Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3122 E. 2016/3558 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicili tescil ve ilan↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ geçici 7. madde↗ hukuki menfaat↗ ticaret sicilinden terkin↗ ticaret sicili tescili↗ olağanüstü genel kurul↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ ara karar↗ sicilden terkin↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ husumet yokluğu↗ anonim şirket↗ ihtar↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı Bankadan kredi kullandığı, kredi borcu ödenmeden borçlu şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 31.10.2013 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen sicilden terkin edildiği, davacının tasfiye sürecinden önce doğan alacağı nedeniyle icra takip işlemlerine devam edemediği, davacının bu nedenle ihya talebinde haklı olduğu gerekçesiyle A.. M..'nün 3784 sicil numarasında kayıtlı M......-V............ İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin kaydının silinmesi işleminin iptali ile şirketin yeniden ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı M.......-V....... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Tasfiye […]. A.. temyiz etmiştir.
1-Dava, 6012 sayılı Yasa'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderilir. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta, borçlu şirketin 11.06.2010 tarihinde tescili yapılarak tasfiyeye girdiği, tasfiyeye geçilip kapanışın yapılmaması nedeniyle münfesih sayılıp geçici 7. madde uyarınca 31.10.2013 tarihinde resen ticaret sicil kaydının silindiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında açılan davada ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ihyasına karar verilmesi istenilen şirkete ve bu şirketin tasfiye memuruna karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı M.......-V......... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Tasfiye […]. A..'nin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/422 E. 2016/1182 K.
Ortak:münfesihlik · resen terkin · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · olağanüstü genel kurul · ticaret sicili müdürlüğü · ara karar · ihya · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaMadde hükmüne göre «anonim şirketler» 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı Bankadan kredi kullandığı, kredi borcu ödenmeden borçlu şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 31.10.2013 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen «sicilden terkin» edildiği, davacının «tasfiye» sürecinden önce doğan alacağı nedeniyle icra takip işlemlerine devam edemediği, davacının bu nedenle «ihya» talebinde haklı olduğu gerekçesiyle A..
1-Dava, 6012 sayılı Yasa'nın geçici 7. maddesi uyarınca «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin ihyasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMadde hükmüne göre «anonim şirketler», 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
Anılan madde uyarınca «resen terkin» edilen şirketlerin ihyasına ilişkin davalarda, «husumetin» ilgili «ticaret sicil müdürlüğüne» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup somut uyuşmazlıkta olduğu gibi ayrıca şirketin «son» yetkililerine husumet yöneltilmesi doğru değildir.
Bu itibarla mahkemece, «ihyası» istenilen şirketin «resen terkin» işleminden önceki «son» yetkilisi olan mümeyyiz davalıya yönelik davanın «husumetten» reddine karar verilmesi gerekirken anılan davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından mümeyyiz davalının karar düzeltme isteğinin kabulüyle, Dairemizin 02.11.2015 tarih, 2015/9291-11361 E.,K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin ihyası
Benzer bu kararda1-Dava, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4775 E. 2016/5612 K.
Ortak:münfesihlik · resen terkin · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · olağanüstü genel kurul · ara karar · sicilden terkin · ihya · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaMadde hükmüne göre «anonim şirketler» 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı Bankadan kredi kullandığı, kredi borcu ödenmeden borçlu şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 31.10.2013 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen «sicilden terkin» edildiği, davacının «tasfiye» sürecinden önce doğan alacağı nedeniyle icra takip işlemlerine devam edemediği, davacının bu nedenle «ihya» talebinde haklı olduğu gerekçesiyle A..
1-Dava, 6012 sayılı Yasa'nın geçici 7. maddesi uyarınca «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin ihyasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMadde hükmüne göre «limited şirketler», 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
Davacı, «temsilcisi» olduğu şirketin faal durumda bulunduğunu ve «sicilden terkin» işleminin usulüne uygun olmadığını ileri sürerek «ihya» isteminde bulunmuş, mahkemece ise davacının «ihya davası» açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihya davası · şirketin ihyası · hukuki yarar · dava sebebi · temsil
Benzer bu karardaDavacı, «temsilcisi» olduğu şirketin faal durumda bulunduğunu ve «sicilden terkin» işleminin usulüne uygun olmadığını ileri sürerek «ihya» isteminde bulunmuş, mahkemece ise davacının «ihya davası» açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Ancak, yukarıda da açıklandığı üzere şirketin adresinde bulunamaması «resen terkin» «sebebi» olmayıp ancak maddenin 4. fıkrası uyarınca yapılan «ihtar» ve «ilana» rağmen, süresi içinde cevap vermeyen veya «tasfiye» memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hâle getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtlarıyla birlikte bildirmeyen şirketlerin unvanı ticaret sicilinden resen silinir.
O halde, davacının yapılan «terkin» işleminin usulsüz olduğunu ileri sürmesi nedeniyle işbu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğunun kabulü ile söz konusu şirketin yukarıda açıklanan neden ve usullere göre terkin edilip edilmediğinin değerlendirilmesi ile sonucuna göre karar verilme …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12860 E. 2014/19016 K.
Ortak:münfesihlik · resen terkin · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · olağanüstü genel kurul · ara karar · sicilden terkin · ihya · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaMadde hükmüne göre «anonim şirketler» 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı Bankadan kredi kullandığı, kredi borcu ödenmeden borçlu şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 31.10.2013 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen «sicilden terkin» edildiği, davacının «tasfiye» sürecinden önce doğan alacağı nedeniyle icra takip işlemlerine devam edemediği, davacının bu nedenle «ihya» talebinde haklı olduğu gerekçesiyle A..
1-Dava, 6012 sayılı Yasa'nın geçici 7. maddesi uyarınca «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin ihyasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMadde hükmüne göre «anonim şirketler559» Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
A.Ş. bahse konu madde uyarınca sicilden «resen terkin» edildiğinden, davalı ...'a bu şirket yönünden «husumet» yöneltilmesi doğru olmadığı gibi resen «sicilden terkin» edilmiş şirketler bakımından «ihya» kararı verilmesi halinde şirketlerin «tasfiye» haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığından bu gibi şirketlere «tasfiye memuru atanması» da doğru değildir.
A.Ş.'nin ihyasına ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; «ihyası» talep edilen şirketin sicil «kaydı» 6102 Sayılı TTK'mn Geçici 7. maddesi uyarınca 31.07.2013 tarihinde «resen terkin» edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ek tasfiye işlemleri · tasfiye memuru atanması · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, görülmekte olan bir dava varken «kaydın» «terkin» edilmesi ile «tüzel kişiliğin» sona erdiğinin kabul edilemeyeceği, «tasfiye memurlarının» alacaklıların haklarını korumak zorunda olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına karar verilmiştir.
Şti.'nin, davalı ...'ın memurluğunda yürütülen «tasfiye işlemleri» sonucu «sicilden terkin» edildiği anlaşılmış ise de, ...
A.Ş. bahse konu madde uyarınca sicilden «resen terkin» edildiğinden, davalı ...'a bu şirket yönünden «husumet» yöneltilmesi doğru olmadığı gibi resen «sicilden terkin» edilmiş şirketler bakımından «ihya» kararı verilmesi halinde şirketlerin «tasfiye» haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığından bu gibi şirketlere «tasfiye memuru atanması» da doğru değildir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9608 E. 2015/9685 K.
Ortak:münfesihlik · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · ihtar · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı Bankadan kredi kullandığı, kredi borcu ödenmeden borçlu şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 31.10.2013 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen «sicilden terkin» edildiği, davacının «tasfiye» sürecinden önce doğan alacağı nedeniyle icra takip işlemlerine devam edemediği, davacının bu nedenle «ihya» talebinde haklı olduğu gerekçesiyle A..
Madde hükmüne göre «anonim şirketler» 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
Bu şirketler «tasfiye memuru» bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, «ihtara» rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir.
Benzer bu kararda01.01.1999 tarihinde «münfesih» duruma geldiği anlaşılmış ise de; dosya kapsamından şirkete bir «tasfiye memuru» atanmış olduğuna ilişkin bilgi belge bulunmadığı gibi, re'sen «sicilden terkin» edilmiş şirketler bakımından «ihya» kararı verilmesi halinde tasfiye haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme de bulunmadığından, somut olayda yalnız «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca tasfiye memurunun da hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın eksik husumet nedeniyle reddi doğru olmamış, bo …
Maddesi 4-b bendi uyarınca 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye arttırımında bulunmayarak «münfesih» olan şirketlere yapılacak «ihtarın tebliği» tarihinden itibaren iki ay içinde «tasfiye» memurunun bildirilmemesi halinde şirketin «ticaret sicili» kayıtlarından unvanı re'sen silinecektir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihyası» istenen şirketin-«tasfiye» memurunun da ihya davasında hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle eksik «husumet» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar tebliği · şirketin ihyası
Benzer bu karardaMaddesine dayalı «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup; Yasa'nın 7.
Maddesi 4-b bendi uyarınca 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye arttırımında bulunmayarak «münfesih» olan şirketlere yapılacak «ihtarın tebliği» tarihinden itibaren iki ay içinde «tasfiye» memurunun bildirilmemesi halinde şirketin «ticaret sicili» kayıtlarından unvanı re'sen silinecektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3122 E. , 2016/3558 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .....ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 06/01/2016
NUMARASI 2015/87-2016/42
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/01/2016 tarih ve 2015/87-2016/42 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi M.....-V..... İnş. ve San. Ltd. Şti- Tasfiye […]. A.. tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı M.....-V....... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalanarak davalı şirkete kredi kullandırıldığını, kredinin teminatı olarak ipotek tesis edildiğini, davalı şirketin kredileri geri ödememesi nedeniyle temerrüde düşürülerek hakkında K..... İcra Müdürlüğü'nün 2015/89 Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine başlanıldığını, davalı A.. M..'nden edinilen bilgi uyarınca borçlu şirketin 11.6.2010 tarihinde tescili yapılarak tasfiyeye geçtiği, tasfiyeye geçilip kapanışın yapılamaması nedeniyle münfesih olduğu TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 31.10.2013 tarihinde re'sen terkin edilerek sicil kayıtlarının silindiği, borçlu şirkete icra emri ve kıymet taktir raporlarının tebliğ edilememesi nedeniyle ipotekli taşınmazın satışa çıkarılamadığı gerekçesiyle M.....-V.......
İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]. M.. vekili, davalı M.....-V...... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 11.06.2010 tarihinde tescil ve ilanı yapılan ortaklar kurulu kararıyla ekonomik sebeplerden dolayı tasfiyeye geçtiğini, tasfiye memuru olarak N.. A..'nin atandığı tasfiye kararının ilanından sonra tasfiyenin sonlandırılmasına ilişkin işlem yapılmaması nedeniyle şirketin münfesih sayıldığını, bu nedenle TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca şirket kaydının 31.10.2013 tarihinde resen silindiğini, yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu, müvekkilinin davada yasal hasım olduğunu, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
[…].....-V....... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Tasfiye […]. A.. cevap dilekçesi sunmamış, son celse bankaya olan borç ödenmemiştir, ödenecektir şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı Bankadan kredi kullandığı, kredi borcu ödenmeden borçlu şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 31.10.2013 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen sicilden terkin edildiği, davacının tasfiye sürecinden önce doğan alacağı nedeniyle icra takip işlemlerine devam edemediği, davacının bu nedenle ihya talebinde haklı olduğu gerekçesiyle A.. M..'nün 3784 sicil numarasında kayıtlı M......-V............ İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin kaydının silinmesi işleminin iptali ile şirketin yeniden ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı M.......-V....... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Tasfiye […]. A.. temyiz etmiştir.
1-Dava, 6012 sayılı Yasa'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler.
Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderilir. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta, borçlu şirketin 11.06.2010 tarihinde tescili yapılarak tasfiyeye girdiği, tasfiyeye geçilip kapanışın yapılmaması nedeniyle münfesih sayılıp geçici 7. madde uyarınca 31.10.2013 tarihinde resen ticaret sicil kaydının silindiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında açılan davada ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ihyasına karar verilmesi istenilen şirkete ve bu şirketin tasfiye memuruna karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı M.......-V......... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Tasfiye […]. A..'nin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı M........-V.......İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Tasfiye […]. A..'nin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı M..........-V........ İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Tasfiye […]. A.. yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı M......-V...... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Tasfiye […]. A..'nin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/197410100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz