Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3775 E. 2021/2265 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ariyet sözleşmesi↗ ariyet↗ ticari defter incelemesi↗ husumet itirazı↗ bayilik sözleşmesi↗ ikrar↗ tüzel kişilik↗ ticari defter↗ avans faizi↗ ibraz↗ teslim↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen kök ve ek bilirkişi raporuna göre ... Belediyesi’nin 06.07.2018 tarihli cevabi yazısı kapsamında Kayapa Belediyesi’nin tüzel kişiliğinin sona erdiği ve ... Belediyesi’ne devredildiği, bu devirle birlikte Kayapa Belediyesi’nin dava konusu sözleşmeden kaynaklanan borçlarının da ... Belediyesi’ne devredildiğinden davalı tarafın husumet itirazının reddine, davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 67.544,93 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
İşbu karara karşı taraf vekillerince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece gönderilen müzekkere yazısı içeriği bakımından ... Belediyesi’nin 06.07.2018 tarihli cevabi yazısı ikrar mahiyetinde olmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda Bayilik Sözleşme ekine bağlı “Ariyet Sözleşmesi”nin 2. maddesi gereğince bayinin malları teslim aldığını gösteren listenin bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda bayiye teslim edilen Ariyet malzemelerinin mahiyetinin ne olduğu anlaşılamamıştır. Mahkemece ariyet sözleşmesinin eki teslim tesellüm tutanağının ibrazının sağlanarak dava konusu faturaların teslim edilen ariyet malzeme ve teçhizata ilişkin olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca davacının ticari defterleri incelenmiş olup davalının kayıtlarının da incelenmesi gerekir. Sübut yönünden yetersiz delillere göre davalı ile ilgili olmayan davacı faturalarına göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3157 E. 2021/4856 K.
Ortak:ariyet · bayilik sözleşmesi · avans faizi
İncelediğiniz karardaBelediyesi’ne devredildiğinden davalı tarafın «husumet itirazının» reddine, davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 67.544,93 TL'nin dava tarihinden işleyecek «avans faizi» ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece «ariyet sözleşmesinin» eki «teslim» tesellüm tutanağının «ibrazının» sağlanarak dava konusu faturaların teslim edilen ariyet malzeme ve teçhizata ilişkin olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında imzalanan "Protokol" başlıklı belgenin 11.a).iii maddesinde, «sözleşmenin feshi» halinde, bayinin, TP tarafından «ariyet» olarak verilen malzeme ve teçhizatı ve montajı yapılan tüm sökülebilecek malzeme ve teçhizatı aynen iade etmeyi, iade edemiyor ise TP tarafından tespit edilen «rayiç bedellerini» ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettiği, sözleşmenin bu maddesinin «delil sözleşmesi» niteliğinde bulunduğu, davacı tarafından sözleşme gereği tespit edilen bedeller ile bilirkişi raporu ile saptanan rayiç bedeller arasında fahiş fark bulunmaması nedeniyle, sözleşmeye uygun olarak davacı tarafından yapılan hesaplamaya itibar edildiği, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «fesih» «ihtarnamesinde», dava konusu ariyet bedelinin belirtilmemesi nedeniyle «temerrüde» esas alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne 91.444,02 TL’nin 03.04.2015 dava tarihininden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davanın, taraflar arasında akdedilen «akaryakıt bayilik sözleşmesi» ve «protokolün» feshi nedeniyle davalıya «ariyet» olarak verilen malların aynen iadesi, iadenin mümkün olmaması halinde «bedelin iadesi» istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde «sözleşmenin feshi» halinde ariyet verilen malların iadesi, iade edilememesi halinde ise davacı tarafından tespit edilen «rayiç bedelin» ödeneceği kararlaştırıldığından, mahkemece ariyet olarak verilen malların rayiç bedeli gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «ihtarnamede» miktar belirtilmeden ariyet olarak bırakılan malların iadesi talep edildiğinden mahkemece «temerrüt» yönünden yeterli kabul edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince t …
3-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince, mahkemece bilirkişi tarafından tespit edilen «ariyet» bedeline hükmedilmesi gerekirken, davacının ne şekilde tespit ettiği bilinmeyen ariyet bedeline hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil sözleşmesi · akaryakıt bayilik sözleşmesi · rayiç bedel · bedel iadesi · sözleşmenin feshi · fesih · protokol · taahhütname
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında imzalanan "Protokol" başlıklı belgenin 11.a).iii maddesinde, «sözleşmenin feshi» halinde, bayinin, TP tarafından «ariyet» olarak verilen malzeme ve teçhizatı ve montajı yapılan tüm sökülebilecek malzeme ve teçhizatı aynen iade etmeyi, iade edemiyor ise TP tarafından tespit edilen «rayiç bedellerini» ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettiği, sözleşmenin bu maddesinin «delil sözleşmesi» niteliğinde bulunduğu, davacı tarafından sözleşme gereği tespit edilen bedeller ile bilirkişi raporu ile saptanan rayiç bedeller arasında fahiş fark bulunmaması nedeniyle, sözleşmeye uygun olarak davacı tarafından yapılan hesaplamaya itibar edildiği, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «fesih» «ihtarnamesinde», dava konusu ariyet bedelinin belirtilmemesi nedeniyle «temerrüde» esas alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne 91.444,02 TL’nin 03.04.2015 dava tarihininden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davanın, taraflar arasında akdedilen «akaryakıt bayilik sözleşmesi» ve «protokolün» feshi nedeniyle davalıya «ariyet» olarak verilen malların aynen iadesi, iadenin mümkün olmaması halinde «bedelin iadesi» istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde «sözleşmenin feshi» halinde ariyet verilen malların iadesi, iade edilememesi halinde ise davacı tarafından tespit edilen «rayiç bedelin» ödeneceği kararlaştırıldığından, mahkemece ariyet olarak verilen malların rayiç bedeli gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «ihtarnamede» miktar belirtilmeden ariyet olarak bırakılan malların iadesi talep edildiğinden mahkemece «temerrüt» yönünden yeterli kabul edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince t …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3775 E. , 2021/2265 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 21.02.2019 tarih ve 2017/629- 2019/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket ile Kayapa Belediyesi Akaryakıt İstasyon İşletmeciliği arasında imzalanan Bayilik Sözleşmesi'nin ve eki niteliğindeki diğer sözleşmelerin, 5747 sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümleri ile Kayapa Belediyesi'nin tüzel kişiliğinin kaldırılarak kül halinde ... Belediyesi'ne devredilmesinden sonra sözleşmenin uygulanamayarak feshedilmek zorunda kalındığını, sözleşme gereği ödenmesi gereken sabit yatırım gideri ve hizmet bedelinin ödenmesi için davalıya faturaların gönderilmesine rağmen davalı belediyenin ödeme yapmadığını ileri sürerek, 67.603,74 TL tutarındaki alacağın avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu akaryakıt istasyonunun davalı belediyeye devrinden sonra Belediye Encümeni kararı ile intifa hakkı saklı kalmak kaydıyla dava dışı...'na ihale edildiği ve 05.05.2010 tarihinde resmi devrin gerçekleştirildiğini, fesih tarihi itibariyle müvekkilinin davaya konu istasyon ile herhangi bir bağlantısının kalmadığını, 59 TL tutarlı hizmet faturasının davacıya ödendiğini, diğer 2 faturadan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, feshin haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen kök ve ek bilirkişi raporuna göre ... Belediyesi’nin 06.07.2018 tarihli cevabi yazısı kapsamında Kayapa Belediyesi’nin tüzel kişiliğinin sona erdiği ve ... Belediyesi’ne devredildiği, bu devirle birlikte Kayapa Belediyesi’nin dava konusu sözleşmeden kaynaklanan borçlarının da ... Belediyesi’ne devredildiğinden davalı tarafın husumet itirazının reddine, davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 67.544,93 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
İşbu karara karşı taraf vekillerince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece gönderilen müzekkere yazısı içeriği bakımından ... Belediyesi’nin 06.07.2018 tarihli cevabi yazısı ikrar mahiyetinde olmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda Bayilik Sözleşme ekine bağlı “Ariyet Sözleşmesi”nin 2. maddesi gereğince bayinin malları teslim aldığını gösteren listenin bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda bayiye teslim edilen Ariyet malzemelerinin mahiyetinin ne olduğu anlaşılamamıştır. Mahkemece ariyet sözleşmesinin eki teslim tesellüm tutanağının ibrazının sağlanarak dava konusu faturaların teslim edilen ariyet malzeme ve teçhizata ilişkin olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca davacının ticari defterleri incelenmiş olup davalının kayıtlarının da incelenmesi gerekir. Sübut yönünden yetersiz delillere göre davalı ile ilgili olmayan davacı faturalarına göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 10.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/652471600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz