Bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2335 E. 2023/4680 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ariyet↗ kar mahrumiyeti↗ keşif↗ kâr mahrumiyeti↗ sözleşmenin feshi↗ bayilik sözleşmesi↗ cezai şart↗ garantörlük↗ protokol↗ kusur↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinden kaynaklı alacak ve ariyetlerin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3492 E. 2020/5577 K.
Ortak:ariyet · kar mahrumiyeti · kâr mahrumiyeti · bayilik sözleşmesi · cezai şart
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, «bayilik sözleşmesinden» kaynaklı alacak ve «ariyetlerin» iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda3-Ayrıca davacının davası, «ariyet» olarak verilen malların iadesi, «cezai şart» ve «kar mahrumiyeti» alacağının tahsili olup, bunlar hakkında mahkemece verilen önceki kararlar kısmen onanmadığı halde davacının ariyetlerin iadesi ve cezai şart talepleri hakkında olumlu-«olumsuz» hüküm kurulmaması doğru olmamış, bu nedenle de hükmün bozulması gerekmiştir.
… öre, davalı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekilinin temyizi yönünden, davacı vekili fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak «ariyet» olarak verilen demirbaşların iadesi ve 5.000 USD «cezai şart» alacağının tahsili talepler yanında 5.000 USD kâr «mahrumiyetinin» tahsilini talep etmiştir.
Ayrıca «fesih» halinde kâr «mahrumiyeti» ve «cezai şart» isteneceğine ilişkin sözleşmenin 9.maddesi hükmü üzerinde de durulup, yeterince tartışılmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · mahrum kalınan kâr · kar kaybı · faiz başlangıç tarihi · yoksun kalınan kâr · muafiyet · olumsuz oy · fesih
Benzer bu kararda2-Taraflar arasındaki sözleşme bitiminin tarihine 1 yıl kala feshedilmiş olup, «fesih» tarihi ile sona erme tarihi arasındaki sürede «mahrum kalınan» kar hesaplattırılıp bu konuda bir karar verilmesi gerekirken fesih tarihinden önceki dönemleri de kapsayacak biçimde «kar kaybı» hesabı yaptırılarak yazılı şeklide hüküm kurulması taraflar arasındaki sözleşme hükmüne uygun düşmediğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle …
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davalıya «ariyet» olarak verilen malların aynen davacı şirkete verilmesine, davacının sair istemlerinin reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19 Hukuk Dairesinin 15.02.2010 tarihli ve 2009/3947 esas ve 2010/1523 karar sayılı ilamıyla; “Davacı Petrol Ofisi A.Ş. davalı ile aralarında imzalanmış bulunan Bayilik Sözleşmesinin asgari alıma ilişkin «taahhüdünü» ve izinsiz «işletme devri» yapılamayacağına dair sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini iddia ederek, tazminat talep etmiştir.
Rekabet Kurulunun sözleşme sürelerinin 5 yıldan fazla olamayacağı, aksi takdirde «muafiyetten» yararlanamayacaklarına ilişkin kararları, sözleşmenin sona ermesine 5 yıldan az süre kaldığı için somut olayda ve dava konusu sözleşme yönünden uygulanamaz.
Ayrıca «fesih» halinde kâr «mahrumiyeti» ve «cezai şart» isteneceğine ilişkin sözleşmenin 9.maddesi hükmü üzerinde de durulup, yeterince tartışılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4990 E. 2023/5675 K.
Ortak:ariyet · kar mahrumiyeti · kâr mahrumiyeti · sözleşmenin feshi · bayilik sözleşmesi · cezai şart · garantörlük · teslim
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, «bayilik sözleşmesinden» kaynaklı alacak ve «ariyetlerin» iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile davalı şirket arasında 22.03.2013 tarihli 5 yıl süreli Akaryakıt «bayilik sözleşmesi» ve Ariyet Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin 01.10.2014 tarihli «fesih» «ihtarnamesi» ile davalı şirket tarafından yaklaşık 8 aydan beri taraflarına mal sevkiyatı olmadığından bahisle feshedildiği, fesih ihtarnamesinde «ariyet» konusu malların sökülerek «teslim» alınmasının da «ihtar» edildiği, davalı ...'ında Akaryakıt bayilik sözleşmesini «garantör» sıfatıyla imzaladığı, «kar mahrumiyeti» talep edilebilmesi için davalı bayinin borca aykırı davranması ve bu borca aykırı davranış nedeniyle davacı «dağıtıcının» sözleşmeyi feshetmesi ya da davalının «haklı sebep» olmadan sözleşmeyi feshetmiş olması gerektiği, sözleşmenin süresinden önce davalı şirket tarafından feshinin haksız olduğu kabul edilmiş olup, bu husus taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleştiği, sözleşme davalı şirket tarafından haksız feshedildiğinden davacı tarafça ariyet konusu malların iadesi ve kâr mahrumiyeti talep edebileceği, mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporuna göre, davacının aynı bölgede tesis edeceği yeni bir bayilik için gereken «makul sürenin» 3 ay olarak tespit edilerek bu süre üzerinden davalı bayinin günlük net karına göre davacının 3 aylık makul süre için toplam 2.190,24 TL kâr mahrumiyeti zararının oluştuğu, bu bedelden, davalı şirket sözleşmelerin tarafı olması nedeniyle, diğer davalı ...'ın ise sözleşme maddeleri uyarınca Akaryakıt bayilik sözleşmesindeki Garantör olarak imzasının bulunmasından dolayı, dava tarihinden itibaren Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 42-2 maddesi uyarınca merkez bankasınca belirlenen «avans faiz» oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faiziyle beraber sorumlu oldukları, sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız feshedilmiş olması nedeniyle ariyet konusu malların davacı yana aynen teslim ve iade edilmesi gerektiği, aynen teslim mümkün olmadığı takdirde ise karar vermeye uygun bilirkişi raporuna göre «amortisman» bedelleri düşüldükten sonra bulunan 5.772,17 TL 'nin davacı yanca dava tarihinden itibaren Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 42-2 maddesi uyarınca Merkez Bankasınca belirlenen avans faiz oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faiziyle beraber talep edilebileceği, aynen teslim ve iadeden mümkün olmadığı takdirde tespit edilen bedelden, davalı şirketin sözleşmelerin tarafı olması nedeniyle, diğer davalı ...'ın ise sözleşme maddeleri uyarınca Akaryakıt bayilik sözleşmesindeki Garantör olarak imzasının bulunmasından dolayı sorumlu olduğu, davalının «sözleşmenin feshini» ilişkin ihtarnamesinde ayrıca ariyet konusu malların teslim alınmasını ihtar ettiği, bu durumda davacı ancak sözleşmeye konu ariyet verilen malların teslimini talep etmesine rağmen iade edilmediğini ispatlaması halinde «cezai şart» talep edebileceği, ancak «ariyet sözleşmesinde» düzenlenen cezai şartın talep edebilme koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı tarafından yapılan feshin haksız olduğu kana …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında «akaryakıt bayilik sözleşme» bulunduğunu, davalının sözleşmeyi haklı neden olmaksızın feshettiğini, «fesih» nedeniyle müvekkilinin elde edeceği kârdan yoksun kaldığını, bayilik ilişkisi nedeniyle davalı şirkete verilen emtianın da iade edilmediğini, sözleşmede bu durumda «cezai şartın» talep edilebileceğinin ön görüldüğünü, diğer davalı ...’ın ise «garantör» sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını, bu nedenle tüm taleplerden sorumlu olduğunu ileri sürerek kâr «mahrumiyetinin» şimdilik 10.000,00 TL’lik kısmının tahsiline, «ariyet» konusu menkullerin müvekkiline aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bilirkişilerce ariyet konusu menkullerin «amortismanı» düşülmesi sonucu elde edilecek bedelin şimdilik 5.000,00TL’lik kısmının tahsiline, ariyetlerin müvekkiline halen «teslim» edilmemesi nedeni şimdilik 5.000 USD’nin cezai şartın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, «ıslah» ile kâr mahrumiyeti nedeniyle 30.437,28 TL, ekipman bedeli için 5.772,17 TL, cezai şart olarak 21.000 USD’nin tahsilini talep etmiştir.
… arafça yapılan feshin haklı olmadığı, bu sebeple davacının yoksun kaldığı kârı talep edebileceği, davacının aynı bölgede tesis edeceği yeni bir bayilik için gereken «makul sürenin» 3 ay olduğu, davacının davalı bayiden elde ettiği 3 aylık net kâr nazara alındığında «yoksun kalınan» kârın 2.190,24 TL olduğu, taraflar arasındaki hukuki ilişki gereği «ariyet» verene malların iadesinin gerektiği, taraflara arasındaki «ariyet sözleşmesine» göre ariyet malların «geç teslim» edilmesi halinde «cezai şart» ödeneceğinin düzenlendiği ve ariyet konusu malları taşınmasından davacının sorumlu olduğu, «fesih» «ihtarnamesinde» ariyet konusu malların teslim alınmasının «ihtar» edildiği, bu halde cezai şart isteminin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, ariyet sözleşmesine istinaden verilen emtianın davalıdan alınıp davacıya aynen teslim edilmesine, eğer mümkün değilse 5.772,17 TL bedelin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, cezai şart talebinin reddine, kâr «mahrumiyetine» ilişkin talep bakımından 2.190,24 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmiştir IV.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken fesih · ariyet sözleşmesi · amortisman · akaryakıt bayilik sözleşmesi · geç teslim · mahrum kalınan kâr · istinaf sebebi · makul süre
Benzer bu kararda… arafça yapılan feshin haklı olmadığı, bu sebeple davacının yoksun kaldığı kârı talep edebileceği, davacının aynı bölgede tesis edeceği yeni bir bayilik için gereken «makul sürenin» 3 ay olduğu, davacının davalı bayiden elde ettiği 3 aylık net kâr nazara alındığında «yoksun kalınan» kârın 2.190,24 TL olduğu, taraflar arasındaki hukuki ilişki gereği «ariyet» verene malların iadesinin gerektiği, taraflara arasındaki «ariyet sözleşmesine» göre ariyet malların «geç teslim» edilmesi halinde «cezai şart» ödeneceğinin düzenlendiği ve ariyet konusu malları taşınmasından davacının sorumlu olduğu, «fesih» «ihtarnamesinde» ariyet konusu malların teslim alınmasının «ihtar» edildiği, bu halde cezai şart isteminin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, ariyet sözleşmesine istinaden verilen emtianın davalıdan alınıp davacıya aynen teslim edilmesine, eğer mümkün değilse 5.772,17 TL bedelin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, cezai şart talebinin reddine, kâr «mahrumiyetine» ilişkin talep bakımından 2.190,24 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmiştir IV.
… ilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile davalı şirket arasında 22.03.2013 tarihli 5 yıl süreli Akaryakıt «bayilik sözleşmesi» ve Ariyet Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin 01.10.2014 tarihli «fesih» «ihtarnamesi» ile davalı şirket tarafından yaklaşık 8 aydan beri taraflarına mal sevkiyatı olmadığından bahisle feshedildiği, fesih ihtarnamesinde «ariyet» konusu malların sökülerek «teslim» alınmasının da «ihtar» edildiği, davalı ...'ında Akaryakıt bayilik sözleşmesini «garantör» sıfatıyla imzaladığı, «kar mahrumiyeti» talep edilebilmesi için davalı bayinin borca aykırı davranması ve bu borca aykırı davranış nedeniyle davacı «dağıtıcının» sözleşmeyi feshetmesi ya da davalının «haklı sebep» olmadan sözleşmeyi feshetmiş olması gerektiği, sözleşmenin süresinden önce davalı şirket tarafından feshinin haksız olduğu kabul edilmiş olup, bu husus taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleştiği, sözleşme davalı şirket tarafından haksız feshedildiğinden davacı tarafça ariyet konusu malların iadesi ve kâr mahrumiyeti talep edebileceği, mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporuna göre, davacının aynı bölgede tesis edeceği yeni bir bayilik için gereken «makul sürenin» 3 ay olarak tespit edilerek bu süre üzerinden davalı bayinin günlük net karına göre davacının 3 aylık makul süre için toplam 2.190,24 TL kâr mahrumiyeti zararının oluştuğu, bu bedelden, davalı şirket sözleşmelerin tarafı olması nedeniyle, diğer davalı ...'ın ise sözleşme maddeleri uyarınca Akaryakıt bayilik sözleşmesindeki Garantör olarak imzasının bulunmasından dolayı, dava tarihinden itibaren Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 42-2 maddesi uyarınca merkez bankasınca belirlenen «avans faiz» oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faiziyle beraber sorumlu oldukları, sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız feshedilmiş olması nedeniyle ariyet konusu malların davacı yana aynen teslim ve iade edilmesi gerektiği, aynen teslim mümkün olmadığı takdirde ise karar vermeye uygun bilirkişi raporuna göre «amortisman» bedelleri düşüldükten sonra bulunan 5.772,17 TL 'nin davacı yanca dava tarihinden itibaren Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 42-2 maddesi uyarınca Merkez Bankasınca belirlenen avans faiz oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faiziyle beraber talep edilebileceği, aynen teslim ve iadeden mümkün olmadığı takdirde tespit edilen bedelden, davalı şirketin sözleşmelerin tarafı olması nedeniyle, diğer davalı ...'ın ise sözleşme maddeleri uyarınca Akaryakıt bayilik sözleşmesindeki Garantör olarak imzasının bulunmasından dolayı sorumlu olduğu, davalının «sözleşmenin feshini» ilişkin ihtarnamesinde ayrıca ariyet konusu malların teslim alınmasını ihtar ettiği, bu durumda davacı ancak sözleşmeye konu ariyet verilen malların teslimini talep etmesine rağmen iade edilmediğini ispatlaması halinde «cezai şart» talep edebileceği, ancak «ariyet sözleşmesinde» düzenlenen cezai şartın talep edebilme koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı tarafından yapılan feshin haksız olduğu kana …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında «akaryakıt bayilik sözleşme» bulunduğunu, davalının sözleşmeyi haklı neden olmaksızın feshettiğini, «fesih» nedeniyle müvekkilinin elde edeceği kârdan yoksun kaldığını, bayilik ilişkisi nedeniyle davalı şirkete verilen emtianın da iade edilmediğini, sözleşmede bu durumda «cezai şartın» talep edilebileceğinin ön görüldüğünü, diğer davalı ...’ın ise «garantör» sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını, bu nedenle tüm taleplerden sorumlu olduğunu ileri sürerek kâr «mahrumiyetinin» şimdilik 10.000,00 TL’lik kısmının tahsiline, «ariyet» konusu menkullerin müvekkiline aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bilirkişilerce ariyet konusu menkullerin «amortismanı» düşülmesi sonucu elde edilecek bedelin şimdilik 5.000,00TL’lik kısmının tahsiline, ariyetlerin müvekkiline halen «teslim» edilmemesi nedeni şimdilik 5.000 USD’nin cezai şartın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, «ıslah» ile kâr mahrumiyeti nedeniyle 30.437,28 TL, ekipman bedeli için 5.772,17 TL, cezai şart olarak 21.000 USD’nin tahsilini talep etmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilimizin haklı bir neden olmaksın yapılan «erken fesih» nedeni ile 3 yıl 5 ay 22 Gün süre ile elde edeceği kârdan «mahrum» kaldığını, Mahkemece «mahrum kalınan» kâr oranının 3 aylık hesaplama üzerinden 2.190,24 TL olarak hesaplanmışsa da bu hesaplamanın «hakkaniyete» ve hukuka aykırı olduğunu, davacının mahrum bıraktığı gelirleri (kârları) yeni kurulacak bir bayiye endekslemek her iki tarafından basiretli bir «tacir» olduğu gözetildiğinde hakkaniyete uygun olmadığını, davalının başka bir firmanın akaryakıt bayiliğini yapmaya devam ettiğinden davalı Alpet bayiliğini yaparken kazanmış olduğu müşteri çevresini müvekkil ile olan sözleşmesini haksız feshettikten sonra başka bir akaryakıt şirketinin bayiliğini devraldığı için halen devam ettirildiğinden hükmedilen miktarın hakkaniyete uygun olmayacağını, davalı ile bayilik ilişkisinin kurulması akabinde bir kısım emtialar davalının bayilik ilişkisini yerine getirebilmesi amacı ile davalıya «ariyet» olarak bırakıldığını, gerek sözleşme hükümleri gerekse teammüller uyarınca yerel Mahmkeme kararındaki gibi taşıma işlemlerinin değil, hakkaniyet gereği sadece taşıma «masraflarının» müvekkiline ait olduğunu, ariyet konusu malları davalıya «teslim» etmesine rağmen davalının malları söküm işleri sonrasında teslim etmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3157 E. 2021/4856 K.
Ortak:ariyet · sözleşmenin feshi · bayilik sözleşmesi · protokol
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, «bayilik sözleşmesinden» kaynaklı alacak ve «ariyetlerin» iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, davanın, taraflar arasında akdedilen «akaryakıt bayilik sözleşmesi» ve «protokolün» feshi nedeniyle davalıya «ariyet» olarak verilen malların aynen iadesi, iadenin mümkün olmaması halinde «bedelin iadesi» istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde «sözleşmenin feshi» halinde ariyet verilen malların iadesi, iade edilememesi halinde ise davacı tarafından tespit edilen «rayiç bedelin» ödeneceği kararlaştırıldığından, mahkemece ariyet olarak verilen malların rayiç bedeli gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «ihtarnamede» miktar belirtilmeden ariyet olarak bırakılan malların iadesi talep edildiğinden mahkemece «temerrüt» yönünden yeterli kabul edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince t …
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında imzalanan "Protokol" başlıklı belgenin 11.a).iii maddesinde, «sözleşmenin feshi» halinde, bayinin, TP tarafından «ariyet» olarak verilen malzeme ve teçhizatı ve montajı yapılan tüm sökülebilecek malzeme ve teçhizatı aynen iade etmeyi, iade edemiyor ise TP tarafından tespit edilen «rayiç bedellerini» ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettiği, sözleşmenin bu maddesinin «delil sözleşmesi» niteliğinde bulunduğu, davacı tarafından sözleşme gereği tespit edilen bedeller ile bilirkişi raporu ile saptanan rayiç bedeller arasında fahiş fark bulunmaması nedeniyle, sözleşmeye uygun olarak davacı tarafından yapılan hesaplamaya itibar edildiği, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «fesih» «ihtarnamesinde», dava konusu ariyet bedelinin belirtilmemesi nedeniyle «temerrüde» esas alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne 91.444,02 TL’nin 03.04.2015 dava tarihininden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
3-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince, mahkemece bilirkişi tarafından tespit edilen «ariyet» bedeline hükmedilmesi gerekirken, davacının ne şekilde tespit ettiği bilinmeyen ariyet bedeline hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil sözleşmesi · akaryakıt bayilik sözleşmesi · rayiç bedel · bedel iadesi · fesih · taahhütname · ihtarname · avans faizi
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında imzalanan "Protokol" başlıklı belgenin 11.a).iii maddesinde, «sözleşmenin feshi» halinde, bayinin, TP tarafından «ariyet» olarak verilen malzeme ve teçhizatı ve montajı yapılan tüm sökülebilecek malzeme ve teçhizatı aynen iade etmeyi, iade edemiyor ise TP tarafından tespit edilen «rayiç bedellerini» ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettiği, sözleşmenin bu maddesinin «delil sözleşmesi» niteliğinde bulunduğu, davacı tarafından sözleşme gereği tespit edilen bedeller ile bilirkişi raporu ile saptanan rayiç bedeller arasında fahiş fark bulunmaması nedeniyle, sözleşmeye uygun olarak davacı tarafından yapılan hesaplamaya itibar edildiği, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «fesih» «ihtarnamesinde», dava konusu ariyet bedelinin belirtilmemesi nedeniyle «temerrüde» esas alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne 91.444,02 TL’nin 03.04.2015 dava tarihininden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davanın, taraflar arasında akdedilen «akaryakıt bayilik sözleşmesi» ve «protokolün» feshi nedeniyle davalıya «ariyet» olarak verilen malların aynen iadesi, iadenin mümkün olmaması halinde «bedelin iadesi» istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde «sözleşmenin feshi» halinde ariyet verilen malların iadesi, iade edilememesi halinde ise davacı tarafından tespit edilen «rayiç bedelin» ödeneceği kararlaştırıldığından, mahkemece ariyet olarak verilen malların rayiç bedeli gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «ihtarnamede» miktar belirtilmeden ariyet olarak bırakılan malların iadesi talep edildiğinden mahkemece «temerrüt» yönünden yeterli kabul edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince t …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2335 E. , 2023/4680 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/859 Esas, 2019/544 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davacı vekili
Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine dayalı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında düzenlenen 20.09.2010 tarihli 5 yıl süreli akaryakıt istasyonu bayiliği sözleşmesi ve protokolünün davalı ... tarafından garantör sıfatıyla imzalandığını, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin tek taraflı ve haksız olarak davalı tarafca feshedilmesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek kâr mahrumiyeti ve cezai şart alacaklarının faiziyle davalıdan tahsili ile ariyet olarak verilen malların müvekkiline iadesine veya iadesi mümkün olmadığı takdirde demirbaşların bedelinin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili; sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının kar mahrumiyeti ve cezai şart talebinin yerinde olmadığını, ariyet ve demirbaşların teslimi konusunda davacının kusuru bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında yapılan sözleşmesinin sona ermesi ile bu sözleşme kapsamında davacı tarafın davalı tarafa verdiği malları davalı tarafın sözleşme hükümlerine göre iade yükümlülüğünün doğduğu, yapılan keşif sonucunda dava konusu malların teslime hazır durumda oldukları tespit edildiğinden davacının dava konusu verilmiş malların iadesi talebinin kabulüne, davacının diğer talepleri yönünden önceki kararda ret kararı verildiği için ve diğer taleplerle ilgili bu ret kararları ile ilgili olarak bozma kararı verilmediğinden davalı lehine kazanılmış usulü hak oluşturduğu gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 23.11.2022 tarihli ve 2022/1507 E., 2022/8249 K. sayılı kararıyla mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili;. Sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, bu sebeple kar mahrumiyeti ve cezai şart talep haklarının bulunduğunu, ariyet konusu pompaların durumu gözetildiğinde aynen iade yerine bedeline hükmedilmesi gerektiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinden kaynaklı alacak ve ariyetlerin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 187,55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
06.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954558100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz