Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/404 E. 2024/1038 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/-7', '6102/7']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münfesih şirket↗ ihtar usulü↗ işçilik alacakları↗ ihtar tebliği↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ yeniden tescil↗ re'sen terkin↗ yapılmamış sayılma↗ yasal hasım↗ tebligat kanunu m.35↗ vekalet ücreti takdiri↗ sermaye artırımı↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ sicilden terkin↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ ihtar↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2021/696 E., 2022/189 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ihyası istenilen Perspektif Temizlik Plastik Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesinin 2021/320 E. sayılı dosyası ile işçilik alacaklarından kaynaklı dava bulunduğunu, söz konusu davanın yargılaması sırasında İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından ihyası istenilen şirketin ticaret sicilinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca resen terkin edildiğinin öğrenildiğini, mahkemece söz konusu şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek Perspektif Temizlik Plastik Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi’nin 2021/320 E. sayılı icra takip dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyası ile ticaret siciline yeniden tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; müvekkili kurumun ihyası istenilen şirketin terkinini yaparken ilgili yasa ve yönetmeliğine uygun davrandığını, dava konusu şirketin sermaye artırımına gitmemesi nedeniyle münfesih duruma düştüğünü, bu sebeple münfesih olan şirketin yasal prosedür çerçevesinde usulüne uygun ihtar ve ilan sonrasında 07.07.2014 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yasal hasım konumunda olması sebebiyle aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret sicilinden 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca re'sen terkin olunan limited şirketin ihyası istemiyle açılan davada, aynı maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirketin yanı sıra şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, diğer taraftan anılan hükümde Ticaret Sicil Müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin Ticaret Sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, "ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda ilan tarihinden itibaren 30. günün akşamı itibariyle 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği" aynı maddenin 11 ... bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin ünvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiş olmasına rağmen bu prosedüre de uymaksızın ihyası talep olunan şirketin sicilden terkin edildiği, bu durumda terkin usulünce yapılmış sayılmayacağından 5 yıllık süre içinde dava açılmamış olsa da ihya isteminin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Perspektif Temizlik Plastik Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi’nin 2021/320 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuruna ihtiyaç olmadığından tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; re'sen terkine ilişkin işlemde hiçbir eksiklik olmadığını, kanun gereği işlem tesis etmesi zorunlu olan müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sicil kayıtlarından re’sen terkin edilen dava konusu şirketin, sicil kayıtlarını bir kez silen müvekkilinin, bu kayıtları, herhangi bir Mahkeme kararı bulunmaksızın düzeltmesinin hukuken mümkün olmadığını, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin davalı ... tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında 07.07.2014 tarihinde 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname (559 sayılı KHK) gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış olmaları nedeniyle ticaret sicil gazetesinde ilan yapılarak, süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydının resen terkin edildiği, yasanın amir hükmü uyarınca terkin edilen şirketin kayıtlı son adresine ve şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere yapılan ihtarın tebliğine ilişkin sicil müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeyi destekleyecek mahiyette herhangi bir mazbata/belge sunulmadığı gibi sicil dosyasında da rastlanılmadığı, geçerli bir terkin işlemi bulunmayan hallerin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında öngörülen hak düşürücü süreye tabi olmadığı gibi, henüz ... bir yasal düzenleme yapılmasa da Anayasa Mahkemesinin 22.06.2023 tarih ve 2023/33 E., 2022/117 K. sayılı kararı ile de 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında "silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde" ibaresinin iptal edildiği, usulüne uygun terkin işlemi yapmadığı belirlenen davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi, 30.12.2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, Anayasa Mahkemesinin 22.06.2023 tarih ve 2023/33 E., 2022/117 K. sayılı kararı.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2412 E. 2023/2514 K.
Ortak:münfesihlik · re'sen terkin · yasal hasım · sermaye artırımı · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · ihya · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; müvekkili kurumun «ihyası» istenilen şirketin terkinini yaparken ilgili yasa ve yönetmeliğine uygun davrandığını, dava konusu şirketin «sermaye artırımına» gitmemesi nedeniyle «münfesih» duruma düştüğünü, bu sebeple münfesih olan şirketin yasal prosedür çerçevesinde usulüne uygun «ihtar» ve «ilan» sonrasında 07.07.2014 tarihinde sicil «kaydının» re’«sen terkin» edildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, «yasal hasım» konumunda olması sebebiyle aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… ECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret sicilinden 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca re'«sen terkin» olunan «limited şirketin ihyası» istemiyle açılan davada, aynı maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen «ihtarın» öncelikle şirketin yanı sıra şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» suretiyle yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, diğer taraftan anılan hükümde Ticaret Sicil Müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin Ticaret Sicilindeki kayıtlı «son» adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, "ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda ilan tarihinden itibaren 30. günün akşamı itibariyle 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış «tebligat» yerine geçeceği" aynı maddenin 11 ... bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin ünvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiş olmasına rağmen bu prosedüre de uymaksızın ihyası talep olunan şirketin «sicilden terkin» edildiği, bu durumda terkin usulünce «yapılmış sayılmayacağından» 5 yıllık süre içinde dava açılmamış olsa da ihya isteminin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Perspektif Temizlik Plastik Kimya San. ve Tic.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirketin re'«sen terkin» edildiği tarihten itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra davanın açıldığını, şirkete çıkarılan «tebligatın» "taşınmış" gerekçesiyle iade edildiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ihtarın» ilanen tebliğ edildiğini, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi usulüne uygun olarak terkin edildiğini, şirketin sınırlı ihyasına karar verildiği halde şirkete «tasfiye memuru atanmadığını», «yasal hasım» olan davalı aleyhine «yargılama giderine» hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sicil Müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, ihyası istenen şirketin adresine çıkarılan tebligat ise tebliğ edilemeyip taşınmış olması sebebiyle iade edildiği, 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname (559 sayılı KHK) ile eklenen geçici 10 uncu madde gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde yerine getirmediğinden ve dolayısıyla şirketin «münfesihlik» durumu ortadan kalkmadığından «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilebileceği, davalının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, dolayısıyla usulsüz terkin işlemi sebebiyle anılan maddenin 15 inci fıkrasında belirtilen 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde dava açılma şartının artık somut olayda aranmayacağı gözetilerek davalı ...
Değerlendirme Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında öngörülen «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» (ek tasfiyesi) istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım · ihtarat · yargılama giderlerinden sorumluluk · ek tasfiye işlemleri · ihya davası · rücuen alacak · yargılama giderleri · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan «terkin» işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının bilinmesinin mümkün olmadığından, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesindeki prosedüre ve hukuka uygun bir şekilde terkin edildiğini, davanın 5 yıllık «hak düşürücü sürede» açılmadığını, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda bulunduğundan «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde 2021/399 E. sayılı dosyası üzerinden devam eden «rücuen alacak» davasında söz konusu şirketin «ticaret sicil» «kaydının» re'«sen terkin» edildiğinin anlaşıldığını, Mahkemece davacıya «ihya davası» açması için süre verildiğini ileri sürerek Özgün Sosyal Hizmetler San.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/399 E. sayılı dava ve devamı işlemler yönünden ihyasına ve «tasfiye işlemleri» için de şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiği, usulsüz «terkin» ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 312 nci maddesindeki koşulların da oluşmadığı dikkate alınarak 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi gereği «yargılama giderlerine» hükmedilmesine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, şirketin Ankara 18.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/91 E. 2016/4911 K.
Ortak:münfesihlik · resen terkin · şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · limited şirket · ticaret sicili · ek tasfiye · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… ECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret sicilinden 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca re'«sen terkin» olunan «limited şirketin ihyası» istemiyle açılan davada, aynı maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen «ihtarın» öncelikle şirketin yanı sıra şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» suretiyle yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, diğer taraftan anılan hükümde Ticaret Sicil Müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin Ticaret Sicilindeki kayıtlı «son» adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, "ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda ilan tarihinden itibaren 30. günün akşamı itibariyle 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış «tebligat» yerine geçeceği" aynı maddenin 11 ... bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin ünvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiş olmasına rağmen bu prosedüre de uymaksızın ihyası talep olunan şirketin «sicilden terkin» edildiği, bu durumda terkin usulünce «yapılmış sayılmayacağından» 5 yıllık süre içinde dava açılmamış olsa da ihya isteminin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Perspektif Temizlik Plastik Kimya San. ve Tic.
İş Mahkemesinin 2021/320 E. sayılı dosyası ile «işçilik alacaklarından» kaynaklı dava bulunduğunu, söz konusu davanın yargılaması sırasında İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından «ihyası» istenilen şirketin ticaret sicilinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca «resen terkin» edildiğinin öğrenildiğini, mahkemece söz konusu «şirketin ihyası» için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek Perspektif Temizlik Plastik Kimya San. ve Tic.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin davalı ... tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında 07.07.2014 tarihinde 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname (559 sayılı KHK) gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış olmaları nedeniyle «ticaret sicil» gazetesinde «ilan» yapılarak, süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil «kaydının» «resen terkin» edildiği, yasanın amir hükmü uyarınca terkin edilen şirketin kayıtlı «son» adresine ve şirketi «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere yapılan «ihtarın tebliğine» ilişkin sicil müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeyi destekleyecek mahiyette herhangi bir mazbata/belge sunulmadığı gibi sicil dosyasında da rastlanılmadığı, geçerli bir terkin işlemi bulunmayan hallerin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında öngörülen «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı gibi, henüz ... bir yasal düzenleme yapılmasa da Anayasa Mahkemesinin 22.06.2023 tarih ve 2023/33 E., 2022/117 K. sayılı kararı ile de 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında "silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde" ibaresinin iptal edildiği, usulüne uygun terkin işlemi yapmadığı belirlenen davalı aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… Tasfiye Edilmemiş Anonim veya Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicilinden Silinmelerine İlişkin Tebliğin” “Çeşitli Hükümler” başlığını «taşıyan» 16/2 maddesinin “Bu tebliğ hükümlerine göre; ticaret sicilinden silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler” hükmünü amir olduğu, söz konusu amir hüküm uyarınca «şirket müdürü» ile hissedarlarının resen «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» için mahkemeye başvurma hak ve yetkilerinin bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, 115. maddeleri uyarınca davacıların aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. bendinin «son» cümlesinde öngörülen "Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü gereğince, yasal süresi içinde açılan işbu davada, davacıların, «ihyası» istenilen şirketi «temsile» yetkili kişiler olduğu ve dava açmakta hukuki yararları bulunduğu anlaşılmakla, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aktif dava «ehliyetleri» bulunmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmamış ve hükmün davacılar lehine bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · şirket müdürü · taraf ehliyeti · taşıyan
Benzer bu kararda… Tasfiye Edilmemiş Anonim veya Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicilinden Silinmelerine İlişkin Tebliğin” “Çeşitli Hükümler” başlığını «taşıyan» 16/2 maddesinin “Bu tebliğ hükümlerine göre; ticaret sicilinden silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler” hükmünü amir olduğu, söz konusu amir hüküm uyarınca «şirket müdürü» ile hissedarlarının resen «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» için mahkemeye başvurma hak ve yetkilerinin bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, 115. maddeleri uyarınca davacıların aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. bendinin «son» cümlesinde öngörülen "Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü gereğince, yasal süresi içinde açılan işbu davada, davacıların, «ihyası» istenilen şirketi «temsile» yetkili kişiler olduğu ve dava açmakta hukuki yararları bulunduğu anlaşılmakla, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aktif dava «ehliyetleri» bulunmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmamış ve hükmün davacılar lehine bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/404 E. , 2024/1038 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1186 Esas, 2023/1081 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/696 E., 2022/189 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ihyası istenilen Perspektif Temizlik Plastik Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesinin 2021/320 E. sayılı dosyası ile işçilik alacaklarından kaynaklı dava bulunduğunu, söz konusu davanın yargılaması sırasında İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından ihyası istenilen şirketin ticaret sicilinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca resen terkin edildiğinin öğrenildiğini, mahkemece söz konusu şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek Perspektif Temizlik Plastik Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi’nin 2021/320 E.
sayılı icra takip dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyası ile ticaret siciline yeniden tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; müvekkili kurumun ihyası istenilen şirketin terkinini yaparken ilgili yasa ve yönetmeliğine uygun davrandığını, dava konusu şirketin sermaye artırımına gitmemesi nedeniyle münfesih duruma düştüğünü, bu sebeple münfesih olan şirketin yasal prosedür çerçevesinde usulüne uygun ihtar ve ilan sonrasında 07.07.2014 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yasal hasım konumunda olması sebebiyle aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret sicilinden 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca re'sen terkin olunan limited şirketin ihyası istemiyle açılan davada, aynı maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirketin yanı sıra şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, diğer taraftan anılan hükümde Ticaret Sicil Müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin Ticaret Sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, "ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda ilan tarihinden itibaren 30.
günün akşamı itibariyle 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği" aynı maddenin 11 ... bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin ünvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiş olmasına rağmen bu prosedüre de uymaksızın ihyası talep olunan şirketin sicilden terkin edildiği, bu durumda terkin usulünce yapılmış sayılmayacağından 5 yıllık süre içinde dava açılmamış olsa da ihya isteminin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Perspektif Temizlik Plastik Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi’nin 2021/320 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuruna ihtiyaç olmadığından tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; re'sen terkine ilişkin işlemde hiçbir eksiklik olmadığını, kanun gereği işlem tesis etmesi zorunlu olan müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sicil kayıtlarından re’sen terkin edilen dava konusu şirketin, sicil kayıtlarını bir kez silen müvekkilinin, bu kayıtları, herhangi bir Mahkeme kararı bulunmaksızın düzeltmesinin hukuken mümkün olmadığını, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin davalı ... tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında 07.07.2014 tarihinde 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname (559 sayılı KHK) gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış olmaları nedeniyle ticaret sicil gazetesinde ilan yapılarak, süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydının resen terkin edildiği, yasanın amir hükmü uyarınca terkin edilen şirketin kayıtlı son adresine ve şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere yapılan ihtarın tebliğine ilişkin sicil müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeyi destekleyecek mahiyette herhangi bir mazbata/belge sunulmadığı gibi sicil dosyasında da rastlanılmadığı, geçerli bir terkin işlemi bulunmayan hallerin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında öngörülen hak düşürücü süreye tabi olmadığı gibi, henüz ...
bir yasal düzenleme yapılmasa da Anayasa Mahkemesinin 22.06.2023 tarih ve 2023/33 E., 2022/117 K. sayılı kararı ile de 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında "silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde" ibaresinin iptal edildiği, usulüne uygun terkin işlemi yapmadığı belirlenen davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi, 30.12.2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, Anayasa Mahkemesinin 22.06.2023 tarih ve 2023/33 E., 2022/117 K. sayılı kararı.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018092200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz