Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8380 E. 2010/1997 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluk sınırı↗ hırsızlık↗ malvarlığına ilişkin dava↗ hizmet sözleşmesi↗ mahsup↗ taahhütname↗ terkin↗ kötüniyet↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ... firmasının davalı tarafa vermiş olduğu güvenlik hizmeti nedeniyle hak etmiş olduğu alacak üzerinden birbaşka firma zararı gerekçe gösterilerek mahsup yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.236,05 TL’nin davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacının, davalı firmaya ait fabrika sahasında güvenlik sağlama hizmeti verdiği ve bu hizmetin karşılığı olarak bir miktar alacağının bulunduğu hususlarında ihtilaf yoktur. Uyuşmazlık, davacının bu alacağı üzerinden davalının mahsup yapma yetkisinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Zira, davacının güvenliğini sağladığı inşaat sahası içerisinde yer alan dava dışı başka bir firmaya ait malzemeler 24.05.2006 tarihinde gerçekleşen hırsızlık olayında çalınmıştır. Bu olay nedeniyle oluşan zarar dava dışı bu firmaya davalı tarafça ödenmiş ve bu ödeme miktarında davacı alacağı üzerinde kesinti yapılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesi uyarınca; sözleşmenin konusu, davalıya ait “AGAT İnşaat AŞ fabrikası ve müştemilatının malvarlığının korunması” olarak belirlenmiş ve bu alana kötüniyetli tecavüzlerin önleneceği taahhüt altına alınmıştır. Ayrıca sözleşmenin 18.maddesinde sözleşmenin eki olarak “görev yeri özel talimatı” adlı belgede belirlenen konular çerçevesinde hizmet verileceği belirtilmiştir. Fakat bu sözleşme eki dava dosyasına celp edilmemiş ve incelenmemiştir.
Bu durumda, dava dışı Tubin AŞ tarafından davalıya ait fabrika sahasına bırakılan ve bu şekilde davalının siyanetine terk edilen emtianın çalınmasından bu alanı koruma görevini üstlenen davacı ... firmasının sorumlu olup olmadığının tespitinin yapılan işin tabiatına ve sözleşmenin amacına göre belirlenmesi gerekmektedir.
O halde mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin eki niteliğindeki talimatın dosyaya celbi sağlanarak, somut olayın özelliklerine göre davacının sorumluluk sınırının net bir şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9751 E. 2016/912 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart · geçersizlik · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4. maddesine göre belli faaliyet alanlarında üretim yapılmamasına ilişkin olarak yapılan sözleşmelerin «geçersiz» olduğu, bu nedenle davalıların üretim ve satış eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, davalı ..... firmasının ... ibareli markası bulunmadığı, davalının faturalar üzerindeki markasal kullanımının davacının ... ibareli markası ile «iltibasa» neden olacağı, davalı ..... firmasının ise diğer davalının fabrika sahasını ve makinelerini kiralayarak ve üretimde bulunarak ....'nin eylemine doğrudan yardımcı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline, «cezai şart» talebinin reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03/03/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8416 E. 2011/11161 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · taşıyıcı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ... şirketinin «taşıyıcı» olmaması nedeniyle oluşan zarardan sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine, diğer davalılar ise taşıyıcı olarak emtianın çalınmasından dolayı sorumlu oldukları gerekçesiyle, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 08.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8416 E. 2011/11161 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · taşıyıcı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ... şirketinin «taşıyıcı» olmaması nedeniyle oluşan zarardan sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine, diğer davalılar ise taşıyıcı olarak emtianın çalınmasından dolayı sorumlu oldukları gerekçesiyle, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 08.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8380 E. , 2010/1997 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/03/2008 tarih ve 2006/543-2008/131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca müvekkili tarafından davalı şirkete güvenlik hizmeti verildiğini, hizmet bedeli olarak müvekkilinin hak kazandığı ücretten davalı tarafça bir hırsızlık olayı gerekçe gösterilerek kesinti yapıldığını ancak söz konusu hırsızlık olayı nedeniyle davalının mahsup yapma hakkının bulunmadığını ileri sürerek, gecikme faiziyle birlikte 11.416,66 TL’nin davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin fabrika sahası içinde deposu bulunan dava dışı Tubin AŞ’ ne ait emtianın çalındığını, gerektiği ölçüde güvenliği sağlayamayan davacı firmanın bu zarardan sorumlu olduğunu ve müvekkili tarafından dava dışı firmaya ödenen hırsızlık zararı miktarında davacı alacağından mahsup işlemi yapıldığı için müvekkilinin borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ... firmasının davalı tarafa vermiş olduğu güvenlik hizmeti nedeniyle hak etmiş olduğu alacak üzerinden birbaşka firma zararı gerekçe gösterilerek mahsup yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.236,05 TL’nin davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacının, davalı firmaya ait fabrika sahasında güvenlik sağlama hizmeti verdiği ve bu hizmetin karşılığı olarak bir miktar alacağının bulunduğu hususlarında ihtilaf yoktur. Uyuşmazlık, davacının bu alacağı üzerinden davalının mahsup yapma yetkisinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Zira, davacının güvenliğini sağladığı inşaat sahası içerisinde yer alan dava dışı başka bir firmaya ait malzemeler 24.05.2006 tarihinde gerçekleşen hırsızlık olayında çalınmıştır. Bu olay nedeniyle oluşan zarar dava dışı bu firmaya davalı tarafça ödenmiş ve bu ödeme miktarında davacı alacağı üzerinde kesinti yapılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesi uyarınca; sözleşmenin konusu, davalıya ait “AGAT İnşaat AŞ fabrikası ve müştemilatının malvarlığının korunması” olarak belirlenmiş ve bu alana kötüniyetli tecavüzlerin önleneceği taahhüt altına alınmıştır. Ayrıca sözleşmenin 18.maddesinde sözleşmenin eki olarak “görev yeri özel talimatı” adlı belgede belirlenen konular çerçevesinde hizmet verileceği belirtilmiştir. Fakat bu sözleşme eki dava dosyasına celp edilmemiş ve incelenmemiştir.
Bu durumda, dava dışı Tubin AŞ tarafından davalıya ait fabrika sahasına bırakılan ve bu şekilde davalının siyanetine terk edilen emtianın çalınmasından bu alanı koruma görevini üstlenen davacı ... firmasının sorumlu olup olmadığının tespitinin yapılan işin tabiatına ve sözleşmenin amacına göre belirlenmesi gerekmektedir.
O halde mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin eki niteliğindeki talimatın dosyaya celbi sağlanarak, somut olayın özelliklerine göre davacının sorumluluk sınırının net bir şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009459400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz