Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5404 E. 2023/5576 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dap teslim şekli↗ mal mukabili ödeme↗ cmr sözleşmesi↗ teslim şekli↗ cmr sigortası↗ özen borcu↗ taşıma senedi↗ cmr konvansiyonu↗ müterafik kusur↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ hırsızlık↗ cmr↗ ziya↗ müteselsil sorumluluk↗ basiretli tacir↗ riziko↗ rücuen tazminat↗ zayi↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ rücu↗ ifa↗ hamil↗ taşıyıcı↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ taşıyan↗ tacir↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ dava sebebi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ ibraz↗ teminat↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı sigortalısı Compenenta Dökümcülük Tic ve San A.Ş. arasında Nakliyat Abonman Sözleşmesi ile nakliyat rizikolarına karşı sigorta poliçesi bulunduğu, taşıma sırasında poliçeye konu malların 23.06.2012 tarihinde çalınmak suretiyle tamamen zayi olduğu, meydana gelen bu riziko sonrasında davacı ... şirketinin 27.11.2012 tarihinde dava dışı sigortalısının 40.621,95 Euro ödeme yaptığı, rizikonun meydana gelmesinde sorumlu gördüğü davalılardan bu bedelin rücuen tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Horoz Lojistik vekili cevap dilekçesinde; fiili taşma işinin diğer davalı tarafından icra edildiğini, somut olayda müvekkiline atfı kabil olan hertengi bir kusur bulunmadığını, çalınma hadisesinin ise dava konusu malın dava dışı alıcının fabrika sahasına ulaşmasından sonra, yükün tahliye organizasyonundaki kifayetsizlik yüzünden araçtan boşaltılmayıp fabrika sahasından çıkartılmasının ardından sürücünün kısa bir süre ihtiyaç gidermek için aracın başından ayrıldığı sırada vuku bulduğunu, bu durumda taşıyıcıya sorumluluk yüklenemeyeceğini, mesuliyetin fabrika sahasına kader gelen malı tahliye edemediği gibi muhafaza da edemeyen, aracı yüküyle birlikte fabrika sahasından çıkartan alıcıya ait olması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde;müvekkilinin taşıma işini tamamladıktan sonra taşıma aracını yüküyle birlikte riskli bir bölgede park etmek zorunda bırakan İtalya'daki alıcı yerine onun talimatını yerine getiren dolayısıyla da herhangi bir kusurlu eylemi olmayan müvekkiline taşımanın tabi olduğu CMR Sözleşmesi hükümlerine göre mesuliyet yüklenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince mesuliyetine güvence sağlanan taşıyanın mal mukabili ödeme ve DAP teslim şekline göre taşıdığı malı alıcısı emrine teslime hazır hale getirdikten ve yük üzerindeki tum haklar satıcıdan alıcıya geçtikten sonra alıcının ağır kusurlu talimatı yüzünden vuku bulan hırsızlık nedeniyle CMR Konvansiyonu çerçevesinde taşıyana dolayısıyla da müvekkiline sorumluluk yüklenemeceği gibi davacının sigortalısına yaptığı hatır ödemesini zaten rücu konusu da yapamayacağını, somut olay konusu hırsızlık hadisesine benzer rizikoların müvekkilinin düzenlediği mesuliyet poliçesinin kapsamı dışında tutulduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2017 tarih, 2014/736 E. ve 2017/1047 K. sayılı kararıyla; davalı Ergo Sigorta AŞ yönünden rizikonun CMR Sigortası umumi hükümlerinin "teminat dışı haller" başlığı altındaki 3 üncü maddesindeki düzenlemeler çerçevesinde açıkça sigorta güvencesi dışında bırakıldığı, davalı ... şirketinin düzenlediği poliçe kapsamında tazminat yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle davalı Ergo sigortaya karşı açılan davanın reddine, CMR 17 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince taşınan eşyanın varma yerinde teslim alınan haliyle alıcısına teslim borcunun bulunduğu ve kural olarak yükleme yerinden varış mahalline kadar taşıdığı eşyaya gelecek zararlardan sorumlu olduğu, somut olayda da taşıyıcı davalıların yükün tesliminden önce taşıma konusu eşyada meydana gelen zarar ve buna bağlı olarak yapılan ödemeden sorumlu oldukları gerekçesiyle diğer davalılar bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Horoz Lojistik Kargo Hizm ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı Bahadıroğlu Uluslararası Nak.. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2019 tarih, 2018/687 E. v, 2019/1395 K. sayılı kararıyla; emtianın alıcıya teslim edilecek alanın otoparkına alınarak fiş ve belge düzenlendiği, bir gün burada kaldıktan sonra boşaltmanın pazartesi günü yapılacağı ifade edilerek fabrika otoparkı karşısındaki otoparkta bekletildiği, hırsızlığın da bu alanda iken gerçekleştiği, emtianın alıcıya tesliminin henüz gerçekleşmediği, araç şoförünün ihtiyacı için aracı kilitleyerek ayrılması üzerine akabinde hırsızlığın meydana geldiği, yüklü iken aracın kilitli olsa da bırakılmasının taşıyıcı bakımından kusur teşkil ettiği, CMR 17 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği hasar ve ziyanın taşıyıcının önlemesine imkan bulunmayan durumlarda taşıyıcının sorumluluğuna gidilemeyeceği, taşıyıcının bu malın çalınmasını önlemek için tüm önlemleri almaması halinde sorumluluğunun söz konusu olduğu, taşıyıcının hafta sonu nedeniyle teslim yapılamayabileceğini öngörmesi ve basiretli bir tacire yakışacak azami özeni göstermesi gerektiği, emtianın alıcı adresine ulaşması ancak hemen boşaltılmamasının teslimi kabule ve alıcıyı kusurlu saymaya yeterli olmadığı, taşıyıcının özen mükellefiyeti devam ederken oluşan hırsızlık ve zarar sebebiyle davalıların davacıya karşı CMR 34 üncü maddesi gereği müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davalı Horoz Lojistik Kargo Hizm. ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı Bahadıroğlu Uluslararası Nak.. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Horoz Lojistik Kargo Hizm ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı Bahadıroğlu Uluslararası Nak.. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 04.02.2021 tarih, 2020/134 E. ve 2021/847 K. sayılı kararıyla dava konusu taşımada öngörülen ''DAP'' teslim şekli itibariyle, taşıyıcının taşıma yükümü taşımaya konu malların dava dışı alıcı firmanın teslim adresine ulaşması ve teslime hazır hale gelmesi ile son bulacağı, bu noktadan sonra talimat vermek ve yükü boşaltma sorumluluğu teslim alana geçeceğinden, davacı ... adına yurt dışında düzenlenen 22.10.2012 tarihli eksper raporunda, taşımanın yapıldığı tırın 22.06.2012 Cuma günü malların teslim edileceği adrese yani Torino (IVECO Fabrika sahasına ulaştığı ve araç sürücüsü yükü teslime hazır olduğu halde, malın alıcısı tarafından yük boşaltılmadığı gibi, fabrika sahası içinde güvenli bekleme noktası bulunduğu halde, alıcının güvenlik görevlileri tarafından fabrika sahası dışına çıkarıldığı ve kendisine gösterilen güvenlik riski yüksek yerde park etmesinin sağlandığı ve hırsızlık olayının da burada meydana geldiğinin anlaşıldığı, bu nedenle davalı taşıyıcıya zararın meydana gelmesinde bir kusur izafe edilip edilemeyeceği hususu değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hatalı değerlendirmeyle hüküm tesisi doğru olmadığına işaret edilmiş ve davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalılar yararına Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtildiği üzere ''DAP'' teslim şekli itibariyle, taşıyıcının taşıma yükümü taşımaya konu malların dava dışı alıcı firmanın teslim adresine ulaşması ve teslime hazır hale gelmesi ile son bulduğu, böylece yükü boşaltma sorumluluğu teslim alana geçtiği teslim tipinde, yük teslime hazır olduğu halde, malın alıcısı tarafından yük boşaltılmadığı gibi, fabrika sahası içinde güvenli bekleme noktasında tırın bekletilme imkanı olmasına rağmen, alıcının güvenlik görevlileri eşya yüklü tırı fabrika sahası dışında güvenlik riski yüksek yere park ettirdikleri, davacı vekili tarafından ibraz edilen ekspertiz raporunda, alıcının fabrikasının deposuna bakan noktanın yasa dışı olarak geçimini hırsızlık ve hırsızlık malı satarak geçimini sağlayan çeşitli etnik gruplara ait kişilerin yaşadığı bir yer olduğu belirtildiği, dolayısıyla alıcı fabrika sahasına giren malı teslim alıp boşaltmadığı gibi, aracın güvenlikli olan fabrikasında park etmesine de müsaade etmediği, aracı hırsızlıkla geçimini sağlayan etnik kişilerin bulunduğu fabrika sahasının karşısındaki alana park ettirdikleri, hırsızlık olayı da alıcının fabrika sahası dışında park ettirdiği yerde meydana geldiği, ekspertiz raporunda hırsızlığın, sürücünün muhtemelen cafe restoran aramak için aracın başında olmadığı sırada, Cumartesi günü saat 15:00 sularında gerçekleştiği, hırsızların gündüz vakti olmasına ve olası kontrollere aldırış etmeden olayı gerçekleştirdiğinin belirtildiği bu durumda olayın oluş şekli, zamanı ve dosya kapsamına göre olayda taşıyıcının müterafik kusurunun olmadığı gerekçesiyle davalılar davalı Bahadıroğlu Uluslararası Nakliyat..Ltd.Şti ve davalı Horoz Lojistik... A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, davalı Ergo Sigorta AŞ aleyhine açılan davanın reddine dair kararın davacının kararı istinaf etmemesi nedeniyle kesinleştiğinden, bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı taşıyıcı şirketlerin ilgili emtiaları göndericiden teslim aldığı andan alıcıya teslim ettiği ana kadar oluşabilecek tüm ziya ve hasarlardan sorumlu bulunduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 875 inci maddesi ve CMR Konvansiyonu'nun 17 nci maddesinin birinci fıkrasına göre taşıyan, eşyanın yüklenmesi, istiflenmesi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu, taşıyanın yüke özen borcu eşyanın teslim alınması ile doğar ve yükün taşıma senedi hamiline teslim edilmesi ile sona ereceğinden, aracın usulüne uygun olarak emniyete alınmaması sebebi ile hırsızlık fiilinden dolayı davalıların sorumlu olduğu, aracın alarm gibi güvenlik önlemlerine sahip olmadığı, İtalya gibi hırsızlık fiillerinin yoğun olarak gerçekleştiği bir yerde aracın başıboş bırakılması sonucunda hırsızlık fiilinin gerçekleşmiş olduğu, değerlendirildiğinde gerekli güvenlik önlemleri alınmadan, yüke özen borcuna aykırı olarak ifa edilen taşıma fiili neticesinde dava dışı sigortalının zarara uğratıldığını, malların teslim edileceği saatin alıcı firma tarafından bilinebilmesinin mümkün olmadığı, alıcı firmada o an, konu malları teslim alabilecek, araçtan tahliye edebilecek çalışanlar mevcut olmadığında teslim işlemlerin yapılmasının alıcı firmadan beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca eşyanın varma yerine ulaşması ile bir teslim engelinin çıkmış olması durumunda taşıyıcının gönderenden talimat alarak hareket etmesi gerekirken bu hususa riayet edilmemiş olmasının da taşıyıcının sorumluluğunu doğurduğunu, kabule göre de en azından müterafik kusur yönünden bir değerlendirme yapılması gerekirken kararın eksik incelemeye dayandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uluslararası karayolu ile eşya taşıma (CMR) sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.CMR Konvansiyonu'nun 17 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
DAP teslimde yük teslime hazır hale gelince boşaltma sorumluluğu alıcıya geçer
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/134 E. 2021/847 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9751 E. 2016/912 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart · geçersizlik · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4. maddesine göre belli faaliyet alanlarında üretim yapılmamasına ilişkin olarak yapılan sözleşmelerin «geçersiz» olduğu, bu nedenle davalıların üretim ve satış eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, davalı ..... firmasının ... ibareli markası bulunmadığı, davalının faturalar üzerindeki markasal kullanımının davacının ... ibareli markası ile «iltibasa» neden olacağı, davalı ..... firmasının ise diğer davalının fabrika sahasını ve makinelerini kiralayarak ve üretimde bulunarak ....'nin eylemine doğrudan yardımcı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline, «cezai şart» talebinin reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03/03/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8380 E. 2010/1997 K.
Ortak:hırsızlık · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı «taşıyıcı» şirketlerin ilgili emtiaları göndericiden «teslim» aldığı andan alıcıya teslim ettiği ana kadar oluşabilecek tüm «ziya» ve hasarlardan sorumlu bulunduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 875 inci maddesi ve CMR Konvansiyonu'nun 17 nci maddesinin birinci fıkrasına göre «taşıyan», eşyanın yüklenmesi, istiflenmesi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu, taşıyanın yüke «özen borcu» eşyanın teslim alınması ile doğar ve yükün «taşıma senedi» «hamiline» teslim edilmesi ile sona ereceğinden, aracın usulüne uygun olarak emniyete alınmaması «sebebi» ile «hırsızlık» fiilinden dolayı davalıların sorumlu olduğu, aracın alarm gibi güvenlik önlemlerine sahip olmadığı, İtalya gibi hırsızlık fiillerinin yoğun olarak gerçekleştiği bir yerde aracın başıboş bırakılması sonucunda hırsızlık fiilinin gerçekleşmiş olduğu, değerlendirildiğinde gerekli güvenlik önlemleri alınmadan, yüke özen borcuna aykırı olarak «ifa» edilen taşıma fiili neticesinde dava dışı sigortalının zarara uğratıldığını, malların teslim edileceği saatin alıcı firma tarafından bilinebilmesinin mümkün olmadığı, alıcı firmada o an, konu malları teslim alabilecek, araçtan tahliye edebilecek çalışanlar mevcut olmadığında teslim işlemlerin yapılmasının alıcı firmadan beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca eşyanın varma yerine ulaşması ile bir teslim engelinin çıkmış olması durumunda taşıyıcının gönderenden talimat alarak hareket etmesi gerekirken bu hususa riayet edilmemiş olmasının da «taşıyıcının sorumluluğunu» doğurduğunu, kabule göre de en azından «müterafik kusur» yönünden bir değerlendirme yapılması gerekirken kararın «eksik incelemeye» dayandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince mesuliyetine güvence sağlanan «taşıyanın» «mal mukabili ödeme» ve DAP «teslim şekline» göre taşıdığı malı alıcısı emrine teslime hazır hale getirdikten ve yük üzerindeki tum haklar satıcıdan alıcıya geçtikten sonra alıcının ağır kusurlu talimatı yüzünden vuku bulan «hırsızlık» nedeniyle CMR Konvansiyonu çerçevesinde taşıyana dolayısıyla da müvekkiline sorumluluk yüklenemeceği gibi davacının sigortalısına yaptığı hatır ödemesini zaten «rücu» konusu da yapamayacağını, somut olay konusu hırsızlık hadisesine benzer «rizikoların» müvekkilinin düzenlediği mesuliyet poliçesinin kapsamı dışında tutulduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2019 tarih, 2018/687 E. v, 2019/1395 K. sayılı kararıyla; emtianın alıcıya «teslim» edilecek alanın otoparkına alınarak fiş ve belge düzenlendiği, bir gün burada kaldıktan sonra boşaltmanın pazartesi günü yapılacağı ifade edilerek fabrika otoparkı karşısındaki otoparkta bekletildiği, «hırsızlığın» da bu alanda iken gerçekleştiği, emtianın alıcıya tesliminin henüz gerçekleşmediği, araç şoförünün ihtiyacı için aracı kilitleyerek ayrılması üzerine akabinde hırsızlığın meydana geldiği, yüklü iken aracın kilitli olsa da bırakılmasının «taşıyıcı» bakımından «kusur» teşkil ettiği, CMR 17 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği «hasar» ve «ziyanın» taşıyıcının önlemesine imkan bulunmayan durumlarda «taşıyıcının sorumluluğuna» gidilemeyeceği, taşıyıcının bu malın çalınmasını önlemek için tüm önlemleri almaması halinde sorumluluğunun söz konusu olduğu, taşıyıcının hafta sonu nedeniyle teslim yapılamayabileceğini öngörmesi ve basiretli bir «tacire» yakışacak azami özeni göstermesi gerektiği, emtianın alıcı adresine ulaşması ancak hemen boşaltılmamasının teslimi kabule ve alıcıyı kusurlu saymaya yeterli olmadığı, taşıyıcının özen mükellefiyeti devam ederken oluşan hırsızlık ve zarar sebebiyle davalıların davacıya karşı CMR 34 üncü maddesi gereği «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davalı Horoz Lojistik Kargo Hizm. ve Tic.
Benzer bu karardaZira, davacının güvenliğini sağladığı inşaat sahası içerisinde yer alan dava dışı başka bir firmaya ait malzemeler 24.05.2006 tarihinde gerçekleşen «hırsızlık» olayında çalınmıştır.
O halde mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin eki niteliğindeki talimatın dosyaya celbi sağlanarak, somut olayın özelliklerine göre davacının «sorumluluk sınırının» net bir şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk sınırı · malvarlığına ilişkin dava · hizmet sözleşmesi · mahsup · taahhütname · terkin · kötüniyet · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesi uyarınca; sözleşmenin konusu, davalıya ait “AGAT İnşaat AŞ fabrikası ve müştemilatının «malvarlığının» korunması” olarak belirlenmiş ve bu alana «kötüniyetli» tecavüzlerin önleneceği «taahhüt» altına alınmıştır.
Uyuşmazlık, davacının bu alacağı üzerinden davalının «mahsup» yapma «yetkisinin» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ... firmasının davalı tarafa vermiş olduğu güvenlik hizmeti nedeniyle hak etmiş olduğu alacak üzerinden birbaşka firma zararı gerekçe gösterilerek «mahsup» yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.236,05 TL’nin davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8361 E. 2012/15590 K.
Ortak:eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı «taşıyıcı» şirketlerin ilgili emtiaları göndericiden «teslim» aldığı andan alıcıya teslim ettiği ana kadar oluşabilecek tüm «ziya» ve hasarlardan sorumlu bulunduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 875 inci maddesi ve CMR Konvansiyonu'nun 17 nci maddesinin birinci fıkrasına göre «taşıyan», eşyanın yüklenmesi, istiflenmesi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu, taşıyanın yüke «özen borcu» eşyanın teslim alınması ile doğar ve yükün «taşıma senedi» «hamiline» teslim edilmesi ile sona ereceğinden, aracın usulüne uygun olarak emniyete alınmaması «sebebi» ile «hırsızlık» fiilinden dolayı davalıların sorumlu olduğu, aracın alarm gibi güvenlik önlemlerine sahip olmadığı, İtalya gibi hırsızlık fiillerinin yoğun olarak gerçekleştiği bir yerde aracın başıboş bırakılması sonucunda hırsızlık fiilinin gerçekleşmiş olduğu, değerlendirildiğinde gerekli güvenlik önlemleri alınmadan, yüke özen borcuna aykırı olarak «ifa» edilen taşıma fiili neticesinde dava dışı sigortalının zarara uğratıldığını, malların teslim edileceği saatin alıcı firma tarafından bilinebilmesinin mümkün olmadığı, alıcı firmada o an, konu malları teslim alabilecek, araçtan tahliye edebilecek çalışanlar mevcut olmadığında teslim işlemlerin yapılmasının alıcı firmadan beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca eşyanın varma yerine ulaşması ile bir teslim engelinin çıkmış olması durumunda taşıyıcının gönderenden talimat alarak hareket etmesi gerekirken bu hususa riayet edilmemiş olmasının da «taşıyıcının sorumluluğunu» doğurduğunu, kabule göre de en azından «müterafik kusur» yönünden bir değerlendirme yapılması gerekirken kararın «eksik incelemeye» dayandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… olmadığı, davalının yönetim veya denetiminde bulunup bulunmadığı, bu itibarla mahkemece aracın park edildiği otoparkın davalıya ait olup olmadığının tereddütsüz ve «denetime elverişli» bir şekilde belirlemek, gerektiğinde davalı tarafın esaslı ve sonuca etkili itirazlarını karşılayan başka bir bilirkişi yada kurulundan ek rapor almak ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm tesisinin yerinde olmadığı belirtilerek davacı yararına bozulmuş, mahal mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda iş yeri sahibinin.. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik
Benzer bu kararda… olmadığı, davalının yönetim veya denetiminde bulunup bulunmadığı, bu itibarla mahkemece aracın park edildiği otoparkın davalıya ait olup olmadığının tereddütsüz ve «denetime elverişli» bir şekilde belirlemek, gerektiğinde davalı tarafın esaslı ve sonuca etkili itirazlarını karşılayan başka bir bilirkişi yada kurulundan ek rapor almak ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm tesisinin yerinde olmadığı belirtilerek davacı yararına bozulmuş, mahal mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda iş yeri sahibinin.. …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7471 E. 2013/10067 K.
Ortak:hırsızlık · ziya · riziko · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2019 tarih, 2018/687 E. v, 2019/1395 K. sayılı kararıyla; emtianın alıcıya «teslim» edilecek alanın otoparkına alınarak fiş ve belge düzenlendiği, bir gün burada kaldıktan sonra boşaltmanın pazartesi günü yapılacağı ifade edilerek fabrika otoparkı karşısındaki otoparkta bekletildiği, «hırsızlığın» da bu alanda iken gerçekleştiği, emtianın alıcıya tesliminin henüz gerçekleşmediği, araç şoförünün ihtiyacı için aracı kilitleyerek ayrılması üzerine akabinde hırsızlığın meydana geldiği, yüklü iken aracın kilitli olsa da bırakılmasının «taşıyıcı» bakımından «kusur» teşkil ettiği, CMR 17 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği «hasar» ve «ziyanın» taşıyıcının önlemesine imkan bulunmayan durumlarda «taşıyıcının sorumluluğuna» gidilemeyeceği, taşıyıcının bu malın çalınmasını önlemek için tüm önlemleri almaması halinde sorumluluğunun söz konusu olduğu, taşıyıcının hafta sonu nedeniyle teslim yapılamayabileceğini öngörmesi ve basiretli bir «tacire» yakışacak azami özeni göstermesi gerektiği, emtianın alıcı adresine ulaşması ancak hemen boşaltılmamasının teslimi kabule ve alıcıyı kusurlu saymaya yeterli olmadığı, taşıyıcının özen mükellefiyeti devam ederken oluşan hırsızlık ve zarar sebebiyle davalıların davacıya karşı CMR 34 üncü maddesi gereği «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davalı Horoz Lojistik Kargo Hizm. ve Tic.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince mesuliyetine güvence sağlanan «taşıyanın» «mal mukabili ödeme» ve DAP «teslim şekline» göre taşıdığı malı alıcısı emrine teslime hazır hale getirdikten ve yük üzerindeki tum haklar satıcıdan alıcıya geçtikten sonra alıcının ağır kusurlu talimatı yüzünden vuku bulan «hırsızlık» nedeniyle CMR Konvansiyonu çerçevesinde taşıyana dolayısıyla da müvekkiline sorumluluk yüklenemeceği gibi davacının sigortalısına yaptığı hatır ödemesini zaten «rücu» konusu da yapamayacağını, somut olay konusu hırsızlık hadisesine benzer «rizikoların» müvekkilinin düzenlediği mesuliyet poliçesinin kapsamı dışında tutulduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2017 tarih, 2014/736 E. ve 2017/1047 K. sayılı kararıyla; davalı Ergo Sigorta AŞ yönünden «rizikonun» CMR Sigortası umumi hükümlerinin "«teminat» dışı haller" başlığı altındaki 3 üncü maddesindeki düzenlemeler çerçevesinde açıkça sigorta güvencesi dışında bırakıldığı, davalı ... şirketinin düzenlediği poliçe kapsamında tazminat yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle davalı Ergo sigortaya karşı açılan davanın reddine, CMR 17 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince taşınan eşyanın varma yerinde «teslim» alınan haliyle alıcısına teslim borcunun bulunduğu ve kural olarak yükleme yerinden varış mahalline kadar taşıdığı eşyaya gelecek zararlardan sorumlu olduğu, somut olayda da «taşıyıcı» davalıların yükün tesliminden önce taşıma konusu eşyada meydana gelen zarar ve buna bağlı olarak yapılan ödemeden sorumlu oldukları gerekçesiyle diğer davalılar ba …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, poliçenin “taşınan emtia klozu” bölümünde park halinde emtianın «hırsızlık» riskine karşı «teminat» verilmediği, bu durumda araçta taşınan emtianın park halinde iken çalınmasının poliçe «teminatı kapsamı» dışında tutulduğu, araçtaki emtianın ilk park halinde iken boşaltılması ile park halinde iken başka bir yere götürülüp boşaltılması arasında poliçe teminatı yönünden bir fark bulunmadığı, taşınan emtiadaki hırsızlık teminatının aracın hareket halinde iken «tam ziya» «hasar» durumunda geçerli olduğu, bu itibarla davaya konu hırsızlık olayının poliçe teminatı dışında kaldığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında yapılan kasko poliçesinde çeşitli «rizikolara» karşı «teminat» altına alınan kapalı kasa kamyonda taşınan emtia için de teminat verilmiştir.
Söz konusu poliçede yer alan “Taşınan Emtia Klozu”kısmında, park halinde emtianın «hırsızlık» riskine karşı «teminat» verilmediği belirtilmiştir.Davaya konu hırsızlık olayının davacının sigortalı aracının park edildiği otelin önünden çalınarak başka bir yere götürülmesi ve bu yerde içindeki et emtiasının boşaltılarak aracın içi boş halde «terk» edilmesi suretiyle meydana geldiği iddia olunmuştur.Bu durumda araç içindeki emtia araç park halinde iken çalınmayıp, araç başka bir yere götürüldükten sonra çalınmıştır.Davanın dayanağını oluşturan poliçede aracın park halinde olması ve hareket ettirilmeden içerisindeki emtianın çalınması hali teminat dışında bırakılmıştır.Somut olayda ise araç çalınmak suretiyle içindeki emtianın boşaltıldığının iddia edilmiş olmasına göre iddia edilen bu oluş şekli içinde meydana gelen zararın poliçe «teminatı kapsamında» kaldığının kabulü gerekmekte olup, aksi halde poliçe hükmünün sadece lafzına bağlı kalınarak dar bir şekilde yorumu ile kapalı kasa kamyona yüklü emtianın araç har …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tam ziya · teminat kapsamı · terkin
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, poliçenin “taşınan emtia klozu” bölümünde park halinde emtianın «hırsızlık» riskine karşı «teminat» verilmediği, bu durumda araçta taşınan emtianın park halinde iken çalınmasının poliçe «teminatı kapsamı» dışında tutulduğu, araçtaki emtianın ilk park halinde iken boşaltılması ile park halinde iken başka bir yere götürülüp boşaltılması arasında poliçe teminatı yönünden bir fark bulunmadığı, taşınan emtiadaki hırsızlık teminatının aracın hareket halinde iken «tam ziya» «hasar» durumunda geçerli olduğu, bu itibarla davaya konu hırsızlık olayının poliçe teminatı dışında kaldığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Söz konusu poliçede yer alan “Taşınan Emtia Klozu”kısmında, park halinde emtianın «hırsızlık» riskine karşı «teminat» verilmediği belirtilmiştir.Davaya konu hırsızlık olayının davacının sigortalı aracının park edildiği otelin önünden çalınarak başka bir yere götürülmesi ve bu yerde içindeki et emtiasının boşaltılarak aracın içi boş halde «terk» edilmesi suretiyle meydana geldiği iddia olunmuştur.Bu durumda araç içindeki emtia araç park halinde iken çalınmayıp, araç başka bir yere götürüldükten sonra çalınmıştır.Davanın dayanağını oluşturan poliçede aracın park halinde olması ve hareket ettirilmeden içerisindeki emtianın çalınması hali teminat dışında bırakılmıştır.Somut olayda ise araç çalınmak suretiyle içindeki emtianın boşaltıldığının iddia edilmiş olmasına göre iddia edilen bu oluş şekli içinde meydana gelen zararın poliçe «teminatı kapsamında» kaldığının kabulü gerekmekte olup, aksi halde poliçe hükmünün sadece lafzına bağlı kalınarak dar bir şekilde yorumu ile kapalı kasa kamyona yüklü emtianın araç har …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8720 E. 2014/17039 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · hırsızlık · ziya · taşıyıcı · kusur · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2019 tarih, 2018/687 E. v, 2019/1395 K. sayılı kararıyla; emtianın alıcıya «teslim» edilecek alanın otoparkına alınarak fiş ve belge düzenlendiği, bir gün burada kaldıktan sonra boşaltmanın pazartesi günü yapılacağı ifade edilerek fabrika otoparkı karşısındaki otoparkta bekletildiği, «hırsızlığın» da bu alanda iken gerçekleştiği, emtianın alıcıya tesliminin henüz gerçekleşmediği, araç şoförünün ihtiyacı için aracı kilitleyerek ayrılması üzerine akabinde hırsızlığın meydana geldiği, yüklü iken aracın kilitli olsa da bırakılmasının «taşıyıcı» bakımından «kusur» teşkil ettiği, CMR 17 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği «hasar» ve «ziyanın» taşıyıcının önlemesine imkan bulunmayan durumlarda «taşıyıcının sorumluluğuna» gidilemeyeceği, taşıyıcının bu malın çalınmasını önlemek için tüm önlemleri almaması halinde sorumluluğunun söz konusu olduğu, taşıyıcının hafta sonu nedeniyle teslim yapılamayabileceğini öngörmesi ve basiretli bir «tacire» yakışacak azami özeni göstermesi gerektiği, emtianın alıcı adresine ulaşması ancak hemen boşaltılmamasının teslimi kabule ve alıcıyı kusurlu saymaya yeterli olmadığı, taşıyıcının özen mükellefiyeti devam ederken oluşan hırsızlık ve zarar sebebiyle davalıların davacıya karşı CMR 34 üncü maddesi gereği «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davalı Horoz Lojistik Kargo Hizm. ve Tic.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı «taşıyıcı» şirketlerin ilgili emtiaları göndericiden «teslim» aldığı andan alıcıya teslim ettiği ana kadar oluşabilecek tüm «ziya» ve hasarlardan sorumlu bulunduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 875 inci maddesi ve CMR Konvansiyonu'nun 17 nci maddesinin birinci fıkrasına göre «taşıyan», eşyanın yüklenmesi, istiflenmesi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu, taşıyanın yüke «özen borcu» eşyanın teslim alınması ile doğar ve yükün «taşıma senedi» «hamiline» teslim edilmesi ile sona ereceğinden, aracın usulüne uygun olarak emniyete alınmaması «sebebi» ile «hırsızlık» fiilinden dolayı davalıların sorumlu olduğu, aracın alarm gibi güvenlik önlemlerine sahip olmadığı, İtalya gibi hırsızlık fiillerinin yoğun olarak gerçekleştiği bir yerde aracın başıboş bırakılması sonucunda hırsızlık fiilinin gerçekleşmiş olduğu, değerlendirildiğinde gerekli güvenlik önlemleri alınmadan, yüke özen borcuna aykırı olarak «ifa» edilen taşıma fiili neticesinde dava dışı sigortalının zarara uğratıldığını, malların teslim edileceği saatin alıcı firma tarafından bilinebilmesinin mümkün olmadığı, alıcı firmada o an, konu malları teslim alabilecek, araçtan tahliye edebilecek çalışanlar mevcut olmadığında teslim işlemlerin yapılmasının alıcı firmadan beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca eşyanın varma yerine ulaşması ile bir teslim engelinin çıkmış olması durumunda taşıyıcının gönderenden talimat alarak hareket etmesi gerekirken bu hususa riayet edilmemiş olmasının da «taşıyıcının sorumluluğunu» doğurduğunu, kabule göre de en azından «müterafik kusur» yönünden bir değerlendirme yapılması gerekirken kararın «eksik incelemeye» dayandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Dairemizin 04.02.2021 tarih, 2020/134 E. ve 2021/847 K. sayılı kararıyla dava konusu taşımada öngörülen ''DAP'' «teslim şekli» itibariyle, «taşıyıcının» taşıma yükümü taşımaya konu malların dava dışı alıcı firmanın teslim adresine ulaşması ve teslime hazır hale gelmesi ile «son» bulacağı, bu noktadan sonra talimat vermek ve yükü boşaltma sorumluluğu teslim alana geçeceğinden, davacı ... adına yurt dışında düzenlenen 22.10.2012 tarihli eksper raporunda, taşımanın yapıldığı tırın 22.06.2012 Cuma günü malların teslim edileceği adrese yani Torino (IVECO Fabrika sahasına ulaştığı ve araç sürücüsü yükü teslime hazır olduğu halde, malın alıcısı tarafından yük boşaltılmadığı gibi, fabrika sahası içinde güvenli bekleme noktası bulunduğu halde, alıcının güvenlik «görevlileri» tarafından fabrika sahası dışına çıkarıldığı ve kendisine gösterilen güvenlik riski yüksek yerde park etmesinin sağlandığı ve «hırsızlık» olayının da burada meydana geldiğinin anlaşıldığı, bu nedenle davalı taşıyıcıya zararın meydana gelmesinde bir «kusur» izafe edilip edilemeyeceği hususu değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hatalı değerlendirmeyle hüküm tesisi doğru olmadığına işaret edi …
Benzer bu karardaTaşıyıcı, eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar geçen sürede uğradığı «ziya» ve hasardan sorumlu olup, bu mesuliyetten ancak kendisinin «kusuru» olmadığını ispatladığı taktirde kurtulabilir.
Her ne kadar «taşıyıcının» kusurunun bulunmadığı durumlarda «hırsızlık» eyleminin varlığı «taşıyıcıyı sorumluluktan» kurtarır ise de, somut olayda, davalının yeterli güvenlik önlemleri bulunmayan bir otoparka kamyonu yüklü olarak park etmesi nedeniyle kusurlu olduğu ve «sorumluluktan kurtulmasının» mümkün olmayacağı gözetilmeden, mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına b …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, «taşıyıcının» aracını güvenilir bir otoparka bırakmış olması halinde aracın çalınmasından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluktan kurtulma · kusur sorumluluğu · ispat külfeti
Benzer bu karardaTaşıyıcının sorumluluğu, «ispat külfeti» ters çevrilmiş bir «kusur sorumluluğudur».
Her ne kadar «taşıyıcının» kusurunun bulunmadığı durumlarda «hırsızlık» eyleminin varlığı «taşıyıcıyı sorumluluktan» kurtarır ise de, somut olayda, davalının yeterli güvenlik önlemleri bulunmayan bir otoparka kamyonu yüklü olarak park etmesi nedeniyle kusurlu olduğu ve «sorumluluktan kurtulmasının» mümkün olmayacağı gözetilmeden, mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına b …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5404 E. , 2023/5576 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Dava Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı sigortalısı Compenenta Dökümcülük Tic ve San A.Ş. arasında Nakliyat Abonman Sözleşmesi ile nakliyat rizikolarına karşı sigorta poliçesi bulunduğu, taşıma sırasında poliçeye konu malların 23.06.2012 tarihinde çalınmak suretiyle tamamen zayi olduğu, meydana gelen bu riziko sonrasında davacı ... şirketinin 27.11.2012 tarihinde dava dışı sigortalısının 40.621,95 Euro ödeme yaptığı, rizikonun meydana gelmesinde sorumlu gördüğü davalılardan bu bedelin rücuen tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Horoz Lojistik vekili cevap dilekçesinde; fiili taşma işinin diğer davalı tarafından icra edildiğini, somut olayda müvekkiline atfı kabil olan hertengi bir kusur bulunmadığını, çalınma hadisesinin ise dava konusu malın dava dışı alıcının fabrika sahasına ulaşmasından sonra, yükün tahliye organizasyonundaki kifayetsizlik yüzünden araçtan boşaltılmayıp fabrika sahasından çıkartılmasının ardından sürücünün kısa bir süre ihtiyaç gidermek için aracın başından ayrıldığı sırada vuku bulduğunu, bu durumda taşıyıcıya sorumluluk yüklenemeyeceğini, mesuliyetin fabrika sahasına kader gelen malı tahliye edemediği gibi muhafaza da edemeyen, aracı yüküyle birlikte fabrika sahasından çıkartan alıcıya ait olması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde;müvekkilinin taşıma işini tamamladıktan sonra taşıma aracını yüküyle birlikte riskli bir bölgede park etmek zorunda bırakan İtalya'daki alıcı yerine onun talimatını yerine getiren dolayısıyla da herhangi bir kusurlu eylemi olmayan müvekkiline taşımanın tabi olduğu CMR Sözleşmesi hükümlerine göre mesuliyet yüklenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince mesuliyetine güvence sağlanan taşıyanın mal mukabili ödeme ve DAP teslim şekline göre taşıdığı malı alıcısı emrine teslime hazır hale getirdikten ve yük üzerindeki tum haklar satıcıdan alıcıya geçtikten sonra alıcının ağır kusurlu talimatı yüzünden vuku bulan hırsızlık nedeniyle CMR Konvansiyonu çerçevesinde taşıyana dolayısıyla da müvekkiline sorumluluk yüklenemeceği gibi davacının sigortalısına yaptığı hatır ödemesini zaten rücu konusu da yapamayacağını, somut olay konusu hırsızlık hadisesine benzer rizikoların müvekkilinin düzenlediği mesuliyet poliçesinin kapsamı dışında tutulduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2017 tarih, 2014/736 E. ve 2017/1047 K. sayılı kararıyla; davalı Ergo Sigorta AŞ yönünden rizikonun CMR Sigortası umumi hükümlerinin "teminat dışı haller" başlığı altındaki 3 üncü maddesindeki düzenlemeler çerçevesinde açıkça sigorta güvencesi dışında bırakıldığı, davalı ... şirketinin düzenlediği poliçe kapsamında tazminat yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle davalı Ergo sigortaya karşı açılan davanın reddine, CMR 17 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince taşınan eşyanın varma yerinde teslim alınan haliyle alıcısına teslim borcunun bulunduğu ve kural olarak yükleme yerinden varış mahalline kadar taşıdığı eşyaya gelecek zararlardan sorumlu olduğu, somut olayda da taşıyıcı davalıların yükün tesliminden önce taşıma konusu eşyada meydana gelen zarar ve buna bağlı olarak yapılan ödemeden sorumlu oldukları gerekçesiyle diğer davalılar bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Horoz Lojistik Kargo Hizm ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı Bahadıroğlu Uluslararası Nak.. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2019 tarih, 2018/687 E. v, 2019/1395 K. sayılı kararıyla; emtianın alıcıya teslim edilecek alanın otoparkına alınarak fiş ve belge düzenlendiği, bir gün burada kaldıktan sonra boşaltmanın pazartesi günü yapılacağı ifade edilerek fabrika otoparkı karşısındaki otoparkta bekletildiği, hırsızlığın da bu alanda iken gerçekleştiği, emtianın alıcıya tesliminin henüz gerçekleşmediği, araç şoförünün ihtiyacı için aracı kilitleyerek ayrılması üzerine akabinde hırsızlığın meydana geldiği, yüklü iken aracın kilitli olsa da bırakılmasının taşıyıcı bakımından kusur teşkil ettiği, CMR 17 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği hasar ve ziyanın taşıyıcının önlemesine imkan bulunmayan durumlarda taşıyıcının sorumluluğuna gidilemeyeceği, taşıyıcının bu malın çalınmasını önlemek için tüm önlemleri almaması halinde sorumluluğunun söz konusu olduğu, taşıyıcının hafta sonu nedeniyle teslim yapılamayabileceğini öngörmesi ve basiretli bir tacire yakışacak azami özeni göstermesi gerektiği, emtianın alıcı adresine ulaşması ancak hemen boşaltılmamasının teslimi kabule ve alıcıyı kusurlu saymaya yeterli olmadığı, taşıyıcının özen mükellefiyeti devam ederken oluşan hırsızlık ve zarar sebebiyle davalıların davacıya karşı CMR 34 üncü maddesi gereği müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davalı Horoz Lojistik Kargo Hizm.
ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı Bahadıroğlu Uluslararası Nak.. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Horoz Lojistik Kargo Hizm ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı Bahadıroğlu Uluslararası Nak.. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 04.02.2021 tarih, 2020/134 E. ve 2021/847 K. sayılı kararıyla dava konusu taşımada öngörülen ''DAP'' teslim şekli itibariyle, taşıyıcının taşıma yükümü taşımaya konu malların dava dışı alıcı firmanın teslim adresine ulaşması ve teslime hazır hale gelmesi ile son bulacağı, bu noktadan sonra talimat vermek ve yükü boşaltma sorumluluğu teslim alana geçeceğinden, davacı ... adına yurt dışında düzenlenen 22.10.2012 tarihli eksper raporunda, taşımanın yapıldığı tırın 22.06.2012 Cuma günü malların teslim edileceği adrese yani Torino (IVECO Fabrika sahasına ulaştığı ve araç sürücüsü yükü teslime hazır olduğu halde, malın alıcısı tarafından yük boşaltılmadığı gibi, fabrika sahası içinde güvenli bekleme noktası bulunduğu halde, alıcının güvenlik görevlileri tarafından fabrika sahası dışına çıkarıldığı ve kendisine gösterilen güvenlik riski yüksek yerde park etmesinin sağlandığı ve hırsızlık olayının da burada meydana geldiğinin anlaşıldığı, bu nedenle davalı taşıyıcıya zararın meydana gelmesinde bir kusur izafe edilip edilemeyeceği hususu değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hatalı değerlendirmeyle hüküm tesisi doğru olmadığına işaret edilmiş ve davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalılar yararına Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtildiği üzere ''DAP'' teslim şekli itibariyle, taşıyıcının taşıma yükümü taşımaya konu malların dava dışı alıcı firmanın teslim adresine ulaşması ve teslime hazır hale gelmesi ile son bulduğu, böylece yükü boşaltma sorumluluğu teslim alana geçtiği teslim tipinde, yük teslime hazır olduğu halde, malın alıcısı tarafından yük boşaltılmadığı gibi, fabrika sahası içinde güvenli bekleme noktasında tırın bekletilme imkanı olmasına rağmen, alıcının güvenlik görevlileri eşya yüklü tırı fabrika sahası dışında güvenlik riski yüksek yere park ettirdikleri, davacı vekili tarafından ibraz edilen ekspertiz raporunda, alıcının fabrikasının deposuna bakan noktanın yasa dışı olarak geçimini hırsızlık ve hırsızlık malı satarak geçimini sağlayan çeşitli etnik gruplara ait kişilerin yaşadığı bir yer olduğu belirtildiği, dolayısıyla alıcı fabrika sahasına giren malı teslim alıp boşaltmadığı gibi, aracın güvenlikli olan fabrikasında park etmesine de müsaade etmediği, aracı hırsızlıkla geçimini sağlayan etnik kişilerin bulunduğu fabrika sahasının karşısındaki alana park ettirdikleri, hırsızlık olayı da alıcının fabrika sahası dışında park ettirdiği yerde meydana geldiği, ekspertiz raporunda hırsızlığın, sürücünün muhtemelen cafe restoran aramak için aracın başında olmadığı sırada, Cumartesi günü saat 15:00 sularında gerçekleştiği, hırsızların gündüz vakti olmasına ve olası kontrollere aldırış etmeden olayı gerçekleştirdiğinin belirtildiği bu durumda olayın oluş şekli, zamanı ve dosya kapsamına göre olayda taşıyıcının müterafik kusurunun olmadığı gerekçesiyle davalılar davalı Bahadıroğlu Uluslararası Nakliyat..Ltd.Şti ve davalı Horoz Lojistik...
A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, davalı Ergo Sigorta AŞ aleyhine açılan davanın reddine dair kararın davacının kararı istinaf etmemesi nedeniyle kesinleştiğinden, bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı taşıyıcı şirketlerin ilgili emtiaları göndericiden teslim aldığı andan alıcıya teslim ettiği ana kadar oluşabilecek tüm ziya ve hasarlardan sorumlu bulunduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 875 inci maddesi ve CMR Konvansiyonu'nun 17 nci maddesinin birinci fıkrasına göre taşıyan, eşyanın yüklenmesi, istiflenmesi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu, taşıyanın yüke özen borcu eşyanın teslim alınması ile doğar ve yükün taşıma senedi hamiline teslim edilmesi ile sona ereceğinden, aracın usulüne uygun olarak emniyete alınmaması sebebi ile hırsızlık fiilinden dolayı davalıların sorumlu olduğu, aracın alarm gibi güvenlik önlemlerine sahip olmadığı, İtalya gibi hırsızlık fiillerinin yoğun olarak gerçekleştiği bir yerde aracın başıboş bırakılması sonucunda hırsızlık fiilinin gerçekleşmiş olduğu, değerlendirildiğinde gerekli güvenlik önlemleri alınmadan, yüke özen borcuna aykırı olarak ifa edilen taşıma fiili neticesinde dava dışı sigortalının zarara uğratıldığını, malların teslim edileceği saatin alıcı firma tarafından bilinebilmesinin mümkün olmadığı, alıcı firmada o an, konu malları teslim alabilecek, araçtan tahliye edebilecek çalışanlar mevcut olmadığında teslim işlemlerin yapılmasının alıcı firmadan beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca eşyanın varma yerine ulaşması ile bir teslim engelinin çıkmış olması durumunda taşıyıcının gönderenden talimat alarak hareket etmesi gerekirken bu hususa riayet edilmemiş olmasının da taşıyıcının sorumluluğunu doğurduğunu, kabule göre de en azından müterafik kusur yönünden bir değerlendirme yapılması gerekirken kararın eksik incelemeye dayandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uluslararası karayolu ile eşya taşıma (CMR) sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.CMR Konvansiyonu'nun 17 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963206800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz