Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4119 E. 2023/4964 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihya davası↗ ek mehil↗ hukuki menfaat↗ ticaret sicilinden terkin↗ kusur sorumluluğu↗ şirketin tasfiyesi↗ kamu düzenine aykırılık↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ sicilden terkin↗ tespit davası↗ ek prim↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ kamu düzeni↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilan↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/625 E., 2022/613 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tasfiye memuru vekili ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, Nasakoma İnş. San. ve Tic. A.Ş.'yi hasım göstererek prime esas kazancın tespiti davası açtığını, ancak dava devam ederken ilgili şirketin ticaret sicilden terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından ihya davası açmak üzere mehil verildiğini beyanla ... sicilinde kayıtlı Nasakoma İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı kurumun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 32 nci maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34 üncü maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, tasfiye süreci eksik/erken sonuçlandıran tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, anılan şirketin 05.01.2018 tarihinde tescil edilen genel kurul kararına istinaden tasfiyeye girdiğini ve tasfiye memuru olarak ...'in atandığını, tasfiye sonu genel kurul kararı ve gerekli prosedürün yerine getirildiğine dair evrakların davalıya verilmesi ve talebe dayalı olarak 06.11.2018 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğini, davalı müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını beyanla davanın reddine, aksi halde müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
2.Davalı tasfiye memuru davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Tasfiye Halinde Nasakoma İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin sicilden terkin edildiği, şirketin son tasfiye memurunun ... olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine İstanbul 22. İş Mahkemesinin 2017/553 E. sayılı dosyasında tespit davası açıldığı ve yargılamanın halen derdest olduğu, açılan davaya devam edilerek hüküm kurulabilmesi için davaya konu şirketin yeniden ihyasına karar verilmesi gerektiği, ayrıca ticaret sicil kayıtlarında şirketin son tasfiye memuru ... olduğundan, ...'in söz konusu davada ihyasına karar verilen şirketi temsil etmek üzere Tasfiye Memuru olarak atanmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin, usul ve kanuna uygun olarak, Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işleminin gerçekleştirildiğini, davacıların yasal bir dayanağı olmayan ihya taleplerinin reddi gerektiğini, ihya davasını ancak hukuki menfaati bulunan kişilerin açabileceğini, alacaklı sıfatına haiz olmayan davacının huzurdaki davayı açma konusunda maddi ve hukuki bir temeli bulunmadığını, her halükarda davanın reddi gerektiğini, işbu davanın açılmasında müvekkili ...'in herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, tasfiye prosedürü usul ve yasaya uygun şekilde yapılmış olup müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin taraflarına yükletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ticaret sicil kayıtlarında görüleceği üzere müvekkili şirketin tasfiyesinin süresinde tüm yasal prosedürlere ve mevzuata uygun davrandığını, gazete suretlerinde görüleceği üzere, alacaklıların alacağını bildirmesi için üç kez ilan yapıldığını, bu konudaki aleniyetin sağlandığını, belirterek kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tasfiye memuru vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5810 E. 2023/6915 K.
Ortak:ihya davası · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · sicilden terkin · ek prim · derdestlik · ihya · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaA.Ş.'yi hasım göstererek «prime» esas kazancın «tespiti davası» açtığını, ancak dava devam ederken ilgili şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından «ihya davası» açmak üzere «mehil» verildiğini beyanla ... sicilinde kayıtlı Nasakoma İnş.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
A.Ş.'nin «sicilden terkin» edildiği, şirketin «son» «tasfiye» memurunun ... olduğu, «ihyası» talep edilen şirket aleyhine İstanbul 22.
Benzer bu karardaİş Mahkemesinin 2017/553 E. sayılı dosyasında «prime» esas kazancın tespiti için dava açıldığını, dava devam ederken ilgili şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından «şirketin ihyası davası» açmak için taraflarına süre verildiğini belirterek ...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca «tasfiye» sonucu «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin «derdest» dava nedeniyle «tüzel kişiliğinin ihyası» istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/657 Esas, 2022/739 Karar Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münfesih şirket · ticaret sicilinden resen terkin · tüzel kişiliğin ihyası · istinaf sebebi · münfesihlik · resen terkin · yasal hasım · ticaret sicili tescili
Benzer bu karardaİş Mahkemesinin 2017/553 E. sayılı dosyasında «prime» esas kazancın tespiti için dava açıldığını, dava devam ederken ilgili şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından «şirketin ihyası davası» açmak için taraflarına süre verildiğini belirterek ...
Çözümleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin aleyhine İstanbul 22 İş Mahkemesi 2017/553 E. sayılı dosyası ile açılan «derdest» dava nedeniyle davacının «hukuki yararının» bulunduğu ve davalı «tasfiye memuru» tasfiyenin usulüne uygun tamamlamadığı gerekçesiyle davanın kabulü şirketin «tüzel kişiliğinin» ihyasına, tasfiye memuru olarak «son» tasfiye memuru ...'in atanmasına, kararın «ticaret sicile tescil» ve «ilanına» davalı ... dosyada «yasal hasım» durumunda olduğundan «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.
Çözümleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına davaya devam edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, «münfesih şirketin» dava ve taraf «ehliyetine» sahip olmadığından huzurdaki davanın maddi ve hukuki bir temeli bulunmadığını süresinde açılmadığını, 6102 sayılı Kanunu'na eklenen geçici 7 nci maddede özel dava şartlarının sayıldığını, huzurdaki davadaki iddiaların işbu şartları taşır nitelikte olmadığından davanın usulen reddi gerektiğini, «tasfiye» prosedürünün usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, dolayısıyla «yargılama gideri» ile «vekalet ücretinin» kendilerine yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde tehri icra kararı verilmesini, davanın reddine karar verilmesini, müvekkili ...'in davanın ikame edilmesinde herhangi bir «kusur» ve sorumluluğu bulunmadığından «yargılama giderleri» ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca açılan «ihya» davalarında «husumet» «son» «tasfiye» memuruna yönetilmesi isabetli olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki «istinaf sebebi» yerinde görülmediği, davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve «hukuki yararı» bulunduğundan «terkin» edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu, davalı «tasfiye memuru» vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmediği, davanın kabulü ile davaya konu «şirketin ihyası» ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olması ve «yasal hasım» konumunda olan davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10331 E. 2010/10332 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/501 E. 2024/882 K.
Ortak:ihya davası · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · sicilden terkin · ek prim · derdestlik · ihya · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaA.Ş.'yi hasım göstererek «prime» esas kazancın «tespiti davası» açtığını, ancak dava devam ederken ilgili şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından «ihya davası» açmak üzere «mehil» verildiğini beyanla ... sicilinde kayıtlı Nasakoma İnş.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
A.Ş.'nin «sicilden terkin» edildiği, şirketin «son» «tasfiye» memurunun ... olduğu, «ihyası» talep edilen şirket aleyhine İstanbul 22.
Benzer bu kararda2.Davalı «tasfiye memuru» vekili cevap dilekçesinde; «münfesih» Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davacının «ihya» talebine konu ettiği dava devam ederken «ticaret sicilinden terkin» edildiğini, tasfiye memuru olarak müvekkilinin atandığını, tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işlemlerinin yerine getirildiğini, anılan «şirketin ihya» talebine konu davada dava ve taraf «ehliyetinin» bulunmadığını, işbu davanın 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinde sayılan şartları taşımadığını, dava dilekçesinde davacının «hukuki menfaatinin» bulunduğuna dair bir beyan ve delile rastlanmadığını, davanın açılmasında müvekkilinin «kusuru» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İş Mahkemesinin 2017/518 E. sayılı dava dosyasında davacının açtığı tespit istemli davada davacı vekiline davalı Nasakoma İnşaat A.Ş. yönünden «ihya davası» açmak üzere süre verildiği, sicilden «tasfiye» sonucu «terkin» edilen Tasfiye Halinde Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin aleyhine açılmış «derdest» dava bulunduğu, davacının ihya davası açmakta «hukuki menfaatinin» olduğu gerekçesiyle Tasfiye Halinde Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin İstanbul 20.
İstinaf Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» vekili istinaf dilekçesinde özetle; «münfesih şirketlerin» dava ve taraf «ehliyetine» sahip olmadıklarını, dava dilekçesinde belirtilen iş davasında davaya devam edilemeyeceğini, münfesih Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davacının «ihya» talebine konu ettiği dava devam ederken «ticaret sicilinden terkin» edildiğini, tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işlemlerinin yerine getirildiğini, «şirketin ihya» talebine konu davada dava ve taraf ehliyetinin bulunmadığını, tasfiye prosedürünün usul ve yasaya uygun gerçekleştirildiğini,«yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkiline yüklenemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münfesih şirket · münfesihlik · re'sen terkin · yargılama giderleri · hak düşürücü süre · taraf ehliyeti · hukuki yarar · vekalet ücreti
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» vekili istinaf dilekçesinde özetle; «münfesih şirketlerin» dava ve taraf «ehliyetine» sahip olmadıklarını, dava dilekçesinde belirtilen iş davasında davaya devam edilemeyeceğini, münfesih Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davacının «ihya» talebine konu ettiği dava devam ederken «ticaret sicilinden terkin» edildiğini, tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işlemlerinin yerine getirildiğini, «şirketin ihya» talebine konu davada dava ve taraf ehliyetinin bulunmadığını, tasfiye prosedürünün usul ve yasaya uygun gerçekleştirildiğini,«yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkiline yüklenemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… ş Mahkemesinin 2017/518 E. sayılı dava dosyasında davacının terkinden önce açtığı hizmet tespiti istemli davada davacı vekiline davalı Nasakoma İnşaat A.Ş. yönünden «ihya davası» açmak üzere süre verildiği, davacının anılan dosyada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki yararının» bulunduğu, hizmet tespiti davasında ileri sürülebilecek taraf «ehliyetine» ilişkin savunmaların ihya davasının konusunu teşkil etmediği, Mahkemenin «yargılama giderlerini» davacı üzerinde bıraktığı, davalı «tasfiye memuru» aleyhine «vekalet ücretine» de hükmedilmediği gerekçesiyle davanın tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2.Davalı «tasfiye memuru» vekili cevap dilekçesinde; «münfesih» Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davacının «ihya» talebine konu ettiği dava devam ederken «ticaret sicilinden terkin» edildiğini, tasfiye memuru olarak müvekkilinin atandığını, tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işlemlerinin yerine getirildiğini, anılan «şirketin ihya» talebine konu davada dava ve taraf «ehliyetinin» bulunmadığını, işbu davanın 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinde sayılan şartları taşımadığını, dava dilekçesinde davacının «hukuki menfaatinin» bulunduğuna dair bir beyan ve delile rastlanmadığını, davanın açılmasında müvekkilinin «kusuru» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz dilekçesinde özetle; «münfesih» Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davacının «ihya» talebine konu ettiği dava devam ederken «ticaret sicilinden terkin» edildiğini, tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işlemlerinin yerine getirildiğini, «şirketin ihya» talebine konu davada dava ve taraf «ehliyetinin» bulunmadığını, davacının iş mahkemesinde devam eden dava ile ilgili bilgi vermediğini, henüz bir karar verilmediğinden kesinleşmiş bir hükümden söz edilemeyeceğini, müvekkilinin herhangi bir «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2945 E. 2017/4387 K.
Ortak:sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · temsil · i̇i̇k 72/son · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaA.Ş.'nin «sicilden terkin» edildiği, şirketin «son» «tasfiye» memurunun ... olduğu, «ihyası» talep edilen şirket aleyhine İstanbul 22.
İş Mahkemesinin 2017/553 E. sayılı dosyasında «tespit davası» açıldığı ve yargılamanın halen «derdest» olduğu, açılan davaya devam edilerek hüküm kurulabilmesi için davaya konu şirketin yeniden ihyasına karar verilmesi gerektiği, ayrıca «ticaret sicil» kayıtlarında şirketin «son» «tasfiye memuru» ... olduğundan, ...'in söz konusu davada ihyasına karar verilen şirketi «temsil» etmek üzere Tasfiye Memuru olarak atanmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin, usul ve kanuna uygun olarak, Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle «terkin» işleminin gerçekleştirildiğini, davacıların yasal bir dayanağı olmayan «ihya» taleplerinin reddi gerektiğini, ihya davasını ancak «hukuki menfaati» bulunan kişilerin açabileceğini, alacaklı sıfatına haiz olmayan davacının huzurdaki davayı açma konusunda maddi ve hukuki bir temeli bulunmadığını, her halükarda davanın reddi gerektiğini, işbu davanın açılmasında müvekkili ...'in herhangi bir «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığını, tasfiye prosedürü usul ve yasaya uygun şekilde yapılmış olup müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, «yargılama gideri» ile vekâlet ücretinin taraflarına yükletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, «ticaret sicil» kayıtlarında görüleceği üzere müvekkili «şirketin tasfiyesinin» süresinde tüm yasal prosedürlere ve mevzuata uygun davrandığını, gazete suretlerinde görüleceği üzere, alacaklıların alacağını bildirmesi için üç kez «ilan» yapıldığını, bu konudaki aleniyetin sağlandığını, belirterek kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaTTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · yasal hasım · usulden reddi · husumet
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Somut olayda «tasfiye» memuruna «husumet» yöneltilmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4119 E. , 2023/4964 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/758 Esas, 2023/803 Karar
HÜKÜM
Kabul-Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/625 E., 2022/613 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tasfiye memuru vekili ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, Nasakoma İnş. San. ve Tic. A.Ş.'yi hasım göstererek prime esas kazancın tespiti davası açtığını, ancak dava devam ederken ilgili şirketin ticaret sicilden terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından ihya davası açmak üzere mehil verildiğini beyanla ... sicilinde kayıtlı Nasakoma İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı kurumun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 32 nci maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34 üncü maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, tasfiye süreci eksik/erken sonuçlandıran tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, anılan şirketin 05.01.2018 tarihinde tescil edilen genel kurul kararına istinaden tasfiyeye girdiğini ve tasfiye memuru olarak ...'in atandığını, tasfiye sonu genel kurul kararı ve gerekli prosedürün yerine getirildiğine dair evrakların davalıya verilmesi ve talebe dayalı olarak 06.11.2018 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğini, davalı müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını beyanla davanın reddine, aksi halde müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
2.Davalı tasfiye memuru davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Tasfiye Halinde Nasakoma İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin sicilden terkin edildiği, şirketin son tasfiye memurunun ... olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine İstanbul 22. İş Mahkemesinin 2017/553 E. sayılı dosyasında tespit davası açıldığı ve yargılamanın halen derdest olduğu, açılan davaya devam edilerek hüküm kurulabilmesi için davaya konu şirketin yeniden ihyasına karar verilmesi gerektiği, ayrıca ticaret sicil kayıtlarında şirketin son tasfiye memuru ... olduğundan, ...'in söz konusu davada ihyasına karar verilen şirketi temsil etmek üzere Tasfiye Memuru olarak atanmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin, usul ve kanuna uygun olarak, Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işleminin gerçekleştirildiğini, davacıların yasal bir dayanağı olmayan ihya taleplerinin reddi gerektiğini, ihya davasını ancak hukuki menfaati bulunan kişilerin açabileceğini, alacaklı sıfatına haiz olmayan davacının huzurdaki davayı açma konusunda maddi ve hukuki bir temeli bulunmadığını, her halükarda davanın reddi gerektiğini, işbu davanın açılmasında müvekkili ...'in herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, tasfiye prosedürü usul ve yasaya uygun şekilde yapılmış olup müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin taraflarına yükletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ticaret sicil kayıtlarında görüleceği üzere müvekkili şirketin tasfiyesinin süresinde tüm yasal prosedürlere ve mevzuata uygun davrandığını, gazete suretlerinde görüleceği üzere, alacaklıların alacağını bildirmesi için üç kez ilan yapıldığını, bu konudaki aleniyetin sağlandığını, belirterek kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tasfiye memuru vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/968089100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz