Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/501 E. 2024/882 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'beş yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münfesih şirket↗ ticaret sicilinden re'sen terkin↗ münfesihlik↗ re'sen terkin↗ ihya davası↗ hukuki menfaat↗ ticaret sicilinden terkin↗ kusur sorumluluğu↗ uyap↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ sicilden terkin↗ ek prim↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ taraf ehliyeti↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilan↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/199 E., 2022/833 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tasfiye memuru vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'yi hasım göstererek İstanbul 20. İş Mahkemesinin 2017/518 E. sayılı dava dosyasında prime esas kazancın tespiti talebiyle açtığı dava devam ederken ilgili şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği yapılan yargılamada öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması için Mahkemece taraflarına süre verildiğini ileri sürerek Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ihyasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 32 nci ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak müvekkili yönünden davanın reddini istemiştir.
2.Davalı tasfiye memuru vekili cevap dilekçesinde; münfesih Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davacının ihya talebine konu ettiği dava devam ederken ticaret sicilinden terkin edildiğini, tasfiye memuru olarak müvekkilinin atandığını, tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işlemlerinin yerine getirildiğini, anılan şirketin ihya talebine konu davada dava ve taraf ehliyetinin bulunmadığını, işbu davanın 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinde sayılan şartları taşımadığını, dava dilekçesinde davacının hukuki menfaatinin bulunduğuna dair bir beyan ve delile rastlanmadığını, davanın açılmasında müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile UYAP üzerinden bir örneği getirtilip incelenen İstanbul 20. İş Mahkemesinin 2017/518 E. sayılı dava dosyasında davacının açtığı tespit istemli davada davacı vekiline davalı Nasakoma İnşaat A.Ş. yönünden ihya davası açmak üzere süre verildiği, sicilden tasfiye sonucu terkin edilen Tasfiye Halinde Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin aleyhine açılmış derdest dava bulunduğu, davacının ihya davası açmakta hukuki menfaatinin olduğu gerekçesiyle Tasfiye Halinde Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin İstanbul 20. İş Mahkemesinin 2017/518 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ...’in tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; münfesih şirketlerin dava ve taraf ehliyetine sahip olmadıklarını, dava dilekçesinde belirtilen iş davasında davaya devam edilemeyeceğini, münfesih Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davacının ihya talebine konu ettiği dava devam ederken ticaret sicilinden terkin edildiğini, tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işlemlerinin yerine getirildiğini, şirketin ihya talebine konu davada dava ve taraf ehliyetinin bulunmadığını, tasfiye prosedürünün usul ve yasaya uygun gerçekleştirildiğini,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkiline yüklenemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında değil, tasfiyenin tamamlanması nedeniyle sicilden terkin edilmiş olması, ek tasfiye zorunluluğu nedeniyle ihya isteminin beş yıllık hak düşürücü süreye tabi olmaması nedeniyle buna yönelik istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, İstanbul 20. İş Mahkemesinin 2017/518 E. sayılı dava dosyasında davacının terkinden önce açtığı hizmet tespiti istemli davada davacı vekiline davalı Nasakoma İnşaat A.Ş. yönünden ihya davası açmak üzere süre verildiği, davacının anılan dosyada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, hizmet tespiti davasında ileri sürülebilecek taraf ehliyetine ilişkin savunmaların ihya davasının konusunu teşkil etmediği, Mahkemenin yargılama giderlerini davacı üzerinde bıraktığı, davalı tasfiye memuru aleyhine vekalet ücretine de hükmedilmediği gerekçesiyle davanın tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili temyiz dilekçesinde özetle; münfesih Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davacının ihya talebine konu ettiği dava devam ederken ticaret sicilinden terkin edildiğini, tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işlemlerinin yerine getirildiğini, şirketin ihya talebine konu davada dava ve taraf ehliyetinin bulunmadığını, davacının iş mahkemesinde devam eden dava ile ilgili bilgi vermediğini, henüz bir karar verilmediğinden kesinleşmiş bir hükümden söz edilemeyeceğini, müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tasfiye memuru vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5810 E. 2023/6915 K.
Ortak:münfesih şirket · münfesihlik · ihya davası · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · sicilden terkin · ek prim · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda2.Davalı «tasfiye memuru» vekili cevap dilekçesinde; «münfesih» Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davacının «ihya» talebine konu ettiği dava devam ederken «ticaret sicilinden terkin» edildiğini, tasfiye memuru olarak müvekkilinin atandığını, tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işlemlerinin yerine getirildiğini, anılan «şirketin ihya» talebine konu davada dava ve taraf «ehliyetinin» bulunmadığını, işbu davanın 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinde sayılan şartları taşımadığını, dava dilekçesinde davacının «hukuki menfaatinin» bulunduğuna dair bir beyan ve delile rastlanmadığını, davanın açılmasında müvekkilinin «kusuru» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» vekili istinaf dilekçesinde özetle; «münfesih şirketlerin» dava ve taraf «ehliyetine» sahip olmadıklarını, dava dilekçesinde belirtilen iş davasında davaya devam edilemeyeceğini, münfesih Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davacının «ihya» talebine konu ettiği dava devam ederken «ticaret sicilinden terkin» edildiğini, tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işlemlerinin yerine getirildiğini, «şirketin ihya» talebine konu davada dava ve taraf ehliyetinin bulunmadığını, tasfiye prosedürünün usul ve yasaya uygun gerçekleştirildiğini,«yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkiline yüklenemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz dilekçesinde özetle; «münfesih» Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davacının «ihya» talebine konu ettiği dava devam ederken «ticaret sicilinden terkin» edildiğini, tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işlemlerinin yerine getirildiğini, «şirketin ihya» talebine konu davada dava ve taraf «ehliyetinin» bulunmadığını, davacının iş mahkemesinde devam eden dava ile ilgili bilgi vermediğini, henüz bir karar verilmediğinden kesinleşmiş bir hükümden söz edilemeyeceğini, müvekkilinin herhangi bir «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaİş Mahkemesinin 2017/553 E. sayılı dosyasında «prime» esas kazancın tespiti için dava açıldığını, dava devam ederken ilgili şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından «şirketin ihyası davası» açmak için taraflarına süre verildiğini belirterek ...
Çözümleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına davaya devam edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, «münfesih şirketin» dava ve taraf «ehliyetine» sahip olmadığından huzurdaki davanın maddi ve hukuki bir temeli bulunmadığını süresinde açılmadığını, 6102 sayılı Kanunu'na eklenen geçici 7 nci maddede özel dava şartlarının sayıldığını, huzurdaki davadaki iddiaların işbu şartları taşır nitelikte olmadığından davanın usulen reddi gerektiğini, «tasfiye» prosedürünün usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, dolayısıyla «yargılama gideri» ile «vekalet ücretinin» kendilerine yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde tehri icra kararı verilmesini, davanın reddine karar verilmesini, müvekkili ...'in davanın ikame edilmesinde herhangi bir «kusur» ve sorumluluğu bulunmadığından «yargılama giderleri» ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini istemiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/657 Esas, 2022/739 Karar Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden resen terkin · tüzel kişiliğin ihyası · istinaf sebebi · resen terkin · yasal hasım · ticaret sicili tescili · tüzel kişilik · dava sebebi
Benzer bu karardaÇözümleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin aleyhine İstanbul 22 İş Mahkemesi 2017/553 E. sayılı dosyası ile açılan «derdest» dava nedeniyle davacının «hukuki yararının» bulunduğu ve davalı «tasfiye memuru» tasfiyenin usulüne uygun tamamlamadığı gerekçesiyle davanın kabulü şirketin «tüzel kişiliğinin» ihyasına, tasfiye memuru olarak «son» tasfiye memuru ...'in atanmasına, kararın «ticaret sicile tescil» ve «ilanına» davalı ... dosyada «yasal hasım» durumunda olduğundan «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca açılan «ihya» davalarında «husumet» «son» «tasfiye» memuruna yönetilmesi isabetli olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki «istinaf sebebi» yerinde görülmediği, davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve «hukuki yararı» bulunduğundan «terkin» edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu, davalı «tasfiye memuru» vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmediği, davanın kabulü ile davaya konu «şirketin ihyası» ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olması ve «yasal hasım» konumunda olan davalı ...
İş Mahkemesinin 2017/553 E. sayılı dosyasında «prime» esas kazancın tespiti için dava açıldığını, dava devam ederken ilgili şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından «şirketin ihyası davası» açmak için taraflarına süre verildiğini belirterek ...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca «tasfiye» sonucu «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin «derdest» dava nedeniyle «tüzel kişiliğinin ihyası» istemine ilişkindir.
-
Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10428 E. 2011/2868 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas idare memuru · iflas · temerrüt
Benzer bu karardaKararı, davacılar vekili ile davalı kooperatif «iflas idare memuru» temyiz etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar tarafların temyiz istemi üzerine Dairemizce taraflar yararına bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı kooperatifin ortağı olup daire alamayan davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının 3.518,71 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile anılan meblağın «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekili ile davalı kooperatif «iflas» idare memurunun bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/501 E. , 2024/882 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/662 Esas, 2023/1747 Karar
DAVALILAR 1.... vekili Avukat ...
2.... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/199 E., 2022/833 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tasfiye memuru vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'yi hasım göstererek İstanbul 20. İş Mahkemesinin 2017/518 E. sayılı dava dosyasında prime esas kazancın tespiti talebiyle açtığı dava devam ederken ilgili şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği yapılan yargılamada öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması için Mahkemece taraflarına süre verildiğini ileri sürerek Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ihyasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 32 nci ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak müvekkili yönünden davanın reddini istemiştir.
2.Davalı tasfiye memuru vekili cevap dilekçesinde; münfesih Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davacının ihya talebine konu ettiği dava devam ederken ticaret sicilinden terkin edildiğini, tasfiye memuru olarak müvekkilinin atandığını, tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işlemlerinin yerine getirildiğini, anılan şirketin ihya talebine konu davada dava ve taraf ehliyetinin bulunmadığını, işbu davanın 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinde sayılan şartları taşımadığını, dava dilekçesinde davacının hukuki menfaatinin bulunduğuna dair bir beyan ve delile rastlanmadığını, davanın açılmasında müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile UYAP üzerinden bir örneği getirtilip incelenen İstanbul 20. İş Mahkemesinin 2017/518 E. sayılı dava dosyasında davacının açtığı tespit istemli davada davacı vekiline davalı Nasakoma İnşaat A.Ş. yönünden ihya davası açmak üzere süre verildiği, sicilden tasfiye sonucu terkin edilen Tasfiye Halinde Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin aleyhine açılmış derdest dava bulunduğu, davacının ihya davası açmakta hukuki menfaatinin olduğu gerekçesiyle Tasfiye Halinde Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin İstanbul 20. İş Mahkemesinin 2017/518 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ...’in tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; münfesih şirketlerin dava ve taraf ehliyetine sahip olmadıklarını, dava dilekçesinde belirtilen iş davasında davaya devam edilemeyeceğini, münfesih Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davacının ihya talebine konu ettiği dava devam ederken ticaret sicilinden terkin edildiğini, tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işlemlerinin yerine getirildiğini, şirketin ihya talebine konu davada dava ve taraf ehliyetinin bulunmadığını, tasfiye prosedürünün usul ve yasaya uygun gerçekleştirildiğini,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkiline yüklenemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında değil, tasfiyenin tamamlanması nedeniyle sicilden terkin edilmiş olması, ek tasfiye zorunluluğu nedeniyle ihya isteminin beş yıllık hak düşürücü süreye tabi olmaması nedeniyle buna yönelik istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, İstanbul 20. İş Mahkemesinin 2017/518 E. sayılı dava dosyasında davacının terkinden önce açtığı hizmet tespiti istemli davada davacı vekiline davalı Nasakoma İnşaat A.Ş. yönünden ihya davası açmak üzere süre verildiği, davacının anılan dosyada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, hizmet tespiti davasında ileri sürülebilecek taraf ehliyetine ilişkin savunmaların ihya davasının konusunu teşkil etmediği, Mahkemenin yargılama giderlerini davacı üzerinde bıraktığı, davalı tasfiye memuru aleyhine vekalet ücretine de hükmedilmediği gerekçesiyle davanın tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili temyiz dilekçesinde özetle; münfesih Nasakoma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davacının ihya talebine konu ettiği dava devam ederken ticaret sicilinden terkin edildiğini, tescil ve ilanların yerine getirilmesi suretiyle terkin işlemlerinin yerine getirildiğini, şirketin ihya talebine konu davada dava ve taraf ehliyetinin bulunmadığını, davacının iş mahkemesinde devam eden dava ile ilgili bilgi vermediğini, henüz bir karar verilmediğinden kesinleşmiş bir hükümden söz edilemeyeceğini, müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tasfiye memuru vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017791400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz