinde akaryakıt talebinde bulunduğunu, plakası dahi yazılan aracın davacının dolum tesislerinde beklediğini, sözleşmeye aykırı şekilde araca dolum yapılmadığını, müvekkilinin müşterilerine karşı mahcup olduğunu, müşteri kaybı yaşadığını, sınırlı akaryakıt satabildiğini, 20.07.2015 tarihinde haklı sebeple sözleşmeyi feshettiğini, davalının da ihtarname ile ariyetleri istediği halde nereye teslim edileceğini bildirmediğini, tarih belirtilmediğini, bilirkişilerin mal bedellerini fahiş belirlediğini, cezai şartın genel işlem ... içerdiğini, ... başına davacı tarafından hazırlandığını, cezai şartın müvekkilinin ekonomik durumunu sonlandıracağını, büyük ihtimalle iflasına sebebiyet vereceğini, bilirkişi raporuna aykırı şekilde indirime gidilmediğini, ariyet konusu malların bedelleri gözetildiğinde istenen cezai şart tutarının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ariyet sözleşmesi gereğince, sözleşme ekinde belirtilen bir kısım malların davacı tarafından davalıya ariyet olarak verildiği, davalı bayi tarafından bayilik sözleşmesinin 20.07.2015 tarihli ihtarnameyle, akaryakıt talebinin karşılanmadığı gerekçesiyle sözleşmenin bitim tarihinden önce feshedildiği, sonrasında davacı tarafından düzenlenen 29.07.2015 tarihli cevabi ihtarname ile bir kısım alacaklarla birlikte dava konusu ariyet malzemelerinin "tarafınıza bildirilecek tarihte" denilerek hasarsız ve kullanılabilir şekilde iadesinin talep edildiği, ancak ihtarnamede "tarafınıza bildirilecek tarihte" denilerek sonradan iade tarihi bildirileceği belirtilmesine rağmen davalıya ariyetleri hangi tarihte veya hangi tarihe kadar iade etmesi gerektiği hususunda başkaca bir bildirim yapılmadığı, davacı tarafından keşide edilen bu ihtarnamenin davalıya 03.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği, 20.09.2011 tarihli ariyet sözleşmesinin 3 üncü maddesinde, malzemelerin şirket tarafından yazılı olarak istenilmesi halinde, söküm ve nakliye masrafları ariyet alana ait olmak üzere 15 ...
içinde teslim etmeyi ariyet alanın kabul ettiği, 4 üncü maddesinde, malzemelerin taahhüt edilen zamanda şirkete iade edilmediği takdirde, geçen her ... için 2.000,00 USD veya fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığını ödeneceğinin, kısmen veya tamamen teslim edilmemesi halinde ise benzeri teçhizatın piyasa değerinin 5 katının tazminat olarak şirkete ödeneceğinin kabul ve taahhüt edildiği hususlarının düzenlendiği, ariyet sözleşmesinin imza tarihi gözetildiğinde genel işlem koşulları denetimine tabi tutulamayacağı, davacının cezai şart talebinin ariyet sözleşmesinin 4 üncü maddesine dayandığı, sözleşmenin 3 üncü maddesinde, malzemelerin şirket tarafından yazılı olarak istenilmesi halinde bayi tarafından 15 ...
içinde teslim edileceği, 4 üncü maddesinde ise malzemelerin taahhüt edilen zamanda şirkete iade edilmediği takdirde geçen her ... için 2.000,00 USD cezai şart ödeneceğinin hüküm altına alındığı, ancak davacının 29.07.2015 tarihli cevabi ihtarnamesinde ariyet malzemelerinin "tarafınıza bildirilecek tarihte" denilerek iadesinin talep edildiği, dolayısıyla ariyetlerin iade tarihinin sonradan bildirileceğinin açıkça belirtildiği, sonraki dönemde ise davalıya ariyetleri hangi tarihte veya hangi tarihe kadar iade etmesi gerektiği hususunda başkaca bir bildirim yapılmadığı, davalının ariyetleri iade yükümlülüğü doğmuş olsa da, cezai şart hükmüne dayanak geç teslim olgusundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine;
davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında 20.09.2011 tarihinde imzalanan ariyet sözleşmesi ekinde liste halinde yer ... ve hükümde belirtilen ariyetlerin, davacıya aynen iadesine, ariyetlerin aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde toplam 27.800,00 TL'nin 02.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ariyet bedeli yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının cezai şart isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ariyetlerin tesliminin talep edildiği ihtarname ile bildirimin gerçekleştiği, ayrıca ve açıkça süre verilmesinin şart olmadığını, aksi düşünülse bile en geç dava tarihi itibariyle ariyetlerin iadesi gerektiğini, oysa halen iadenin yapılmadığını, cezai şart ödeme yükümünün doğduğunu, ariyete konu malların bedellerinin eksik belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün tahsile yönelik kısmının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ariyete konu emtianın aynen iadesi ve alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 158 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince ve katılma yoluyla davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003589900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz