Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5810 E. 2023/6915 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/-7', '6102/7']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münfesih şirket↗ ticaret sicilinden resen terkin↗ tüzel kişiliğin ihyası↗ ticaret sicili tescil ve ilan↗ istinaf sebebi↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ ihya davası↗ özel dava şartı↗ hukuki menfaat↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ kusur sorumluluğu↗ ticaret sicili tescili↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ sicilden terkin↗ ek prim↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilan↗ kusur↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/657 Esas, 2022/739 Karar
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tasfiye memuru vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından ... Çözümleri San. ve Tic. A.Ş. aleyhine İstanbul 22. İş Mahkemesinin 2017/553 E. sayılı dosyasında prime esas kazancın tespiti için dava açıldığını, dava devam ederken ilgili şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından şirketin ihyası davası açmak için taraflarına süre verildiğini belirterek ... Çözümleri San. ve Tic. A.Ş'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 32 nci maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği 34 üncü maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurlarınca eksik yapılan işlemlerin müvekkili tarafından tespit edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... Çözümleri San. ve Tic. A.Ş'nin dava ve taraf ehliyeti bulunmadığını, şirketin usul ve yasaya uygun olarak Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilanların yerine getirilerek terkin işleminin gerçekleştiğini, davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 300029-0 sicil numarası ile kayıtlı sicilden terkin edilen Tasfiye halinde ... Çözümleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin aleyhine İstanbul 22 İş Mahkemesi 2017/553 E. sayılı dosyası ile açılan derdest dava nedeniyle davacının hukuki yararının bulunduğu ve davalı tasfiye memuru tasfiyenin usulüne uygun tamamlamadığı gerekçesiyle davanın kabulü şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru ...'in atanmasına, kararın ticaret sicile tescil ve ilanına davalı ... dosyada yasal hasım durumunda olduğundan yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; münfesih ... Çözümleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına davaya devam edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, münfesih şirketin dava ve taraf ehliyetine sahip olmadığından huzurdaki davanın maddi ve hukuki bir temeli bulunmadığını süresinde açılmadığını, 6102 sayılı Kanunu'na eklenen geçici 7 nci maddede özel dava şartlarının sayıldığını, huzurdaki davadaki iddiaların işbu şartları taşır nitelikte olmadığından davanın usulen reddi gerektiğini, tasfiye prosedürünün usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, dolayısıyla yargılama gideri ile vekalet ücretinin kendilerine yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde tehri icra kararı verilmesini, davanın reddine karar verilmesini, müvekkili ...'in davanın ikame edilmesinde herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca açılan ihya davalarında husumet son tasfiye memuruna yönetilmesi isabetli olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmediği, davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu, davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmediği, davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu olması ve yasal hasım konumunda olan davalı ... Müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulanmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13044 E. 2015/12433 K.
Ortak:resen terkin · yasal hasım · sicilden terkin · yargılama giderleri · derdestlik · tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca açılan «ihya» davalarında «husumet» «son» «tasfiye» memuruna yönetilmesi isabetli olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki «istinaf sebebi» yerinde görülmediği, davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve «hukuki yararı» bulunduğundan «terkin» edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu, davalı «tasfiye memuru» vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmediği, davanın kabulü ile davaya konu «şirketin ihyası» ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olması ve «yasal hasım» konumunda olan davalı ...
Çözümleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin aleyhine İstanbul 22 İş Mahkemesi 2017/553 E. sayılı dosyası ile açılan «derdest» dava nedeniyle davacının «hukuki yararının» bulunduğu ve davalı «tasfiye memuru» tasfiyenin usulüne uygun tamamlamadığı gerekçesiyle davanın kabulü şirketin «tüzel kişiliğinin» ihyasına, tasfiye memuru olarak «son» tasfiye memuru ...'in atanmasına, kararın «ticaret sicile tescil» ve «ilanına» davalı ... dosyada «yasal hasım» durumunda olduğundan «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca «tasfiye» sonucu «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin «derdest» dava nedeniyle «tüzel kişiliğinin ihyası» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:fesih · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12740 E. 2013/15835 K.
Ortak:yasal hasım · şirketin ihyası · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · yargılama gideri · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca açılan «ihya» davalarında «husumet» «son» «tasfiye» memuruna yönetilmesi isabetli olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki «istinaf sebebi» yerinde görülmediği, davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve «hukuki yararı» bulunduğundan «terkin» edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu, davalı «tasfiye memuru» vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmediği, davanın kabulü ile davaya konu «şirketin ihyası» ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olması ve «yasal hasım» konumunda olan davalı ...
Çözümleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin aleyhine İstanbul 22 İş Mahkemesi 2017/553 E. sayılı dosyası ile açılan «derdest» dava nedeniyle davacının «hukuki yararının» bulunduğu ve davalı «tasfiye memuru» tasfiyenin usulüne uygun tamamlamadığı gerekçesiyle davanın kabulü şirketin «tüzel kişiliğinin» ihyasına, tasfiye memuru olarak «son» tasfiye memuru ...'in atanmasına, kararın «ticaret sicile tescil» ve «ilanına» davalı ... dosyada «yasal hasım» durumunda olduğundan «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.
Çözümleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına davaya devam edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, «münfesih şirketin» dava ve taraf «ehliyetine» sahip olmadığından huzurdaki davanın maddi ve hukuki bir temeli bulunmadığını süresinde açılmadığını, 6102 sayılı Kanunu'na eklenen geçici 7 nci maddede özel dava şartlarının sayıldığını, huzurdaki davadaki iddiaların işbu şartları taşır nitelikte olmadığından davanın usulen reddi gerektiğini, «tasfiye» prosedürünün usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, dolayısıyla «yargılama gideri» ile «vekalet ücretinin» kendilerine yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde tehri icra kararı verilmesini, davanın reddine karar verilmesini, müvekkili ...'in davanın ikame edilmesinde herhangi bir «kusur» ve sorumluluğu bulunmadığından «yargılama giderleri» ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini istemiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, Limited Şirket'in «ihyası» istemine ilişkin olup, davalı ... bu davada «yasal hasım» olduğu için «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz ise de, davalı «tasfiye» memurunun «zorunlu hasım» olduğu gerekçesiyle «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması doğru olmamış, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» dışında kalan hususlar olduğu, mahkeme tarafından borcun tespit edildiği ve tasfiyenin eksiksiz şekilde yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım
Benzer bu kararda2- Dava, Limited Şirket'in «ihyası» istemine ilişkin olup, davalı ... bu davada «yasal hasım» olduğu için «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz ise de, davalı «tasfiye» memurunun «zorunlu hasım» olduğu gerekçesiyle «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması doğru olmamış, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/501 E. 2024/882 K.
Ortak:münfesih şirket · münfesihlik · ihya davası · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · sicilden terkin · ek prim · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesinin 2017/553 E. sayılı dosyasında «prime» esas kazancın tespiti için dava açıldığını, dava devam ederken ilgili şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından «şirketin ihyası davası» açmak için taraflarına süre verildiğini belirterek ...
Çözümleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına davaya devam edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, «münfesih şirketin» dava ve taraf «ehliyetine» sahip olmadığından huzurdaki davanın maddi ve hukuki bir temeli bulunmadığını süresinde açılmadığını, 6102 sayılı Kanunu'na eklenen geçici 7 nci maddede özel dava şartlarının sayıldığını, huzurdaki davadaki iddiaların işbu şartları taşır nitelikte olmadığından davanın usulen reddi gerektiğini, «tasfiye» prosedürünün usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, dolayısıyla «yargılama gideri» ile «vekalet ücretinin» kendilerine yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde tehri icra kararı verilmesini, davanın reddine karar verilmesini, müvekkili ...'in davanın ikame edilmesinde herhangi bir «kusur» ve sorumluluğu bulunmadığından «yargılama giderleri» ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini istemiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/657 Esas, 2022/739 Karar Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2.Davalı «tasfiye memuru» vekili cevap dilekçesinde; «münfesih» Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davacının «ihya» talebine konu ettiği dava devam ederken «ticaret sicilinden terkin» edildiğini, tasfiye memuru olarak müvekkilinin atandığını, tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işlemlerinin yerine getirildiğini, anılan «şirketin ihya» talebine konu davada dava ve taraf «ehliyetinin» bulunmadığını, işbu davanın 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinde sayılan şartları taşımadığını, dava dilekçesinde davacının «hukuki menfaatinin» bulunduğuna dair bir beyan ve delile rastlanmadığını, davanın açılmasında müvekkilinin «kusuru» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» vekili istinaf dilekçesinde özetle; «münfesih şirketlerin» dava ve taraf «ehliyetine» sahip olmadıklarını, dava dilekçesinde belirtilen iş davasında davaya devam edilemeyeceğini, münfesih Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davacının «ihya» talebine konu ettiği dava devam ederken «ticaret sicilinden terkin» edildiğini, tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işlemlerinin yerine getirildiğini, «şirketin ihya» talebine konu davada dava ve taraf ehliyetinin bulunmadığını, tasfiye prosedürünün usul ve yasaya uygun gerçekleştirildiğini,«yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkiline yüklenemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz dilekçesinde özetle; «münfesih» Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davacının «ihya» talebine konu ettiği dava devam ederken «ticaret sicilinden terkin» edildiğini, tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işlemlerinin yerine getirildiğini, «şirketin ihya» talebine konu davada dava ve taraf «ehliyetinin» bulunmadığını, davacının iş mahkemesinde devam eden dava ile ilgili bilgi vermediğini, henüz bir karar verilmediğinden kesinleşmiş bir hükümden söz edilemeyeceğini, müvekkilinin herhangi bir «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · hak düşürücü süre
Benzer bu karardaİş Mahkemesinin 2017/518 E. sayılı dava dosyasında «prime» esas kazancın tespiti talebiyle açtığı dava devam ederken ilgili şirketin ticaret sicilinden re'«sen terkin» edildiği yapılan yargılamada öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması için Mahkemece taraflarına süre verildiğini ileri sürerek Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ihyasını talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında değil, tasfiyenin tamamlanması nedeniyle «sicilden terkin» edilmiş olması, ek «tasfiye» zorunluluğu nedeniyle ihya isteminin beş yıllık «hak düşürücü süreye» tabi olmaması nedeniyle buna yönelik istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, İstanbul 20.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8206 E. 2015/9281 K.
Ortak:yasal hasım · yargılama gideri · ticaret sicili · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaÇözümleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin aleyhine İstanbul 22 İş Mahkemesi 2017/553 E. sayılı dosyası ile açılan «derdest» dava nedeniyle davacının «hukuki yararının» bulunduğu ve davalı «tasfiye memuru» tasfiyenin usulüne uygun tamamlamadığı gerekçesiyle davanın kabulü şirketin «tüzel kişiliğinin» ihyasına, tasfiye memuru olarak «son» tasfiye memuru ...'in atanmasına, kararın «ticaret sicile tescil» ve «ilanına» davalı ... dosyada «yasal hasım» durumunda olduğundan «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.
Çözümleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına davaya devam edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, «münfesih şirketin» dava ve taraf «ehliyetine» sahip olmadığından huzurdaki davanın maddi ve hukuki bir temeli bulunmadığını süresinde açılmadığını, 6102 sayılı Kanunu'na eklenen geçici 7 nci maddede özel dava şartlarının sayıldığını, huzurdaki davadaki iddiaların işbu şartları taşır nitelikte olmadığından davanın usulen reddi gerektiğini, «tasfiye» prosedürünün usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, dolayısıyla «yargılama gideri» ile «vekalet ücretinin» kendilerine yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde tehri icra kararı verilmesini, davanın reddine karar verilmesini, müvekkili ...'in davanın ikame edilmesinde herhangi bir «kusur» ve sorumluluğu bulunmadığından «yargılama giderleri» ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca açılan «ihya» davalarında «husumet» «son» «tasfiye» memuruna yönetilmesi isabetli olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki «istinaf sebebi» yerinde görülmediği, davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve «hukuki yararı» bulunduğundan «terkin» edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu, davalı «tasfiye memuru» vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmediği, davanın kabulü ile davaya konu «şirketin ihyası» ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olması ve «yasal hasım» konumunda olan davalı ...
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalı Ticaret Sicil Memurluğunun şirket ihyasına ilişkin işbu davada «yasal hasım» konumunda bulunması nedeniyle, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden diğer davalı «tasfiye memurunun sorumlu» olacağının anlaşılacak olmasına göre, davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davacı ve davalı «tasfiye» memurunun temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memurunun sorumluluğu
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalı Ticaret Sicil Memurluğunun şirket ihyasına ilişkin işbu davada «yasal hasım» konumunda bulunması nedeniyle, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden diğer davalı «tasfiye memurunun sorumlu» olacağının anlaşılacak olmasına göre, davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4119 E. 2023/4964 K.
Ortak:ihya davası · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · sicilden terkin · ek prim · derdestlik · ihya · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesinin 2017/553 E. sayılı dosyasında «prime» esas kazancın tespiti için dava açıldığını, dava devam ederken ilgili şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından «şirketin ihyası davası» açmak için taraflarına süre verildiğini belirterek ...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca «tasfiye» sonucu «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin «derdest» dava nedeniyle «tüzel kişiliğinin ihyası» istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/657 Esas, 2022/739 Karar Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş.'yi hasım göstererek «prime» esas kazancın «tespiti davası» açtığını, ancak dava devam ederken ilgili şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından «ihya davası» açmak üzere «mehil» verildiğini beyanla ... sicilinde kayıtlı Nasakoma İnş.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
A.Ş.'nin «sicilden terkin» edildiği, şirketin «son» «tasfiye» memurunun ... olduğu, «ihyası» talep edilen şirket aleyhine İstanbul 22.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek mehil · şirketin tasfiyesi · kamu düzenine aykırılık · tespit davası · kamu düzeni · temsil
Benzer bu karardaA.Ş.'yi hasım göstererek «prime» esas kazancın «tespiti davası» açtığını, ancak dava devam ederken ilgili şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından «ihya davası» açmak üzere «mehil» verildiğini beyanla ... sicilinde kayıtlı Nasakoma İnş.
İş Mahkemesinin 2017/553 E. sayılı dosyasında «tespit davası» açıldığı ve yargılamanın halen «derdest» olduğu, açılan davaya devam edilerek hüküm kurulabilmesi için davaya konu şirketin yeniden ihyasına karar verilmesi gerektiği, ayrıca «ticaret sicil» kayıtlarında şirketin «son» «tasfiye memuru» ... olduğundan, ...'in söz konusu davada ihyasına karar verilen şirketi «temsil» etmek üzere Tasfiye Memuru olarak atanmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gibi «kamu düzenine aykırılık» görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin, usul ve kanuna uygun olarak, Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle «terkin» işleminin gerçekleştirildiğini, davacıların yasal bir dayanağı olmayan «ihya» taleplerinin reddi gerektiğini, ihya davasını ancak «hukuki menfaati» bulunan kişilerin açabileceğini, alacaklı sıfatına haiz olmayan davacının huzurdaki davayı açma konusunda maddi ve hukuki bir temeli bulunmadığını, her halükarda davanın reddi gerektiğini, işbu davanın açılmasında müvekkili ...'in herhangi bir «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığını, tasfiye prosedürü usul ve yasaya uygun şekilde yapılmış olup müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, «yargılama gideri» ile vekâlet ücretinin taraflarına yükletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, «ticaret sicil» kayıtlarında görüleceği üzere müvekkili «şirketin tasfiyesinin» süresinde tüm yasal prosedürlere ve mevzuata uygun davrandığını, gazete suretlerinde görüleceği üzere, alacaklıların alacağını bildirmesi için üç kez «ilan» yapıldığını, bu konudaki aleniyetin sağlandığını, belirterek kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4899 E. 2023/5670 K.
Ortak:ihya davası · yasal hasım · şirketin ihyası · sicilden terkin · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · hukuki yarar · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca açılan «ihya» davalarında «husumet» «son» «tasfiye» memuruna yönetilmesi isabetli olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki «istinaf sebebi» yerinde görülmediği, davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve «hukuki yararı» bulunduğundan «terkin» edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu, davalı «tasfiye memuru» vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmediği, davanın kabulü ile davaya konu «şirketin ihyası» ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olması ve «yasal hasım» konumunda olan davalı ...
İş Mahkemesinin 2017/553 E. sayılı dosyasında «prime» esas kazancın tespiti için dava açıldığını, dava devam ederken ilgili şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından «şirketin ihyası davası» açmak için taraflarına süre verildiğini belirterek ...
Çözümleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin aleyhine İstanbul 22 İş Mahkemesi 2017/553 E. sayılı dosyası ile açılan «derdest» dava nedeniyle davacının «hukuki yararının» bulunduğu ve davalı «tasfiye memuru» tasfiyenin usulüne uygun tamamlamadığı gerekçesiyle davanın kabulü şirketin «tüzel kişiliğinin» ihyasına, tasfiye memuru olarak «son» tasfiye memuru ...'in atanmasına, kararın «ticaret sicile tescil» ve «ilanına» davalı ... dosyada «yasal hasım» durumunda olduğundan «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ticaret Sicili Müdürlüklerinin «ihya» davalarında «yasal hasım» konumunda olduğundan, «sicilden terkin» işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğünün «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağı, ancak davalı «tasfiye» memurunun yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde de yerinde olarak «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden davalı «tasfiye memurunun sorumlu» tutulduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasta reddine karar verilmiştir.
Sicil Memurluğu, «yasal hasım» konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalı «tasfiye memurunun sorumluluğuyla» ilgili olarak, «ihyası» istenen «şirketin tasfiyesinin» 12.05.2016 tarihinde tamamlandığı, vergi borçlarının tahakkuk tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından önceye ilişkin olduğu, bu durumda davalı tasfiye memurunun «ihya davası» açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Ticaret Sicilden tasfiye sonucu «terkin» edilen tasfiye halinde Vınas Dış Ticaret Ltd.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, ihya davasının açılmasında «hukuki yararın» bulunup bulunmadığı ile davalı aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilip hükmedilemeyeceği uyuşmazlık konusudur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memurunun sorumluluğu · yargılama giderlerinden sorumluluk · yeniden tescil · şirketin tasfiyesi · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaŞti.'nin «ticaret sicil» «kaydının», davacı kuruma olan vergi borçlarının tahsili işlemleri ile sınırlı olmak üzere «ihyası» ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere İstanbul Ticaret Siciline «yeniden tesciline» karar vermek gerektiği, davalı ...
Sicil Memurluğu, «yasal hasım» konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalı «tasfiye memurunun sorumluluğuyla» ilgili olarak, «ihyası» istenen «şirketin tasfiyesinin» 12.05.2016 tarihinde tamamlandığı, vergi borçlarının tahakkuk tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından önceye ilişkin olduğu, bu durumda davalı tasfiye memurunun «ihya davası» açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Ticaret Sicilden tasfiye sonucu «terkin» edilen tasfiye halinde Vınas Dış Ticaret Ltd.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ticaret Sicili Müdürlüklerinin «ihya» davalarında «yasal hasım» konumunda olduğundan, «sicilden terkin» işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğünün «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağı, ancak davalı «tasfiye» memurunun yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde de yerinde olarak «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden davalı «tasfiye memurunun sorumlu» tutulduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasta reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin davacı kuruma olan vergi borçlarının tahsili işlemleri ile sınırlı olmak üzere «ihyası» ile İstanbul Ticaret Siciline «yeniden tesciline», ek «tasfiye» işlemlerinin daha önceki «tasfiye memuru» olan ... tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine, kararının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5810 E. , 2023/6915 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/697 Esas, 2023/711 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/657 Esas, 2022/739 Karar
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tasfiye memuru vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından ... Çözümleri San. ve Tic. A.Ş. aleyhine İstanbul 22. İş Mahkemesinin 2017/553 E. sayılı dosyasında prime esas kazancın tespiti için dava açıldığını, dava devam ederken ilgili şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından şirketin ihyası davası açmak için taraflarına süre verildiğini belirterek ... Çözümleri San. ve Tic. A.Ş'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 32 nci maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği 34 üncü maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurlarınca eksik yapılan işlemlerin müvekkili tarafından tespit edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... Çözümleri San. ve Tic. A.Ş'nin dava ve taraf ehliyeti bulunmadığını, şirketin usul ve yasaya uygun olarak Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilanların yerine getirilerek terkin işleminin gerçekleştiğini, davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 300029-0 sicil numarası ile kayıtlı sicilden terkin edilen Tasfiye halinde ... Çözümleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin aleyhine İstanbul 22 İş Mahkemesi 2017/553 E. sayılı dosyası ile açılan derdest dava nedeniyle davacının hukuki yararının bulunduğu ve davalı tasfiye memuru tasfiyenin usulüne uygun tamamlamadığı gerekçesiyle davanın kabulü şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru ...'in atanmasına, kararın ticaret sicile tescil ve ilanına davalı ... dosyada yasal hasım durumunda olduğundan yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; münfesih ... Çözümleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına davaya devam edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, münfesih şirketin dava ve taraf ehliyetine sahip olmadığından huzurdaki davanın maddi ve hukuki bir temeli bulunmadığını süresinde açılmadığını, 6102 sayılı Kanunu'na eklenen geçici 7 nci maddede özel dava şartlarının sayıldığını, huzurdaki davadaki iddiaların işbu şartları taşır nitelikte olmadığından davanın usulen reddi gerektiğini, tasfiye prosedürünün usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, dolayısıyla yargılama gideri ile vekalet ücretinin kendilerine yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde tehri icra kararı verilmesini, davanın reddine karar verilmesini, müvekkili ...'in davanın ikame edilmesinde herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca açılan ihya davalarında husumet son tasfiye memuruna yönetilmesi isabetli olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmediği, davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu, davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmediği, davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu olması ve yasal hasım konumunda olan davalı ...
Müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulanmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/977757400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz